{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/746 Esas<br>KARAR NO: 2025/971<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/03/2025<br>NUMARASI: 2024/303 Esas, 2025/262 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat (Sigorta)<br>KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin  hukuki sorumluluğunda yürütülen, davalılardan ... Yapı tarafından fiilen müteahhit olarak yer aldığı \"Kurbağalıdere dere yatağı ıslah çalışmaları\" sırasında, dere yatağına konulmuş malzemeler ve iş makinelerinin dere akışını engellemesi sonucu derenin taştığını, derenin taşması sonucu davacı şirkete sigortalı ...'e ait lokanta ve oto yıkama yerinde 16/06/2014 tarihinde hasar meydana geldiğini, sigortalının yaptığı hasar ihbarı üzerine hasarın nedeni ve miktarının tespiti için yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen 89.890,19 TL'nin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafından yürütülen dere yatağı ıslah çalışmaları sonucu meydana gelen hasardan davalıların hukuken sorumlu olduklarını, aynı konu ve hasar dosyasına ilişkin olarak dava dışı ... Genel Müdürlüğü aleyhine İstanbul 10.ATM.'nin 2014/310 E. sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığını, bu nedenlerle öncelikle davanın İstanbul 10.ATM.nin 2014/310 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, 89.980,19.-TL'nin ödeme tarihi olan 01/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, Kadıköy Kurbağalıdere'de son dönemlerde meydana gelen taşkınlarla alakalı olarak müvekkili şirketin herhangi bir tedbirsizliği, kusur yada hatasının bulunmadığını, dava konusu taşkının 2010 yılında da görülen taşkının bir benzeri olduğunu, doğal afet olarak adlandırılan metrekareye düşen yağmur miktarının yoğun oluşu ve dere yatağının bu aşırı yağışı kaldırmaması nedeniyle yaşandığını, müvekkil şirketçe gerekli güvenlik tedbirlerinin alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacının dava ehliyetinin olmadığını, Kadıköy ilçesi Kurbağalıdere'de son dönemlerde aşırı yağışlar nedeniyle meydana gelen taşkınlarla alakalı olarak müvekkillerine atfı kabil herhangi bir tedbirsizliği, kusur ve hatanın bulunmadığını, Kurbağalıdere'de geçmiş yıllarda da zaman zaman taşkınlar yaşandığını ve dere kesitine yakın hatta dere kesitinin üzerinde imarlı veya imarsız bulunan bina sakinlerinin bundan zarar gördüğünü ve halen görmekte olduklarını, sön dönemlerde yaşanan taşkınların 2010 yılında yaşanan taşkının bir benzeri olup doğal afet olarak adlandırılan metrekareye düşen yağmur miktarının yoğun oluşu ve dere yatağının bu aşırı yağışı kaldırmaması nedeniyle meydana geldiğini, müvekkil şirketin İBB tarafından ihale edilen işteki çalışmasının da bu taşkınların yaşanmaması için onaylı projeler uyarınca dere kesitinin genişletilmesi ve ıslahı olduğunu, çalışmalar sırasında gerekli güvenlik tedbirlerini aldıklarını, denize deşarj bölgesinde dere tabanında birikmiş teresubatın kaldırılmaması, dereye atılan çöp malzemelerinin meydana getirdiği tıkanıklıklar, mevcut dere kesitinin aşırı yağışlarda gelen suyu taşıyabilecek kapasitede olmaması ve doğal afet sonucunda yaşanan taşkınlardan müvekkilleri şirketin sorumlu tutulamayacağını, bahsi geçen işyerinin dere yatağında olması ve daha önceki baskınlarda gözönüne alınarak işyerinde sele karşı gerekli önlemler alınmadığından zarar görenin kendi ağır ihmal ve kusurunun da bulunduğunu, müvekkillerinin tüm imalatlarını proje, şartname ve sözleşmeye uygun olarak, idareye bağlı kontrollük teşkilatının denetimi ve onayı doğrultusunda gerçekleştirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 2017/73 E-2017/1280 K sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda 27/10/2017 tarihinde HMKnun 19/2 gereğince davalıların süresi içerisinde yapmış oldukları yetki itirazlarının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine dosyanın görevli ve yetkili olan İstanbul Anadolu Nöbetçi Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; Dairemizin 16/05/2018 tarih ve 2018/542 esas ve 2018/868 karar sayılı ilamıyla, \"dava konusu uyuşmazlık haksız fiile dayanmakta olup, haksız fiilden doğan davalarda yetki, HMK.nun 16.maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde ile olaydan zarar gören ve mağdur olan tarafın daha da mağdur olmaması için genel yetki kurallarına ek olarak yetkili mahkeme mağdur lehine genişletilmiş olup, kesin yetki niteliğinde değildir.Buna göre dava dışı sigortalı (ve dolayısıyla halefi olan davacı) HMK.nun 6 ve 7.maddelerine dayanarak genel yetkili mahkemelerde dava açabileceği gibi, HMK:nun 16.maddesine göre belirlenebilecek mahkemelerde de dava açma hakkına sahiptir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince HMK.nun 16.maddesindeki yetki kuralının kesin yetki gibi kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kabule göre de; Davalı ...Ltd.Şti.ne dava dilekçesinin 09/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, HMK.nun 127.maddesinde belirtilen 2 haftalık cevap verme süresi geçtikten sonra 16/02/2016 tarihli cevap dilekçesi ile yapılan yetki itirazının süresinde olduğu kabul edilerek bu davalı yönünden HMK.nun 117.maddesine muhalefet edilmesi de doğru olmamıştır.\" gerekçesi ile kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin 2018/602 Esas, 2020/551 Karar 05/10/2020 tarihli kararı ile ; heyetçe hazırlanan bilirkişi raporunun denetlenebilir, açıklayıcı ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu, rapor dahilinde yapılan tespitler, toplanan diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; davacının sigortalısına ait lokanta ve oto yıkama yerinin yaklaşık 3/4 kadar kısmının dere işletme bandının içinde kaldığı, bu durumun oldukça sakıncalı olup yağmur suları için risk altında olduğu, koruma bandı içinde kalan alanın yeşil alan olarak korunması gerekirken yapılaşmanın dere duvarı ile bitişim nizamda olduğu, nitekim Kadıköy Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğünün cevabi yazısı ile de söz konusu yerin \"yeşil alan\" da kaldığının belirtildiği, yine aynı belediyenin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından söz konusu parselin imar dosyasında mimari proje, yapı ruhsatı ve iskan belgesinin bulunmadığı bildirilmekle davaya konu hasardan lokanta ve oto yıkama yerini işleten davacı sigortalısının sorumlu olduğu, davalılara herhangi bir kusur atfedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; Dairemizin 2021/100 E-2024/485 K sayılı 25/04/2024 tarihli kararı ile; Mahkemece öncelikle davaya konu lokanta ve oto yıkama iş yerine ait  taşınmazın  olay tarihi olan 16.06.2014 tarihini de kapsar şekilde ayrıntılı imar durumunun ilgili Belediyeden istenerek dosya kapsamına alınmasına ve Mahkemece davalılarının kusurlu olduğu kabul edilerek neticesine göre meydana gelen hasara yönelik gerçek zararın tespiti bakımından bilirkişi raporu da alınarak karar verilmesi  gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmadığı gerekçesi ile ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece, Davacının sigortalının işyeri açma ruhsatının bulunmamasının oluşan hasar sonucuna etkili olmayacağı ve bu haliyle davalıların uyuşmazlık konusu hasarın tazmininde sorumlu olduğu, bu itibarla,  yüklenici firmalar ... İnşaat A.Ş. + ...  Sanayi ve Ticaret Ltd Şti. İş Ortaklığı tarafından fiili olarak ve diğer davalılar ...’nin ise hukuki mesuliyetinde yürütülen “Kurbağalıdere Dere Yatağı Islah Çalışmaları İşi’nde” yapım safhasında dere yatağına konulmuş malzemeler ile iş makinalarının dere yatağının mansabına doğru kesitini azaltarak/küçülterek yağmur suyunun denize doğru akışını engellemesi ve derenin debisinin olağanüstü bir şekilde artması neticesinde feyezan hali meydana gelmesiyle derenin yatağından taşarak ... Sigorta A.Ş.ne 17.04.2014 başlangıç ve 17.04.2015 bitiş tarihli ... Nolu Poliçe ile sigortalı ...’e ait ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... Kadıköy adresinde bulunan Lokanta ve Oto Yıkama işlerinin yapıldığı işyerinde 16.06.2014 tarihinde hasar meydana geldiği, bilirkişi raporuyla sigortalıya ait işyerinde demirbaş ve emtia hasarı olarak toplam 89.890,19-TL tutarında gerçek zarar meydana geldiği tespitinin yapıldığı, davacının, dava dışı Sigortalısına, ... numaralı Oto Servis Paket Sigorta Poliçesi kapsamında, 16.06.2014 tarihinde meydana gelen su hasarı sebebiyle ödemiş olduğu 89.890,19 TL tazminat, poliçe şartlarına göre uygun bulunduğu ve yapılan tespitlere göre davalıların zararın tamamından mesul olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile, 16.06.2014 tarihinde dava dışı sigortalı ...'e ait \".... ... Cad.no:... Kadıköy/İst\" işyeri adresinde meydana gelen hasar nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından 17.04.2014-17.04.2015 vadeli ... poliçe no'lu \"Oto Servis Paket Sigorta Poliçesi\"  kapsamında sigortalısına  yaptığı 89.890,19-TL'lik ödemenin TTK 1472 maddesi kapsamında  halefiyet yoluyla ödeme tarihi olan 01.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalılar ... İnşaat A.Ş. vekili ve...San. Ve Tic. Ltd. Şti. Vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Davalı ... İnşaat A.Ş. vekili istinaf nedenleri olarak;    Mahkemece bilirkişi raporunda saptanan kanaatlere  uyulmaksızın karar verildiğini,  davacı şirketin sigortalısının müterafik kusur oranının %50 olarak değerlendirildiği halde, müterafik kusur hesabı yapılarak davacı sigorta şirketinin taleplerinin kısmı kabul yerine tamamının kabul edilmesi ve bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, uyuşmazlık konusu işyerlerinin dere kenarına bitişik Dere Mutlak Koruma Alanı içerisinde olması, Mimari projeler, Yapı ruhsatı/iskan belgesi/işyeri açma ve çalışma ruhsatı vb belgeleri olmaması, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün sel/feyezan taşkını duyurularına rağmen işyerinde herhangi bir tedbir almaması, 28.09.2015 tarihli 1/500 ölçekli planda “Yeşil Alan” görünmesi, dere bandında oluşu nedeniyle su baskınına uğramasının olağan oluşu, sebeplerine binaen su baskını olayında ihmali olduğu ve önceki yıllarda feyezan olduğu bilgisi edinilmesine ve aşırı yağmur sonucunda Kurbağalıdere mansabında debinin birdenbire aşırı bir şekilde artması neticesinde olabilecek muhtemel risk ve tehlikelere karşı tedbir alma/aldırma/zorunluluğu olduğu halde tedbirsiz ve ihmalkar davranarak su baskını sonucunda işyerlerinin hasara uğraması olayında kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte dosyada alınan bilirkişi ek raporunda davalı müvekkilin firma ve diğer yüklenici ...KM Yapı'nın olaydaki kusur durumunun %50 olarak hesaplandığı ve mesul olduğu zarar miktarının 44.945,095 TL olarak hesaplandığı halde, %100 kusurlu gibi kabul edilerek 89.890,19-TL'lik ödemenin  müteselsilen davalılara yüklenilmesinin hatalı olduğunu, kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, derenin coşup kabarması ve yatağına sığmaması ve çevreden atılan çöplerin köprü altlarını tıkayarak suyun dolup baraj gibi etrafa taşmasına sebebiyet vermesinin kusurunun tamamının müvekkiline ve davalılara yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ıslah inşaatının dere yatağını daraltmadığını aksine genişlettiğini, bu hususun bilirkişilerin gözünden kaçtığını, yıkılan duvarı sebep göstererek kusur yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu,   işyerinin ve binanın yapım kullanma ve ruhsatının olup olmadığının araştırılmadığını, bu konuda hiç bir beyanın bulunmadığını, Meteoroloji ile Devlet şu işlerinin beyanlarının çelişkili olduğunu, birinin olaya afet diğerinin aşırı yağmur dediğini, ayrıca Kurbağalı dere ıslah çalışmaları sırasında dere yatağının genişletilmesi ve projeye uygun olarak yapılması gerektiğini, bu projenin uygulanmasında da anılan duvarın yıkılmasının şart olduğunu, müvekkili  ve Müteahhit adi ortaklığın  bunu keyfi olarak yapmadığını, bilirkişilerin duvarın yıkılmasını kusur olarak değerlendirdiğini, eğer ıslah inşaatı olmasa idi bu sel felaketinin neticelerinin daha çok olacağını, ıslah inşaatının dere yatağını daraltmadığını, aksine genişlettiğini, bu bakımdan daha geniş bir yelpaze içinde değerlendirmeler yapılarak bir bilirkişi raporunun alınması gerektiğini,  kabul anlamına gelmemek ile birlikte dosyada alınan bilirkişi ek raporunda davalı müvekkili ve diğer yüklenici ... Yapı'nın olaydaki kusur durumu %50 olarak hesaplandığı ve mesul olduğu zarar miktarı 44.945,095 TL olarak hesaplandığı halde, %100 kusurlu gibi kabul edilerek 89.890,19-TL'lik ödemenin  müteselsilen davalılara yüklenilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı  ... Yapı Taahhüt San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf nedenleri olarak;   Mahkemece bilirkişi raporunda saptanan kanaatlere  uyulmaksızın karar verildiğini, davacı şirketin sigortalısının müterafik kusur oranının %50 olarak değerlendirildiği halde, müterafik kusur hesabı yapılarak davacı sigorta şirketinin taleplerinin kısmı kabul yerine tamamının kabul edilmesi ve bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini, uyuşmazlık konusu işyerlerinin dere kenarına bitişik Dere Mutlak koruma Alanı içerisinde olması, Mimari projeler, Yapı ruhsatı/iskan belgesi/işyeri açma ve çalışma ruhsatı vb belgeleri olmaması, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün sel/feyezan taşkını duyurularına rağmen işyerinde herhangi bir tedbir almaması, 28.09.2015 tarihli 1/500 ölçekli planda “Yeşil Alan” görünmesi, dere bandında oluşu nedeniyle su baskınına uğramasının olağan oluşu, sebeplerine binaen su baskını olayında ihmali olduğu ve önceki yıllarda feyezan olduğu bilgisi edinilmesine ve aşırı yağmur sonucunda Kurbağalıdere mansabında debinin birdenbire aşırı bir şekilde artması neticesinde olabilecek muhtemel risk ve tehlikelere karşı tedbir alma/aldırma/zorunluluğu olduğu halde tedbirsiz ve ihmalkar davranarak su baskını sonucunda işyerlerinin hasara uğraması olayında kusurlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte dosyada alınan bilirkişi ek raporunda davalı müvekkilin firma ve diğer yüklenici ... İnşaat A.Ş'nin  olaydaki kusur durumunun %50 olarak hesaplandığı ve mesul olduğu zarar miktarının 44.945,095 TL olarak hesaplandığı halde, %100 kusurlu gibi kabul edilerek 89.890,19-TL'lik ödemenin  müteselsilen davalılara yüklenilmesinin hatalı olduğunu, kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, derenin coşup kabarması ve yatağına sığmaması ve çevreden atılan çöplerin köprü altlarını tıkayarak suyun dolup baraj gibi etrafa taşmasına sebebiyet vermesinin kusurunun tamamının müvekkiline ve davalılara yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ıslah inşaatının dere yatağını daraltmadığını aksine genişlettiğini, bu hususun bilirkişilerin gözünden kaçtığını, yıkılan duvarı sebep göstererek kusur yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu,   işyerinin ve binanın yapım kullanma ve ruhsatının olup olmadığının araştırılmadığını, bu konuda hiç bir beyanın bulunmadığını, Meteoroloji ile Devlet şu işlerinin beyanlarının çelişkili olduğunu, birinin olaya afet diğerinin aşırı yağmur dediğini, ayrıca Kurbağalı dere ıslah çalışmaları sırasında dere yatağının genişletilmesi ve projeye uygun olarak yapılması gerektiğini, bu projenin uygulanmasında da anılan duvarın yıkılmasının şart olduğunu, müvekkili  ve Müteahhit adi ortaklığın  bunu keyfi olarak yapmadığını, bilirkişilerin duvarın yıkılmasını kusur olarak değerlendirdiğini, eğer ıslah inşaatı olmasa idi bu sel felaketinin neticelerinin daha çok olacağını, ıslah inşaatının dere yatağını daraltmadığını, aksine genişlettiğini, bu bakımdan daha geniş bir yelpaze içinde değerlendirmeler yapılarak bir bilirkişi raporunun alınması gerektiğini,  kabul anlamına gelmemek ile birlikte dosyada alınan bilirkişi ek raporunda davalı müvekkili ve diğer yüklenici ... İnşaat A.Ş'nin  olaydaki kusur durumu %50 olarak hesaplandığı ve mesul olduğu zarar miktarı 44.945,095 TL olarak hesaplandığı halde, %100 kusurlu gibi kabul edilerek 89.890,19-TL'lik ödemenin  müteselsilen davalılara yüklenilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesi gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472-1481.maddeleri uyarınca sorumlulardan rücuen  tahsili talebine ilişkindir. Dosya kapsamından, 17/04/2014-17/04/2015 tarihleri arasını kapsayan oto servis paket sigorta poliçesiyle teminat altına alınan dava dışı sigortalıya ait işyerinin 16/06/2014 tarihinde meydana gelen yağışta dereden taşan su nedeni ile hasarlandığı, davacının hasar nedeniyle sigortalıya 01/08/2014 tarihinde 89.890,19 TL ödediği, olay tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile davalılar arasında derenin ıslahı konusunda sözleşme bulunduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, davalıların zararın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, Mahkeme kararının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince  yapılan yeniden yargılama ile Kadıköy Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünden plan örneği ve İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/16 Esas sayılı dosya UYAP sureti dosya içeriğine alındığı anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince, Dairemizin kaldırma kararından sonra önceki rapor sunan bilirkişi heyetine Makina Mühendisi ve Sigorta Eksperi bilirkişi de eklenmek suretiyle alınan 07/01/2025 tarihli raporda; dava dışı sigortalının zarardaki/hasardaki kusur durumu ile ilgili olarak, işyerlerinin dere kenarına bitişik Dere Mutlak koruma Alanı içerisinde olması, Mimari projeler, Yapı ruhsatı/iskan belgesi/işyeri açma ve çalışma ruhsatı vb belgeleri olmaması, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün sel/feyezan taşkını duyurularına rağmen işyerinde herhangi bir tedbir almaması, 28.09.2015 tarihli 1/500 ölçekli planda “Yeşil Alan” görünmesi, dere bandında oluşu nedeniyle su baskınına uğramasının olağan oluşu, sebeplerine binaen su baskını olayında ihmali olduğu ve önceki yıllarda feyezan olduğu bilgisi edinilmesine ve aşırı yağmur sonucunda Kurbağalıdere mansabında debinin birdenbire aşırı bir şekilde artması neticesinde olabilecek muhtemel risk ve tehlikelere karşı tedbir alma/aldırma/zorunluluğu olduğu halde tedbirsiz ve ihmalkar davranarak su baskını sonucunda işyerlerinin hasara uğraması olayında kusurlu olduğu ve kusur nispetinin % 50 (Yüzde Elli) olarak değerlendirildiğine, davalı Yüklenici ... İnşaat A.Ş. + ... Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd Şti’nin olaydaki Kusur Durumu ile ilgili olarak, Kadıköy Kurbağalıdere Eski DMO–Kalamış Arası Islah İşi’ne Ait Sözleşme’deki Madde: 1’e göre ... Daire Başkanlığı Altyapı Hizmetleri Müdürlüğü ile davalı Yüklenici ... İnşaat A.Ş.+...Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd Şti (İŞ Ortaklığı) arasında imzalanan Sözleşme muhtevasında işin sahibinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı olduğu ve yüklenici iş ortaklığının dere içerisinde fore kazık çakılması işlerini yürütebilmesi için makina/teçhizat/malzeme/iş makinası vb ekipmanlarını dere içerisine bırakması ve meteorolojik aşırı yağış uyarısına karşı tedbir almaması sebebiyle yağmursuyu taşkını olayında dahli olduğundan dolayı kusurlu olduğuna ve kusur oranının %50 (Yüzde Elli) olduğunun değerlendirildiği,  16.06.2014 tarihinde meydana gelen su hasarı sebebiyle ödenen 89.890,19 TL tazminatın, poliçe şartlarına göre uygun bulunduğu ve bu tespite göre tarafların suç ve kusur durumlarına göre sorumlu oldukları hasar bedeli/zarar miktarlarının davacı ... Sigorta Anonim Şirketinin Kurbağalıdere yağmursuyu taşkını sonucunda oluşan zarardaki/hasardaki suç ve kusur durumuna göre mesul olduğu toplam zarar miktarının 89.890,19-TL, Yağmursuyu Taşkını Olayındaki Kusur Nispeti: %50 oranında davacı yanın sorumlu olduğu miktarın:89.890,19-TL X 0,5 = 44.945,095-TL, davalı Yüklenici ... İnşaat A.Ş. + ... Ltd Şti’nin Şirketinin Kurbağalıdere yağmursuyu taşkını sonucunda oluşan zarardaki/hasardaki suç ve kusur durumuna göre mesul olduğu zarar  miktarının 89 890,19 TL, Yağmursuyu Taşkını Olayındaki Kusur Nispeti: % 50, davacı yanın sorumlu olduğu miktarın: 89.890,19-TL X 0,5 = 44.945,095-TL olduğu belirtilmiştir. Davaya konu zarar, \"Kurbağalıdere dere yatağı ıslah çalışmaları\" sırasında 16.06.2014 tarihlerinde yaşanan yoğun yağışta dere yatağına konulmuş malzemeler ve İş makinalarının dere akışını engellemesi sonucunda dere taşmasından kaynaklanmıştır. Bu nedenle dava dışı sigortalının iş yerinin bulunduğu bu yeri kullanma şekli nedeniyle zararlandırıcı olayda tam kusurlu bulunduğunun kabulü doğru değildir. Yine, hasara konu işyerinde dava dışı sigortalının işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmamasının müterafik kusurlu kabul edilmesi de mümkün değildir.  Davacının sigortalının işyeri açma ruhsatının bulunmamasının oluşan hasar sonucuna etkili olmayacağı ve bu haliyle davalıların uyuşmazlık konusu hasardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. (Yargıtay 11 HD 2012/395 E- 2013/662 K sayılı 15.01.2013 tarihli kararı, Yargıtay 4 HD 2022/14785 E-2024/6228 K sayılı 13/06/2024 tarihli kararı) Sonuç olarak, olay tarihinde Belediyenin, derenin ıslah edilmesi amaca ile diğer davalılara ihale ettiği dereden taşan su nedeni ile sigortalıya ait işyerinde 89.890,19-TL'lik hasar meydana geldiği, hasar bedelinin sigortalıya ödendiği,  sözleşme ve ihale şartnamesine göre derenin ıslahında gerekli güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü bulunan davalıların  zararın oluşmasında kusurlu bulunduğu, bunun dışında dava dışı sigortalıya  atfedilebilecek müterafik  kusur da bulunmadığı, bu nedenle mahkemece tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/303 Esas, 2025/262 Karar sayılı ve 17/03/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı ... İnşaat A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan 1.536,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 920,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya İADESİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı ...Taahhüt San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından peşin olarak yatırılan 1.536,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 920,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde bu davalıya İADESİNE, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69518d32ccfd04f9","SID":"cf8a5fa174af0a45"}}