{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2211 <br>KARAR NO: 2025/745<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/09/2021<br>NUMARASI: 2017/579 Esas -  2021/579 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'nün davacı şirkette 10.11.2011 tarihinde satış ve teknik servis sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, istifa ederek ayrıldığı 25.03.2016 tarihine kadar şirketin tüm ticari sırlarına vakıf olduğunu, davalının 05.02.2016 tarihinde davacı şirkette çalışırken, ... Gebzede kurduğunu, daha sonra şirketi İstanbul'a naklettiğini, davalının davacı şirkette çalıştığı dönemde kendi şirketi için iş yaptığı ve belgeler hazırladığını, davalının davacının ticari bilgilerini hukuka aykırı şekilde değerlendirerek katıldığı ihale ve satışlarda kendisi ile kurucusu olduğu davalı şirkete haksız kazanç sağladığını, davacının ticari sırlarını çok iyi bildiği için küçük fiyat farkları ile birçok ürün satışının kendi şirketinden yapılmasını sağladığını ve rekabet yasağına aykırı geldiğini, iktisadi rekabeti kötüye kullanarak kazanç sağladığını, Türkiye ... Kulübü tarafından açılan Tıbbi Malzeme İhalesine davacı ve davalı firmaların katıldığını, davacının çalıştığı dönemde elde ettiği ürün fiyatları ve iş sırlarını değerlendirerek bu fiyatlardan çok az farkla ihaleye katılması sebebiyle 360.954 TL lik ürün ihalesinin davalıya kaldığını ve ancak bu ihalede davalının teklif vermediği ürünlerin satışının davacıya kaldığını, www...com isimli internet sitesinin de ... Kulübünde çalışan bir kişi adına kayıtlı olduğunu tespit ettiklerini ve durumu TIK'ne bildirdiklerini, müvekkilinin davalı ile aynı ihale kurumuna teklif verdiği için, ticari sırlarının davalılar tarafından haksız kazanç sağlamak amacıyla kullanıldığını öğrendiklerini, davalıların bu kötüniyetli davranışları olmasaydı, davacıın ihalede kaybettiği ürün kalemlerinin de satışı kendisinde kalacağından ve bu ihaleden elde edeceği ancak mahrum kaldığı toplam karı hesap ederek işbu davayı açtıklarını, açıklanan nedenlerle haksız rekabet nedeniyle uğranılan zararın şimdilik 70.000 TL sinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının şirkette teknik servis şefi olarak 23.07.2013 - 25.03.2016 tarihleri arasında çalıştığını ve sadece medikal cihazların bakım ve onarım işi ile ilgilendiğini, 4 hafta önceden bildirerek 25.03.2016 tarihinden 4 hafta önce iş akdini haklı nedenle fesh ettiğini, davacı tarafın aksine hiçbir zaman satış temsilcisi olarak çalışmadığını, sadece medikal cihazların bakım ve onarımı işini yaptığını, SEK kayıtlarının celbi ile davalının hangi iş kolunda istihdam edildiğinin anlaşılacağını, davalının davacının müşteri çevresini tanımadığını, davacı tarafından sunulan sözleşmede davalının imzası olmadığından geçerli bir sözleşme olmadığını, kaldı ki haklı nedenle fesih halinde işçinin rekabet yasağının son bulacağını, ... de ihalelerin kapalı zarf usulü yapıldığını ve zarf açılıncaya kadar ihale bedellerinin bilinmesinin mümkün olmadığını, davalının kapalı zarf'usulü ihateye girdiğini ve en uygun fiyatı vermesi sebebiyle ihaleyi kazandığını, şimdiye kadar davalının ...'nün 3 ihalesine katıldığını, davacı tarafın davalının ihalelerde usulsüzlük yaptığı ve davacıya ait satış politikasını ... çalışanlarından ... adlı şahısla bildiğini iddia ederek şikayetçi olduğunu fakat Bakırköy Savcılığı tarafından takipsizlik kararı verildiğini, ...'nın davacı ile yaşadığı sorunlar nedeniyle kendileriyle çalışmama kararı aldığını, bu durumun davalı ile ilgisinin olmadığını, davalının medikal cihazların bakım ve onarımını meslek edindiğin, işten ayrıldıktan sonrâ kendi işini yapmasının son derece doğal olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davacı ve davalı şirketin dosyalar arasına alınan deliller ve tanık ifadelerinden fiilen aynı iş kolunda faaliyette bulundukları, davalı şirketin resmi olarak kuruluşu öncesi faaliyet göstermeye başladığı, davalı şirketin davacı firma ile davalı ...'in çalışması devamında organik bağının bulunduğu, davalı ...'in davacı iş yerinde çalıştığı dönemde davalı şirketi kurduğu, bu şekilde davalı ...'in dürüstlük kuralına aykırı davranışlarda bulunarak davalı şirketin müşteri portföyünün  haksız rekabette bulunarak davacının aleyhine  genişlettiği, davacı şirketin mali müşavir bilirkişi raporu ile davalının haksız rekabet hükümlerini ihlal ederek TJK ihalelerinden 2016 yılında karlılık oranına göre 395.246,37 TL net kar elde ettiği, bu tutarında davacının elde edeceği satışlardan mahrum kaldığı bu şekilde davalı karlılığının davacı zararı olarak benimsenebileceği ibraz edilen bilirkişi raporu ile anlaşılmış, davacının davada dava dilekçesindeki talebine konu tazminat miktarı üzerinden davanın hüküm altına alınmasını talep ettiği tahkikat yargılamasının bitiminde anlaşıldığından davanın kabulüne,...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların iş akdini ihbar sürelerine uyarak 4 hafta önce iş verene beyanda bulunmak suretiyle 25/03/2016 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, davalıların davacının belirttiğinin aksine hiçbir zaman davalıya ait işyerinde satış temsilcisi olarak çalışmadığını, SGK Kayıtları celp edildiğinde davalı müvekkilin çalıştığı dönemde hangi iş kolundan sigortalı olduğu hususuyla bu durum açıklığa kavuşacağını, bilirkişi raporunda davalı ...'ün davacı şirkette çalışırken kurulu şirketi ... Medikal için fiyat teklifi gönderdiğini iddia ederek dürüst olmadığını ifade etmiş ise de bu husus davalı şirketin kayıtlarına dayalı olarak yapılan ve davalı şirkette çalışan bağımlı tanıkların ifadelerine göre yapılan bir değerlendirme olup bu nedenle bilirkişi raporunun davalının ...'ün dürüsütlük ilkesine aykırı davrandığı yönündeki ifadelerini kabul etmediğini, bu hususta kurum kayıtları dikkate alınması gerektiğini ayrıca taraflar arasında rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin bulunmadığını bilirkişi de kabul ettiğini, faturaların incelendiğinde davalının ...'ya teknik servis hizmeti verdiği görüleceğini, bilirkişi raporunda davalının 2018 yılı defterlerinin olmadığını ifade etmiş ise de davalı 2018 yılı defterleri Kartal ... Noterliği'nin 25/12/2017 tarih ve ..., ..., ... yevmiye numarasıyla tasdik edilmiş olup 2018 yılı defterlerinin bulunmadığı yönündeki tespiti kabul etmediklerini, davalının iş sözleşmesinde imzası bulunmadığını, davalının iş yeri iç yönetmeliğinde imzası bulunmakta olup belirtilen evrakta rekabet yasağına ilişkin bir madde yer almadığını, eğitim taahhütnamesi alınan eğitim esnasında verilen bilgileri kapsamakta olup eğitim taahhütnamesi işveren tarafından iş sözleşmesi gibi Mahkemeye ibraz edilmesi davacının kötü niyetli olduğunu göstermekte olup davalının almış olduğu eğitimlerile ilgili ...'da herhangi bir bilgi paylaşmadığını, davalının girmiş olduğu ... ihalelerinde işyerinde verilmiş olan eğitimle ilgili herhangi bir ürün bulunmadığını, mahkeme İlamında ve Bilirkişi raporunda ... ve ... tarafından ...ya verilen 24/07/2015-26/08/2015 tarihlerinde verilen tekliflerin davalıya ait firma tarafından gayri resmi olarak verilmiş gibi gösterilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının 2016 yılı ocak ayında istifa dilekçesi verdiğini, 2016 yılı şubat ayında işyerinden ayrıldığını, davacı lehine ticari avans faizi işletilmesi ayrıca haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu vakıada haksız rekabeti oluşturan herhangi bir durum bulunmazken, bilirkişilerin hatalı değerlendirmeye yapmaları, sadece davacıya ait bilgisayar kayıtlarının dikkate alınması kaldı ki belirtilen bilgisayar kayıtlarının da davacının kontrolünde olması dikkate alındığında haksız ve hukuka aykırı bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti ve uğranılan zararın tazmini davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı tarafın eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasındadır. Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., davalı ... tarafından 03/02/2016 tarihinde kurulmuş ve 05/02/2016 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiştir.İşten ayrılış bildirgesine göre davalı ... 25/03/2016 tarihine kadar davacı şirket bünyesinde çalışmıştır. Davacı tarafça, davalı tarafın davalı ...'ün davacı şirkette çalıştığı dönemde elde ettiği ürün fiyatları ve iş sırlarından yararlanarak bu fiyatlardan az bir fark ile teklif vererek ihaleye katıldığı ve ihalenin davalı şirkete kaldığı, davalıların bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği iddiasıyla davacının ihaleyi alamaması nedeniyle uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 54/2. maddesinde \"Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.\" hükmü düzenlenmiş, aynı Yasa’nın 55/1c maddesinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de \"başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma\" olarak düzenlenmiştir. TTK'nın 55/1d maddesi ise, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur, şeklindedir. Ayrıca müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak da haksız rekabet olarak kabul edilmektedir. Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un genel gerekçesinde, genel olarak piyasa ekonomilerinde rekabet, kar, satış miktarı ve payı gibi belirli bazı hedeflere ulaşmak amacıyla ekonomik birimler arasında ortaya çıkan bir yarış veya karşıtlık şeklindeki ilişkiler süreci olarak tanımlanmıştır. Serbest piyasa ekonomilerinin temel prensibi olan serbest ticaret hakkı ve rekabet özgürlüğü Anayasa’nın 48/1 maddesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.” denilmek suretiyle vurgulanmıştır. Ancak ticaret serbestisi ve rekabet özgürlüğü, sınırsız rekabet hakkının bulunduğu anlamına da gelmemektedir. Bu nedenle haksız rekabeti düzenleyen kuralların amacı ve içeriği de rekabet özgürlüğünün sınırlarını göstermek ve bu sınırların aşılması durumunda başvurulabilecek hukukî yolları tespit etmektir. Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Arkan, Sabih: Ticari İşletme Hukuku, Ankara 2018, s. 350). Haksız rekabetten bahsedebilmek için iki unsurun bir arada bulunması gerekir. Bunlar tarafların ekonomik rekabet etme hakkının bulunması ve dürüstlük kuralına aykırılıktır. Yani haksız rekabetten söz edilebilmesi için ekonomik rekabetin dürüstlük kuralına aykırı olarak bozulması veya kötüye kullanılması gerekir. Somut olayda, davalı ...'ün davacı şirkette çalışmakta iken edindiği ticari bilgileri diğer davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'de kullanması ve bu ticari sırların davalılar tarafından haksız kazanç sağlamak amacıyla kullanılması nedeniyle alınamayan ihale nedeniyle mahrum kalınan kar talep edilmiştir. Davacı cevaba cevap dilekçesinde davalının henüz davacı şirkette çalışmaktayken aynı işi yapacak nitelikte şirket kurduğu ve ... adına teknik servis ihalesine katılmak için başvuruda bulunduğu da ileri sürülmüş ise de, bu iddialar iş akdinin yürürlükte olduğu döneme ilişkin olduğu gibi söz konusu ihalelere ilişkin verildiği iddia olunan teklifler ile davacının zarar konusu yaptığı ihalenin kaybedilmesi arasında illiyet bağı yoktur. Türkiye Jokey Kulübü( At Yetiştiriciliği İktisadi İşletmesi)  tarafından gönderilen ihale evraklarına göre, bilirkişi heyeti tarafından da tespit edildiği üzere 09/05/2016, 22/11/2016 ve 22/11/2016 teklif tarihli ihalelere taraf şirketler de katılmıştır. Söz konusu ihaleler her malzeme yönünden yapılmış olup, ihale bazı malzemeler bakımından davacı da,  bazı malzemeler bakımından davalı şirkette kaldığı gibi, bazı malzemeler bakımından da üçüncü şirketlerde kalmıştır. Bu kapsamda, davalı ...'ün davacı şirketin söz konusu ihaleler için hazırladığı fiyat tekliflerini bilmesi gerekli olup, davacı nezdinde çalıştığı dönem için davacı şirketin uyguladığı fiyatları bilmesi tek başına haksız rekabetin varlığını ispata elverişli değildir. Davalı ...'ün davacı şirketin ihale tekliflerini bildiği hususu ise ispatlanamamıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu  karar ve ilam harcının davacı tarafından  peşin yatırılan 1.195,43 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 580,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa  verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalılar vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL ve posta gideri 47,00 TL olmak üzere toplam 209,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"270e225c750d23c9","SID":"5731e12479f37bba"}}