{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/2455 <br>KARAR NO: 2025/697<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/06/2021<br>NUMARASI: 2020/362 Esas, 2021/543 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 24/06/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkin olup; mahkemece  davanın reddine  dair verilen karara davacı vekilince  istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili , müvekkili şirketin otomotiv sektöründe araç satımı, yedek parça ve servis hizmeti kapsamında faaliyet gösterdiğini, Türkiye' de distribütörü olduğu ... markasının araçlarının satış ve servis hizmetini verdiğini, taraflar arasında 08/03/2019 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile ... web sitesinin ve yapılan web sitesinin ... için de kopyalanması, hazırlanması ve yapılması, web sitelerine ait teknik özelliklerin belirlenmesi ve davalı tarafından 12 ay boyunca teknik hizmet verilmesi hususlarının düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede web sitelerinin ana sayfalarında meydana gelen sorunların giderileceğine dair hükmün davalı tarafından taahhüt edilmesine karşın sözleşme konusu projenin mobil ve sair arayüzlere uygun olacak şekilde reponsive olarak yerine getirilmediğini, bunun üzerine işbu sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, davalı tarafa ödenen bedelin iadesinin davalıdan talep edildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe geçtiklerini, borçlu davalının itirazı üzerine takibin durduğunu bildirdiğini belirterek ,  itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili , mahkemenin ve İcra Dairesinin yetkisine itiraz ettiklerini, İstanbul Adliyesi İcra Dairelerinin yetkili olduğunu , işin anahtar teslim olarak nisan ayında 25 gün içinde teslim edildiğini ,  davacı tarafın iddia ettiği gibi bir ayıp bulunması halinde dahi ayıp bildirim sürelerine uyulmadığını ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını , davacının sözleşmeyi feshederek menfi ve müspet zarar talep edemeyeceğini belirterek  davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece , taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanmış bulunan 08/03/2019 tarihli web sitesi sözleşmesi kapsamındaki hizmetin ayıplı olup olmadığı, davacının sözleşmeyi feshi ile ödediği bedelin iadesini talepte haklı olup olmadığı, buna yönelik takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteminin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı ,dava konusu sözleşmede belirtilen şekilde hizmetinin verilip verilmediği ve  sözleşmeye aykırı, ayıplı sayılacak nitelikte olup olmadığı, dolayısıyla davalının, bu savunmalarına bağlı olarak sözleşmeyi feshetmesinin ve ödediği bedelin iadesi talebinde haklı ve kabul edilebilir olup olmadığı hususlarında Bilgisayar  konusunda uzman bilirkişi ... ile hukukçu bir bilirkişi ...'den rapor alınmış, bilirkişiler 10/03/2021 havale tarihli raporlarında gerekçelerini açıkladığı üzere sonuç olarak; eser sözleşmesinin konusunu teşkil eden web sitesinin ayıplı olmadığını, web sitesinde davacının iddia ettiği hususlarda ayıp olmadığını belirttikleri , Taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğu ve TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, BK'nun 362 son ve TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri mevcuttur. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunduğu, Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere taraflar arasındaki hizmete konu olan web sitesinin ayıplı olmadığı, kaldı ki web sitesi ayıplı olsa dahi Borçlar Kanunu'nda öngörülen ayıp ihbar sürelerine uyulmaması sebebiyle ayıptan doğan hakların kullanamayacağı , Davalının web sayfası tasarım hizmetini gerçekleştirmiş olduğu uyuşmazlık olmadığı ,  davacı her ne kadar teknik destek sunulmadığını iddia etmiş ise de buna ilişkin delil sunmadığı , 17/09/2019 tarihli ihtarnamede verilmesi istenen teknik destekler de web sitesinin tasarımına ilişkin olup sözleşmede taahhüt edilen edimlere ilişkin olduğu ,  Davacı tarafın 17/09/2019 tarihli ihtarnamedeki talepleri mahkemece  aldırılan bilirkişi raporu ile irdelenmiş olup bu hususlar ayıp olarak kabul edilse bile ilk kullanımda derhal tespit edilebilir derecede açık ayıp olarak nitelendirilmesi gerektiğinin  anlaşıldığı, Davacı taraf sadece 17/09/2019 tarihli ihtarnamede teknik desteğin verilmediği ifade edildiği  ve akabinde 21/10/2019 tarihinde çekilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin davalı tarafa ihtar edildiği , Davalının sözleşmede öngörülen şekilde web sitesinin tamamlanmadığından bahisle davacının, davalıyı temerrüde düşürmediği gibi sözleşmeyi de feshetmediği, davacının fesih beyanını 21/10/2019 tarihinde notere bildirdiği, bu tarihe kadar fesih beyanında bulunmadığı gibi sözleşme ilişkisinin kabulünü gösterecek şekilde 17/09/2019 tarihli ihtarnameden anlaşılacağı üzere  davalıdan talepte bulunmaya devam ettiği, sözleşmede kararlaştırılan web sitesi hizmetine ilişkin şartların olup olmadığı hususunda sözleşmenin imzalandığı 08/03/2019 tarihinden 17/09/2019 tarihine kadar davacının ayıp ve Borçlar Kanununun genel hükümleri kapsamında sözleşmenin kötü ifasına ilişkin olarak hiçbir girişimde bulunmadığı, Borçlar Kanununda öngörülen ayıp ihbar sürelerine uyulmaması sebebiyle ayıptan doğan hakların kullanılamayacağı, bu durumda davacının web sitesini mevcut haliyle kabul ettiği belirtilerek ,  iş bedeli bakiyesi 18.000,00-TLve KDV ücreti ile ve faizinin davalıdan iadesi talebinde haksız olduğu kanaati ile davanın reddine, davacı takipte haksız ise de kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında , gizli ayıp olduğunu , müşterilerin geri dönmesi ile tespit edildiğini , davalıya derhal bildirildiğini , yerel mahkemenin ayıp ve ihbar konularında hataya düştüğünü , irdelenmediğini , alınan bilirkişi raporunda ayıplara ilişkin açık ayıp tabirinin kullanılmadığını , hataların kullanımla birlikte ortaya çıktığını , davalı tarafından projenin mobil ve sair ara yüzlere uygun olarak yapılması gerekirken yapılmadığını , fesih ihtarına kadar defalarca iletişime geçildiğini ilk başvurunun 7.8.2019 tarihli mali olduğunu , delil tespiti yaptırdıklarını web sitesinin sözleşme kapsamındaki şartları taşımadığını , bu nedenle müvekkili şirket tarafından beklenilen yararın alınamayacağının , kullanamayacağının saptandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup , davacı iş sahibi , davalı yüklenicidir. Davacı vekili dava dilekçesinde , taraflar arasında web sitesinin hazırlanması ve 12 ay teknik hizmet verilmesine dair 08.03.2019 tarihli sözleşme olduğunu , web sitesindeki sorunların davalı tarafından giderilmediğini , projenin mobil ve sair ara yüzlere uygun olacak şekilde yapılmadığını , bu sebeple müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiğini ödenen bedelin iadesi için icra takibi açıldığını ve davalı borçlunun itirazının iptalini talep etmiştir. Davalı vekili , zaman aşımı itirazında bulunduğunu , anahtar teslim 25 gün içinde müvekkilinin teslim ettiğini , Nisan ayında teslimin yapıldığını , eğitim verildiğini , davacının ayıbı 2,3 gün içinde bildirmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkeme , davacının17/09/2019 tarihli ihtarnamesinden anlaşılacağı üzere  davalıdan talepte bulunmaya devam ettiği, sözleşmede kararlaştırılan web sitesi hizmetine ilişkin şartların olup olmadığı hususunda sözleşmenin imzalandığı 08/03/2019 tarihinden 17/09/2019 tarihine kadar davacının ayıp ve Borçlar Kanununun genel hükümleri kapsamında sözleşmenin kötü ifasına ilişkin olarak hiçbir girişimde bulunmadığı, Borçlar Kanununda öngörülen ayıp ihbar sürelerine uyulmaması sebebiyle ayıptan doğan hakların kullanılamayacağı, bu durumda davacının web sitesini mevcut haliyle kabul ettiği bu sebeple iş bedelinin iadesini davacının isteyemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 08.03.2019 tarihli Web Sitesi Sözleşmesi vardır. Sözleşmenin konusu web sitesinin hazırlanması ve teslimden sonra 12 ay  verilecek teknik hizmettir. Sözleşmede tahmini teslim süresi 25 gün olarak düzenlenmiştir. Sözleşme ücreti 18.000,00 TL+KDV olarak belirtilmiştir.  Davacı tarafından İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/117 Değişik İş sayılı dosyası tespit yaptırıldığı , tespit raporunda , yapılan incelemede sözleşme yükümlülüklerinin tamamının yerine getirilmediğini internet sitelerinin eksikliklerinin olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Bu sebeple  İcra Dairesinin ve Mahkemenin yetkisine davalı yüklenicinin itirazı ,  yerinde değildir. Davacının Kartal ... Noterliğinin 17 Eylül 2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarı ile davalıya ayıp ihbarı yaptığı , davalının da Büyükçekmece ... Noterliğinin 24.09.2019 tarihli ... yevmiyeli ihtarı ile tam ve kusursuz ifa yaptığına dair davacı tarafa cevap verdiği anlaşılmıştır. Davacı Kartal ... Noterliğinin 21.10.2019 tarih ve ... yevmiyeli ihtarı ile davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek  sözleşmeyi feshettiğini davalı yana bildirmiştir. 10.03.2021 tarihli heyet bilirkişi raporunda , davacının web sitesini onayladığının görüldüğünü ,davacının Web siteleri üzerinde çok kısa sürede gerçekleştirebileceği testleri gerçekleştirmeyip zamanında yapması gereken şikayetleri teslimden uzun bir süre sonra yaptığını , web sitesinde responsive  olma durumu ile ilgili bir sorun görülmediğini , web sitesinde slider ile ilgili bir sorun görülmediği , davalının teknik açıdan her hangi bir kusurunun bulunmadığını bildirmişleridir. Sözleşmenin 7. Maddesinde sitenin hazır hale getirilmesinden sonra ,  davacının web sitesini sözleşme şartlarına uygunluğunu kontrol etmesi ve onay maili göndermesi hususunun düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı taraf bu düzenleme karşısında , davalıya yaklaşık 6 ay sonra 17 Eylül 2019 tarihinde ayıp ihbarı gönderdiği anlaşılmaktadır. Belirttiğimiz bu husus dikkate alındığında ayrıca dosya kapsamındaki bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında , yerel mahkemece verilen karar hukuka ve usule uygun olduğundan , davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2021 tarih ve 2020/362 Esas, 2021/543 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38ecabe510780377","SID":"8a16a5ff053d0b46"}}