{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/624 <br>KARAR NO:2025/836<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2024/341 <br>KARAR NO:2025/31<br>KARAR TARİHİ:21/01/2025<br>DAVA TARİHİ:29/01/2024<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat<br>KARAR TARİHİ:09/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya  ait... Zeytinburnu/ İstanbul adresinde bulunan işyerinin ve içerisindeki eşyaların davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını sigortalı iş yerinde 25.01.2022 tarihinde çıkan yangın sonucunda hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasar sonucu davalı tarafından ödeme yapılmadığını belirterek davanın kabulünü, 509.924,07-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvurucu tarafından daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna aynı kaza sonucu oluşan aynı hasar nedeni ile başvuru yapıldığını, 2023/203366E. 2023/329858K. sayılı dosyada verilen karar ile prim peşinatının ödenmemesi dolayısıyla başvurunun reddine karar verilerek kararın kesinleştiğini, davacı tarafından yine aynı hasar nedeniyle işbu davanın açıldığını,aynı konu nedeniyle kesinleşmiş karar var iken, mükerrer olarak açılan işbu dosyanın esasa girilmeden reddinin gerektiğini, sigorta ilk primi ödenmediği için sigortacının sorumluluğu başlamayacağından  davalı  şirketin poliçeden kaynaklanan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu kobi sigorta poliçesi, vade başlangıç tarihi 21.01.2022 olduğunu, her ne kadar tarih belirtilmiş ise de Türk Ticaret Kanunu ve Kasko Sigortası Genel Şartları hükümlerine göre sorumluluk primin veya ilk taksitin ödenmesi ile başladığını, aksi halde sigorta korumasının başlamayacağını belirterek  davanın reddi ile  davalı  şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece ''...Dava,  davacıya ait iş yerinin ve iş yerinde bulunan makinaların davalı sigorta şirketine sigortalandığı ve sonrasında iş yerinde çıkan yangın nedeniyle davacının açtığı maddi tazminat istemine ilişkindir. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 17/05/2023 başvuru tarihli 2023-E.203366 başvuru sayılı dosyasının incelenmesinde, başvuranın davacı ..., karşı tarafın davalı... Şirketi olduğu, başvurucunun 25/01/2022 tarihinde gerçekleşen yangın nedeniyle uğradığı zararın tazmini için  maddi tazminat talebinde bulunduğu, başvurucunun talebinin reddine karar verildiği, bu kararın davacı başvurana 25/1072023 tarihinde, davalı sigorta şirketine ise 12/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği  bu karara karşı taraflarca itiraz yasa yoluna başvurulmadığı ve karar kesinleşmiş olduğu ardından davacı tarafça 29/12/2023 tarihinde iş bu davanın ön koşulu olarak arabuluculuk yoluna başvurulduğu  anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2). HMK'nın  303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta eldeki davada da aynı davalıya karşı, aynı kaza ve vakıalara dayanılarak aynı taleple maddi tazminat talebinde bulunulmasına, davanın taraflarının ve konusunun  aynı olmasına ve aynı konuda yapılan başvuru üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından başvurunun husumet yokluğundan esastan reddine karar verilmiş olmasına  göre davanın  kesin hüküm nedeniyle usulden reddine'' dair  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin davayı reddetmesinin yerinde olmadığı, Sigorta Tahkim komisyonu kararını temyiz yasa yolu açık ise de, davacının esaslı bir yanılma ile kararı temyiz etmediği, komisyon kararının oy çokluğu ile alındığı, davacının ilk sigorta primini hasardan önce ödemediği ve bu nedenle teminatın başlamadığı iddiasının yerinde olmadığı, davacının esaslı yanılması konusunda bu konuda davacıyı yanlış yönlendiren sigorta acentekerinin tanık olarak dinlenmesi talebinin mahkemece reddedildiği belirtilerek mahkemece verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, 25.01.2022 tarihinde meydana gelen hasar nedeniyle oluşan zararın taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi uyarınca davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 17/05/2023 başvuru tarihli ... başvuru sayılı dosyasında,  başvuranın (davacı) 25.01.2022 tarihinde işyerinde meydana gelen yangın sebebiyle maddi hasara uğradığı, bu hasarın davalının (... A.Ş. ) tanzim etmiş olduğu, ... Poliçesi kapsamında tanzim edilmesi gerektiği, davalıya bu konuda ihbar yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığı belirtilerek, başvuran tarafından sigortalıya ödenmeyen 509.924,07 TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi  talep edilmiş ve yapılan değerlendirme sonucunda  başvuru sahibinin talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verildiği anlaşılmaktadır. İstinafa konu edilen iş bu davada, davacı ... A.Ş.'ye yönelik açtığı dava ile,  iş yerinde 25.01.2022 tarihinde meydana gelen yangın sonucunda makinalarda oluştuğu iddia olunan  zararı, taraflar arasında düzenlenen ...no lu , 21.01.2022/2023 vadeli ...Poliçesi dayanak kılınarak  tahsili talep edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda kesin hüküm nedeniyle reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde dava şartları tek tek sayılmış olup dava şartı, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır. Dava şartları gerçekleşmeden davanın esası incelenemez. Yine HMK'nın 115. maddesinde \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir...\"hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 303/1 maddesi uyarınca; bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Kesin hüküm HMK'nın 114/1.i bendi uyarınca olumsuz dava şartlarındandır. Kesin hüküm, şekli anlamda kesin hüküm ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere ikiye ayrılır. Şekli anlamda kesin hüküm, sözü edilen karara karşı artık bütün olağan yasa yollarının kapandığı anlamına gelir. Bir hüküm şekli anlamda kesinleşirse, artık bu hükme karşı, olağan yasa yollarına başvurulamaz. Bir kararın maddi anlamda kesinleşmesi için öncelikle şekli anlamda kesinleşmesi gerekir. Maddi anlamda kesin hükmün koşulları ise; her iki davanın taraflarının müddeabihin ve dava sebebinin aynı olmasıdır. Müddeabih, dava konusu yapılmış olan hak, yani dava ile elde edilmek istenilen sonuçtur. Her iki davanın müddeabihlerinin (konularının) aynı olup olmadığını anlamak için hakimin, eski davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni davada ileri sürülen talep sonucunu karşılaştırması gerekir. Eski ve yeni davanın konusu olan maddi şeyler fiziki bakımdan aynı olsa bile, bu şeyler üzerinde talep olunan haklar değişikse, müddeabihler aynı değildir.Dava sebebi ise hukuki sebep olmayıp, davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Her iki davanın da dayandığı maddi vakıalar aynı ise kesin hükmün bulunduğundan söz edilebilir. Mahkemeler, aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan bir kesin hüküm ile bağlı olup aynı davayı yeniden inceleyemezler.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/10/2021 tarih  2018/22 (9)-591 E. 2021/1201 K. Sayılı ilamında ifade edildiği şekilde;\"Dava konusu uyuşmazlık hakkında kesin hüküm bulunuyorsa aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Kesin hüküm itirazı davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemenin de davanın her aşamasında kesin hükmün varlığını kendiliğinden gözetip, davayı kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle ve dava şartı yokluğundan reddetmesi gerekir.Yine kesin hüküm itirazı mahkemede ileri sürülmemiş olsa dahi ilk defa Yargıtayda (temyiz veya karar düzeltme aşamasında) ve hatta bozmadan sonra da ileri sürülebilir ve tarafların iradesine de bağlı olmayan mutlak bir etkiye sahiptir.O nedenle kesin hükmün varlığının, yargılamanın bir kesiminde nazara alınmamış olması diğer bir kesiminde ele alınmasını engellemez (Kuru, s. 4980 vd.).Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; daha öncesinde verilen hükmün, maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için öncelikle şekli anlamda kesinleşmiş olması gerekmektedir.Somut davada, taraflar arasında ...  no lu, 21.01.2022/2023 vadeli ...Poliçesi düzenlendiği konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.Davacı taraf, aynı maddi vakıaya ve tazminat bedeline (509.924,07 TL) ilişkin daha öncesinde ... Komisyonu'na başvurmuş  ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce talebin husumet yokluğu nedeniyle itiraz yolu açık olmak üzere reddine dair  karar verilmiştir. Sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde anılan bu kararın davacı başvurana 25.10.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketine 12.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın taraflarca itiraz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği belirtilmiştir. Bu haliyle, HMK nun 303 maddesi uyarınca yapılan  değerlendirme sonucunda, davacının aynı sigorta poliçesine dayanılarak aynı zarar bedelinin tahsili amacıyla açtığı bu davada, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 06/10/2023 K. 2023/329858 kesinleşen  kararı  uyarınca kesin hüküm nedeniyle davanın reddine dair karar verilmesinin yerinde olduğu ve davacının itiraz yasa yoluna başvurmamasının esaslı yanılma sayılamayacağı  anlaşılmaktadır. İş bu nedenle; HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı anlaşılmakla; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"853c2ffce42ab475","SID":"bfb317b5bd813c6b"}}