{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/518 Esas<br>KARAR NO:2025/979<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:04/10/2024<br>NUMARASI:2022/958 Esas, 2024/673 Karar<br>DAVA:KONKORDATO TASDİKİ<br>KARAR TARİHİ:10/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin giyim sektöründe  imalat ve satış yaparak faaliyette bulunduğunu, ülke çapında birçok zincir markete tekstil ürünü satışı yaptığı gibi birçok ülkeye ihracatta bulunduğunu, küresel çapta yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle ticari hayatın durma noktasına gelmesinden sonra şirketin ayakta kalmaya çalıştığını, son dönemlerde kendini hissettiren küresel kriz ve kurdaki dalgalanmalar nedeniyle hammade fiyatlarının yükselmesi, alacaklarının tahsilinde sorunlar yaşanması ve hammade temininde yaşanan sıkıntılar nedeniyle şirketin ödeme yükümlülüklerinin ifasında bazı aksamalar yaşadığını, bankaların kredi faizlerini artırması ve kredi vermekten çekinmesinin müvekkili şirketin nakit akışını olumsuz yönde etkilediğini, konkordato projeleri ile borçların anaparasını 2025 yılı Ocak ayından başlamak üzere üç yılda aylık taksitler halinde ödeneceğini ileri sürerek müvekkili şirket hakkında geçici mühlet ve kesin mühlet verilmesini, akabinde konkordatonun tasdikini talep ve dava etmiştir.Davacı şirket revize projesi ile borçların tamamını % 25 faiz eklemesi ile 2025 yılı Ocak ayından başlamak üzere üç yılda aylık eşit taksitler halinde ödeyeceğini taahhüt etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; İİK'nın 305. maddesi gereği konkordatonun tasdiki için; adi konkordatoda teklif edilen tutarın,borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordato projesinin İİK'nın 302. maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmesi, 206/1 maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle aktedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması ve konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması şartlarının sağlanması gerektiği, İİK'nın 305. maddesinde hükme bağlanan konkordato koşullarının tamamının bir arada bulunması halinde konkordatonun tasdikine karar verilebileceği, borçlu tarafından tasdiki talep edilen konkordatonun İİK 302. maddede belirtilen  nisapla kabul edildiği, tasdik harcının yatırıldığı ve davacı şirket tarafından teminat olarak bildirilen taşınmazın devir ve temlikinin önlenmesi, takyidat işlenmemesi hususunda tapu kaydına şerh işlendiği,  vadenin tüm borçluları eşit olarak kapsadığı, teklifin alacaklılar tarafından kabul edildiği, teklif edilen tutarın şirketin mal varlığı ile orantılı olduğu, teklifin iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu, bu nedenlerle tasdik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle  davacının, adi konkordatoya tabi olan borçlarının bir defaya mahsus olmak üzere %30 oranında artırılmak suretiyle ve ilk taksit ödemesi 01/01/2025 tarihinden itibaren başlamak üzere aylık eşit taksitler halinde toplam 36 eşit taksitte ödenmesine, adi konkordatoya tabi alacaklıların faiz alacaklarından vazgeçmiş sayılmalarına, rehinli alacaklılarla müzakere yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, konkordatonun tasdik kararı ile bağlayıcı hale gelmesine, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini alması hususunda kayyım atanmasına, çekişmeli alacaklara pay ayrılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde alacaklılar ... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ, ...bank AŞ, ... Bankası AŞ, ...LTD. Şti ve ...Ltd. Şti tarafından istinaf edilmiştir.Alacaklı ... Bankası AŞ vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili bankanın alacak bildirim tarihi itibariyle 3.665.763,68 TL alacak bildirdiğini, komiser heyetinin İİK'nın 300. maddesine aykırı olarak borçlu şirketin defter ve kayıtlarını incelemeden sadece borçlunun beyanı ile müvekkili alacağını kısmen kabul ederek nisaba dahil ettiğini, müvekkilinin alacağının eksik gösterilmesi nedeniyle konkordato talebinin reddi gerektiğini;  mühletten önce tedarikçi firmalara şirketin borcunun 17.127.832,28 TL'sini ödediği gerekçesiyle şirket ortağının babası ...u'nun şirketten alacaklı gösterilmesinin diğer alacaklıların zarara uğratılması amacı ile yapıldığını; konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün bulunmadığını; rayiç değerlere göre 17.455.169,36 TL özvarlığı bulunan şirketin malvarlığının borçları karşılamaya yeteceğini, bu nedenle teklif edilen tutarın borçlunun malvarlığı ile orantılı olmasına dair tasdik şartının bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak tasdik talebinin reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Alacaklı ... Bankası AŞ vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili bankanın 4.010.158,02 TL alacak bildiriminde bulunduğunu, ancak 1.480.936,74 TL adi alacak, 743.103,04 TL rehinli alacak olarak toplam 2.224.039,78 TL alacağın kabul edildiğini, oysa müşteri için açılan krediler kapsamında tüm borçların teminatı için rehin verildiğinden alacaklarının tamamının rehinli alacak olarak kabul edilmesi gerektiğini; nisaba dahil edilmeyen çekişmeli alacakların nisaba dahil edilmesi halinde davacının konkordato projesinin alacaklı ve alacak tutarı açısından gerekli çoğunlukla kabul edilmesi şartının sağlanamayacağını; kabul oyu veren alacaklıların alacak tutarı 49.299.195,56 TL olup, bu alacağın 29.060.398,45 TL'sinin şirket ortağı ...'nun, 17.127.832,28 TL'sinin ise ...'nun alacağı olduğunu, bu hususun davacının kötü niyetini ispatladığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde  kesin  mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir. Dosya kapsamından; Mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacı lehine 13/12/2022 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği ve geçici komiser atandığı, bilahare geçici mühletin 13/03/2023 tarihinden itibaren iki ay uzatıldığı, 08/05/2023 tarihli duruşmada borçlu şirket lehine 08/05/2023 tarihinden başlamak üzere 1 yıllık kesin mühlet verildiği, İİK'nın 297, 299, 300, 301 ve 302. maddeleri kapsamında komiser heyetince borçlu şirketin mevcudunun kıymeti takdir edilip, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra alacaklılar toplantısının yapıldığı, iltihak süresinin bitiminden sonra komiser heyetinin İİK'nın 302/son fıkrası kapsamında konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine  ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye sunduğu görülmektedir. Mahkemece; davacının konkordato tasdiki talebinin kabulüne karar verilmiş, bir kısım alacaklılar vekili hükmü istinaf etmiştir.1-Alacaklılar ..bank AŞ, ... Bankası AŞ, ... Şti ve ...Ltd. Şti'nin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;İcra ve İflas Kanunu’nun “Kanun yolları” başlıklı 308/a maddesinde, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilanından itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurabileceği, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı ise iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede konkordato hakkında verilen karara karşı kimlerin ne zaman kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Buna göre borçlu veya konkordato talep eden alacaklı ile birlikte itiraz eden diğer alacaklılara kanun yolu hakkı tanınmıştır. Buradaki “itiraz eden alacaklı” deyiminden,İİK'nın 304 maddesi kapsamında, sadece tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklının mı kastedildiği, yoksa projeye ret oyu veren alacaklının da bu kapsama girip girmediğinin tespiti gerekmektedir. İİK'nın 304. maddesi; komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlayacağı, mahkemenin, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorunda olduğu, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, 288 inci madde uyarınca ilan edileceği, itiraz edenlerin ise, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de ilana yazılacağı hükmünü düzenlemektedir.Dairemizce Yargıtay 6. HD'nin kararları dikkate alınarak (örneğin 2022/3289 Esas, 2022/5142 Karar sayılı kararı); itiraz eden alacaklı kavramının dar yorumlanarak sadece tasdik duruşmasına en az üç gün kala itirazlarını bildiren alacaklı olarak sınırlandırılamayacağı, alacaklılar toplantısında veya iltihak süresinde ret oyu vermiş alacaklıların da tasdik kararını istinaf edebilecekleri kabul edilmişti. Ne var ki Yargıtay HGK'nın 2024/6-223 Esas, 2024/272 Karar,  10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-628 Esas, 2022/1339 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-661 Esas, 2022/1319 Karar; 09.11.2022 tarihli ve 2022/6-855 Esas, 2022/1471 Karar;  08.12.2022 tarihli ve 2022/6-1089 Esas, 2022/1707 Karar; 08.03.2023 tarihli ve 2023/6-149 Esas, 2023/170 Karar; 22.03.2023 tarihli ve 2023/6-177 Esas, 2023/250 Karar ile 24.01.2024 tarihli ve 2023/6-1161 Esas, 2024/5 Karar sayılı kararlarında;Kanunun öngörmediği bir yasa yolu ve yasa yoluna başvuru hakkının yorum yoluyla da olsa kabul edilemeyeceği, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki düzenleme de 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) kabul ettiği anlamda temel hak niteliğindeki hak arama özgürlüğünü kullanmayı \"itiraz\" şartına bağladığı ve bu durumun da Anayasa’ya uygun bir sınırlama yöntemi olup, “itiraz eden alacaklı” deyiminden 2004 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde belirtilen alacaklıları kabul etmenin, hak arama özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay 6. HD'nin 2024/3686 Esas, 2025/1544 Karar ve 2024/1309 Esas, 2024/1961 Karar sayılı son kararlarında da Hukuk Genel Kurulu'nun görüşü benimsenerek; 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, İİK'nın 304. maddesi kapsamında tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı ya da alacaklıların anlaşılması gerektiğine karar verilmiştir.Bu nedenle Dairemizce de  Yargıtay 6. HD'nin son kararları ile yukarıda belirtilen Yargıtay HGK kararları dikkate alınarak, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan itiraz eden alacaklının, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olması gerektiği kabul edilmiştir.Somut davada, tasdik duruşmasının 03/10.2024 tarihinde yapıldığı, ancak alacaklılar ...bank AŞ, ... Bankası AŞ, ...Şti ve ...Ltd. Şti vekillerinin, 2004 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca itiraz sebeplerini tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmediği anlaşılmaktadır. Buna göre 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesi uyarınca alacaklılar ...bank AŞ, ... Bankası AŞ, ... Şti ve ...Ltd. Şti'nin vekilinin  mahkemece verilen tasdik kararına karşı kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından, anılan alacaklıların istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekir. 2-Alacaklılar ... Bankası AŞ ve ... Bankası'nın istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;a-Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu  vurgulanmıştır.Somut olayda, davanın,davacı şirketin muamele merkezi Asliye Ticaret Mahkemesinde  açıldığı ve 6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.\"Konkordatonun tasdiki şartları\" başlığını taşıyan İİK'nun 305. maddesi aşağıda belirtildiği şekilde düzenlenmiştir.\"302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.d) 206. ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.\"Mahkeme ancak 305. maddede öngörülen koşullar varsa konkordatoyu tasdik edecektir. Konkordatonun tasdik edilebilmesi için bu koşulların tamamen bir arada olması gerekir. Konkordato projesinin tasdik edilebilmesi için, İİK'nın 302. maddesi uyarınca konkordato projesi, kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısı veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından kabul edilmesi gerekir.Somut olayda komiser heyetinden alınan 26.08.2024 tarihli raporda; davacı şirketin 30.06.2024 tarihli rayiç değer bilançosuna göre öz kaynak tutarının 24.557.535,10TL olduğu ve rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı; 30.06.2024 tarihi itibariyle görülen 105.912.461,46 TL borcun, 29.723.365,34 TL'sinin şirket ortağı ...'ya ait olduğu, şirket ortağının alacağından feragat ederek şirketten olan alacağını şirkete sermaye olarak ekleneceğini beyan ettiği; adi alacaklıların alacaklarının toplamının 85.958.852,78TL olduğu, iflas halinde adi alacaklıların alacaklarının %68'ine kavuşabilecekleri, revize projeye göre ise borçların % 25 faizi ile birlikte %125 oranında tahsil edileceği, bu nedenle teklif edilen tutarın iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu; davacı şirketin konkordato kaynağı olarak faaliyetin devamı ile öngörülen kar, dönem başı nakit, alacakların tahsili ve sermaye artışını gösterdiği, teklif edilen tutarın şirketin kaynakları ile orantılı olduğu, ancak 24.557.535,10TL öz varlığa sahip davacının  % 25 faiz teklifinin yeterli olup olmadığının mahkemenin takdirinde olduğu; konkordatoya tabi alacaklı sayısının 41 ve konkordatoya tabi alacak tutarının 85.958.852,78TL olduğu, teklifi kabul eden alacaklı sayısının 23, alacak tutarının 49.299.195,56TL olduğu, teklifi kabul edenlerin sayısının tüm alacaklılar içerindeki yüzdesinin %56,10, teklifi kabul edenlerin alacaklarının toplamının tüm borçlar içerisindeki yüzdesinin %57,35 olduğu, buna göre İİK'nın 302. maddesinde yer alan kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısı şartının sağlandığı, kabul oyu veren şirketten alacaklı ortak ...'nun  oy hakkı bulunduğunu; İİK'nın 206. maddesi kapsamında imtiyazlı alacakların tamamının ödenmesi ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanıp bağlanmadığına ilişkin yapılan incelemede; depo edilmesi gereken tutarın 5.096.515,37 TL olduğu, rayiç değeri 13.060.000TL olan ve davacı dışı ... ya ait taşınmazın mühlet sonrası doğan borçlar için teminat olarak gösterildiği, İİK305/1-d maddesi uyarınca depo edilmesi gereken 17.538.761,80TL için davacının teminatlandırması gereken herhangi bir borcunun bulunmadığı, İİK305/1-d maddesi uyarına teminat şartının sağlandığı, konkordato nisabına esas teşkil eden alacak tutarı 85.958.852,78 TL'nin binde 2,27si olan 195.126,60TL harcın mahkeme veznesine depo edildiği belirtilmiştir.b-Alacaklı bankalar, nisapta dikkate alınan alacaklarının eksik gösterildiğini, çekişmeli alacakların nisaba dahil edilmesi halinde konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilemeyeceğini ve çekişmeli alacağa pay ayrılmamasının doğru olmadığını savunmuştur.İİK'nın 302. maddesi uyarınca alacaklının konkordato nisabında hesaba katılıp katılmayacağına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir.Çekişmeli alacağın nisaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına dair yapılan inceleme, alacağın esasına ilişkin ayrıntılı bir inceleme olmayıp, yalnızca söz konusu alacaklılara oy hakkı tanınıp tanınmayacağına yöneliktir. Alacağın mevcudiyeti ve miktarı hakkındaki karar, söz konusu alacağı esastan inceleyecek mahkemeye ait olacaktır. Somut yargılamada, itiraz eden alacaklıların borçlu şirketin kabul etmediği alacak tutarı 302. madde gereğince çekişmeli kabul edilerek, borçlunun alacağa dair beyanı tutanakla belirlenerek alacaklıya mahkemeye başvuracağı belirtilmiştir. Alacaklının bu itirazı üzerine de, mahkeme tarafından komiser heyetinden rapor alınarak 14.02.2024 tarihli ara karar ile alacaklıların nisaba dahil olacak alacak miktarı tespit edilmiştir.Çekişmeli alacağın nisabı ne oranda katılacağına mahkemece karar verilmiş olup,  mahkeme ara kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, itiraz eden alacaklıların bu konudaki dair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca İİK'nın 308/b maddesi uyarınca tasdik kararında çekişmeli alacaklara pay ayrılabileceği, bu hususta bir zorunluluk bulunmadığı, çekişmeli alacak için dava açılması ve bu davanın kabulü halinde alacaklının çekişmeli alacağını tasdik kararına göre tahsil edebileceği gözetildiğinde,ilk derece mahkemesinin çekişmeli alacaklara pay ayrılmaması yönündeki takdirinde de hukuka aykırılık görülmemiştir b-Alacaklı bankalar, borçlu şirket ortağı ve babasının şirketten alacaklı olarak oy kullanması nedeniyle tasdik talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüşlerdir.İİK'nın 302/5 maddesi; \"Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz. \"hükmünü düzenlemektedir. Bu sayım tahdidi olup, yorum yoluyla genişletilemez.Somut olayda, şirketten alacaklı bulunan ortak ve babasının da oy hakkı bulunup, İİK'nın 302/5 maddesinde aksi yönde bir kanun hükmü bulunmamaktadır.Diğer taraftan şirket ortağı ve babasının şirketten alacakları için oy kullanmaması gerektiğine dair dürüstlük kuralının müdahalesini haklı kılacak bir gereklilik de bulunmayıp, bu konuda dosyaya yansıyan bilgi ve belge yoktur. Bu nedenle alacaklıların bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. c-Alacaklı... Bankası AŞ vekili, davacı şirketin rayiç değerlere göre 17.455.169,36 TL özvarlığı bulunması nedeniyle teklif edilen tutarın borçlunun malvarlığı ile orantılı olma şartının sağlanmadığını belirterek hükmü istinaf etmiştir.Yargıtay 6. HD'nin 2023/2780 Esas, 2023/3149 Karar sayılı kararında; borca batık olmayan, malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat talep etmesinin İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin davacının malvarlığı ile uyumlu olmadığı sonucuna varılması ve konkordatonun ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmaması gerektiğine değinilmiştir.Somut olayda, 30.06.2024 tarihli rayiç değer bilançosuna göre davacı şirketin öz kaynak tutarı  24.557.535,10 TL olup, şirket borca batık değildir. Şirket revize projede borçların tamamını % 25 faiz ile 2025 yılı Ocak ayından itibaren üç yılda aylık eşit taksitler ile ödemeyi taahhüt etmiş ve herhangi bir tenzilat öngörmemiştir.Mahkemece İİK'nın 305/son fıkrası gereğince borçların % 30 faiz ile ödenmesi kaydıyla konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. Tasdik duruşmasının 03.10.2024 tarihinde yapılması ve kısa bir ödemesiz dönemden sonra 2025 yılı Ocak ayından itibaren borçların ödenmesinin taahhüt edilmesi, ayrıca herhangi bir tenzilat yapılmadan faiz eklenerek borçların ödenmesinin teklif edilmesi karşısında, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu şartının sağlandığı anlaşılmaktadır. d-Sonuç olarak borçlu tarafından tasdiki talep edilen  konkordatonun İİK 302. maddede belirtilen  nisapla kabul edildiği, tasdik harcının yatırıldığı, İİK'nın 206. ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının yeterli teminata bağlandığı,vadenin tüm borçluları eşit olarak kapsadığı teklif edilen tutarın şirketin mal varlığı ile orantılı ve iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu anlaşıldığından Mahkemece konkordatonun tasdiki kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile alacaklılar ...bank AŞ,... Bankası AŞ, ... Şti ve. ..Şti'nin istinaf başvurusunun usulden reddine,  ilk derece mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, alacaklılar ... Bankası ve ... Bankası'nın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Alacaklılar ...bank AŞ, ...Bankası AŞ, ... Şti ve ...Ltd. Şti'nin istinaf başvurusunun usulden REDDİNE,2-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/958 Esas,  2024/673 Karar sayılı ve  04/10/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan alacaklılar ... Bankası ve ... Bankası vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı ...Ltd. Şti tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince ayrı ayrı alınması gereken 615,40 TL harçtan alacaklılar ...bank AŞ, ... Bankası AŞ, ... Şti ...Bankası ve ... Bankası A.Ş tarafından ayrı ayrı  yatırılan 427,60 TL harçların mahsubu ile bakiye 187,80 TL harçların adı geçen alacaklılardan ayrı ayrı tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Alacaklılar ...bank AŞ, ... Bankası AŞ, ... Şti ve ...Ltd. Şti'nin... Bankası ve ... Bankası tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK'nun 308/a maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b4358a4d5226542","SID":"c3c6da121f140765"}}