{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL <br>16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2025/438 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/540<br><br><br>DAVA\t: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/02/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 11/07/2025<br><br><br>Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan<br> yargılaması sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"Müvekkilinin davalı tarafından haksız bir biçimde aleyhine başlatılan  İstanbul... İcra Dairesi'nin ... - ( ... ) E. Sayılı dosyasında takip dayanağı belgeye dayalı dosya borcunun olmamasına rağmen, haciz ve satış tehdidi altında kalarak, aslında daha önce davalının farklı banka hesaplarına taksitler halinde ödemiş olduğu halde toplamda 105.773,58 TL'yi  ödemek zorunda kaldığını, müvekkil tarafından dosya borcunun davalının  farklı banka hesaplarına taksitler halinde ödendiği halde davalı müvekkili  icra tehdidi altında bırakarak haksız bir şekilde 105.773,58 TL ödemek zorunda bıraktığını, müvekkilin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiği açık olup, bu durumun tespit edilerek müvekkilin haksız yere uğradığı zararın giderilebilmesi için davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Dairesi'nin... - ( ... ) E. Sayılı  takibinin bu şekilde iptaline, müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 105.773,58 TL'nin ödeme tarihinden tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; \"Öncelikle davacının istirdatını talep ettiği icra takibinin konusunun çek olduğunu, kambiyo hukukuna dayalı olduğunu ve takibe konu çekin müvekkilin ticari ilişkisi içerisinde verildiğini, davacının kendisi de çeki tanzim ettiği tarihte ticaret ile iştigal etmekte olduğunu,  bu sebeple mahkememizin görevsiz olduğunu ve  dava dosyasının İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini talep etmiş; esası ilişkin ise çek bedellerinin vadesinde ödenmemesi üzerine, müvekkilimizin alacağını tahsil amacıyla davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, iş bu çeklerin keşidecisi bölümünde İnci Durna yazmakta ise de davacının soyadı Aile Hukuku ve Medeni Kanun çerçevesinde değiştiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında ödeme emri davacıya bizzat tebliğ edildiğini ve icra dosyası kesinleştiğini, davacının borçlu olmadığı iddiası ve haksız tahsilat iddiası gerçek dışı olduğunu, müvekkili aleyhine açılan huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...-(...) E. Sayılı dosyasından yapılan takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği 105.773,58 TL'nin istirdadına ilişkindir. <br>İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı 27/05/2025 tarihli görevsizlik kararı ile Mahkememize tevdi edilen dava Mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.<br>Dava 28/02/2025 tarihinde İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas... Karar sayılı 27/05/2025 tarihli görevsizlik kararı ile dosya Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin ...Esas sırasına kaydı yapılmış, Mahkememizin 26/06/2025 tarihli Tensip Tutanağı'nın 4 nolu bendi uyarınca \"Davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış tasdikli suretinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesindeki dava şartı yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedileceğinin İHTARINA\" karar verilmiş ve işbu tensip tutanağı davacı vekiline 02/07/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. <br>Davacı vekilinin 10/07/2025 tarihli dilekçesi ile; dosyada arabuluculuk son tutanağının veya arabulucu tarafından onaylanmış tasdikli örneğinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verilmiş ise de talep konusu davanın istirdata ilişkin olup İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde...Esas sayılı davası olarak açılmış olup daha sonra işbu mahkemenin ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiğini, görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben talepleri üzerine dosyanın Mahkememize tevdi edildiğini, davanın istirdat davası olarak asliye hukuk mahkemesinde açıldığından Arabuluculuk Kanunu ve HMK uyarınca dava açılırken dava şartı olarak arabuluculuğa tabi olmadığından arabuluculuk faaliyetine girişilmeksizin dava açıldığını, bu nedenle ara kararda istenilen arabuluculuk son tutanağı bulunmadığından sunmalarının mümkün olmadığı gibi 1 haftalık süre içerisinde arabuluculuk faaliyetine başvurulup tamamlanmasının da mümkün olmadığını belirterek tensip zaptında kurulmuş olan 4 nolu ara karardan rücu edilmesini talep ettiği görüldü. <br> 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu  gelmek üzere eklenen  maddeye göre; '' MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\"<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına  eklenen cümle ile “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili Kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.<br>(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir. <br>Yapılan inceleme ve değerlendirmede; davacı vekilince her ne kadar 10/07/2025 tarihli dilekçe ile tensip tutanağının 4 nolu ara kararından rücu edilerek yeniden süre verilmesi talep edilmiş ise de, görevsizlik kararı sonrasında dosyanın Mahkememize 20/06/2025 tarihinde tevzi edilerek Mahkememiz esasına kaydedildiği, davacı tarafça Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı gibi dosyanın Mahkememiz esasına kaydedilmesinden önce de arabulucuğa başvurulmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla eldeki dava bakımından arabuluculuk başvuru şartının gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği kanaatiyle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A ve 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava konusu itibariyle Zorunlu Arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USUL YÖNÜNDEN REDDİNE,<br>2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacı tarafça yatırılan peşin 1.806,35 TL'nin düşümü sonucu ‭1.190,95‬ TL'nin karar kesinleştiğinde istek ve talep halinde iadesine,<br><br>3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>4-Davalı tarafından yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333.  maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere  karar verildi.   11/07/2025<br>Katip ...<br> e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br> e-imzalıdır  <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36dbd2e048425fca","SID":"4c2ec498f03c8bb4"}}