{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:30/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:10/11/2021<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:30/06/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkilinin 15.02.2019 tarihinde şirket çalışmalarını, yapılan işleri ve tanıtımlarının yapılmasını sağlamak, kayıtlarının internet üzerinde yayınlamak suretiyle video çekimleri yapmak amacıyla 15.450,01.-TL'ye satın aldığı \"... marka ... Fotoğraf Makinesi ile ... marka ... Lens\" makineyi 10/09/2019 tarihinde müvekkili şirket çalışanı ... tarafından ...'e davalı ... Kargo Servisi A.Ş. aracılığı ile gönderildiğini, davalı şirketin kargoyu farklı adreste, kendisini ... olarak tanıtan farklı bir şahsa teslim ettiğini, kargo firması ile başkasına teslim edilen kargonun maddi zararının teminine ilişkin yapılan görüşmelerde \"gönderi bilgilerinin 3. kişiler ile paylaşılmasından dolayı kargo güvenliği tehlikeye atıldığından\" bahisle taleplerinin reddedildiğini, kargo faturasının arka sayfasında yer alan Kargo Taşıma Sözleşmesinin 11. maddesinde yer aldığı üzere kargo gönderene veya vekiline Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 43. maddesine aykırı işlem yapılarak bilinmeyen bir şahsın sahte bir kimlik numarası vererek kargoyu teslim aldığını, böylece kargo gönderilen veya yetkilisine teslim edilmemiş olup, sözleşmeye aykırı hareket edildiğini, fotoğraf makinesinin şu anki rayiç bedelinin 20.000,00.-TL civarında olduğunu, olay nedeniyle müvekkili şirketin işlerini yürütemediğini ve zarara uğradığını, aynı fotoğraf makinesinden almak istediği takdirde ise aradaki fiyat farkından dolayı zarara uğradığını belirterek davalı şirketin kusuru sonucunda müvekkili şirkete ait fotoğraf makinesinin sözleşmeye aykırı şekilde başkasına teslim edilmesi neticesinde 15.450,01-TL tutarındaki makine bedelinin davalıdan kargo gönderim tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte tahsiline, yine menfi ve müspet  zararların tazmini sebebiyle (fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla) 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan kargo gönderim tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; HMK'nın 6. maddesi gereğince huzurdaki davada davalının yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı yanca müvekkili şirkete 10.09.2019 tarihinde teslim edilen ... seri numaralı taşıma faturasına kayıtlı gönderinin sağlıklı bir şekilde taşınarak ilgili varış birimine ulaştırıldığını, dağıtıma çıkarıldığında şubeyi arayarak alıcının kardeşi olduğunu beyan eden şahsın gönderi bilgilerini vererek kargoyu teslim almak istediğini beyan ettiğini, bunun üzerine de ... isimli şahsa kimlik kontrolü yapılarak ve soyadı benzerliği tespiti ile kargonun teslim edildiğini, zira şahsın kargo bilgilerini eksiksiz olarak verdiğini, çünkü benzer şekilde sık sık dolandırıcılık vakaları ile karşılaştıklarını ve davalar açıldığını, sahte kimlik ibrazı yapıldıysa da müvekkili şirketin kimliğinin sahte olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, öte yandan kargoyu teslim alan kişinin alıcı adına kargo geleceğini bilen bir kişi olduğunu ve bu durumun şüpheli göründüğünü, kargo bilgilerinin yalnızca gönderen (davacı) ve alıcı şahıs ile paylaşıldığını, bu bilgilerin üçüncü kişilerin eline nasıl geçtiğinin bilinmediğini, 3. kişinin dolandırıcılık eylemi olduğundan husumetin haksız fiil failine yöneltilmesi gerektiğini, taşıyıcının TTK'nın 880 vd. maddelerinde açıklanan ve kanunen belirlenen limitle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, dosyaya sunulan faturada ürünün satın alma tarihinin 15.02.2018, kargoya verilme tarihinin ise 11.09.2019 tarihi olduğunu, bu durumda kullanılmış ikinci el değerlerinin uzman bilirkişiler tarafından tespiti gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/06/2015 tarih ve ... E., ... K. ile 27.02.2019 tarih ve ... E. ... K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğunu, menfi ve müspet zararların tazmini talebinin kabulünün ise mümkün olmadığını, bu talebin hiçbir dayanağı olmadığı gibi gerekçesinin de açıklanmadığını, davacının talebinde hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...Davalının dağıtım görevlisinin alıcının bulunduğu adreste ... TC kimlik nolu ... adlı şahsa imza karşılığı teslim ettiği, sektörel uygulamada gönderi numarası ve/veya SMS ile alıcının telefonuna gönderilen teslimat kodu olmadan ve teslim alanın kimlik kontrolü yapılmadan kargonun teslim edilmediği, teslimat yerinin konut olmadığı, ... Bankası Şişli şubesi olduğu dolayısı ile davalının dağıtım görevlisinin teslimat için gerekli bilgileri almadan ve alıcının talimatı olmadan alıcısı dışında bir şahsa kargoyu teslim edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Mahkememizce de bu görüşe iştirak edilmiştir. Kargo bilgileri bu şahsa bilerek veya bilmeyerek bir şekilde ulaştırılmış olabileceği gibi bu şahıs tarafından haksız olarak da ele geçirilmiş olabilir. Bu durumda dahi davalının sorumluluğu ispatlanamamış durumdadır. Ancak, davacının talep edebileceği tazminat tutarının TTK' nun 882/1 maddesinde belirtilen gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olacağı, buna göre de davalıdan sınırlı sorumluluk kapsamında 236,65.-TL talep edebileceği yönündeki rapora itibar edilerek davacının dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi isteyebileceği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne, dava tarihi olan 22/11/2019 tarihinden geçerli ticari faizi ile birlikte 236,65.-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı,  davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından 15.02.2019 tarihinde şirket çalışmalarının, yapılan işlerin ve tanıtımlarının yapılmasını sağlamak amacıyla kayıtlarının internet üzerinde yayınlamak suretiyle video çekimleri için \"... marka ... Fotoğraf Makinesi ile ... marka ... Lens\" alındığını, fotoğraf makinesinin 15.02.2019 tarihinde bedelinin 15.450,01-TL olduğunu, bu zamana kadar müvekkili şirket tarafından işbu fotoğraf makinesi kullanılmak suretiyle video kayıtları yapılarak şirket adına internete yüklenmek suretiyle şirketin tanıtımının yapıldığını, 10/09/2019 tarihinde müvekkili şirket çalışanı ...'in şirkete ait \"... marka ... fotoğraf makinesi ile ... marka  ... Lens\"i ...'e ... Kargo Servisi A.Ş. aracılığı ile gönderdiğini, gönderinin içeriğinin açıkça kargo firmasına bildirildiğini ve kayıt altına alındığını, kargonun gönderimi esnasında çekilen fotoğrafların ekte yer aldığını, ... Kargo Servisi A.Ş.'nin ... gönderi kodlu ... seri nolu 10/09/2019 tarihli faturasından da görüleceği üzere alıcının adı ve soyadı ... olup,  alıcının adresinin \"... Mahallesi ... Bankası A.Ş. ... Cad. Şubesi Şişli İstanbul\" olduğunu ancak buna rağmen kargo firmasının müvekkili şirkete ait ... gönderi kodlu kargoyu farklı adreste kendisini ... olarak tanıtan farklı bir şahsa teslim ettiğini, kargo firması tarafından taraflarına \"Kargonuzun dağıtım zimmetine alan ve teslim eden personel kuryemiz “...”dur \" şeklinde bilgilendirme yapıldığını, davalı tarafın bu beyanının sadece iddia niteliğinde olup, buna ilişkin herhangi bir delil, nüfus cüzdanına ilişkin örnek herhangi bir tanık beyanının bulunmadığını, gerekçeli kararda \"Buradan anlaşıldığı kadarıyla kendisini ... olarak tanıtan kimse kargo şubesini defalarca arayarak, kargo bilgilerini davalının çalışanına vermek suretiyle kargoyu sorgulatarak takip etmiş ve sonuçta teslim almıştır.\" şeklinde hüküm kurulduğunu, ancak işbu hükmün neye dayanılarak verildiğinin belli olmadığını, böyle bir iddiayı kanıtlayan herhangi bir delilin bulunmadığını, Mahkemece nüfus kayıt örneğinde ... isimli şahsın kaydına ulaşılamamasına rağmen davalı lehine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, bilirkişilerce kanun maddesinin yanlış yorumlandığını, bilirkişilerin kanuna aykırı şekilde hukuki görüşlerini bildirdiğini, Mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda her ne kadar satın alma tarihinin 15/02/2018 olduğu belirtilmişse de söz konusu satın alma tarihinin 15/02/2019 olup faturada yer aldığını, söz konusu faturanın İlk Derece Mahkemesine sunulduğunu, bu sebepten bilirkişiler tarafından makinenin 15/02/2019 tarihli satın alma tarihine göre değerinin hesaplanmasının gerektiğini, söz konusu itirazlarının da değerlendirilmediğini, bu konuya ilişkin sunmuş oldukları belgelerin ise bilirkişi tarafından yeterli derecede incelenmediğini, bu sebeple müvekkil şirkete ait fotoğraf makinesinin sözleşmeye aykırı şekilde başkasına teslim edilmesi neticesinde fotoğraf makinesinin bedeli ve buna ilişkin oluşan menfi ve müspet zararların tazminine yönelik bilirkişi tarafından hesaplama yapılması gerektiğini, davalının kusuru sonucunda uğramış olduğu menfi ve müspet zarar hesabının da yapılmadığını, tüm bu nedenler dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin bu hususlara değinmeden vermiş olduğu kararının eksik inceleme sonucu alındığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tamamen reddedilmesi gerekirken verilen kabul kararının hatalı olup, kabule dair kararın kaldırılarak davanın tamamen reddine karar verilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi'nin gerekçesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davaya cevap dilekçesinde de izah ettikleri ve sunulan belge ve evraklardan anlaşılacağı üzere, kargo teslimat adresinde kimlik kontrolü yapılmak suretiyle alıcının kardeşi olduğunu beyan eden ... adlı kişiye teslim edildiğini, müvekkilinin her gün binlerce kargo teslimatı yapmakta olduğunun ve bu kargoların pek çoğunun kişilerin kendisi yerine yakınlarına teslim edildiğini, kargonun varış merkezine ulaşmasından sonra teslimat adresinde alıcının kardeşi olduğunu beyan eden kişiye teslim edilmesinin son derece doğal olup bu nedenle taraflarına kusur atfedilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin taşıyanın göstermesi gereken özeni gösterdiğini, kargoyu teslimat adresinde kimlik kontrolü yapmak suretiyle alıcıyla aynı soyadını taşıyan ve kardeşi olduğunu beyan eden ... adlı kişiye teslim ettiğini, teslimatın yapıldığı kişiden imza ve T.C kimlik numarası temin edilerek teslimatın gerçekleştirildiğini, müvekkiline iş bu teslimat nedeniyle kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemenin 1.320,00 TL'lik arabuluculuk ücretinin tamamını müvekkiline yüklediğini, tarafların haklılık durumları nazara alınmak sureti ile bu ücretin paylaştırılmamasının da hukuka aykırı olup bu yönü ile de kararın kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.       \t  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, taşıma esnasında gerçekleşen zıya nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalının istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirmede;<br>Dava, maddi tazminat istemine ilişkin olup, istinafa konu kararda kabul edilen miktar 236,65 TL'dir. Davalı da bu miktar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>02 Aralık 2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 TL'ye çıkarılmıştır. Bu miktar 2018 yılı için 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL'dir, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için 5.880,00 TL'dir. <br>İstinafa konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra 10/11/2021 tarihinde verildiğinden miktar itibariyle kesin niteliktedir. <br>İstinaf başvurusunun kesin nitelikte bir karara yönelik olup olmadığını denetleme görevi öncelikli olarak İlk Derece Mahkemesi'ne aittir. Ancak İlk Derece Mahkemelerinin bu hususu gözetmeden dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi'ne göndermesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ne şekilde bir karar verileceği 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesinde gösterilmemiş, sadece gerekli kararın verileceği ifade edilmiştir.<br>Bu konuda kanunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 01/06/1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın bu tür olaylarda kıyasen uygulanması mümkündür. Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı, İlk Derece Mahkemelerinden verilen bir kararın kesin nitelikte olmasına rağmen temyiz edilmesi ve İlk Derece Mahkemesi tarafından bu konuda bir karar verilmeksizin dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi halinde Yargıtay'ın, İlk Derece Mahkemesine bu konuda geri çevirme kararı verilmeksizin, temyiz talebinin reddine karar vermesinin mümkün olduğu yönündedir.<br>İlk Derece Mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 8/11 maddesi gereğince kanun yolu formu hazırlanmak suretiyle istinaf dilekçesiyle birlikte dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi halinde, İlk Derece Mahkemesinin istinaf kanun yoluna başvurulan kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşarak dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Zira İlk Derece Mahkemesince kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaşılması halinde ayrı bir karar yazılmamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesinin kararın kesin nitelikte olmadığı kabulüne ulaştığı kabul edilerek, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince gerekli kararın (ret kararının) verilmesi gerekecektir. <br>İlk Derece Mahkemesince verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğundan, davalının istinaf kanun yoluna başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın miktar itibariyle  kesin nitelikte olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Davacının istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirmede;<br>Davalı yanca düzenlenen kargo taşıma faturası ve ihtirazi kayıt belgesi içeriğinden davacı tarafından alıcı ...'e teslim edilmek üzere taraflar arasında davacıya ait fotoğraf makinesi ve lensin taşınması hususunda anlaşma yapıldığı, ürünlerin davacı gönderici tarafından davalı kargo şirketinin Dokuma şubesine, muhteviyatı belirtilerek 10/09/2019 tarihinde teslim edildiği, davalı çalışanı tarafından gönderinin kendisini alıcının kardeşi ... olarak tanıtan 3. kişiye bildirilen T.C. kimlik numarası karşılığında teslim edildiği, mahkemece bildirilen T.C. kimik numarası üzerinden yapılan sorgulamada herhangi bir kayda rastlanmadığı gibi dosya arasına konulan  alıcının nüfus kayıt örneğinden ... isimli bir şahsın bulunmadığı, davalının, alıcının yazılı talimatı doğrultusunda gönderinin 3. kişiye teslimine ilişkin herhangi bir delil ibraz etmediği anlaşılmıştır.<br>TTK'nın 875. maddesi uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.<br>Somut olayda; kargo teslim tutanağında teslim alanın T.C. kimlik numarasının gerçek alıcının T.C. kimlik numarasından farklı olduğu gözetildiğinde, kargonun gerçek alıcısına değil, başka bir kişiye teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı taşıyıcı, yukarıda anılan maddeler uyarınca  meydana gelen zarardan sorumludur. Bu durumda davalı TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Davalı taşıyıcı, bu hallerden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından sorumluluğu esastır.<br>TTK'nın 882. maddesine  göre,  880.  ve  881.  maddeler  uyarınca  ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zayi ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.<br>Somut olayda;  taşıma faturası içeriği itibariyle şubeye çağrı kaydı bulunduğu gibi alıcı adres ve T.C. kimlik numarasına yer verildiği ancak teslim tutanağı içeriğinden kargonun teslim edildiği kişi ile gönderilen kişinin T.C. numarasının farklı olduğu, buna göre  teslim sırasında  gerekli kontrolün yeterli düzeyde yapılmadığı ve alıcıdan bir başka kişiye kargonun teslim edildiği anlaşılmaktadır.<br>Davalının TTK'nın 850/2. maddesi gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste alıcısına teslim etmeyi taahhüt ettiği, buna karşın davalının taşınan kargoyu varma yerinde alıcısı dışında dava dışı kişiye sahte kimlik karşılığı teslim ettiği, bu durumun TTK'nın 886. maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiği, taşınan yükün tam zayi olduğu sonucuna ulaşılmakla, davalı, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır (Yargıtay 11. HD'nin emsal 11.04.2018 tarihli 2016/10553 E- 2018/2587 K sayılı ilamı).<br>Bu durumda Mahkemece; davacının TTK'nın 880/1. maddesi uyarınca, eşyanın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve zamandaki değerini tazminat olarak isteyebileceği, davalının sorumluluğunu sınırlandırma hakkını kaybettiği, taşınan emtiaya ait eşyanın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve zamandaki değeri yönünde alınan bilirkişi raporu içeriğinden dava konusu ... marka fotoğraf makinesinin ikinci el değerinin 8.737,50 TL, ... lensin ikinci el değerinin 2.356,00 TL olmak üzere toplam 11.093,50 TL olduğu ve bu miktarın davalıdan tazminine, davacı şirketin 5.000,00 TL maddi tazminata dayanak olarak gösterdiği youtube üzerinden yayınlanan video kayıtlarında, davacı şirketin isminin geçmediği, davacı şirketin tanıtımının yapılmadığı, video kanalının ücretsiz abone olunan bir kanal olduğu, yine ... adına düzenlediği 11.06.2019 tarihli tadilat bedeli açıklamalı 45.000,00 TL + KDV olmak üzere toplam 53.100,00 TL tutarlı faturanın, davacının dava konusu fotoğraf makinesi ve lens ile yapılan video çekimleri ile ilgili hizmetin yapıldığını tek başına ispata yeterli olmadığı, davacı şirketin video işini yaptığına dair bir delilin olmadığı gözetildiğinde davacının maddi tazminatı ispat edemediği, buna ilişkin isteminin reddine karar verilmesi gerekirken davalının sınırlı sorumluluğu kabul edilerek yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>Ancak bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmeyip Dairemizce Yerel Mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir.<br>Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/11/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın KISMEN KABULÜNE, <br>Dava tarihi olan 22/11/2019 tarihinden geçerli ticari faizi ile birlikte 11.093,50.-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,<br>Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,<br>b-Alınması gerekli 757,80.-TL harçtan, peşin olarak alınan 349,24.-TL harcın mahsubu ile bakiye 48,56.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>c-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ile 349,24 TL peşin harç olmak üzere toplam 393,64 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>d-Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı 50,80.-TL, tebligat gideri 147,00.-TL, müzekkere gideri 43,00.-TL, talimat gideri 2.400,00.-TL olmak üzere toplam 2.640,00.-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 1.432,10.-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>e-İstinaf edenin sıfatı gözetilerek Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00  TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilmek üzere davalıdan alınarak Hazineye İRAT KAYDINA, <br>f-Davacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 11.093,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>g-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatı ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>h-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, <br>ı- Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince  İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davalının istinaf başvurusu usulden reddedildiğinden davalı tarafça yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE,<br>b-Davalının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>c-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde  İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, <br>d-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 121,60 TL posta masrafı, 5,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 263,20 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak  davacıya VERİLMESİNE, <br>e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30/06/2025      <br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcb7f7f634041795","SID":"43b99c1b505736c6"}}