{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1998 <br>KARAR NO: 2025/1010<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/06/2022<br>NUMARASI: 2021/342 Esas - 2022/460 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 20/05/2021<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 27.12.2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere ... Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun, davalı tarafından müvekkili şirkete 18 adet yazılım lisansı ve lisansa konu ürün için bakım hizmeti sağlanması olarak belirlendiğini, sözleşmenin,  tarafların yenileme iradeleri uyarınca 2018-2019 ve 2019-2020 yıllarında yürürlükte kaldığı gibi, müvekkili şirket tarafından 21.12.2020-20.12.2021 dönemi için de geçerli olacağı inancı ile sözleşmesel ilişkiye devam edildiğini, sözleşme ilişkisinin devam ettiği dönemde müvekkili şirketin, davalının ısrarlı talepleri üzerine 12.11.2020 tarihinde gelecek 21.12.2020-20.12.2021 dönemi için peşin olarak 13.275-USD tutarlı ürün bakım hizmeti bedelini ödediğini, bu tarihten sonra davalı tarafından haksız ve gerçeği yansıtmayan iddialar uyarınca, anılan sözleşme kapsamında müvekkili şirketin lisans kullanım şekillerinin tespiti amacıyla delil tespiti talebinde bulunduğunu, İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/154 D.İş sayılı dosyasında 11.12.2020 tarihinde müvekkili şirketin iş yerinde inceleme yapıldığını, inceleme gerçekleştirilmeden önce davalının müvekkili şirketten inceleme konusu ile ilgili yazılı talepte bulunmamasının, kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, yerinde inceleme işlemi sırasında davalının, müvekkili şirketin bulunduğu plazada ki iş yerinde kolluk görevlileriyle adeta bir baskın yapılıyormuş izlenimi vererek ticari itibarını zedelediğini ve çalışanlarını tehdit ettiğini, tüm bu hukuka aykırılıklar neticesinde oluşan güven kaybı sebebiyle sözleşmenin müvekkili şirket tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin 22.12.2020 tarihli ihtarnamesi ile feshedildiğini, böylece sözleşme ilişkisinin 22.12.2020 tarihi itibariyle sona erdiğini ve peşin ödenen bakım hizmeti bedeline rağmen bu tarihten sonra davalıdan bir hizmet alınmadığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından 21.12.2020-20.12.2021 dönemi için önceden peşin olarak ödenen bakım hizmeti bedelinin iadesinin Beyoğlu ... Noterliği'nin 11.01.2021 tarihli ihtarnamesi ile  istenilmesine rağmen de iade edilmediğinden davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini, sözleşmenin 22.12.2020 tarihinde müvekkili şirket tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini, ayrıca müvekkilinin sözleşmeyi sona erdirmesi için haklı sebebe dahi gerek bulunmadığını, zira sözleşmenin 6/3. maddesi uyarınca tarafların sözleşmeyi her zaman feshetme hakkına sahip olduğunu ve sözleşmenin bu şekilde feshi halinde yalnızca fesih tarihine kadar yapılan işlerin bedelinin ödeneceğini, müvekkilinin de feshi bu madde hükmüne dayandırdığını ve bu madde kapsamında iade talebinde bulunduğunu, peşin ödenen bedelin iadesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından gönderilen ihtarname davalıya 25.12.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup ödeme için 3 gün süre verildiğini, bu durumda davalının 29.12.2020 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan 27.12.2018 tarihli sözleşme nedeniyle davacı şirkete müvekkili tarafından 18 adet yazılım lisansı sağlandığını, ancak davacının lisans miktarını aşan kullanımları nedeniyle 11/12/2020 tarihinde İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/154 D.İş sayılı dosyası ile davacıya ait adreste delil tespiti yapıldığını ve 148 adet ürün lisansının kullanıldığı ve bunun 130 adet kullanımının lisans miktarını aştığının tespit edildiğini, müvekkiline ait programı lisanssız ve hukuka aykırı şekilde kullanan davacıya karşı İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin 2021/143 esas sayılı dosyası ile FSEK 68/2 maddesi uyarınca tazminat davası açıldığını ve ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu, bu tespit sonrasında davacı şirketçe 22/12/2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği bildirilerek ödenmiş olan bakım yenileme bedeli olan 13.275-USD'nin iadesinin talep edildiğini, fesih hakkının kullanımının bozucu yenilik doğuran hakkın kullanımı niteliğinde olduğundan ancak karşı tarafa ulaştığı anda hüküm ve sonuç doğuracağını, bu nedenle 22/12/2020 tarihinde düzenlenen ve 28/12/2020 tarihinde muttali olunan fesih ihtarının hüküm ifade etmesinin mümkün olmadığını, anılan sözleşmenin, 25/12/2018-25/12/2019 tarihleri için 1 yıllık olarak düzenlendiğini, 25/12/2019-25/12/2020 ve akabinde 25/12/2020-25/12/2021 tarihleri için yenilendiğini, bu hizmet için kesilen dava konusu 28/10/2020 tarihli 13.275-USD bedelli faturanın davacıya tebliğ edildiğini ve davacının süresinde faturaya karşı itirazda bulunmadığını, hizmet dönemi yenilendikten sonra yapılan feshin kabulünün mümkün olmadığını, davacının fesih bildiriminin sözleşme gereğince ancak 25/12/2021 tarihinden itibaren geçerli olacağını, davacının fesih bildirimi ve bakım bedelinin iadesi talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yargısal yollara başvurarak hakkını aramasının haksız ve hukuka aykırı olamayacağını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı ile davalı arasında 27/12/2018 tarihli ...  Monitörleme Lisans Satışı ve Bakım Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme doğrultusunda davalı tarafça 18 adet yazılım lisansı alınması ve lisansa konu ürünler için bakım hizmeti verilmesinin 1 yıl süre ile üstlenildiği, tarafların ortak iradeleri ile sözleşmenin 2019 yılı ve 2020 yılında da uzatılarak devam ettiği, davacı tarafça sözleşmenin 2021 yılı için 11/12/2020 tarihinde davalı tarafa hizmet bedeli olarak peşinen  13.275 USD ödendiği,alınan bilirkişi raporuna göre;  ödemenin tarafların ticari defterlerinde muhasebeleştirildiği,sözleşmenin 6/3. maddesi uyarınca tarafların sözleşmeyi her zaman feshetme hakkına sahip olduğu ve  fesih halinde fesih tarihine kadar yapılan işlerin bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça 21.12.2020-20.12.2021 dönemine ilişkin olarak  yapılan ödemenin sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davalı tarafça davacıya iadesi gerektiği, bu sebeple davalının icra takibine asıl alacağa ilişkin olarak  yaptığı itirazın yerinde olmadığı, ihtar tebliği tarihinden takip tarihine kadar davacının 57.65-USD işlemiş faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 13.275-USD asıl alacak ve 57,65-USD işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine, 13.332,65-USD alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; 27.12.2018 tarihli sözleşme kapsamında davacı şirkete müvekkili tarafından 18 adet yazılım lisansı sağlandığını, ancak davacının lisans miktarını aşan kullanımları nedeniyle 11/12/2020 tarihinde İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/154 D.İş sayılı dosyası ile davacıya ait adreste delil tespiti yapıldığını ve 148 adet ürün lisansının kullanıldığının ve 130 adet kullanımının lisans miktarını aştığının tespit edildiğini,davacıya karşı İstanbul 2. FSH Mahkemesinin 2021/143 esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını ve ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu, bu tespit sonrasında davacı şirketçe 22/12/2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği bildirilerek, ödenen bakım yenileme bedeli olan 13.275-USD'nin iadesinin talep edildiğini, fesih hakkının kullanımının bozucu yenilik doğuran hakkın kullanımı niteliğinde olduğundan ancak karşı tarafa ulaştığı anda hüküm ve sonuç doğuracağını, bu nedenle 22/12/2020 tarihinde düzenlenen ve 28/12/2020 tarihinde muttali olunan fesih ihtarının hüküm ifade etmeyeceğini, anılan sözleşmenin 25/12/2018-25/12/2019 tarihleri için 1 yıllık olarak düzenlendiğini, 25/12/2019-25/12/2020 ve akabinde 25/12/2020-25/12/2021 tarihleri için yenilendiğini, bu hizmet için kesilen dava konusu 28/10/2020 tarihli 13.275-USD bedelli faturanın davacıya tebliğ edildiğini ve davacının süresinde faturaya itiraz etmediğini, hizmet dönemi yenilendikten sonra yapılan feshin kabul edilemeyeceğini, davacının fesih bildiriminin  25/12/2021 tarihinden itibaren geçerli olacağını, davacının fesih bildirimi ve bakım bedelinin iadesi talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin yargısal yollara başvurarak hakkını aramasının hukuka aykırı olamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, taraflarca yenilenen sözleşme kapsamında davacı tarafça davalıya peşin ödenmiş hizmet bedelinin, sözleşmenin feshi nedeniyle iadesi için başlatılmış olan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında 25.12.2018 tarihinde 18 adet yazılım lisansı ile lisansa konu ürün için bakım hizmeti sağlanması konusunda sözleşme akdedildiği, işin süresinin 27.12.2018 tarihinden itibaren 1 yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin 6/3. maddesinde, tarafların sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak feshetme hakkına sahip olduğu ve sözleşmenin bu şekilde feshi halinde, fesih tarihine kadar yapılan işlerin bedelinin ödeneceğinin hüküm altına alındığı, sözleşmenin süresinin dolmasına rağmen tarafların yenileme iradeleri doğrultusunda 25.12.2019-25.12.2020 döneminde de devam ettiği, 25.12.2020-25.12.2021 dönemine ilişkin olarak da davacının 13.275-USD yazılım lisans ve hizmet bedelini 12.11.2020 tarihinde davalıya ödediği, 04.12.2020 tarihinde davalı tarafça, davacı iş yerinde lisans kullanım şeklinin tespiti amacıyla delil tespiti talebinde bulunulduğu, İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/154 D.İş sayılı dosyasında 11.12.2020 tarihinde davacı şirketin iş yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, 18 adet yazılım lisanslı olup 130 adet kullanımın lisans miktarını aştığının tespit edildiği, bunun üzerine davacı tarafça keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 22.12.2020 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği bildirilerek ödenmiş olan bedelin 3 gün içerisinde iadesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 25.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve dolayısıyla feshin bu tarih itibariyle gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 6/3. maddesinde, tarafların sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak feshetme hakkına sahip olduğu ve sözleşmenin bu şekilde feshi halinde, fesih tarihine kadar yapılan işlerin bedelinin ödeneceği belirtilmiştir. Sözleşmenin bu hüküm doğrultusunda feshi geçerli olup, fesih tarihine kadar yapılan iş bedeli ödeneceğinden, sözleşmenin yeni dönemin henüz başında feshedilmesi nedeniyle, davacının gelecek bir yıllık sözleşme dönemi için ödediği bedelin iadesini talep hakkı bulunmaktadır. Davalı vekilinin sözleşme döneminin yenilendiği,ücretin hak edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yabancı para alacağı olan icra takibine dayalı itirazın iptali davasında, kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olup, bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece yabancı para birimi üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. İstinaf sebebi olarak ileri sürülmese de resen dikkate alınarak kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece yabancı para birimi üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, itirazın kısmen iptaline, alacağın takip tarihinden ki kur üzerinden  %20  oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2021/342 Esas - 2022/460 Karar sayılı  01/06/2022 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 13.275-USD asıl alacak ve 57,65-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.332,65-USD alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren davacının takipteki talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, Kabul edilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığı olan 94.177,83-TL'nin %20'si oranında 18.835,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; \"Alınması gereken 7.647,13-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine  yatırılan 1.438,64-TL peşin harcın mahsubu ile kalan ‬6.208,49-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan ‬1.497,94-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti, 67,50-TL posta gideri olmak üzere 867,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 866-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,  Davalı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücretinden ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 0,29-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 14.585,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine reddedilen miktar üzerinden takdir olunan 41,23-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,  Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin 0,49‬-TL'sinin davacıdan, 1.319,51-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,\"  Yatırılan 1.911,79-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 18-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,  HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9196fbf7a99ad35","SID":"34e6d10ec4615804"}}