{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1755 <br>KARAR NO\t: 2025/1056<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 02/03/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/516 Esas,  2023/122 Karar\t  <br>DAVA\t: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>Taraflar arasında görülen trafik kazası nedeniyle manevi tazminat davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/04/2019 tarihinde meydana gelen kazada davalının sigortaladığı araç sürücüsü olan ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı araç ile müvekkiline ait ... plaka numaralı araç çarpıştığını, kazada karşı taraf sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, kaza nedeni ile müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, aracın kullanılmaz durumda olduğunu, müvekkilinin zararını tazmin amacı ile 29/07/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine gerekli yazılı başvuru yapıldığını, zararlarının tazmin amacı ile arabulucuya da başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamamış ve anlaşamama yönünde tutanak hazırlanarak arabuluculuk süreci sonlandırıldığını, kaza için Tortum Asliye Ceza Mahkemesi 2019/...Esas sayılı dosya kapsamında yargılama yapılmış ise de şikayetten vazgeçme kaynaklı davanın düşmesi yönünde hüküm kurulduğunu, tüm bu nedenlerle zararları giderilmemiş olup işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu,  zararlarının tam anlamı ile tespit edemiyor oluşlarından kaynaklı belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri işbu davada şimdilik 100,00-TL'ye artıracakları tutar ile birlikte kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz de dikkate alınmak sureti ile davalarının kabulünü talep ettikleri, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>Davalı ...Sigorta Anonim Şirket vekili  cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen zararın tazmini taleplidir. Davacı vekili 04.04.2019 tarihli kazada davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün ...'un sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile ...plakalı aracın çarpışması neticesinde müvekkiline ait ...plakalı araçta meydana gelen zararın tazmini talep ve dava etmiştir. Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 09/..../2021 tarihli kusur raporunda sürücü ...'ün %40 oranında kusurlu olduğunu, davalı sürücü ...'un ise %60 oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor düzenlendiği anlaşılmış, tazminat hesabı yapılabilmesi için dosya makine mühendisi bilirkişisine tevdii edilmiştir, davacıya dava tarihinden önce davalı sigorta şirketince ödeme yapılmıştır, bilirkişi raporunda yapılan ödeme, davacının zararı ve davalının %60 kusur doğrultusunda, davacı tarafa 5.383,35 TL fazla ödeme yapıldığı kanaati bildirildiği, davacının dava tarihi itibariyle bakiye zararının bulunmadığı \" gerekçesiyle \" Davanın reddine\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davada maddi tazminat talebine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporuna karşı  itirazda bulunulduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihadı; aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi gerektiği yönünde olduğunu, ancak raporda  bu hususlardan hiçbirine değinilmediğini, Bilirkişi raporunda kazaya karışan traktörün ikinci el rayiç bedelinin neye göre tespit edildiğinin belli olmadığını, traktörün modeli, markası, kilometresi gibi ayırt edici özellikleri dikkate alınmak sureti ile emsal bir fiyat listesinin çıkarılması ve raporda da bu fiyat listesine dayanılması gerektiğini, tespit edilen miktarın gerçeği yansıtmaktan bir hayli uzak olduğunu, kazadan sonraki rayiç piyasa değerinin dikkate alınması gerektiğini, son zamanlarda araç fiyatlarındaki fahiş artış miktarı dikkate alındığında raporda tespit edilen miktarın gerçek değerinden fazlasıyla düşük olduğunu,  2022 yılı içindeki emsal traktör fiyatları dikkate alınmak sureti ile ek rapor tanzimi gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemi ile  istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava,  trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde 04/04/2019 tarihinde meydana gelen kazada davalının sigortaladığı araç sürücüsü olan ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı araç ile müvekkiline ait ... plaka numaralı araç çarpıştığını, kazada karşı taraf sürücüsünün asli kusurlu bulunduğunu, kaza nedeni ile müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, aracın kullanılmaz durumda olduğunu, müvekkilinin zararını tazmin amacı ile 29/07/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine gerekli yazılı başvuru yapıldığını, zararlarının tazmin amacı ile arabulucuya da başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamamış ve anlaşamama yönünde tutanak hazırlanarak arabuluculuk süreci sonlandırıldığını, kaza için Tortum Asliye Ceza Mahkemesi 2019/...Esas sayılı dosya kapsamında yargılama yapılmış ise de şikayetten vazgeçme kaynaklı davanın düşmesi yönünde hüküm kurulduğunu, tüm bu nedenlerle zararları giderilmemiş olup işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu,  zararlarının tam anlamı ile tespit edemiyor oluşlarından kaynaklı belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri işbu davada şimdilik 100,00-TL'ye artıracakları tutar ile birlikte kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz de dikkate alınarak  davanın kabulünün talep edildiği, davalılar vekillerinin cevap dilekçelerinde  davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri,  mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının dava tarihi itibariyle bakiye zararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece yapılan yargılama sırasında, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 09/12/2021 gün ve ....-101.01.02-2021/.../.... sayılı kusur raporunda özetle; sürücü ...'ün %40 oranında kusurlu olduğunu, davalı sürücü ...'un ise %60 oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor düzenlendiği, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 22/07/2022 gün ve ..-101.01.02-2022/.../ ... sayılı ek kusur raporunda özetle; sürücü ...'ün %40 oranında kusurlu olduğunu, davalı sürücü ...'un ise %60 oranında kusurlu olduğunu bildirir rapor düzenlendiği, Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 07/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kaza sornucunda araçta meydana gelen hasarın, parça değişimi ve hasar gören parçaların onarım ve değişim işçiliklerinin İskonto Uygulanmamış olarak 119.028,45-TL + KDV (KDV DAHİL 140.450,00-TL) tutarında olduğunun tespit edildiği, aracın söküm ve onarım aşamasında ilave parçaların çıkabileceği ve hasar maliyetinin artabileceği, aracın genel görünümü, teknik olarak hasar gören parçaların onarım sonrasında gerekli teknik standardizasyonu sağlayamayacağı gibi hususlar dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik/ teknik olarak mümkün olmadığı doğru karar olarak tespit edildiğini, bu şartlarda aracın onarımı halinde, lüzumlu parça ve işçilik bedelleri dikkate alındığında aracın belirlenen ikinci el piyasa rayiç değerinin 2 katını geçtiğini ve onarımının ekonomik olmadığı tespit edildiğinden hasarlı vaziyetteki eder şekli ile değerlendirilmesi gerektiği, aracın ikinci el pilasa rayiç değerinin 55.000,00-TL olduğunu, piyasa şartlarında 19.111,00-TL sovtaj bedeli oluştuğu tespit edildiğini, aracın ağır hasarlı (pert-total) olarak değerlendirilmesinin doğru karar olduğunu, aracın rayiç değeri ve sovtaj bedeli ve en son alınan 09/12/2021 tarihli Adli Tıp Kurum Raporunda tespit edilen kusur oranları dikkate alındığında, davalı sigorta kuruluşu tarafından belirlenen davacı tarafın %25, davalı tarafın %75 kusur oranının, karşılık gelen ve davacı tarafa ödenen 26.916,75-TL yerine, Adli Tıp Kurum Raporunda davalı tarafın %60'lık kusur oranına karşılık gelen tutarın 21.533,40-TL olması gerektiği tespit edildiği, sigorta kuruluşu tarafından belirlenen %75 kusur oranı ve kaza tarihi itibarıyla, davacı tarafa daha önce yapılan ödemenin, yeni belirlenen %60 kusur oranları dikkate alındığında davacı tarafa 5.383,35-TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, bu bedelin davalı sigorta şirketine iade edilmesi gerektiği yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda,  mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunmuş olması nedeni ile dava şartının gerçekleşmiş olduğu,  mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun yöntemine uygun, hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40-TL harçtan başlangıçta alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye  345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Gerekçeli kararın taraflara tebliği ile harç tahsil müzekkeresi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,<br>6-Kararın kesinleştirme ve gider avansı  ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere  18/07/2025  tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"02c09dfbf4a8d834","SID":"cfa6fc860e1cb616"}}