{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/744 <br>KARAR NO: 2025/1001<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/04/2025<br>NUMARASI: 2024/699 E. - 2025/250 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bilgisi ve haberi olmadan, müvekkili adına 17.500.000,00-TL'lik sahte senet düzenlendiğini, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu senedin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile haksız olarak icra takibine koyulduğunu, icra dosya kapak hesabının 24.349.808,15-TL olduğunu, müvekkilinin kendisi aleyhine başlatılan icra takibini öğrendiğinde savcılığa derhal suç duyurusunda bulunduğunu, ilgili soruşturmaların Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/134763 sayılı soruşturma dosyaları kapsamında görülmekte olduğunu, müvekkilinin söz konusu icra dosyasında tebligatlardan haberinin olmadığını, takibe ilişkin tebligatın, müvekkilinin adresine hiçbir zaman ulaşmadığını,  bu hususta tanıklarının mevcut olduğunu, kesinleşen icra dosyasında icra işlemleri neticesi müvekkilinin banka hesaplarına bloke koyulduğunu, müvekkili adına kayıtlı ama gerçekte müvekkiline ait olmayan Bursa İli, Gürsu İlçesi, ... Mahallesi/Köyündeki ... ada, ... parselde kayıtlı .. Blok ... numaralı bağımsız bölüm, ... Blok ... numaralı bağımsız bölüm, ... Blok ... numaralı bağımsız bölüm ve ... Blok ... numaralı bağımsız bölüm olmak üzere toplam 4 taşınmaza haciz işlemi yapıldığını ve satış işlemlerine başlandığını, takibe konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin dosyanın alacaklısını tanımamakta olduğunu ve hayatında hiç görmediğini, müvekkilinin hayatında senet dahi imzalamadığını ve ciro yapmadığını, alacaklı ile müvekkili arasında ticari, organik yahut herhangi başkaca bir bağ bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin, hakkında başlatılan bu takipten çok geç haberdar olduğunu, takip sürecini ilerleten alacaklının, müvekkiline büyük bir mağduriyet yaşatmakta olduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğunu ve bir ev hanımının bu tutarda bir senet düzenleyip imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkememizce müvekkilinden imza örnekleri alınarak gerekli bilirkişi incelemesiyle senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının rahatlıkla anlaşılacağını, senetteki imzaya bakıldığında bile bir imzadan çok parafa benzediğinin ortada olduğunu, dosya konusu senede ilişkin cezai ve hukuki sürecin devam etmekte olduğunu, soruşturmaların ve hukuki davaların neticelenmesine kadar satış, haciz ve diğer dosya işlemlerinin durdurulması halinde telafisi mümkün olmayan zararların meydana geleceğini, bu meblağda bir borç için gereken dava masrafı ve teminatların müvekkili tarafından karşılanamayacak olmasının bile takibin kötü niyetli olarak başlatıldığına kanıt olduğunu, müvekkilinin hukuki yollara ilişkin adımlarının önüne geçilmeye çalışıldığını, müvekkilinin herhangi bir ticari şirketi yahut başkaca geçim kaynağının olmadığını, söz konusu dolandırıcılık neticesi büyük bir mağduriyet içerisinde olduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmesinin de sonuçsuz kaldığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin imza örnekleri alınarak dava konusu senetteki imza ile eşleşip eşleşmediğine dair bilirkişi raporu alınmasını, adli yardım taleplerinin kabulünü ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki icra işlemlerinin tedbiren teminatsız olarak durdurulmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; \" Mahkememizin 28/11/2024 tarihli adli yardım talebinin değerlendirilmesine ilişkin ara kararı ile, adli yardım talebinin reddine karar verilmiş, mahkememizin 09/12/2024 tarihli gider avansının suçüstü ödeneğinden karşılanmasına ilişkin ara kararı ile; \"Mahkememiz dosyasında gider avansı bulunmaması nedeniyle, adli yardım talebine ilişkin karar ve bu kararın kanun yollarına ilişkin müteakip ilk tebligatları karşılayacak miktarda avansın, ileride ilgilisinden alınmak üzere şimdilik suçüstü ödeneğinden karşılanmasına\" karar verilmiş, suçüstü ödeneğinden mahkememiz dosyasına 370,00-TL avans ikmal edilmiş, adli yardım talebinin reddine ilişkin karar davacı vekiline 23/12/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, söz konusu karara süresinde itiraz edilmemesi üzerine davacı vekili adına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 ila 32. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 120. maddesi gereğince eksik olan 427,60-TL başvurma harcı ve 368.549,10-TL peşin harcı ve/veya HMK'nın 114/1-g maddesi gereğince dava şartı olan gider avansını 1 haftalık kesin süre içerisinde tamamlamaları; aksi takdirde ise dosyanın işlemden kaldırılacağı ve yasal süre içerisinde yenilenmediği takdirde de davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtarını içerir muhtıranın tebliğe çıkarıldığı, söz konusu muhtıranın 08/01/2025 tarihi itibariyle tebliğ edilmiş olmasına rağmen dosya kapsamına gerekli harç ve masrafların ikmal edilmediği, mahkememizin 17/01/2025 tarihli ara kararı ile dosyanın işlemden kaldırıldığı ve o tarihten tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından; Dosya incelendi.   <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın, 6100 sayılı HMK'nın 150/1-5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına,\" şeklinde gerekçeleriyle davanın reddine  şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Müvekkili hakkında davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyası üzerinden sahte bir senede dayanılarak icra takibi başlatıldığını, söz konusu senette yer alan imzanın müvekkili imzası ile bir ilgisinin olmadığını, mahkemeye dava masrafları için adli yardım talebinde bulunduklarını, taleplerinin reddedilmesinin usulsüz olduğunu, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kararın usuli bir ret niteliğinde olduğunu ve esasın incelenmemesi nedeniyle müvekkilinin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının zedelendiğini, mahkeme dosyasına suçüstü ödeneğinden 370 TL avans ikmal edilerek devlet tarafından da ekonomik yetersizlik kabul edildiğini, müvekkilinin ev hanımı olduğunu, bu tutarda bir senede imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumun gerek cezai soruşturma dosyalarıyla gerekse bilirkişi incelemesi ile sabit hale gelebileceğini, HMK m. 27 ve AİHS m. 6 gereği, kişinin mahkemeye erişim hakkı, salt şekli eksiklikler üzerinden engellenmemesi gerektiğini, ekonomik yetersizlik açıkça sabitken davanın bu şekilde sonuçlanması hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın yeniden inceleme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek değerlendirme yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin bilgisi ve haberi olmadan, müvekkili adına 17.500.000,00-TL'lik sahte senet düzenlendiğini, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin ev hanımı olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Somut olayda; Davacı tarafından adli yardım talebinde bulunulduğu, mahkemece, 28/11/2024 tarihli adli yardım talebinin değerlendirilmesine ilişkin ara kararı ile, adli yardım talebinin reddine karar verildiği ve mahkemece, 09/12/2024 tarihli gider avansının suçüstü ödeneğinden karşılanmasına ilişkin ara kararı ile; \"Mahkememiz dosyasında gider avansı bulunmaması nedeniyle, adli yardım talebine ilişkin karar ve bu kararın kanun yollarına ilişkin müteakip ilk tebligatları karşılayacak miktarda avansın, ileride ilgilisinden alınmak üzere şimdilik suçüstü ödeneğinden karşılanmasına\" karar verildiği, adli yardım talebinin reddine ilişkin kararın davacı vekiline 23/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, bu  karara süresinde itiraz edilmemesi üzerine davacı vekili adına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 ila 32. maddeleri ve 6100 sayılı HMK'nın 120. maddesi gereğince eksik olan 427,60-TL başvurma harcı ve 368.549,10-TL peşin harcı ve/veya HMK'nın 114/1-g maddesi gereğince dava şartı olan gider avansını 1 haftalık kesin süre içerisinde tamamlamaları; aksi takdirde ise dosyanın işlemden kaldırılacağı ve yasal süre içerisinde yenilenmediği takdirde de davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtarını içerir muhtıranın 08/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, harç ve masrafların ikmal edilmediğinden 17/01/2025 tarihli ara karar ile dosyanın işlemden kaldırıldığı ve o tarihten tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, davacı tarafın adli yardım talebinin reddine karar verildiği bu karara itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve harcın ikmali için çıkartılan muhtıranın tebliğine rağmen harcın yatırılmadığı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 16.09.2013 tarih 2013/494 Esas 2013/20891 Karar sayılı kararında da açıklandığı gibi \"Harcın tamamlanmaması durumunda ne gibi bir işlem yapılacağı, yine aynı maddede gösterilmiş; harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, devam edilmesinin 6100 Sayılı HMK'nın 150. maddesinde gösterilen süre içinde harcın tamamlanmasına bağlı olduğu açıklandığından mahkemece 17/01/2025 tarihli ara karar ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve akabinde  üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2025 tarih ve 2024/699 E., 2025/250 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3053fb677d8c817e","SID":"cebd99a6f721cbce"}}