{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:30/06/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:06/12/2021<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:30/06/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketten 29/12/2014 tarihinde 0 km. olarak satın aldığı ... plakalı aracın ayıplı çıkmasından dolayı Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtıkları dava üzerine aracın misli ile değiştirilmesine karar verildiğini, kararın Yargıtayca da onandığını ancak davalı tarafından bu aracın teslim alınıp ayıpsız mislinin veya bedelinin müvekkiline iade edilmediğini, aracın en son  22/11/2019 tarihinde icra deposuna teslim edildiğini, bu süreçte müvekkilin 21/11/2018'den 12/01/2021 tarihine kadar muadil bir araç kiralamak zorunda kaldığını, müvekkilinin kiraladığı bu araç için 17/12/2018-12/01/2021 döneminde 196.040,00.-TL kira bedeli, 9.249,00.-TL MTV ödediğini belirterek kiralama bedeli için ödenen 196.040,00.-TL ile MTV için ödenen 9.249,00.-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili; davanın distribütör ... A.Ş.'ye ihbarını talep etmiş ve davalı vekili olarak aracın taraflarına teslim edilmeye çalışılmasının yasal olmadığını, davacının bu aracı kendi insiyatifi ile kullanmadığını, talep edilen kira bedelinin fahiş olduğunu, araç teslim edilmeden araç bedelinin ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...davacı her ne kadar iadesine karar verilen dava konusu aracın kendi yedinde kaldığı döneme ilişkin de kira bedeli talep etmiş ise de, bu talebi mahkememizce yerinde bulunmamıştır. Zira bu dönemde iadesine karar verilen dava konusu aracı kullanmış ve kullanmasına engel bir durum olduğunu da ileri sürmediği gibi ispatlamamıştır. Bu taktirde talep edilebilecek dönem aracın icra dairesine teslim edildiği tarih ile talep konusu olan 12/01/2020 arası dönemdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre bu dönemde ödenmesi gereken kira bedeli toplamı KDV dahil 112.000,00.-TL' dir. Bu dönemde davacının 2 kez MTV borcu ödeyeceği 1. sinin son ödeme tarihinin 31/01/2020, 2.sinin 31/07/2020 olacağı anlaşılmıştır. Bunun dışındaki dönemler için yaptığı ödemelerden ise vergi mükellefi olarak kendisinin sorumluluğu olmayacağından bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulü ile, davacının aracı icra dairesine teslim ettiği 22/11/2019 tarihi ile 12/01/2021 tarihleri arasında ödemek zorunda kaldığı, ikame araç bedeli 112.000,00.-TL'nin 12/06/2019 tarihinden itibaren, 2020 yılı için ödemesi gereken motorlu taşıtlar vergisinin 1.057,00.-TL'sine 31/01/2020, 1.057,00.-TL'sine 31/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine (Kira bedeli için vade tarihi bu dönemin tam ortasına gelen tarih olarak belirlenerek tek bir vade tarihi öngörülmüştür.)\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili ve  davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından aracın otoparka teslim edildiği 22/11/2019 tarihinden itibaren davalarının kabulüne karar verildiğini,  17.12.2018 - 22.11.2019 tarihleri arasında ise söz konusu aracın müvekkili şirketin yedinde olduğunu, aracın kullanıldığı, kullanmasına engel bir durumun da ileri sürülmediği gerekçesi ile işbu tarih aralığı yönünden kısmen reddine karar verildiğini ancak müvekkili şirket tarafından 17.12.2018 tarihinden itibaren araç kiralama zorunluluğu doğmuş olduğundan dava dilekçesi doğrultusunda davalarının kabulü ile müvekkili lehine kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ikame edilmiş olan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hususundaki davanın ... Karar sayılı 31.10.2018 tarihli ilamı ile kabul edildiğini ve gerekçeli karar ile; \"Dava konusu ... dizel, otomotik vites steşın cinsi jeep motor gücü 170 km olan ... şase nolu ... plakalı aracın \"0 km\" ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davacıda bulunan aracın davalıya iadesine\" karar verildiğini, 31.10.2018 tarihi itibari ile müvekkili şirketin aracı davalı tarafa iade borcunun doğduğunu, bu tarih itibari ile yasa gereği iade zorunluluğu doğan aracı müvekkili şirketin kullanmasının beklenemeyeceği gibi aracın iadesinin gerçekleştirilmesi amacıyla 06/11/2018 tarihinde Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, kararın yerine getirilmesi amacıyla Antalya 6. İcra Müdürlüğü ... talimat numaralı dosyası ile 25/12/2018 tarihinde aracın teslim edilmeye çalışılmışsa da davalı şirketçe aracın teslim alınmadığını, akabinde 22/11/2019 tarihinde aracın İcra Müdürlüğü deposuna konulduğunu, sunulu icra tutanaklarında da açıkça görüleceği üzere 25/12/2018 tarihli tutanakta \"152.486 km\" ve 22/11/2019 tarihli tutanakta \"152.607 km\" olarak tespit edildiğini, tutulan iki tutanakta tespit edilen aracın kilometrelerinden de anlaşılacağı üzere aracın kullanılmadığını, daha da önemlisi Mahkeme kararı gereği kullanılmasının da  hukuka aykırı olacağını, iş bu iade zorunluluğu doğan aracın o tarih itibari ile davalıya teslim edilene kadar muhafaza edilerek korunmak zorunda kalındığını, bu süreçte 25.12.2018 tarihinde aracın davalı şirkete teslim edilmeye çalışılmışsa da aracın haksız ve kötüniyetli olarak teslim alınmadığından otoparka çekildiğini, mahkeme kararı ile verildiği an icraya konulması beklenen bir karar bulunması ve müvekkilin de verilen karar itibari ile sorumlu olduğu gözetildiğinde aracı kullanmasını beklemenin mümkün olmadığını, yaşanan bu sürecin açıkça ortaya koyduğu üzere davalı şirketin müvekkilinin zararının artması için tabiri caizse elinden geleni yaptığını, müvekkilinin yıllarca aracından mahrum kaldığını, dava, icra masrafları yapmak zorunda kaldığını, araç fiyatları dikkate alındığında her yönü ile zarara uğradığını ve yıllarca ciddi derecede mağdur edildiğini, hatta kullanmadığı aracın vergi, kasko, trafik sigortalarını dahi ödemek zorunda kaldığını, öte yandan trafik güvenliğini tehlikeye sokan, süreklilik arz eden ve imalat hatası olduğu açıkça tespit edilmesi karşısında mağduriyetin giderilmemiş olmasının davalı şirketin kötüniyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, bu hali ile dava dilekçesinde araç kiralama tarihi olan 17.12.2018 -12.11.2020 tarihleri arasında müvekkilinin araç mahrumiyeti nedeniyle kiralanan araç için ödenen toplam 196.040,00 TL araç kiralama bedelinin davalıdan tahsili yönünde karar verilmesi gerektiğini, dava konusu araç yönünden müvekkili şirket tarafından ikame olunan Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hususundaki davanın ... Karar sayılı 31.10.2018 tarihli ilamı ile kabul edildiği ve aracın davalı şirkete iadesi yönünde karar verildiğini, 31.10.2018 tarihi itibari ile iade borcu doğan aracın müvekkili şirket tarafından kullanılmadığını, verilen karar gereğince icra kanalı ile iade edilmeye çalışıldığı ancak söz konusu ... plakalı ... aracın devam eden süreçte hala daha müvekkil adına kayıtlı olması nedeni ile motorlu taşıtlar vergilerinin ödenmeye devam etmek zorunda kalındığını, verilen karar gereği aracın teslim borcu doğan 17.12.2018 tarihinden itibaren ödenmek zorunda kalınan MTV borçlarının davalıdan tahsili gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için aksi düşünülse dahi Yerel Mahkeme tarafından icra dairesi otoparkına çekildiği tarih esas alındığında dahi Ocak- 2020 ve Temmuz- 2020 yönünden karar verilmişse de Ocak - 2021 yılı yönünden de karar verilmesi gerekeceğini, hali hazırda o tarihte de icra dairesi otoparkında aracın durmaya devam ettiğini, müvekkili şirketin, davalı tarafın aracı teslim almaması nedeniyle işbu aracın bütün zararlarına katlanmak zorunda kaldığını, yaşanan ekonomik kriz, araç fiyatları da düşünüldüğünde müvekkili şirketin her geçen gün daha çok zarara uğradığını, iş bu dava konusu araç yönünden verilmiş olan iade yönünde mahkeme kararı olması karşısında davalı şirket tarafından aracın teslim alınmadığını, tutanakta da açıkça beyan edildiği üzere “…….müvekkilim tarafından almamak yönünde irade beyan edildiğinden…..” beyanı ile aracın davalı şirketçe teslim alınmadığını, bu hususta verilen kararın yerine getirilmemesi yönünde hiçbir haklı gerekçesi olmaması karşısında irade ortaya koyan ve zararın artmasında her yönü ile ısrarcı davranan davalı şirketin iyi niyet hükümlerine uygun davrandığını düşünmenin mümkün olmadığını beyanla usule ve yasalara aykırı Yerel Mahkeme kararının müvekkili lehine kaldırılması ile davalarının kabulüne, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın yasaya ve usule aykırı olmakla kararın kaldırılması gerektiğini, öncelikle davacının dilekçesinde temerrüt tarihinden itibaren faiz talep ettiğini fakat Yerel Mahkemece davacının talebinden ayrı şekilde 12/06/2019 tarihinden itibaren faiz işletildiğini, davacının müvekkiline temerrüt için ihtar çekmediğini, kaldı ki davacının zaten aracı icra dairesine 22/11/2019 tarihinde teslim ettiğini, davacının talep tarihinin ise 12/01/2020 olduğunu, bu durumda Mahkemece belirtilen faiz tarihinin yanlış olduğunu, davacının kendi talep tarihinden itibaren faiz talep ettiğini, Yerel Mahkemece bu tarihten 6 ay öncesinde faiz başlatıldığını, ayrıca tek bir faiz tarihine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davacının kanunda yazılı seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını ve aracın onarılarak kendisine teslim edilmesine rağmen müvekkili hakkında dava açtığını, daha sonra ilgili Mahkemece yapılan keşif ile aracın onarıldığı ve ayıptan ari hale geldiğinin tespit edildiğini, bu durumda aracın kullanımının güvenli olmaması sebebiyle araç kiralanmasında müvekkilinin bir kusurunun olmadığını, zira aracın onarıldığını, buna ilişkin bilirkişi raporu ve Mahkeme kararının mevcut olduğunu, davalının keyfi olarak araç kiralamasına ait ödentinin müvekkiline yüklenmesinin etik ve adil olmadığını, Yerel Mahkemece Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş olan ... Esas nolu dosyasındaki keşif raporunun incelendiğini, onarılan aracı davacının kendi inisiyatifi ile kullanmadığını, aracın kullanılmasının tehlikeli olduğuna dair bir tespit olmadığını, davacının icra dairesi kanalı ile aracı teslim etmek istemesinin ise kabul edilebilir bir durum olmadığını, zira davacının mahkeme kararını Ankara İcra Dairelerinde işleme koyduğunu ve Antalya'da bir talimat dosyası açtığını, talimat İcra Müdürlüğünden bir görevli ve davacının kendisinin ofisine gelerek ofisinde aracı şahsına teslim etmeye çalıştıklarını, ne yasada ne usulde böyle bir düzenleme olmadığı gibi avukat olarak şahsının böyle bir yükümlülüğü olmadığını, ayrıca araç teslim alma yetkisinin de bulunmadığını, kanunlarda ve usulde avukata ilişkin böyle bir düzenleme olmadığını, davacının bu hususu bilerek uygulamak istediğini, icra dairesinin hata yaptığını, avukatın ofisinde henüz kesinleşmemiş bir karardan dolayı aracı avukata teslim etmeye çalışmanın neresinden bakılırsa bakılsın yanlış olduğunu, hukuki olmadığını, davacının kendi keyfiyeti ile belirlediği marka model ve birim fiyat üzerinden müvekkilinden bir talepte bulunmasının hangi niyetle hareket ettiğinin açık bir göstergesi olduğunu, müvekkilinin kesinleşmiş karara rağmen aracı teslim almama gibi bir durumu olmadığını fakat Ankara İcra Daireleri'nin bir türlü edimlerin karşılıklı ifasını sağlayamayarak müvekkilini mağdur ettiğini, anılan icra dairesinin aracı teslim etmeden davacıya paranın tamamını ödediğini, yine aynı icra dairesinden “davacının noterden çıkardığı bir vekaletname ile aracın şahsıma teslimine ilişkin düzenlenen bir vekaletname” tarafına gönderildiğini, aracın inatla yetkisi olmamasına rağmen teslim edilmeye çalışıldığını, davacının usulüne uygun bir teslim talebi olmadığını,  avukatın böyle bir yükümlülüğü, sorumluluğu ve yetkisi olmadığını, icra dairesince yapılan bu işlemin ise hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, aracın inatla müvekkiline değil avukata teslim edilmeye çalışıldığını, davacı tarafın avukatın araç teslim almaya yetkisi ve yükümlülüğü olmadığını bilmesine rağmen tüm talepleri avukata yönelik yaptığını, kanunlara açıkça aykırı davranıldığını beyanla davacının talebinin dışında verilen faiz başlangıç tarihinin kaldırılmasına, ortada temerrüt tarihi olmadığı için faiz talebinin reddine karar verilmesini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, ayıplı aracın kullanılamaması nedeniyle ayıplı aracın muadili bir araç kiralanmak suretiyle ödenen araç ikame bedeli ve MTV bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının aracı icra dairesine teslim ettiği 22/11/2019 tarihi ile 12/01/2021 tarihleri arasında ödemek zorunda kaldığı, ikame araç bedeli 112.000,00.-TL'nin 12/06/2019 tarihinden itibaren; 2020 yılı için ödemesi gereken motorlu taşıtlar vergisinin 1.057,00.-TL'sine 31/01/2020, 1.057,00.-TL' sine 31/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafından davalı aleyhine ayıplı araç nedeniyle satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi hakkı kullanılarak açılan davada, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.10.2018 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararıyla, aracın ayıplı olduğu, ayıbın kullanım hatasından kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın \"0 km\" ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davacıda bulunan aracın davalıya iadesine karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 24.10.2019 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararıyla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Dairemiz kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11.11.2020 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile kararın onamasına kesin olarak karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Davacı taraf, ayıplı aracı kullanamadığından yerine muadili araç kiralamış olması ve ayıplı aracın MTV borcunu ödemesi nedeniyle uğramış olduğu zararın tazminini talep etmiştir.<br>Kural olarak, davacı alıcı, davalının kusurundan dolayı aracı kullanamadığı süreye ilişkin uğradığı zararı, ikame araç bedelini isteyebilir. Davacı, aracın icra dairesine teslim edildiği döneme kadarki süre içerisinde aracı kullanmasına engel bir durumu ileri sürmediği gibi bu hususu ispat da edememiştir. Dolayısıyla Mahkemece bu döneme ilişkin kira bedeli ve aracın MTV ödemesine ilişkin talebinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Bilirkişi tarafından düzenlenen 04/11/2021 tarihli raporda; satın alınan araç tipi veya muadili olan aracın aylık kira bedelinin KDV dahil 8.000,00TL olacağı, 12/11/2019 ile 12/01/2021 tarihleri arasındaki 1 yıl 2 aylık dönemde toplam kira bedelinin 112.000,00.-TL olacağı belirtilmiştir. Ancak aracın icra dairesine teslim tarihinin 22/11/2019 olduğu bu durumda hesaplanacak dönemin 1 yıl 1 ay 20 gün olacağı, aylık kira bedelinin KDV dahil 8.000,00 TL olarak belirlendiği gözetildiğinde 20 günlük kira bedelinin 5.333,33 TL, 1 yıl 1 ayın kira bedelinin ise 104.000,00 TL olmak üzere toplam kira bedelinin 109.333,33 TL olacağı, yine davacının talep tarihi 12/01/2021 olduğu halde, Mahkemece maddi hata sonucu talep tarihinin 12/01/2020 olduğu kabul edilerek 2021 yılının 1. Döneminde tahakkuk eden MTV ödemesinin reddedilmesi hatalı olmuştur. <br>Öte yandan TBK'nın 117. maddesinde; \"Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu  günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin  gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli  olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. \" hükmüne yer verilmiştir.<br>6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağına ilişkin kanuni düzenleme gereğince davacı yanca davadan önce davalının temerrüde düşürüldüğünün iddia ve ispat edilememesine rağmen mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Ne var ki bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmeyip Dairemizce Yerel Mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiştir.<br>Sonuç olarak; davacı ve  davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın kısmen kabulü ile, <br>Davacının aracı icra dairesine teslim ettiği 22/11/2019 tarihi ile 12/01/2021 tarihleri arasında ödemek zorunda kaldığı 104.000,00 TL ikame araç bedeli ve 2020 yılı için 2.114,00 TL, 2021 yılı için 1.153,00 TL olmak üzere 3.267,00.-TL motorlu taşıtlar vergisinden oluşan toplam 107.267,00 TL'nin dava tarihi olan 08/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Fazlaya dair talebin reddine, <br>b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.327,40 TL harçtan peşin olarak alınan 3.507,54 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.819,86 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesi tarafından  DÜZENLENMESİNE, <br>Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2022 tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı, ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE, <br>c-Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı 67,80.-TL, tebligat masrafı 73,00.-TL, müzekkere masrafı 21,00.-TL, bilirkişi ücreti 485,00.-TL, olmak üzere toplam 646,80.-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 337,79.-TL ve peşin olarak alınan harç gideri 3.507,54.-TL olmak üzere toplam 3.845,33.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>d-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1.320,00.-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince 630,61.-TL'sinin davacıdan, 689,39.-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesi tarafından  DÜZENLENMESİNE,<br>Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2022 tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı, ... Harç sayılı Arabuluculuk Ücreti Harç Tahsil Müzekkerelerinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE,<br>e-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen 30.000,00.-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,<br>f-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen 30.000,00.-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,<br>g-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,<br>h-Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE,<br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde  İlk Derece Mahkemesince davacıya  İADESİNE, <br>Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 1.948,78 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde  İlk Derece Mahkemesince davalıya  İADESİNE, <br>b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 57,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 219,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 64,60 TL posta masrafı, 11,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 237,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktar itibariyle 6100 sayılı HMK'nın  361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30/06/2025      <br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c4757faa607c234","SID":"f2561dc689271e5e"}}