{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\tT.C.<br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>HAKİM\t: ... ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVA\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH \t: <br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>1.BEYANLAR:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkil firmanın önceki unvanı ... Tic. Ltd. Şti. olup, 18.12.2024 tarihinde unvan değişikliği yapılarak ... Tic. Ltd. Şti. olarak tescil edilmiştir. Müvekkil firma 19.01.2023 tarihinde davalıdan satın aldığı akülü darbeli vidalama makinesi setini teslim aldığı günden itibaren verimli şekilde kullanamamış; ürün sırasıyla 01.07.2023, 08.02.2024, 16.05.2024, 25.06.2024 ve 07.11.2024 tarihlerinde servise gönderilmiş ancak arızaları giderilmeden iade edilmiştir. Ürünün ayıplı olduğunun servis kayıtlarıyla sabit olduğu, bu nedenle 05.12.2024 tarihinde başlatılan arabuluculuk sürecinde de sonuç alınamadığı belirtilmiştir. Ürünün defalarca bozulması, uzun süre serviste kalması ve işlevsellik göstermemesi nedeniyle, fatura değeri düşük kalsa da müvekkilin zararının giderilebilmesi için ürünün ayıpsız bir misliyle değiştirilmesinin gerektiği, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 14.992,54 TL değerli ürünün yenisiyle değiştirilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının talebine konu ürün olan akülü darbeli vidalama makinesinin 19.01.2023 tarihli fatura ile satıldığını, ürünün teslimden sonra yaklaşık 6 ay sorunsuz şekilde kullanıldığını ve bu süreçte müvekkil şirkete herhangi bir şikâyet veya bildirimde bulunulmadığını, ilk servis kaydının 24.07.2023’te gerçekleştiğini, sonraki servislerin 12.02.2024, 20.05.2024 ve 07.11.2024 tarihlerinde yapıldığını, tüm işlemlerin garanti kapsamında ücretsiz ve teknik yönergelere uygun şekilde gerçekleştirildiğini beyan etmiştir. Davacının ayıplı mal iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, ürünün arızalarının kullanıcı kaynaklı olabileceğini ve sektör şartlarına bağlı geliştiğini, bu sebeple malzeme veya üretim hatasıyla ilgili ayıp bulunmadığını, ayrıca Türk Borçlar Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ve Türk Ticaret Kanunu ile TBK’daki sürelerde ayıp bildirimi yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir. Ayrıca, davanın 19.03.2025 tarihinde açılmış olması sebebiyle zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarını yeterince somutlaştıramadığını ve davanın konusu ile istem kısmı arasında çelişki bulunduğunu, yetki bakımından da İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğunu ileri sürerek, öncelikle yetkisizlik ve zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın usulden, aksi halde esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>2. MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER VE  DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>HMK nun genel yetkili mahkeme başlıklı 6. maddesi; \"(1)Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2)Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.\" hükmünü amirdir.<br>HMK nun yetki sözleşmesi<br> başlıklı 17. maddesi; \"(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.\" hükmünü amirdir.<br>HMK nun görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler başlıklı 20. maddesi; \"(1)Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. (2)Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir.\" hükmünü amirdir.<br>Taraflar arasında yetkinin belirlenmesine dair bir sözleşme hükmü bulunmadığından genel yetkili mahkemenin yetkili olacağı bu kapsamda davalının yerleşim yeri mahkemesinin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:<br>1-Davanın yetkisizlik nedeniyle USULDEN REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,<br>2-HMK nun 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde ise başvurunun reddi kararının kendisine tebliğinden itibaren yasal iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE.\t<br>3-Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine.<br>4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet yetkisizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine,<br>5-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yetkili mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının yetkili mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya ve davalıya iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli  kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2025 <br><br>Katip ...\t\t\t\t\t\t\tHakim ...<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4046dbb0542bdacc","SID":"fd790f08eb3e5857"}}