{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:22/09/2021<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:11/06/2025<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; Sınırlı Sorumlu ...Konut Yapı Kooperatifi'ne ait Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, 1 parselde bulunan taşınmaz üzerine, üyeleri adına ekli krokide görülecek şekilde bahçeli ve ortak havuzlu villalar projelendirilip inşaat yapıldığını, davalının da kooperatifin üyesi olduğunu ve kura çekilişinde adına \"Z\" numaralı bağımsız bölümün isabet ettiğini, bağımsız bölümün tapusunun da davalı adına üyelikten tescil edildiğini, bu süreçte davalının kooperatif üyeliği karşılığı edindiği bağımsız bölümünü de satış yoluyla tasarrufta bulunduğunu, davacının kooperatife ait taşınmaz üzerine inşa edilen yükleniciye isabet eden bağımsız bölümler dışındaki üyelere ait bağımsız bölümler ortak havuza cephe, eşit bahçeli olarak ekte de sunulan krokiye göre konumlandırıldığını, bu krokiye göre havuz başında olan ve diğer villalara göre daha geniş bahçeli olacak villalar için 10.08.2016 tarihli genel kurul toplantısında 30.000.00-TL \"Şerefiye Bedeli\" belirlenip bu bedeli ödemek isteyen üyeler kuraya tabi olmadan adlarına tahsis edildiğini, diğer villaların ise noter kurası ile hangi üye adına hangi bağımsız bölümün isabet edeceğinin belirlendiğini, kooperatif üyelerine ait villaların projesinde kuraya tabi olmayan villalar hariç her villanın bahçesinin büyüklüğü eşit olarak belirlenip buna göre havuza doğrudan cephe ve daha büyük bahçesi olacak villaların şerefiye bedeli ödemesi karar altına alınmışken, uygulamada projeden farklı imalatlar yapılıp havuzun baş batı kısmına fitness ve sauna gibi sosyal tesisler ile havuz motor sistemlerinin yer aldığı, havuz seviyesinde alanlar inşa edildiğini, bu şekilde şerefiye bedeli ödenmesi gereken villaların ön bahçelerinin neredeyse tamamının ortadan kaldırıldığını, buna karşın havuz başında yer almayan inşaatın batı kısmında yer alan villaların ön bahçelerinin projede yer alan bahçenin iki katından büyük alana ulaşıldığını, projeye aykırı olarak havuz başında yer almayan villaların bahçeleri büyütülürken havuz başında şerefiye bedeli ödeyecek villaların ön bahçeleri daraltılıp kimisi de tümden yok edilmişken havuz başında yer almayan villalar lehine fiili durum oluşturulduğunu, bu şekilde havuz başında yer almayan villaların daha büyük bahçeli daha cazip ve tercih edilen hale geldiğini, buna dayalı olarak şerefiye bedellerinin yeniden belirlenmesinin çekişme konusu haline geldiğini ve halen şerefiye bedellerinin tartışmalı olduğunu, tek üye dışında şerefiye bedeli ödeyen üye de olmadığını, bu nedenle üyelerden bir şerefiye bedeli tahsil edilmemişken davalıya şerefiye bedeli ödenmesinin de söz konusu olamayacağını, davacı kooperatifin üyelerinden tahsil ettiği şerefiye bedelinin bulunmadığını, davalı takip alacaklısına şerefiye bedeline mahsuben bir ödeme yapmasının düşünülemeyeceğini, davacı kooperatifin de inşaatın fiili durumuna göre şerefiye bedellerinin belirlenerek ödenmesine ilişkin üyeler arasındaki çekişme sürmekte iken davalı takip alacaklısı tarafından kooperatif adresine şerefiye alacağına dayalı olarak 13.333,00-TL şerefiye bedeli alacağı bulunduğu belirtilerek icra takibine girişildiğini ve kooperatif adresinde yapılan numarataj değişikliği nedeniyle takipten haberdar olunamadığından davacı kooperatif aleyhine başlatılan icra takibine süresi içinde itiraz edilemeyerek takibin kesinleştirilmiş olduğundan bu menfi tespit istemli davanın açılma zorunluluğunun doğduğunu, davacı kooperatifin takip alacaklısına borcu bulunmadığını, kaldı ki davacı kooperatife ait inşaat projelerinde mantolamaya ilişkin kalem bulunmadığından kooperatif üyelerinin toplanarak, her villa için 20.000.00-TL ek ödeme yapılması karar altına alındığı halde davalının bu ödemeyi yapmadığını, bu nedenle kooperatif ticari kayıtlarında davalı takip alacaklısının davacı kooperatife 20.300,00-TL mali yükümlülüğü bulunduğunu, davacı kooperatife karşı mali yükümlülüğünü tam ve eksiksiz olarak yerine getirmeyen davalı takip alacaklısının, kooperatif üyeleri arasında halen tartışmalı olan \"şerefiye bedeli\" alacağına dayalı olarak alacağının bulunduğunun düşünülemeyeceğini beyanla takip alacaklısı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, diğer yandan davalı takip alacaklısı şerefiye bedeline dayalı alacak talebinde bulunmuşken kooperatif ile üyesi arasındaki ilişki ticari ilişki olmadığı halde avans faizi işletilerek takip yapılması da usul ve yasaya aykırı olduğundan işlemiş ve işleyecek avans faizi yönünden de davacı kooperatifin davalı takip alacaklısına borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; davacı yanın arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini, bu dava kapsamında arabuluculuğun dava şartı olduğunu, davacı kooperatifin tasfiyeye girdiği ıttıla edilmekle davacının dava ikame edebilmesi için tasfiye memurlarından izin alıp almadığının, dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığının ve davaya sunulan vekaletnamenin halen geçerli olup olmadığının re'sen araştırılması gerektiğini, şerefiye bedeli alacağının kesinleşmiş genel kurul kararına dayalı bir alacak olduğunu, ortada şerefiye bedeli ödenmesine ilişkin bir genel kurul kararı olup bu hususun davacının da kabulünde olduğunu, kendileri de şerefiye bedeli ödemekle yükümlü olan kooperatif yöneticilerinin genel kurul kararına rağmen şerefiye bedeli ödemeleri için harekete geçmemiş olmalarının bu yükümlülüğü ortadan kaldırmayacağı gibi kooperatif yöneticilerinin hukuki ve cezai sorumluluğunu da doğurduğunu, projeye aykırı imalat sebebi ile şerefiye yükümlüsü olan üyelerin villalarının tercih edilmediği ve bu nedenle müvekkilinin alacak hakkının bulunmadığı iddiasına ise kooperatifin hali hazırda amacına ulaşmış, tasfiye haline geçmiş ve site yönetimi kurularak kat malikleri ve kiracıları tarafından kullanıldığını, davacı yanca, projeye aykırı imalat yapıldığını ve bu sebeple şerefiye bedeli ödemekle yükümlü olan üyelerin bu yükümlülüklerinin ortadan kalktığını ve müvekkilinin borçlu konuma geçtiğini ileri sürdüğünü, iddia olunan fiili durum kabul edilmemekle birlikte her halde bu durumun müvekkilinin kesinleşmiş genel kurul kararına dayalı alacağını ortadan kaldırmayacağını, projeye aykırı bir imalat var ise bunun sorumlusunun kooperatif üyelerinin menfaatlerini korumakla görevli kooperatif yöneticileri olduğunu, müvekkilinin kooperatif müteahhidi olmadığını, inşaatı da müvekkilinin değil kooperatif yönetiminin sözleşme akdettiği müteahhidin yaptığını, projeye aykırı imalat yapıldığı iddiasının davanın haklılığına gerekçe olamayacağını, bu iddianın olsa olsa kooperatif yönetiminin kendi ihmal ve kusurlarını ihbar etmesi durumu olduğunu, bilindiği kadarı ile kooperatifin müteahhidine bu güne dek projeye aykırı olduğu ileri sürülen bir imalatın düzeltilmesi ile ilgili ihtar çekilmediğini, dava açılarak yaptırım uygulanmadığını, inşaatın mevcut hali ile yönetimce kabulü yapılarak ve yapı kullanma izin belgeleri alınarak kooperatifte yaşamın başladığını, şayet projeye aykırı imalat sebebi ile zarara uğrayan üyeler var ise, kooperatif yönetim kurulu üyelerine, yapı denetim şirketine ve müteahhide karşı dava ikame ederek zararlarını tahsil etme imkanına sahip olduklarını, yargılama esnasında yönetim kusuru sebebi ile kooperatif üyelerinin zarara uğratıldığının tespiti halinde kooperatif yöneticileri hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacı kooperatifin üyelerinden tahsil ettiği şerefiye bedeli bulunmaması sebebi ile müvekkiline ödeme yapamayacağı iddiasına ise şerefiye bedellerini tahsil etmenin yönetimin görevi olduğunu, aynı zamanda şerefiye borçlusu olan kooperatif yöneticilerinin bu görevlerini ihmal etmelerinin yahut kasten yerine getirmemelerinin müvekkilinin şerefiye alacağını ortadan kaldırmadığını, mevcut durumda taraflarınca bilindiği kadarı ile kooperatifin ortak villanın satışından kalan 400.000.00-TL kadar parası bulunduğunu ve şerefiye alacaklarının yönetimce kasten ödenmediğini, kendisine karşı icra takibi yapıldığını gören kooperatif yöneticilerinin yapmaları gereken ilk işin eldeki davayı açmak değil, önce kendi yükümlülüklerini yerine getirerek kooperatife ödeme yapmak sonrasında ise şerefiye bedeli ödememiş yükümlülerden talepte bulunmak olduğunu, kooperatife ait inşaatın projelerinde mantolamaya ilişkin kalem bulunmadığından kooperatif üyelerinin toplanarak, her villa için 20.000,00-TL ek ödeme yapılması karar altına alındığı halde müvekkilinin bu ödemeyi yapmadığı iddia edilmişse de, kooperatife üye yapılırken iskana elverişli şekilde teslim alacağı bağımsız bölüm için ödeyeceği tutarın baştan ifade edildiğini, müvekkilinin kredi çekerek yükümlülüğünü eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, mantolama ücretinin esas sözleşmede bulunmaması, buna ilişkin bir kooperatif genel kurul kararının taraflarına bildirilmemesi, kooperatifin mantolama ücreti adı altında muaccel bir alacağının da bulunmaması sebebi ile taraflarınca böyle bir ödeme yapılmadığını, bu ücretin varlığının ihtilaftı olup yargılamayı gerektirdiğini, kooperatife ait 1 adet ortak villa ve 1 adet apart daire bulunmakta olup, ortak villanın satıldığını, müvekkilinin genel kurul kararına dayalı olarak ortak villanın satış bedeli üzerinde kendi payı oranında alacak hakkı bulunduğunu, bu alacağının da davacı kooperatifçe ödenmediğini, kooperatifin ticari bir kuruluş olduğunu, ticari faaliyetlerde bulunduğunu, bu nedenle taraflarınca ticari temerrüt/avans faizi talep edildiğini, nitekim eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığını, davacının faize yönelik itirazlarının da bu sebeple haksız olduğunu, her halde davalı müvekkilinin fazlaya ilişkin hak ve taleplerini saklı tuttuklarını, tebdir kararına itiraz ettiklerini, takip alacaklısı müvekkilinin alacağının kesinleşmiş genel kurul kararına dayalı olması ve genel kurul kararına karşı hak düşümü süresi içerisinde iptal davası açılmamış olması sebebi ile verilen tedbirin kaldırılmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporlarındaki aşama tespitleri, davalının alacağının kesinleşmiş bir genel kurul kararına dayanması ve bunun bilirkişi raporunda da belirtilmesi karşısında, her davanın açıldığı tarihteki fiilî ve hukukî sebeplere göre hükme bağlanacağı hususu da dikkate alınarak, davacının, iddiasında haksız olduğu...\" gerekçesi ile davanın reddine ve davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesinde “Ortaklar, bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve yükümlülüklerde eşittirler.” hükmünün yer aldığını, kooperatifçilikte eşitliğin, eşit statüde olan ortakların aynı hakka sahip olması ve aynı borçlardan sorumlu tutulmasını gerektirdiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca kooperatif ortaklarının bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşit olduklarını, bu maddeye göre ortaklar yönünden hak ve yükümlülüklerde eşitlik ilkesinin Türk Hukuk sisteminde emredici bir yasa hükmü olarak öngörüldüğünü, yasal düzenleme yukarıdaki şekilde olduğu halde aynı miktarda ödeme yapıp aynı büyüklükte konut alan ortakların konutların site içindeki yeri, yapı durumu ve sair özellikleri nedeniyle birbirinden farklı olması söz konusu ise, yükümlülüklerde (ödemelerde) eşit olduğu halde hakta yukarıdaki gerekçelerle eşit olmasının mümkün olamadığını, şerefiyenin, bu eşitliği sağlamak amacıyla yapılan ve mevcut yapı kooperatifleri mevzuatına göre yapılması zorunlu olan bir işlem olduğunu, davacının kooperatif maliki olduğu Antalya ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada 1 parselde kaim taşınmaz üzerine inşa edilecek villaların projelendirilmesi ile kroki üzerinden \"havuz başı ve bahçesi büyük olarak inşa edilecek villaların\" kuraya tabi olmayacağını, bu villalara sahip olmak isteyenlerin şerefiye bedeli ödeme yükümlüsü olacağını, havuz başında olmayan ve daha küçük villaların ise şerefiye bedeli alacaklısı olacağının kararlaştırıldığını, bu şekilde havuz başı ve büyük bahçesi olacak ..... numaralı bağımsız bölümlerin kuraya tabi kılınmadığını, davacı kooperatifin maliki olduğu taşınmazın geometrik yapısı, eğimi gibi nedenlerle villaların inşaatının proje üzerinde düzenlenen krokiye uygun olarak inşa edilemediğini ve havuz başı, bahçesi büyük olarak inşa edilecek şerefiye ödeme yükümlüsü olan villaların bahçelerinin eşitliğin sağlanması amacıyla şerefiye alacaklısı olan villaların bahçelerinden daha küçük hale geldiğini, şerefiye bedeli ödeyerek havuz başı ve büyük bahçe sahibi olacak villaların, projelendirilen işin inşaatından sonra bahçelerinin şerefiye bedeli alacaklısı olanların bahçesinden daha küçük hale gelmesinin kooperatif üyeleri arasında uyuşmazlığa neden olduğunu ve esasen \"şerefiye\" nin eşitliği sağlamaya yönelik bir uygulama olduğu halde davalı kooperatifte eşitsizliğe neden olduğunu, bu sebeple davacı kooperatifin 16 Temmuz 2021 tarihinde yapılan \"Olağan Genel Kurul Toplantısı\"nda, kooperatif üyeleri arasındaki eşitliği sağlamak amacıyla şerefiye bedelinin kaldırılmasına karar verildiğini, davacı kooperatif genel kurulunca eşitsizliğe neden olan şerefiye bedelinin kaldırılmasına karar verilmiş olması karşısında, davalı yanın şerefiye bedeli talep etmesinin hukuki dayanağı bulunmadığından Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile verilen davanın reddi yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olup kararın istinafen incelenerek kaldırılmasına karar verilmesini, diğer yandan, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun emredici hükmü olan eşitlik ilkesini ihlal edici uygulamaların ve kararların \"yok hükmünde\" olduğu hukuken tartışmasız olduğundan Yerel Mahkemece şerefiye bedeli talep edilmesinin \"genel kurul kararına dayalı üyenin hakkı\" olduğu yöndeki değerlendirmeye itibar edilemeyeceğini, şerefiye bedeli uygulaması kooperatif üyeleri eşitsizliğe neden olduğundan esasen yok hükmünde olduğunu, bu nedenle de davacı kooperatifte üyelerden şerefiye bedeli toplanmadığını, bu hususun Yerel Mahkemece gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının şerefiye bedeli alacaklısı olduğunu kabul etmemekle birlikte; davacı kooperatifin 16.02.2020 tarihli genel kurulunda şerefiye bedellerinin borçlardan mahsubu yönünde karar verildiğini, dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı üyenin davacı kooperatife 20.300,00-TL borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, davalının kesinleşmiş genel kurul kararına göre talep edebileceği bir şerefiye hakkı bulunduğunun kabul edilmesi halinde yine kesinleşmiş genel kurul kararına göre şerefiye alacaklarının üyenin kooperatife olan borcundan mahsup edilmesinin hukuki zorunluluk olduğunu, davalının, davacı kooperatife olan borcu mahsup edildiğinde ise davacı kooperatiften talep edebilecek bir miktar bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı hukuki değerlendirme ile davanın reddine karar veirlmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.09.2021 Tarih ve ... Esas ve ... Kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, şerefiye bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının  tespiti istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; şerefiyeye esas projedeki durumla fiili durumun birbirine uyumlu olmaması nedeniyle şerefiye ödeyecek taşınmazların bu özelliklerini fiilen yitirdiklerinden bahisle bu durumun şerefiye alacaklılarının alacak talebine engel olup olmadığı, davalının şerefiye bedelinin tahsili amacıyla başlattığı takip nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Yargıtay  Hukuk Genel Kurulu'nun ... E. ve ... K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 1. maddesinde de açıklandığı üzere kooperatifler, ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan tüzel kişiliklerdir. Kooperatiflerin yaygın kuruluş amaçlarından birisi de ortaklarının konut ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bu ihtiyacı karşılamak için kurulan konut yapı kooperatifleri anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılırlar.<br>Aynı Kanunun 23. maddesinde; “Ortaklar, bu kanunun kabul ettiği esaslar dâhilinde hak ve vecibelerde eşittirler.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan yasa hükmünde geçen “eşitlik” kavramının mahiyetinin açıklığa kavuşturulması gereklidir. Bilindiği üzere, eşitlik kavramın mutlak ve nispi şeklinde  alt kategorileri vardır. Mutlak ve nispi eşitliğin ayırt edici ölçütleri uygulamada ve öğretide tartışılmış, bu kavramın içeriği tanıma kavuşturulmaya çalışılmıştır. Bu görüşlerden birisine göre mutlak eşitlik; şartlar, sebepler, katkı ve özveriler eşit olmadığı halde herkese aynı hakkın tanınması veya borç ve yükümün yükletilmesidir. Başka bir deyişle, eşit olmayanlara eşit hak verilmesi, borç ve yüküm bağlanmasıdır.  Nispi eşitlik ise; şartları, katkıları eşit olmayanlara, farklı, fakat aynı ölçünün kullanılıp, sonucun eşit olarak elde edildiği durumlarda söz konusudur (Poroy,Tekinalp,Çamoğlu; Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, 11. Baskı, 2009, s. 1013-1014).<br>Kooperatifler Kanunu'nda hangi durumlarda mutlak ve ne zaman nispi eşitliğin uygulanacağı belirtilmemiştir. Eşitlik kavramı, kooperatif ortaklığı somutunda açıklanacak olursa; mutlak eşitlikten; koşullar ve nedenler ne olursa olsun bütün ortaklara aynı hakların tanınıp aynı yükümlülüklerin yüklenmesi anlaşılmalıdır. Örneğin, aynı pay sayısına eşit oy hakkı tanınması, ortakların kooperatif organlarına aday olmalarına eşit olanak sağlanması gibi.. Bir başka anlatımla, ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı, mutlak eşitlik kapsamındaki haklardandır. Buna karşın, kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nispi eşitlik ilkesi gereği olup, koşulları ve katkıları eşit olmayanlara farklı ölçülerin uygulanması eşitlik ilkesine aykırı olmayabilir.<br>Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan tüm borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkının bulunduğu tabiidir. Ortaklar arasında eşitliği sağlama araçlarından birisi de kur’a çekilerek konutların ortaklara tahsisinden önce konut bedellerinin tespitidir.<br>Davacı kooperatifin ana sözleşmesinin 61. ve devamı maddelerinde şerefiyelendirme ve değer tespitinin nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Şerefiye farkının belirlenmesi, konutlar arasındaki farklılık nedeniyle ortakların rant farkının denkleştirilmesi amacına yönelik bir işlemdir. Şerefiyenin miktarını belirleme yetkisi teknik kurula ait olmakla birlikte, ödeme zamanını belirleme yetkisi genel kurula aittir. Bu nedenle kura çekimini müteakip veya kura çekiminden önce genel kurulca şerefiyenin ödeme zamanının kararlaştırılması gerekmektedir. Şerefiye miktarının inşaatın devamı sırasında tahsil edilmesi durumunda ortaklara iade edilmez. Ancak inşaatlar tamamlandıktan sonra kura çekilmesi durumunda şerefiye artı ve eksi rakamlarla belirlenir. Artı rakamlar kooperatifçe tahsil edilerek, eksi rakamlı şerefiyeli konut ya da işyeri sahiplerine ödenir. (Mahmut Çoşkun, Kooperatifler Hukuku, Güncellenmiş 3. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2023, s. 466.)<br>Davacı kooperatifin 11.06.2016 tarihli 2015 yılı olağan genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağının 8. maddesinde; “... şerefiye farklarının alınarak üyelere eşit şekilde dağıtılmasına oy birliği ile karar verildi...” şeklinde karar alındığı görülmüştür.<br>Yine davacı kooperatifin 10.08.2016 tarihli 2016 yılı olağanüstü genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağının 3/a maddesinde; \"11.06.2016 tarihinde genel kurul kararı gereğince tespit edilen şerefiye komisyonu üyelerince belirlenen her biri 30.000,00-TL şerefiye farkı belirlenen aşağıda belirtilen bağımsız blokları almak isteyen üyelere teklif edildi. 30.000,00-TL şerefiye farkını kooperatif hesabına ödemek isteyen üyelerden P blok nolu bağımsız bölüm ...'ya, R blok nolu bağımsız bölüm ...'a, S blok nolu bağımsız bölüm ...'a, Af blok nolu bağımsız bölüm ...'a, Ag blok nolu bağımsız bölüm ...'ya, Ah blok bağımsız bölüm ...'a kuraya tabi olmadan bu kişilerin seçimi sonucu tespit edilip verilmesi önerildi, öneri oylamaya sunuldu. Oy birliği ile kabul edildi. Geri kalan bağımsız bölümlerden ..... ile belirtilen bağımsız bölümlerden 17 adet villanın noter huzurunda çekilen kura ile verilmesine bunlarda .... bağımsız blok nolu villaların her biri için şerefiye komisyonunca belirlenen 25.000,00-TL şerefiye farkının kura sonucu kendisine bu bağımsız blok düşen kişilerce kooperatif hesabına ödenmesi oylamaya sunuldu oy birliği ile kabul edildi\" şeklinde karar alındığı görülmüştür.<br>Davacı kooperatifin 18.11.2017 tarihli 2017 yılı olağanüstü genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağının 6. maddesinde; “Şerefiye bedellerinin karara bağlanması konusuna geçildi. Şerefiye bedellerinin düşürülmesi yönetim kurulu tarafından önerildi. ... tarafından şerefiye bedellerinin tamamen kaldırılması önerildi. ... eşi ... aynı kalmasını önerdi. ... vaziyet planın projeye uygun hale getirilmesini önerdi. Öneriler ayrı ayrı oylandı. Şerefiye bedellerinin şerefiye vereceklerin 10.000,00-TL eksik ödemelerine, şerefiye alacaklarında 10.000,00-TL eksik almalarına, ..., ... ve ...'in şerefiye payları mevcut projeye göre belirlenmiş ne varki uygulamada havuz başında olmayan villar arasındaki yol projeye aykırı olarak daraltılıp bu villaların bahçesi genişlerken havuz başındaki villaların havuza bakan bahçeleri neredeyse ortadan kalktığından önceki genel kurullardaki şerefiye bedellerinin belirlenmesine ilişkin kararların bu husus gözetilerek kaldırılması gerekmekte iken genel kurulun projeye aykırı uygulamayı korumaya yönelik kararı hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.Bu nedenle bu karara muhalefet ediyoruz beyanları ile verdikleri karşı oylara karşılık 9 evet oyu ile oy çokluğu ile şerefiye bedellerinin düşürülmesi önerisi kabul edilmiştir\" şeklinde karar alındığı görülmüştür.<br>Davacı kooperatifin 23.06.2018 tarihli 2017 yılı olağan genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağının 11. maddesinde; \"...Genel kurul ... ve ...'in şerefiye bedelinin alınmamasına oy birliği ile kabul edildi. Diğer şerefiye bedellerinin daha önce alınan karara göre uygulanmasına oy birliği ile karar verildi” şeklinde karar alındığı görülmüştür.<br>Davacı kooperatifin 16.02.2020 tarihli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısına ait toplantı tutanağının 8. maddesinde “....önceki genel kurullarda alınan kararların aynen uygulanması, şerefiye bedellerinin tahsiline ve ödemelerin yapılmasına borçlardan mahsup edilmesine ve bu işlemleri 16.05.2020 tarihine kadar yapılması yönünde yönetim kuruluna 2 çekimser, 4 ret, 8 kabul oyu ile yetki ve karar verildi.” şeklinde karar alındığı görülmüştür.<br>Davacı kooperatifin 16/07/2021 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda, kooperatif üyeleri arasındaki eşitliği sağlamak amacıyla şerefiye bedelinin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Davacı kooperatifte, inşaatlar tamamlanmadan mevcut inşaat projesi üzerinden havuz başında olan ve diğer villalara göre daha geniş bahçeli olacak villalar için 10.08.2016 tarihli genel kurul toplantısında 30.000,00-TL şerefiye bedeli belirlenip bu bedeli ödemek isteyen üyeler kuraya tabi olmadan adlarına tahsis edilmesine, diğer villaların ise noter kurası ile hangi üye adına hangi bağımsız bölümün isabet edeceğinin belirlenmesine karar verildiği, davacı yanca, uygulamada projeden farklı imalatlar yapılıp havuzun baş batı kısmına fitness ve sauna gibi sosyal tesisler ile havuz motor sistemlerinin yer aldığı, havuz seviyesinde alanlar inşa edildiği bu şekilde şerefiye bedeli ödenmesi gereken villaların ön bahçelerinin oldukça küçüldüğü buna karşın havuz başında yer almayan villaların ön bahçelerinin projede yer alan bahçenin iki katından büyük alana ulaştığı böylece fiili durum itibariyle davalının da aralarında bulunduğu havuz başında yer almayan villaların daha büyük bahçeli, daha cazip ve tercih edilen hale geldiğinin iddia edildiği görülmekle davacı vekilince keşif yapılarak mevcut durumun tespiti talep edilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince keşif yapılmak suretiyle teknik bilirkişi raporu alınmadan, dosya kapsamına bir örneği sunulan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı dava dosyası arasına alınarak değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile karar tesis edilmesi isabetli olmamıştır.<br>Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, konusunda uzman teknik bilirkişiler refakate alınarak yapılacak keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile fiili durum itibariyle avantajsız hale gelen şerefiye borçlusu üyelerin bulunup bulunmadığı, davacı kooperatif tarafından şerefiye bedeli toplanıp toplanmadığı, toplanan şerefiye bedeli var ise şerefiye bedellerinin üyeler arasında eşit şekilde paylaştırılıp paylaştırılmadığının tespiti ile fiili durumda ortaklar arasında eşitliğin bozulduğu tespit edilirse kooperatiflerlerin, ortaya çıkan eşitsizliği ortadan kaldıracak tedbirleri almaya yetkili ve görevli olması ve ortakların muhatabının tüzel kişiliği halen devam eden kooperatif olduğundan ortaklar arasında eşitliğin sağlanmasının gerektiği nazara alınarak oluşacak sonuç dairesinde karar tesis etmekten ibarettir.<br>Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11/06/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b990002d600542e0","SID":"eab4708a74fd8ec8"}}