{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/808 Esas<br>KARAR NO: 2025/1018<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/05/2025 ara karar <br>NUMARASI: 2025/79 E. <br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dilekçesinde özetle, ivedilikle teminatsız ve davalı şirket'e haber verilmeksizin davalı şirket'in işyerinde yazılımın yüklü olduğu bilgisayarların toplatılması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 20/03/2025 tarihli ara kararıyla; Davacı vekilinin Tedbir talebinin kısmen kabulü ile; davacı tarafça 50.000,00 TL teminat yatırılması karşısında davalıya ait bilgisayarlarda tespit edilen davacı tarafın hak sahibi olduğu ....com web sitesinde kullanılan yazılımın davalı bilgisayarlardan silinmesine, silinmesi mümkün olmaz ise programın yüklü olduğu bilgisayarların muhafaza altına alınmasına, karar verilmiştir. Davalı taraf itiraz dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından dosyaya sunulan sözleşmenin Müvekkil'inin faaliyet alanı ile bağlantısı olmadığı gibi otomobil ve gayrimenkul müzayede sistemlerinin de tamamen farklı olduğunu, bu sebeple işbu sözleşmeye dayanak yapılarak düzenlenen Raporun ve Rapora dayanılarak verilen ihtiyati tedbir kararının kabulü mümkün olmadığını, \" hakkaniyete ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 15/05/2025 tarihli ara kararıyla;  davalı tarafın dell marka bilgisayarında davacı tarafın lisans hakkı sahibi olduğu müzayede yazılımının kurulu olduğu, bu haliyle davalı eyleminin davacının çoğaltma hakkını ihlal eder mahiyette olduğunun yaklaşık olarak ihlal edildiğinin sabit olduğu  ve verilen tedbirin yerinde olduğu anlaşılmakla, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca tedbirin HMK 392. Maddesi gereği kural olarak teminat karşılığı olacağı, dava konusu somut olayda tedbir alınmamasını gerektirir bir halin bulunmadığı,\" şeklindeki gerekçeleriyle -İhtiyati tedbire itirazın REDDİNE,  -Teminatın iadesi talebinin REDDİNE, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  mahkeme kararında dayanılan Değişik iş dosyasında alınan raporun birçok maddi hata içerdiği ve dava konusu sözleşmelerin müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını dahi tespit etmekten uzak olduğunu, itirazlarını tekrar ettiklerini, hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, mahkemece tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu, tedbire itirazlarının da hatalı bir şekilde reddedildiğini, tedbire dayanak olan yazılım hizmet sözleşmesi gayrimenkul müzayedesine dair akdedildiğinden sanalogı ile imzalanan sözleşme tamamen uyuşmazlık dışında olduğunu, bu kapsamda korunması gereken herhangi bir telif hakkı olmadığını, davacıların iddialarının soyut olduğunu, davacıların iddialarına dayanak gösterdikleri sözleşmeler tamamen uyuşmazlık dışında kalan ve gayrimenkul müzayedesine ilişkin olarak akdedilmiş sözleşmeler olduğunu, ... ve ... arasındaki sözleşmenin sadece gayrimenkul müzayedesine ilişkin 15.03.2019 tarihinde akdedildiğini, otomotiv müzayedesi ilk kez 14.07.2020 tarihinde ilana çıktığını, davanın konusunun otomobil müzayedesi sistemine ilişkin olduğunu, her iki müzayede sistemi birbirinden farklı olduğunu, Analiz Raporu uyuşmazlık konusu dışında akdedildiğini, davacıların gayrimenkul müzayedesine dair çalışmaları için imzalanmış, müvekkili ve müvekkilin çalışma alanı olan otomobil sektörü ile alakasız akitle olduğunu, özleşmeye dayanak yapılarak düzenlenen raporun ve rapora dayanılarak verilen ihtiyati tedbir kararının kabulünün mümkün olmadığını, ... A.Ş. (\"...\") ile ... arasından imzalanan 18.01.2024 tarihli Yazılım Geliştirme Destek Hizmet Sözleşmesi hiçbir şekilde uyuşmazlık konusu ile alakalı olmadığını, web tabanlı müzayede sistemi ile alakalı olduğunu, bahsedilen sözleşme kapsamı hizmet, bilirkişiler tarafından isabetli şekilde benzerlik incelemesine konu dahi edilmediğini, hiçbir benzerlik tespit edilmemesine rağmen mahkeme dosyasında ...'un ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi hukuka aykırı olduğunu, mahkemeye sunulan sözleşmelerde karşı tarafların mali hak sahipliğine dair hiçbir hüküm bulunmadığını, bu sebeple ihtiyati tedbir talebinde bulunmaları mümkün olmadığını, otomobil müzayedesi yazılımına dair gerçek hak sahibi müvekkili olduğunu, dava konusu yazılımın manevi ve mali haklarının müvekkiline ait olduğunu kabulü ve davacıların ihtiyati tedbire dair taleplerinin tüm yönleriyle reddi gerektiğini,  karşı tarafın sunduğu ödeme onayına ilişkin e-posta görüntüsüne dair, müvekkili, e-posta sistemini tüm e-posta sunucuları ile uyumlu temel HTML yapısı ile hazırlamış  olduğunu, bunun  kabul oranlarını artırmak ve tasarım sorunlarını önlemek amacıyla tercih edildiğini,  HTML tag yapıları, dünya genelinde kullanılan ve telif hakkı içermeyen yapılar olduğundan, bu yöndeki iddialarında dayanaksız olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulu oluşmadığını, verilen tedbir kararı orantısız ve telafisi güç zararlar ayol açmaya elverişli olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkemenin tedbire itirazlarının reddi ara kararının kaldırılmasını, haksız ve mesnetsiz tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili Katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; yazılım, fikri bir emeğin ürünü olarak Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı) kapsamında korunan eser niteliğinde olduğunu, müvekkillenin bu yazılım sisteminin eser sahibi olduğunu ve eser üzerindeki mali haklar (çoğaltma, yayma, işleme gibi haklar) yalnızca onlara ait olduğunu, müvekkillerinin kaynak kodu ve yazılımı, LGY ve Sanalogi ile sözleşmeli olarak geliştirilmiş özgün eserler olduğunu, bu kodların izinsiz çoğaltılması doğrudan müvekkillerin mali haklarına tecavüz olduğunu, alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin haklı olduğunun sabit olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun tamamıyla yerine getirildiğini, mahkemece verilen tedbir kararının yerinde olduğunu, verilen ihtiyati tedbir kararının ardından Beykoz İcra Dairesi ... Tal. sayılı dosyası marifetiyle yapılan yerinde tespit ve ihtiyati tedbir kararının uygulanması sırasında yazılımın davalıya ait bilgisayarlarında kurulu olduğu kayıt altına alındığını, sonradan davalı temsilcisi söz konusu yazılımları \"delil tespiti kararının icrasından sonra\" sildiğini beyan ettiğini, davalının bu beyanı ve deliller üzerindeki tasarrufu, ihtiyati tedbir kararının gerekliliğini daha da güçlendirdiğini, tedbirin devamında haklılık sağladığını, davalı mahkemenin emrettiği ihtiyati tedbir nedeniyle hiçbir maddi zararla karşılaşmadığını,   mahkemece belirtilen teminat da eksiksiz olarak yatırdığını, tedbir kararın kaldırılması, yaratılan haksız menfaati pekiştireceğini, müvekkillerin haklarını telafisi güç biçimde zedeleyeceğini, davalı ... A.Ş.’nin istinaf talebi, mahkemenin değerlendirmesinin aksine herhangi bir somut hukuki veya fiili dayanak içermediğini, davalının iddialarının mevcut delillerle çürütüldüğünden istinaf isteminin reddinin gerektiğini, mahkeme davalı şirketin teminat iadesi taleplerine karşı herhangi bir zarar ileri sürmemesine rağmen, ihtiyaten yatırılan teminatın saklı tutulmasına karar verdiğini,  uygulamada ve doktrinde kabul edildiği üzere; tedbirin uygulanması nedeniyle zarar doğmadığı takdirde teminatın iadesi esas olduğunu, aksi durum, hukuki koruma amacına aykırılık oluşturduğunu ve tedbir sahibini sebepsiz şekilde cezalandırıcı nitelik taşıdığını beyanla mahkemenin teminatın iadesi talebinin reddine dair kararın kaldırılarak teminatın taraflarına iadesini, davalının istinaf talebinin reddini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. 11/02/2025 tarihli Değişik İş Dosyasına ibraz edilen bilirkişi heyet raporunda özetle;\" Sonuç olarak sözkonusu yazılımın eserden doğan mali hakların sahibi olan  Tespit Talep edene ait FSEK nun22. Maddesinde yer alan çoğaltma mali hakkının ihlal edilmiş olduğu, \" belirtilmiştir.  Somut olayda davacı vekilinin dava dilekçesinde; davacının telif haklarına sahip olduğunu ileri sürdüğü müzayede com veri tabanının, kontrol panelinin , canlı müzayede sisteminin davalı tarafça kopyalandığının ve kullanılarak haksız çıkar sağlandığının ileri sürüldüğü, yargılama neticesinde rayiç bedelinin belirlenerek bu bedelin üç katının tespiti ve davalı şirketin kuruluşundan beri bu yazılımı kullanarak müzayedeler düzenleyip gelir elde ettiğinden, bu gelirin tespiti ile bu iki bedelden hangisi yüksek ise  o bedelin en yüksek ticari faizi ile tahsilini talep ve dava ettiği, davacının talebinin 5846 Sayılı FSEK 68. madde dayalı tazminat davası olduğu, davacının ihtiyati tedbir talebinin ise \"yazılımın davalı bilgisayarlarından silinmesi, silinmesi mümkün olmazsa bilgisayarların muhafaza altına alınmasına\" yani ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasının teminine ilişkin olduğu  anlaşılmıştır. Esasen doktrin ve yargı kararlarında, FSEK 68. Madde de düzenlenen üç kata kadar tazminat talebinin medeni ceza olduğu ve mali hakları ihlal edilen eser sahibinin rayiç bedelin üç katına kadar tazminat talep edilmesi ve mahkemece bu yönde tazminata hükmedilmesi halinde, taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurularak ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasının amaçlandığı kabul edilmektedir. Davacı tarafça FSEK 68. Maddeye dayalı tazminat talep edilmekle, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla,  davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, İhtiyati tedbire itirazın kabulü ile  ihtiyati tedbir talebinin reddine,  karar verilmesi gerekmiştir. Davacılar vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde, teminatın iadesi talebinin reddine dair kararı kaldırılarak teminatın taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiş ise de, iş bu kararın ara karar olduğu istinafı kabil kararlardan olmadığı için davacılar vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin katılma yolu ile istinaf başvurusunun HMK 341. Madde ve HMK 352.madde gereğince USULDEN REDDİNE,2-Davalı vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜNE,3-  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  15/05/2025 tarihli  2025/79 E. sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,4- Davalı vekilinin mahkemenin 20/03/2025 tarihli İhtiyati tedbire itirazın KABULÜ ile kararın kaldırılmasına,5-Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 6- İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 7-İstinaf talebin usulden ret olduğundan davacılar vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacılara iadesine, 8-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1683,10 TL'nin ileride haksız çıkan taraftan tahsiline, 9- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 10- 6100  Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, 11- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 2004 Sayılı İİK'nın 258/(3). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74827806061424ee","SID":"a21f905ea403b172"}}