{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/473 <br>KARAR NO:2025/926<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:24/11/2021<br>NUMARASI:2020/16 E. - 2021/1039 K. <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı,  taraf vekillerince  istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... numaralı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan ... AŞ'ye ait uçak motor parçası cinsi emtiaların, İstanbul'dan Eskişehir'e nakliyesinin davalılar tarafından üstlenildiğini,  söz konusu emtiaların davalıların sorumluluğunda taşınmak üzere ... Havalimanından ...plakalı araca tam ve sağlam olarak yüklendiğini, aracın 20/03/2018 tarihinde sigortalının adresine ulaştığında bir kap yükün hasarlı olduğunun görüldüğünü ve davalı sürücünün katılımı ile tutanak düzenlendiğini,  davalı şirketin navlun faturası düzenlediğini ve taşıma işinin diğer davalı tarafından gerçekleştirildiğini, her iki davalının da hasardan sorumlu olduğunu, fatura ve yapılan tespitle belirlenen 11.376,17USD zararın sigortalıya ödendiğini ve onun haklarına halef olunarak rücu hakkına sahip olunduğunu, davalıların haksız olarak icra takibine itiraz etmeleri sebebiyle işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu  ileri sürerek, davalıların itirazının iptali ile %20  oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi arz ve talep edilmiştir. Davalı ... Şti. vekili, savunmasında özetle;  emtiada meydana gelen hasarda müvekkili şirketin kusurunun olmadığını, sigortalı ile yapılan sözleşme ve onun bilgisi ile taşımanın dava dışı ...AŞ tarafından gerçekleştirildiğini, hasar tazmininin taşımayı fiilen gerçekleştiren taşıyıcıdan istenmesi gerektiğini, davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, taşımanın 20/03/2018 tarihinde gerçekleştiğini, o tarihten bu yana müvekkili şirkete bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, ayrıca zarar gören emtianın sigortalı tarafından müvekkiline iade edilmediğini, dava dışı sigortalının sebepsiz zenginleştiğini, zarar ile talep edilen bedel arasında fahiş fark olduğunu savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.Davalı ... vekili savunmasında özetle; Eskişehir Ticaret Mahkemesinin yetkili  olduğunu,  müvekkili hakkındaki icra takibinin... sayılı dosyası olduğunu, diğer davalının ... sayılı icra takibinde  borçlu olduğunu, müvekkili ile diğer davalının hiç bir ilgisi bulunmadığını, iki farklı icra müdürlüğü dosyasının  icra taleplerinin itirazın iptali davasında birleştirilmesinin hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin taşıma işini dava dışı ...'den aldığını, davalı sigorta şirketi ile diğer davalı şirket ve sigortalı şirket ile akdi bir ilişkisinin olmadığını,  davalı müvekkilinin  taşıyıcı-nakliyeci olduğunu,  taşıma konusu malın ABD'den İstanbul'a geldiğini ve çeşitli taşıma etap veya süreçler geçtikten sonra ... Havalimanına gelen bu malın müvekkilinin kamyonuna yüklendiğini,  yükleme ve bundan doğan sorumluluğun müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin emtiayı herhangi bir çapma ve hasar vermeden getirdiğini, emtianın uzun yol koşullarına uygun ambalajlanıp ambalajlanmadığının bilinmediğini, taşıma sırası ile yükleme ve boşaltmada müvekkilinin emtiaya müdahale etmediğini, tahta kasa içinde bulunan emtianın sabit durduğunu, yerinden oynamadığını, hasarlı olsa bile emtianın ekonomik değerinin dikkate alınmadığını, nakliyede hiçbir kusurunun olmadığını, emtianın yüklendiği gibi teslim edildiğini ve yolda hasarlanması gibi bir şeyle de karşılaşılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...   Somut olayın incelenmesinde hasara uğrayan uyuşmazlık konusu emtianın davalı taraflarca taşıma işinin ... Havalimanı ile Eskişehir arası olduğu, davalılardan ... şirketinin yerleşim yerinin mahkememizin yetki çevresinde bulunduğu, diğer davalının ise Eskişehir ili olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 6 ve 7. Maddeleri uyarınca mahkememizin görevli ve yetkili olduğu bu nedenle yetki itirazının reddedildiği, davalılardan ... Gümrük'ün akdi taşıyıcı, davalı ...'ın fiili taşıyıcı olduğu, hasara ilişkin tutanağın davalı ... tarafından imzalı bulunması sebebiyle hasar bildirimi süresinde yapıldığının kabul edildiği, bu husuta yapılan itirazın  yerinde  görülmediği, dosyada delillerin toplanarak Uçak Mühendisi ... ile  karayolu taşımalarında uzman sigorta bilirkişi ...'tan rapor alındığı, raporun denetime ve hükme elverişli olduğu, davacının hasar karşılığı sigortalıya ödeme yaptığından aktif husumetinin bulunduğu, davalıların taşıma işleminden kaynaklı hasardan birlikte sorumlu olacakları, hasarın ülke içerisinde iller arasında yapılan karayolu ile taşımadan kaynaklı olması sebebiyle TTK hükümlerinin uygulanacağı, emtianın ambalajına ilişkin açık bir itirazın olmadığı, emtianın taşınmasının tahta sandıkta olduğu da dikkate alınarak ambalajın taşımaya konu emtia için uygun olduğu, emtianın uçak imalatında kullanılan rulman olduğu, rulmanın darbe nedeniyle ezildiği, hasar sonrasında kullanım imkanının kalmadığından sovtaja verilemeceği hurda değeri tespit edilerek yapılan hesaplamanın TTK 880 maddesine uygun olduğu,  TTK 882 madde uyarınca gönderi uçak malzemesinin kullanılamayacağından tamamının hasarlı olduğuna ilişkin  hesaplamanın yapıldığı ve icra takibinde talep edilen dolar üzerinden çevriminin yapıldığı, davacının bu miktar üzerinden talepte bulunabileceği, davacı tarafın öncelikle davalılara ... dosyası üzerinden icra takibi yaptığı, davalıların yetki itirazı üzere icra dosyasının davalı şirket yönünden Bakırköy ... İcra Dairesinde, davalı ... yönünden ise Eskişehir ... İcra Dairesinde devam ettiği, her iki davalının talep edilen tek alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ... ''  gerekçesiyle,  davanın kısmen kabulü ile davalı ... Danışmanlık ve Lojistik Limited Şirketinin ... sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 4.629,77 USD  alacak üzerinden üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ...'ın ... sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 4.629,77 USD  alacak üzerinden üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, işlenmiş faiz yönünden devamına karar verilen her iki  icra takibindeki 4.629,77  USD  alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık USD hesaplarına uyguladıkları en yüksek faiz oranının uygulanmasına, alacak konusunun tek olması sebebiyle, her iki icra takibi yönünden tahsilde tekerrür oluşturulmadan icra takiplerinin devamına, alacak talebinin yargılamayı gerektirmesi ve likit olmadığı değerlendirilmekle davacının her iki icra takibi yönünden icra inkar tazminat talebinin yasal şartlarının oluşmadığından reddine, davalıların kötüniyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 06/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtilmiş olduğu üzere, dava konusu hasarlı emtianın hava yolu ile Amerika'dan ... Hava limanına, buradan da kara yolu ile Eskişehir'e nakledildiğini, bu durumda, dava konusu taşıma işine Varşova/Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davaya konu olayda da hasarın meydana geldiği kara taşıması, taşıma konusu emtianın, nihai alıcısına teslimi için haya yolu taşımasının devamı olarak yapıldığını, bu durumda TTK'nın değil, ilgili Konvansiyon hükümlerinin uygulanacağını, taşıyıcının, gönderinin brüt ağırlığının kg. başına 22 SDR ile sınırlı olacak şekilde hesaplanması gerektiğini,  ancak mahkemece TTK hükümleri uygulanarak tazminat tutarı olarak gönderinin brüt ağırlığının kg. başına 8,33 SDR olarak hesaplanarak eksik bir hesap çıktığını, ilk derece mahkemesinin davanın çözümünde tazminat miktarını hesaplarken hasar tarihindeki SDR kurunu dikkate almış olmasının da hatalı olduğunu,  yerleşik Yargıtay kararları ile de kabul edilmiş olduğu üzere karar tarihindeki SDR kurunun esas alınması gerektiğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve  ilgili konvansiyon hükümleri uygulanmak suretiyle davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı... Şti vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin akdi taşıyıcı olduğu yönünde yapılan tespitin  kabul edilemeyeceğini,  sigortalının da bilgisi dahilinde taşıma işleminin ...AŞ tarafından gerçekleştirildiğini, davacının da dava dilekçesinde işbu durumu açıkça ifade ettiğini, fiili taşıyıcının diğer davalı olduğunu belirttiğini, pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, hasarın müvekkili şirkete süresinde ihbar edilmediğini,  CMR m.30'da ayıbın, alıcı tarafından taşıyıcıya yazılı olarak bildirilmesi kuralı düzenlendiğini, şoför ile alıcı arasında emtianın zararına ilişkin tutulan tutanağın mevzuat gereğince bir ayıp ihbarı olarak kabul edilemeyeceğini, kararın  gerekçeli olmadığını, savunmalarına yer verilmediğini, hukuki uyuşmazlığın tek bir yönü ile ele alındığını,  sebepsiz zenginleşme itirazlarının değerlendirilmediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taşınan emtia varsa hasarı ve taşıma aşamasında meydana gelmesi halinde mutlak suretle araç üzerinde tespiti yapılmış olması gerektiğini,  böyle bir tespitin söz konusu  olmadığını, ambalajlamadaki hatanın aynı zamanda emtiaya olduğu kadar taşıyıcıya da zarar vermemesi gerektiğini, emtianın sahibinin hasarlı malzemeyi yok ettiğinden 320 kg bu malzeme işin başından sonuna kadar inceleme dışında tutulduğunu,  malzemenin hasarlı değerinin bile değerlendirme dışında olduğunu, davacının basiretli tüccar gibi davranmadığını, fiilen olay anının, yerinin, araç üzerindeki durumunun, araçtan nasıl indirildiğinin, ambalajın ve koruma özelliklerini, araçtan inişinin, emtiayı bizzat fiilen görerek hasarın niteliğinin,  bütüne etkisinin, kalan bölümünün ekonomik değerinin sadece  tahminle sanal bir değerlendirme ile doğruyu bulmak ve buna dayalı adaleti oluşturmanın mümkün olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve yargılamanın yeniden yapılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin,  akdî ve fiilî taşıyan olduğu iddia dilen davalılardan  rücuen tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, tüm taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalılar vekillerinin  istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;Davacı tarafça her iki davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile  06.03.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak sigortalı ... AŞ'ye ait emtiaların ... plakalı araç ile İstanbul'dan Eskişehir'e nakledildiği sefer sırasında oluşan hasar sebebiyle 11.376,17 USD'nin gösterildiği, davalıların yetki itirazında bulunmaları üzerinde bu itirazlarının kabul edildiği,   her iki borçlu hakkındaki  dosyalar ayrılarak ... nezdinde takibe devam edildiği görülmüştür.Dosya kapsamında bulunan ... sayılı dosyasının incelenmesinde; ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 21.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı...Ltd.Şti tarafından 21.05.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde;  ödeme emrinin  davalı borçlu ...'a 11.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... tarafından 11.04.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.Davacı ile dava dışı sigortalı  ...AŞ arasında 31.12.2017-31.12.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere nakliyat abonman sigorta poliçesi düzenlendiği,  buna istinaden  12.03.2018  teklif tarihli   ''Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi'' düzenlendiği, poliçe ile dava dışı şirkete ait  ''uçak motor parçası'' olduğu anlaşılan emtiaların ABD'den Türkiye'ye, İstanbul ve Eskişehire  nakliyesi sırasındaki oluşacak rizikoların sigortalandığı, sigortalının söz konusu emtialarının yurt dışından ... Havalimanına geldiği, buradaki antrepodan davalı  ...'ın kamyonuna yüklendiği, davalı şirketin dava dışı sigortalıya 31.03.2018  tarihli  ''16-31 Mart lojistik hizmet bedeli'' açıklamalı navlun faturası düzenlediği,  emtianın  bir paletinin karayoluyla taşınması sırasında zarar gördüğü, dava dışı sigortalıya davacı tarafından 09.01.2019 11.376,17 USD ödeme yapıldığı, dekontun ve  sigortalıdan alınan ibranamenin mevcut olduğu, davacının yaptığı ödemeyi davalılardan rücuen talep ettiği  anlaşılmaktadır.Dava konusu taşımanın, emtiaların ... Havalimanın antreposundan Eskişehirdeki sigortalı fabrikasına  taşınması kısmına ilişkin yurt içi taşıması olması nedeniyle olayda TTK'nın eşya taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir.TTK'nın 875.maddesi ''(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.'' hükmünü içermektedir.Aynı Kanun'un 876/1. maddesinde ise taşıyıcının özeni başlığı altında yer alan hüküm fıkrasında; \"Ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçları önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur\" denilerek taşıyıcının hangi halde sorumluluktan kurtulacağı net şekilde ortaya konulmuştur. Aynı Kanun'un 879. maddesi uyarınca, taşıyıcı, adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.Diğer yandan, TTK'nın 888.maddesinde fiili taşıyıcı düzenlenmiştir. Maddede, taşımanın kısmen veya tamamen 3.bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilmesi halinde bu kişinin eşyanın ziya, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zararlardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğuna yer verilmiştir.TTK'nın 889.maddesine göre ise,  eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır.Bu karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir.Bu bilgilere söre somut olayın değerlendirilmesinde;Davalı şirket,  davacı sigortalısına navlun faturası düzenlemiş olduğundan akdi  taşıyıcı olduğu, emtiaların diğer davalı tarafından ise  fiilen taşındığı, bu davalının da  fiili taşıyıcı olduğu anlaşılmaktadır Bu sebeple, davalı şirketin akdi taşıyıcı olmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı ...'ın  ve sigortalı ambar sorumlularının imzası bulunan  20.03.2018 tarihli teslim tutanağına göre  teslim sırasında  1 kap emtianın  hasarlı olduğu  tespitine yer verildiği görülmektedir. Bu tutanak ile hasarın varlığı ve   hasar ihbarının akdi taşıyan davalıya  süresinde yapıldığı anlaşılmış olup aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Eksper raporuna ve bilirkişi raporuna göre,  ... Havalimanına gelen emtiaların  geçici  antrepoya alındığı,  antrepoda veya gümrükte ... plakalı araca yüklenmesi öncesinde herhangi bir tutanak düzenlenmediği, fotoğraflardan  emtianın konulduğu tahta sandığın dağılmış olduğu, bu sebeple hasarın sefer esnasında sandığın devrilmesi veya düşürülmesi sonucunda olabileceği belirtilmiş olup,  İstanbuldan Eskişehire karayolu taşıması sırasında bir palet emtianın zayi olduğu,  bu durumda davalılar akdi ve fiili taşıyıcının sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.Taşıyıcının sorumluluğu kural olarak eşyayı teslim ettiği anda son bulur. Buradaki teslimden, taşıma sözleşmesi veya senedinde gönderilen olarak belirtilen kişi ya da sonradan gönderen veya gönderilenin talimatı üzerine teslimi istenen üçüncü kişi tarafından eşyanın teslim alınması anlaşılmalıdır. TTK'da öngörülen sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcı, TTK'nın 876. maddesi uyarınca ''çok tedbirli bir taşıyıcının gösterebileceği özeni göstermiş olsaydı yine de zıya, hasar veya gecikmenin oluşacağını'' ya da zararın TTK’nuın 878. maddesinde sayılan özel durumlardan birinden kaynaklandığını ispatlamalıdır. Ancak somut olayda, TTK'nın 876 ve 877.maddelerindeki hallerin gerçekleştiği kanıtlanmadığı gibi 878. maddedeki özel hallerin de gerçekleştiği kanıtlanmamıştır.Bu kapsamda, davalı şirketin akdi taşıyıcı olarak diğer davalı fiili taşıyıcı ile birlikte emtianın kısmen zayi olmasından  müteselsilen sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle halefiyet kuralları gereği uğradığı zararın tazminini talep hakkının bulunduğu anlaşıldığından davalıların aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiş ve istinaf başvurularının reddi gerekmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme sonucunda; Her ne kadar davacı vekili Montreal Konvansiyonunun uygulanması gerektiğini  ileri sürmüş ise de; taşımanın, ...Havalimanın antreposundan Eskişehirdeki sigortalı fabrikasına yapıldığı, hasarın bu sırada gerçekleşmiş olduğu,  hasarın  taşımanın hava yoluyla yapılan kısmında gerçekleştiğine dair bir tespitin  bulunmadığı anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.TTK'nın 880/1 maddesi hükmünde taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı belirtilmiş, tazminat hesaplamasında 880 ve 882/1 maddesi ile sınırlama getirilmiştir.Buna göre  hesaplanan tazminat hiç bir zaman eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamayacaktır. TTK'nın 882.  maddesine  göre,  880.  ve  881.maddeler  uyarınca    ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.06.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda; zayi olan rulman emtiasının ağırlığı 383 kg olarak tespit edilmiş ve   hasar tarihindeki  TCMB kurları dikkate alınarak 20.03.2018 tarihi itibariyle  383 kgx8,33 SDR=3.190,39 SDR,1 SDR=5,7215 TL olmak üzere 18.253,81 TL (4.629,77 USD)  hasar bedeli hesaplanmış, mahkemece bu miktara hükmedilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince karar tarihindeki SDR kurunun esas alınmamasının hatalı olduğu ileri  sürülmüş ise de, ilk derece mahkemesi karar tarihindeki  SDR kuruna göre (1 SDR=1.39423 USD)  Dairemizce yapılan hesaplamada mahkemece hükmedilen bedelden daha düşük (4.448,13 USD) tazminat bedeli tespit edildiğinden ve istinaf edenin aleyhine karar verilemeyeceğinden  davacı vekilinin  tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup taraf  vekillerinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmediğinden, tüm taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, tüm taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, 2-Davalı... Şti ve davalı ...  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye  20,10 TL istinaf karar harcının davalılardan müteselsilen tahsiline,3-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 29.05.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"add6991d769c5b1b","SID":"eeb978d42587f93b"}}