{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1951 <br>KARAR NO: 2025/874<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/05/2022<br>NUMARASI: 2020/597 Esas - 2022/448 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan 12/12/2017 tarihinde 2015 model ... marka araç satın aldığını, 2020 yılı Ocak ayında Yeşilköy Gümrük Müdürlüğünce, aracın ülkeye kaçak yollarla sokulan araçlardan olduğu ve vergisinin ödenmediği ihtar edilerek, af kapsamında ÖTV'nin %25 oranına tekabül eden tutarın ödenmesinin bildirildiğini, ayrıca Bakırköy 1. ACMnin 2019/173 esas sayılı dosyasında araca mahkemece tedbir konulduğunu, davacının ödenmesi gereken %25 ÖTV'yi süresinde ödeyip tedbiri kaldırttığını, davacının, aracı davalıdan piyasa değerinde aldığını, hiç bir kusuru olmamasına rağmen ayıp bedelini ödediğini, davacının aracın yurda kaçak yollarla sokulup sokulmadığını bilme yükümlülüğünün bulunmadığını, davalıya yapılan ihtara rağmen ÖTV bedelinin müvekkiline ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davaya konu araç ikinci el olup, aracın ilk sahibinin ithalatını yapan ... unvanlı şirket olduğunu, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davalının aracı ... şirketinden 10.07.2017 tarihinde satın aldığını, aracı alırken basiretli bir tacir gibi araştırma yapıldığını, sonrasında aracın davacı şirkete devredildiğini, davalının araçtaki gizli ayıbı bilmediğini ve bilme zorunluluğunun da bulunmadığını, ÖTV'nin ödenmemesi hususunda davalıya isnat edilebilecek bir kusur bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, TBK'nın 219 vd maddelerinde düzenlenen ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklandığı, Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü tarafından dava konusu aracın ülkeye kaçak yollarla sokulduğu ve vergisinin ödenmediğine yönelik ihtarın davacıya gönderildiği, satışa konu araç hukuki ayıplı olup, satıcı bu ayıbı bilmese dahi bu hukuki ayıptan dolayı sorumlu olduğu, aracınÖTV'sinin ödenmemesi ve aracın kaçak olarak yurda sokulmasının hukuki ayıp olarak değerlendirildiği,  dosya kapsamındaki ihtarnameler dikkate alındığında ayıp ihbarının süresinde yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 99.969-TL asıl alacak, 123,25-TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek takibin devamına,fazla istemin reddine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davaya konu aracı ikinci el olarak satın alındığını, aracın ilk sahibinin ithalatını yapan ... şirketi olduğunu, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkilinin aracı ... şirketinden satın aldığını, aracı alırken basiretli bir tacir gibi araştırma yaptığını, sonrasında aracın davacı şirkete satıldığını, müvekkilinin araçtaki gizli ayıbı bilmediğini ve bilme zorunluluğunun da bulunmadığını, aracı ithal eden firma tarafından ÖTV'nin ödenmediğini müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili iyi niyetli olup kendisine isnat edilebilecek bir kusur bulunmadığını, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davalı tarafça davacıya satışı yapılan aracın dava dışı ithalatçı tarafından ithalinde değerinin düşük gösterilmesi sonucunda ÖTV'nin eksik ödenmesi nedeniyle, araç kaydına 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında konulan şerhin kaldırılması için davacı tarafça ödenen vergi tutarının, satıcının zapta karşı tekeffül borcu kapsamında satıcı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 214. maddesine göre; satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla satılanın tamamı veya bir kısmı üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur. Aynı kanunun 217. maddesinde; satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa satış sözleşmesinin kendiliğinden sona ermiş sayılacağı ve alıcının satıcıdan; satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini, satılanı elinden alan 3. kişiden isteyemeyeceği giderleri, davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan bütün yargılama giderleri ile yargılama dışındaki giderleri, satılanın tamamen elinde alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları isteyebileceği, kanunun 218. maddesinde ise; satılanın bir kısmı elinden alınmış veya satılan sınırlı bir ayni hakla yüklenmişse alıcının sadece bu yüzden uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; dava dışı şirket tarafından ithal edilen ve davalıya satılan dava konusu aracın, 12.12.2017 tarihinde davalı tarafından davacıya satışının yapıldığı, aracın ithalinde fatura değeri düşük gösterilerek vergi kaçırıldığı tespit edilerek başlatılan ceza soruşturmasında aracın trafik kaydına tedbir şerhi konulduğu, 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan dolayı ilgililer hakkında Bakırköy 1. ACM'nin 2019/173 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, davacının başvurusuna istinaden Yeşilköy Gümrük Müdürlüğünce, 5607 sayılı yasanın geçici 11. maddesi ve ilgili yönetmelik gereği ödenmesi gereken ÖTV tutarının %25'ine isabet eden 99.969-TL'nin ödenmesi, aksi halde söz konusu kanun hükmünden yararlanma hakkının kaybedileceğinin davacıya bildirildiği, bunun üzerine %25 oranındaki 99.969-TL ÖTV tutarının davacı tarafından 17.01.2020 tarihinde gümrük müdürlüğüne ödendiği ve araç kaydındaki ilgili şerhin kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Yeşilköy Gümrük Müdürlüğünce ÖTV'nin %25'ine isabet eden tutarın ödenmesi, aksi halde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun geçici 11. maddesinden yararlanma hakkının kaybedileceği bildirilmiş olmakla, davacı tarafından gerçekleştirilen ödeme, araç kaydındaki şerhin kaldırılması, zararın artmasını önleyici ve yaşanan mağduriyeti giderici mahiyettedir. Davacı tarafından yapılan ödeme sonucunda araç üzerinde tasarruf imkanını ortadan kaldıran şerhin kaldırılması suretiyle, zararın minimuma indirilmesi sağlanmıştır. Mevcut durum itibariyle davacının yaptığı ilave ÖTV ödemesinden, satıcının zapta karşı tekeffül borcu kapsamında davalının sorumlu tutulması gerekmektedir. Davalı vekilince, aracın ithalinde ödenmesi gereken ÖTV'den ithalatçının sorumlu tutulması gerektiği, bu nedenle aracın ithalatçısı olmayan müvekkilinin ÖTV tutarından sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmüş ise de, yukarıda da açıklandığı üzere davalının davacıya karşı sorumluluğu satış sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül yükümlülüğünden kaynaklandığından, davacının satış sözleşmesinin tarafı olan davalı satıcıya müracaat etmesi mümkündür. Açıklanan nedenlerle, davalının dava konusu aracın ithalatçısı olmaması nedeniyle sorumlu tutulamayacağına dair savunması ve istinaf nedeni yerinde olmayıp, davacının ilave  olarak ÖTV'den sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 6.837,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.709,33‬‬-TL harcın mahsubu ile kalan 5.127,97‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 44-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bf6355e660266137","SID":"cb8bc9adb16c7abf"}}