{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1804 Esas<br>KARAR NO:2025/898<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/06/2023<br>NUMARASI:2022/79 Esas, 2023/474 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:02/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı şirketin, reklamcılık ve medya sektöründe faaliyet gösteren, müşterilerine reklam ve tanıtım programları hizmeti veren ve müşterilerin ürünlerinin her türlü yayın aracı ile reklamının yapılmasını organize etmek amacıyla 23/10/2020 tarihinde kurulmuş bir anonim şirketi olduğunu,davacı şirketin yönetim kurulu ve ortaklarının ... Şirketi ve ...'dan oluştuğu, başlangıçta ticari bir ortaklık olarak kurulan davacı şirketin diğer ortağı ...'nın davacı şirketi ve ortağı ...'i dolandırma kastı ile hareket edip, haksız kazanç sağlamayı hedeflediği, dava konusu 15/01/2022 keşide tarihli 57.543,00 TL bedelli ve ...seri nolu çekin müvekkili şirketten danışıklı işlemler ve yetkisiz imza ile haksız kazanç sağlamak için düzenlediğinin anlaşıldığı, mezkur çek üzerindeki imzanın, davacı ... A.Ş.'nin yetkilisi ...'nın imzası olduğu, ...'nın  davacı şirketi temsil yetkilisi olmadığı gibi davacı şirket adına çek keşide etme yetkisi de bulunmadığı, davacı şirket ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki ve sağlanan bir hizmet bulunmadığı, buna rağmen dava dışı ... ve davalı şirketin hizmet verilip alınmış gibi faturalar düzenlediğini, 26/10/2021 tarihli ticaret sicil kayıtlarında davacı şirket adına çek keşide edebilme yetkisinin sadece ...'e tanındığı, dava konusu çekin sebepsiz yere, kötü niyetli olarak, davacı şirketin yetkilisi olmayan ... birlikte davacı şirketten para kaçırma kastıyla imzalandığını, belirterek dava sonuna kadar işbu çekin ödenmemesi için İİK 72/2.maddesi gereği ihtiyati tedbir kararı verilerek muhtemel icra takibinin durdurulmasına, davanın kabulüne, davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, davaya konu ... seri numaralı 15/01/2022 keşide tarihli, 57.543,00 TL bedelli çekin iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;davalı şirketin, şahıs şirketi üzerinden uzun yıllardır reklamcılık ve baskı işi yapan basiretli bir tacir olduğu, davalı şirketin davacı ile uzun bir süredir ticari ilişki içinde bulunduğu, davalının yaptığı işler karşılığında davacı şirketten ödemesini genellikle fatura karşılığında nakit aldığını bazen de davacı tarafından davalıya kambiyo senedi verildiği, davacı tarafın eski ortakları ... ile aralarındaki husumetten dolayı davacıyı ve şirket alacaklarını mağdur ettiğini, davalı şirketin davacı şirket yetkilisi ... ile ticari ilşki dışında hiçbir ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafın davalıya karşı dolandırıcılık iddiasında bulunmasının mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu yapılmış bir şikayetin olmadığı, davacı tarafın çeki imzalayan ...'nın yetkisiz olduğuna ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, dilekçe ekinde sunulan 23/10/2020 tarihli ticaret sicil gazetesi ve imza sirkülerinde bahsi geçen ...'nın davacı şirket yetkilisi olduğunun görüldüğü, davalı şirketin Ağustos 2021 tarihinde cari hesap alacağını karşılamak üzere davaya konu çeki davacı şirkette ortak Wahid'in yardımcısı olarak bildiği Kevser isimli hanımefendiden aldığını, davacı tarafın müvekkil ile şirketleri arasında hizmet alım-satımı olmadığına ilişkin beyanların gerçeği yansıtmadığı, hizmet alım-satımına ilişkin gerekli faturaların davacı şirkete kesildiği ve şirketin ticari defterlerine işlendiği, yapılan işlerin fotoğraflarının ve davacı şirket ile iş yazışmalarının davalı da bulunduğunu, belirterek davanın esastan reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve beyan etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"...Yapılan yargılama, toplanman deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar dava konusu çekin keşide tarihi itibariyle dava dışı ...'nın davacı şirketi temsile yetkili olmadığı anlaşılsa da, davaya konu çekin 01.10.2021 tarihinde davalının ticari defterlerine kaydedildiği anlaşılmakla, dava dışı ...'nın davacı şirketi temsile yetkili olduğu 23.10.2020- 26.10.2021 tarihleri arasında dava konusu çeki keşide edip davalıya teslim ettiği, davalının da yine bu tarihler arasında çeki ticari kayıtlarına kaydettiği, eş deyişle dava dışı ...'nın çekin keşide edildiği dönemde davacı şirketi temsile yetkili olduğu, davalı tarafından davacı adına tanzim edilen faturaların davalının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olması ve davacı tarafından düzenlenen iade faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması nazara alınarak, davacının, çeke karşılık olarak belirlenen mal ve hizmeti davalıdan almadığını usulüne uygun ispatlayamadığı anlaşılmakla Davacının davasının REDDİNE,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı ... Şti Vekili istinaf isteminde; Başlangıçta ticari bir ortaklık olarak kurulan davacı şirket kurulmuş ise de, diğer ortak ...'nın Müvekkili ve ortağı ...’i dolandırma kastı ile hareket ettiğini, yapılan inceleme ve soruşturmalar sonucunda ...’nın ve ...’nın pek çok müşteri ve tedarikçi ile işbirliği içerisinde olduğu, yetkisiz şekilde çekler keşide ederek Müvekkil Şirket’i ve ortağı ...’i iyi niyet ve güveninden yararlanarak çok yüklü miktarda dolandırdığı anlaşıldığını,Dava konusu çek üzerine yapılan araştırmalar sonucu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde danışıklı işlemler ve yetkisiz ve kötü niyetli imza ile temin edilen dava konusu 15.01.2022 keşide tarihli 57.543,00-TL bedelli ve ... seri no'lu çekin de benzer şekilde Müvekkil Şirketten haksız kazanç sağlamak için düzenlendiği anlaşıldığını,Davaya konu çekin, müvekkili şirkette imza yetkisini kötü niyetle kullanan ... tarafından davalı lehine haksız bir şekilde düzenlendiğini, çek üzerindeki imzanın ...’nın imzası olduğunu, ...’nın Müvekkil Şirket tarafından temsile yetkili kılınmış olsa dahi bu yetkiyi hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak kullandığını, Şirket kurulduktan sonra ...'nın, tanıdığı reklam ajanslarına faturalar kestiğini, ancak bu fatura bedellerini bankadan tahsil etmek yerine tahsilat makbuzları ile kendisinin elden tahsil ettiğini ve tahsil ettiği tutarları şirket hesabına ödemek yerine yedinde tuttuğunu, gerçekte hiçbir mal veya hizmet temin etmediği anlaşmalı olduğu üçüncü kişilerden fatura alarak bu faturalar karşılığında çekler keşide ettiğini ve işbu çek bedellerini kendisine aktardığını, Münferiden temsile yetkisinin sınırlandığı ve resmi gazetede yayımlandığını,   başından itibaren ...’nın Müvekkilini ve ...’i dolandırma ve haksız kazanç sağlama aracı olarak kullanmaya çalıştığını, mahkemenin bu hususu açıklığa kavuşturmadığını,İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğumuz 2021/20729 Soruşturma numaralı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini,temsil yetkisinin kötüye kullanılması ilgili doktrinde“Temsil olunanın menfaatine aykırı işlem tesis edilerek temsil yetkisinin kötüye kullanıldığı hallerde, şayet işlem açıkça temsil olunanın menfaatine aykırı veya üçüncü kişi kötü niyetli ise, kanaatimizce hukuki işlem kesin hükümsüzdür. Zira bu durumda da temsilci ile üçüncü kişi arasında açık bir hileli anlaşma olmasa dahi, temsil yetkisi dürüstlük kuralına ve ahlaka aykırı bir şekilde kullanılmakta, işlemin karşı tarafı da bu durumu bilmekte veya bilmesi gerekmektedir. Buna mukabil, temsil olunanın menfaatine aykırılığın açıkça olmadığı veya üçüncü kişinin iyi niyetli olduğu hallerde işlemin akıbeti yetkisiz temsil hükümlerine tâbi olur.” şeklinde açıklanmakla Bu görüş uyarınca, ... temsile yetki olsa dahi ilk derece mahkemesinin bu yetkinin kötüye kullanıldığını işbu dayanaklarla aydınlatması gerektiğini, çekin keşide edildiği dönemde Müvekkilini kötü niyetle temsil eden ...'nın imzasının bulunduğu çek dolayısıyla müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mahkemece dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaların aynı olduğu, davacı tarafça düzenlenen iade faturalarının ise davalı defterinde kayıtlı olmadığı, dava konusu çekin davalı defterine 01.10.2021 Tarihinde kayıt edildiği, çekin keşide edildiği dönemde ...'nın şirketi temsile yetkili olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş olup bu durumda mevcut delil durumu, bilirkişi raporu ve davacının istinaf sebeplerine göre yapılan incelemede; davacının temsil yetkisinin kötüye kullanılıp kullanılmadığına ilişkin iddiasının davacı ile eski yetkilisi arasındaki iç ilişkiye ilişkin olup mevcut delil durumuna göre davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, İstanbul CBS 2021/200729 Soruşturma dosyasında ve şikayet dilekçesinde davalının şüpheli sıfatı olmadığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince soruşturmanın sonuçlanması beklenilmeyerek davanın  reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 10TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.02/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc8ffa6b6a6fcd49","SID":"3017d223ae770a65"}}