{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/662 <br>KARAR NO: 2025/1744<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/12/2022<br>NUMARASI: 2014/800 E - 2022/1077 K<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 01/07/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle ;  müvekkilinin ortak murisleri ...'in  geçimini dava dışı ... 'a ait ... Mah. ... Sok. No:... Bağcıİar/İSTANBUL adresindeki kokoreççi dükkanında sigortasız olarak aylık 600. -TL ücretle çalışarak sağlamakta olduğunu, müvekkilinin murisinin  24.02.2001 tarihinde sabah saat 12.00 sularında işyerini açtığını ve LPG tüplerinden sızan gazın işyeri içinde yoğunlaşması sonucu çıkan kıvılcım ile patlaması sonucu dükkanın  harabe haline geldiğini ve bu olayda  hayatını kaybettiğini, bu hususun olay yeri tutanakları, doktor raporları ve ölüm evrakları ile sabit olduğunu, olayda patlama nedeni ile çevre işyerlerinde de maddi hasarlar meydana geldiğini ve çevredeki birçok insanın yaralanmasına neden olduğunu, Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2001/ 3464 Haz. Sayısı ile soruşturma başlatıldığını ve 04.04.2002 tarih ve 2002/1675 sayılı karar ile takipsizlik karan verildiğini, gerek olay yeri tutanakları, gerek tanık beyanları  ve gerekse yukarıda anılan takipsizlik kararının gerekçesinden de anlaşılacağı üzere  , davalılardan ... A.Ş. tarafından üretilen ve pazarlanan ve bu firmanın bayisi diğer davalı ... Ticaret tarafından tüketiciye dağıtımı yapılan ... Marka Lpg tüplerinden sızan gazın işyerinde yoğunlaşması sonucu çıkan kıvılcım ile patlamasına neden olduğunu,  patlama sonucu iş yerinde 12 Kg' lık 9 adet ... LPG tüpü tespit edildiğini, olaya birebir tanık olan çevredeki tanıkların ifadelerine göre olay gününden bir gün öncesi olan 23.02.2001 günü işyeri kapanmak üzere iken davalılardan bayi ... Ticaret'in elamanı 2 Adet 12 kg. Lık  ... marka LPG tüpü getirerek bu tüpleri cihazlarına bağlamadan ayrıldığı gibi, boşalan tüpleri de teslim almadan gittiklerini, davalı ... A.Ş olaya sebebiyet veren LPG tüplerinin imalatçısı ve maliki ve dağıtım şirketi olduğunu ve sorumluluğun bulunduğunun aşikar olduğunu, diğer davalı ... A.Ş ile bu davalı ... Sigorta T.A.Ş.arasında ... poliçe nolu ... Zorunlu Sigortası ile 263102 poliçe numaralı LPG gazı 3.şahıslara karşı mali mesuliyet sigortası sözleşmeleri imzalandığını, davaya konu patlama nedeni ile meydana gelen zararlar bu poliçeler kapsamında olduğundan davalı sigorta şirketinin de doğan zararlardan sorumlu olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle her bir davalı için 40 bin TL'den Toplam 200 bin  TL manevi tazminat, Eş ..., Kızı ... ve Oğlu ... için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik Toplam 70.000.-TL destekten yoksun kalma tazminatı, yine oğlu ... için uğradığı zararların tespiti ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000. TL maddi tazminat olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 275.000. - TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline    karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sanayi A.Ş vekili cevap dilekçesinde; usul ve esastan itirazlarının bulunduğunu, öncelikle olarak zaman aşımı itirazlarının karara bağlanmasını, dava konusu olay 24/02/2001 tarihinde meydana gelmiş ve 04/03/2003 tarihinde dava açılmış olduğundan bir yıllık sürenin geçtiğini, sonrasında husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu kaza sırasında davacıların murisinin işyerindeki LPG tüpleri yeni olup hidrostatik test süresi dahi gelmediğini, bu durumda gaz sızıntısının tüpten değil tüple ocak arasındaki bağlantılardan birinden kaynaklanmış olduğunun ortaya çıkacağını, bu da genellikle kapatılmayan bir dedantör, bağlantı hortumundaki deformasyon, hortum cihaz bağlantılarındaki veya tüpün takıldığı cihazdan kaynaklanan problemler şeklinde tezahür etmekte olduğunu, meydana gelen patlama ve ölüm olayı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir illiyet rabıtası mevcut olmadığını, müvekkili şirket husumet yöneltilmesi yanlış olduğundan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve reddi gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarları son derece fahiş olup sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın zaman aşımı ve husumet yönünden reddine, herhangi bir yasal dayanağı bulunmayan ve son derece fahiş olan davanın esas bakımından da reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava ticari bir dava olup, davaya bakmaya görevli mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ...A.Ş' nin şirketleri nezdinde ... sayılı poliçe ile ... Zorunluluk Sigortası ve 263102 sayılı poliçe ile de Mamül Mali Mesuliyet Sigortası mevcut bulunduğunu, tüpgaz zorunlu sorumluluk sigortası poliçesi gereğince müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe  limiti ile sınırlı olduğunu, manevi zararlardan ise sorumluluklarının bulunmadığını, mamül mali mesuliyet sigorta poliçesinden dolayı ise müvekkili şirketin, sigortalısının kusurundan doğan bir zarar mevcut olmadığından sorumluluklarının bulunmadığını, bir adet tüpteki dışarıdan içeri doğru açılmış mevcut deliğin patlama neticesi dışarıdan aldığı darbe neticesi olduğu, gaz kaçırma nedeni ile olmadığının aşikar olduğunu, aksi taktirde tüpün gaz kaçırma halinde içeriden dışarı doğru açılan bir deliğin mevcudiyetinden bahsedilmesi gerekeceğini, sigortalısının üretime yönelik hata ve kusuru sabit olmadığı sürece, müvekkili şirketin mamül mali mesuliyet poliçesinden dolayı sorumluluğu da başlayamayacağını beyanla , müvekkili şirketin sorumluluğunun ... zorunlu mali mesuliyet poliçe limiti ile sınırlı olduğu ve mamül mali mesuliyet poliçesinden de sorumluluğu bulunmadığının kabulüne, manevi tazminat yönünden davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret-... vekilinin cevap dilekçesinde; davanın usul kurallarına uygun olarak açılmadığını, zira hukukta kişiler ya gerçek kişi ya da tüzel kişi olacağını, ancak bu kişilere karşı dava açılabilir veya bu kişiler dava açabilir ibaresinin bulunduğunu, oysa davacılar vekili müvekkiline karşı dava açarken ... ibaresi kullandığını ve bu ibarenin ne gerçek kişi ne de tüzel kişi olduğunu, sırf bu nedenle dahi olsa davanın reddi gerektiğini, diğer taraftan davacı davasını zamanında açmadığını, yani dava zaman aşımına uğradığını ve reddi gerektiğini, davanın dayanağı olan talihsiz kazada, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kusurun ve ağır ihmalin tamamının davacı tarafın murisinin  kendisinde olduğunu, müvekkili bayiinin davalılara ait işyerine tüpü en az 20-30 gün önceden bıraktığını, davacının davasında iddia ettiği zarar ile oluşan kaza arasında illiyet bağının bulunmamakta olduğunu, kurulmaya çalışılan nedensellik bağının da afaki, hayali ve hukuki olmaktan uzak olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği ve talep ettiği zarar miktarı da afaki olduğunu, gerçeklikten ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu  beyanla , davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 1-Maddi Tazminat istemi yönünden, davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacı ... için 44.464,81 TL, davacı ... için 137,29 TL ve davacı ... için 100,52 TL olmak üzere toplam 44.702,62 TL destek tazminatının davalılardan ... ve ... A.Ş ' den olay tarihi olan 24/02/2001 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş ' den dava tarihi olan 04/03/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, Davacı ...' in kendisi adına talep edilen maddi tazminat isteminin REDDİNE, 2-Manevi Tazminat istemi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacı ... için 15.000,00 TL ve davacılar ..., ..., ... ve ... için 10.000,00 'ar TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24/02/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... A.Ş ve... ' dan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE, ... Sigorta A.Ş ' ye yönelik manevi tazminat talebinin REDDİNE,  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,daval ... A.Ş. (Eski Unvan: ... A.Ş.)vekili ve davalı ...-... Ticaret vekili istinaf etmiştir. 1- Davalı ... A.Ş. (Eski Unvan: ... A.Ş.) vekilince verilen  istinaf dilekçesinde ; \"İstinaf başvurumuza konu olan dosyada defaatle ifade edildiği üzere, şirketimizin işbu olayda herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu itibarla, gerekçeli kararda şirketimize kusur izafe edilmesi kabul edilemez.Öncelikle belirtmek isteriz ki müvekkil ... A.Ş., sektöründe öncü ve maruf bir şirkettir. Piyasada mevcut LPG tüplerinin mülkiyeti, yürürlükteki mevzuat gereğince ... A.Ş.’ye aittir. Söz konusu LPG tüpleri, yürürlükteki Türk Standartları ve ilgili LPG mevzuatı gereğince, aksatılmaksızın, 10 yılda bir hidrostatik teste tabi tutulmakta, her dolum öncesi tekrar teste tabi tutulmakta, sağlam olduğundan emin olunduktan sonra piyasaya sürülmektedir.Dava konusu olayda müvekkil şirketin kusursuz sorumluluğundan bahsedilmesi de mümkün değildir. Zira imalatçının sorumluluğu, hukukumuzda eski BK md. 41 çerçevesinde kusura dayalı sorumluluk hallerinden olup, şirketimizin sorumluluğuna gidilebilmesi için kusurlu olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.İlk derece mahkemesince esas alınan bilirkişi raporunda, \"İmalatçı gaz üreticisi ve dağıtıcısının yüksek riskli ürünün bilgisiz, bilinçsiz ve ortam şartları uygun olmayan bir yemek yapım yerinde, maddi ve bedeni bir zarara neden olmaması bakımından adına akla gelebilecek her türlü önlemi almak durumunda olduğu ve davalı LPG imalatçısı ... A.Ş.’nin uygun olmayan yere tüpgaz bağlaması nedeniyle BK.’nun 58. ve 100.maddeleri gereğince de sorumlu olduğu\" denilerek müvekkilin kusurlu olduğu tespit edilmişse de tüp değişiminin müvekkil tarafından yapılmadığı izahtan varestedir.Şirketimiz bir dağıtım şirketi olup, tüp teslim ve değişimleri bayiler tarafından yapılmaktadır.LPG Piyasası Kanunu'nun 15. Maddesi \"LPG piyasasında görev yapacak sorumlu müdürler, tanker şoförleri, dolum personeli, tüp dolum personeli, tüp dağıtım araçlarının şoförleri ve tüp dağıtım personeli, tanker dolum personeli, test ve muayene elemanları ve otogaz LPG dolum personeli, pompacılar ile tesisat, projelendirme ve imalatında görev alan diğer personel, TMMOB (Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği)’a bağlı ilgili meslek odası tarafından eğitime tâbi tutulurlar. Eğitime ilişkin esas ve usûllerin yer alacağı yönetmelik TMMOB (Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği) ve ilgili kurum tarafından müştereken hazırlanır.\" hükmünü havidir.Bayi çalışanlarının meslek odasından eğitim alması zorunlu olup, bu husus bayilik sözleşmelerinde de açıkça yer almaktadır. Bayi çalışanlarının müvekkil şirket tarafından denetlenebilmesi için her bayinin 7/24 gözetim altında tutulması gerekeceği açıktır ki, böyle bir denetim mekanizmasının fiilen hayata geçirilmesi mümkün değildir. Dava sürecinde bu hususlar özellikle vurgulanmış olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmamış ve şirketimiz hakkında hatalı bir kusur tespiti yapılmıştır.Müvekkil şirket, LPG tüplerinin düzenli kontrolünü sağlamakta, yoğun test ve denetim süreçleri sonrasında piyasaya arz etmekte olup, bayilere yönelik eğitimler ve talimatlarla denetim ve gözetim yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmektedir. Buna rağmen bilirkişi raporunda, müvekkil şirketin denetim ve gözetim yükümlülüğünü hangi fiillerle ihlal ettiği hususunda somut bir değerlendirme yapılmaksızın kusur atfedilmiştir.Tüm bu nedenlerle, şirketimizin yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiği açık olmasına rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından eksik inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak müvekkil şirkete %10 oranında kusur izafe edilmesi ve davacıların taleplerinin kısmen kabulüne\" dair verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2- Davalı ...-... Ticaret  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde; \"Dava  konusu  olay  24.02.2001  tarihinde meydana gelmiş olup, dava   04.03.2003  tarihinde açılmış olup, dava  süresinde  açılmamıştır, zaman aşımına uğramıştır.  Bu nedenle davacı  tarafın davasının  reddi  gerekirken, kabulü yönünde karar verilmesi hukuka  aykırıdır.Müvekkil davacının, 24.02.2001 tarihinde  meydana gelen olayda herhangi bir kusuru  bulunmamaktadır. Bu patlamanın,  müvekkilin olaydan bir iki hafta önce  dükkana  bırakmış olduğu tüplerin iyi bağlanmaması nedeni  ile  oluştuğuna, müvekkilin bırakmış olduğu tüplerden kaynaklandığına  dair, kesin bir delil tespit edilmemiştir. Dosyada  sadece yorum ve tahmin yapılmıştır. Mahkemece bu durumun aydınlatılabilmesi  için yeterli bir  araştırma yapılmamıştır.Dosyada, olaya  ilişkin  olarak  İstanbul  Büyükşehir  Belediye  Başkanlığı  İtfaiye  daire  Başkanlığı  tarafından düznelnen  24.02.2001  tarihli  yangın raporu ile,  yangının  çıkış nedeni  olarak  ' Yangın yerinde  yapılan inceleme ve  araştırmamızda; Bodrum ile 5 katlı kagir  binanın  tahminen 12 metre karelik bodrum kat ile 40 metre karelik giriş katında faaliyet gösteren  kokoreç  dükkanında bulunan 9 adet ...  marka 12 kg lik LPG  tüplerinden sızan gazın  bodrum ve zemin katta  yoğunlaşmasının  fark edilmemesiyle açılan  sigortalardan  çıkan kıvılcımla patlama olayının  meydana geldiği tahmin edilmektedir.'  şeklinde bir tespit yapılmıştır.Bu  raporda kesin bir tespitte bulunulamadığı , sadece tahmin yapıldığı görülmektedir. Yangının başka bir sebepten çıkmasının da muhtemel olduğu anlaşılmaktadır.Müvekkil davacı, teslim ettiği  tüpleri tüm kontrollerini yaparak teslim etmiştir, olayda hiç bir kusuru  bulunmamaktadır. Kaldı ki  yangının tüpler nedeni ile çıktığı da tam olarak tespit edilememiştir.Müvekkil davacı da hiç bir kusur bulunmadığından, davanın tümden reddi  gerekirken, kısmen kabulü  yönünde karar verilmesi hukuka  aykırı bulunduğu\" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , maddi ve manevi tazminat   talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; 24/02/2001 tarihnde  dava dışı kişiye ait  döner ve kokoreç dükkanında kullanılan LPG tüplerinden sızan gazın bodrum ve giriş katta yoğunlaşmasıyla kıvılcımla aniden patlaması neticesinde ,bu işyerinde çalışan davacıların murisi ...'in vefat ettiği anlaşılmaktadır.Dosya arasına celp edilen dava dosyasının incelenmesinde ; dava konusu olay nedeni ile İstanbul( Kapatılan ) 42. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/112 esas sayılı dosyasında görülen davada verilen 01/04/2013 tarihli 2013/90 karar numaralı karar ile  \"...İmalatçı gaz üreticisi ve dağıtıcısının yüksek riskli ürünün bilgisiz, bilinçsiz ve ortam şartları uygun olmayan bir yemek yapım yerinde, maddi ve bedeni bir zarara neden olmaması bakımından adına akla gelebilecek her türlü önlemi almak durumundadır. Davalı LPG imalatçısı ... A.Ş.nin uygun olmayan yere tüpgaz bağlaması nedeniyle BK:nun 58. Ve 100.maddeleri gereğince sorumlu olduğu...\" gerekçesi belirtilerek üretici ve dağıtıcının sorumluluğunun tespit edildiği, mahkemece verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği  görülmüştür.Yukarıda bahsi geçen kesinleşmiş mahkeme kararındaki tesbitlere göre , davalıların davacıların tazminat taleplerinden sorumlu olduklarına ilişkin mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığından,davalıların bu yönlere ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Diğer istinaf sebeplerinin incelenmesiyle; Mahkemece yargılamada bilirkişi kurulundan  kusur ve tazminat miktarları yönünen kök ve ek raporlar alınmıştır.Mahkemece, yargılama sırasında  kusur durumunun tespiti/maddi tazminat miktarının tesbiti  için uzman bilirkişi heyetinden  rapor alınmış, dava   konusu olayda davacılar murisinin alması gereken tedbirleri almaması nedeni ile %90 oranında, davalı  üretici ve dağıtıcının ise %10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece yargılamada alınan aktüerya  bilirkişi raporunda özetle;davacılar murisinin ölümü ile sonuçlanan olayda ,murisin yaşı ,bakiye ömrü,davacıların sıfatları, davalıların kusur oranına göre ve Trh tablosuna göre bilinen ve bilinmeyen devre zararların hesaplaması sonucu ,davacıların destekten yoksunluk tazminat miktarları hesaplanmıştır.Mahkemece ,bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ,hüküm kurmaya elverişli  olduğu gözetilerek  hükme esas alınmış olmasında ,rapor içerikleri ,değerlendirme ve hesaplama yöntemleri bakımından denetime elverişli oldukları anlaşılmakla,usul ve hukuka aykırılık görülmemiştir.Böylece , davacıların eş ve babaları olan ...l'in dava konusu  olay  sonucu  vefat etmesi sebebiyle ,davacıların destekten yoksunluk tazminat taleplerinin ve olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga  818 sayılı BK'nun 47. maddesinde; \" Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık tazminat verilmesine karar verebilir.\" düzenlemesi uyarınca davacılar lehine  manevi tazminata hükmedilmesinde  isabtesizlik bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yukarıda açıklanan kriterlere göre hakkaniyet ölçüsünde bulunduğu ,bu sebeplerle davalıların istinaf taleplerinin  yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafların  istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davalı ...-... Ticaret'den alınması gereken 3.053,63 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.702,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.350,96 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı ... Aş (eski ... Aş ) den Alınması gereken 3.053,63 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan  1.702,67 TL harcın mahsubu ile bakiye  1.350,96 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden davalılar üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  01/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a77979f7d8f7f1dd","SID":"c2b446632df48add"}}