{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2030 <br>KARAR NO: 2025/1102<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBULANADOLU 4 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/05/2022<br>NUMARASI: 2021/371 Esas - 2022/452 Karar<br>DAVA: Tazminat <br>DAVA TARİHİ: 07/06/2021<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortaladığı ... firmasının Fransa'da yerleşik ... firmasından 6.055-Euro bedelle satın aldığı 66 adet kadın giysisinin Fransa'dan Türkiye'ye nakliyesini davalının gerçekleştirdiğini, konşimento üzerinde ürünlerin değerine yer verilerek özel fayda beyanında bulunulduğunu, emtianın taşıma sırasında kaybolduğunu, davalının kusuru ile meydana gelen zararın 46.562,95-TL olduğunu, sigortalıya ödeme yapan müvekkilinin halefiyet ilkesi gereği davalıya karşı dava hakkının bulunduğunu belirterek, 46.562,95-TL'nin 20.08.2020 ödeme tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacının talep edebileceği bir zarar bulunmadığını, zira emtianın teslim edilememesi nedeniyle Montreal Konvansiyonu gereği sorumlu olunan miktarın sigortalının cari hesabından düşülerek zararın tazmin edildiğini, özel fayda beyanında bulunulmamış ve ek ödeme yapılmamış olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun kg başına 22 SDR ile sınırlı olduğunu,  davacının ödeme tarihinden değil, ancak karar tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; sigortalıya ait emtianın davalı taşıyıcının sorumluluğundaki hava yolu taşıması sırasında zayi olduğunun taraflar arasında çekişmesiz olduğu, davalının Montreal Konvansiyonu 22. maddesi 3. paragrafı gereği, taşıtan tarafından özel fayda beyanı olarak 6,055-Euro'nun konişmentoda açıkça belirtilmesi nedeniyle mal bedeline eşit olduğu anlaşılan bu tutarı tazminle yükümlü olacağı, davacının sigortalısına 20.08.2020 tarihinde poliçe kuru üzerinden hesaplanarak ödediği tutardan davalının sorumluluğuna isabet eden tutarın 46.562,95-TL olduğunun tespit edildiği, davacının sigortalanan emtia üzerinden hak sahibi olan sigortalıya yaptığı ödeme ile TTK 1472. maddesine göre halefiyet kazanarak davalıdan rücuen bu tutarı talep edebileceği, davalının hesapları üzerinde yapılan incelemede, zayiden dolayı bir mahsup işlemine rastlanmadığı, davacının alacağa ödeme tarihi olan 20.08.2020 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 46.562,95-TL'nin 20.08.2020 tarihinden itibaren  avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; sigortalı tarafından müvekkiline özel fayda beyanında bulunulmadığını, sigortalı tarafından konşimentoya dercedilen tutarın özel fayda beyanı olmadığını, bu tutar gümrük bedeli olup değer hesabında dikkate alınamayacağını, ayrıca sigortalı tarafından ek ücret ödemesi yapılmadığını ve davacı tarafından da aksinin iddia edilmediğini, bu halde sınırlı sorumluluğu kaldıran bir durumdan söz edilemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun uluslararası hava taşımacılığında uzman olmayan bilirkişiler tarafından düzenlendiğini, navlun tutarı iade edilmesine rağmen raporda aksi yönde tespit yapıldığını, emtianın alıcısı ... firması olduğundan, ... firmasına yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, hava yolu ile taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın kaybı nedeniyle sigortalıya ödenmiş olan hasar bedelinin, davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Fransa-Türkiye arasında gerçekleştirilmiş olup, her iki devletin taraf olduğu uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır.  Somut olayda; davacının nakliyat emtia sigorta poliçesiyle sigortaladığı dava dışı sigortalı ... firmasına ait toplam 13 kg ağırlığındaki kadın giysisi cinsi emtianın Fransa'dan Türkiye'ye hava yolu ile taşınmasının davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, taşıma konusu emtianın davalı taşıyıcı tarafından hava taşıması sırasında kaybedildiği, yapılan başvuru üzerine davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda, kaybedilen emtianın bedeli 46.562,95-TL olup %10 ilave bedel ile birlikte toplam 51.219,25-TL olarak belirlendiği, belirlenen hasar bedelinin 20.08.2020 tarihinde davacı tarafından sigortalısına ödendiği anlaşılmaktadır. Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 22 SDR tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır. Eldeki davada emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında kaybedildiği sabit olup, emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle oluşan zarardan, taşıyıcı olan davalı sorumludur. Davalı tarafça konvansiyonun 18/2 maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir. Taşıyıcının sorumluluğu yukarıda açıklandığı üzere Konvansiyonun 22/3. maddesine göre sınırlı olup, sınırlı sorumluluk halinin istisnası ise, emtia taşıyıcıya verilirken göndericinin, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemesi halidir. Göndericinin bu şekilde bir özel bildirimde bulunması halinde, taşıyıcı, bildirilen meblağın göndericinin varış yerinde teslim anındaki gerçek menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağa kadar ödeme yapmakla sorumludur. Ancak somut olayda taşıma için davacı tarafından yapılmış özel değer bildirimi bulunmadığı gibi, bu nedenle ek bir ödeme de yapılmamıştır. Hava taşıma senedinde emtia değerinin gösterilmesi zorunlu olup ,emtianın değeri özel değer bildirimi değildir. Bu nedenle taşınan emtianın ağırlığına göre davalının sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, mahkemece konşimentoda yazılı emtia değeri üzerinden hüküm kurulması hatalıdır. Davalı tarafça, emtia bedeli olarak navlun tutarının sigortalıya iade edildiği ve zarar bedelinin cari hesabından düşüldüğü ileri sürülmüşse de, bu hususta delil ibraz edilmediği gibi, davalının ticari defterinde de taşıma bedelinin sigortalıdan tahsil edildiği kayıtlı olup, kayıp nedeniyle herhangi bir mahsup işlemi yapılmamıştır. Yine emtia alıcısının davacının sigortalısı ... firması olduğu bizzat davalının sigortalıya yazdığı 03.07.2020 tarihli yazıdan anlaşılmakta olup, konşimentoda kısaca \"...\" olarak yazılı olması, alıcının farklı olduğunu göstermemektedir. Montreal Konvansiyonunun 23/1 maddesine göre, sorumluluk sınırının tespitinde mahkeme karar tarihindeki SDR kurunun esas alınması gerekir. Bu durumda Dairemizin karar tarihi itibariyle SDR kuru 54.7020-TL olup, 13 kg olarak belirlenen brüt ağırlığa göre sorumluluk sınırı, 286 SDR karşılığı 15.644,77-TL olarak hesaplanmıştır. Bu durumda davacının talep edebileceği emtia bedeli her halde sorumluluk üst sınırını olan 15.644,77-TL'yi aşamayacaktır. Açıklanan nedenlerle; özel değer beyanı bulunmamasına rağmen mahkemece sorumluluk sınırını aşacak şekilde fazla bedele hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek  \"davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2022 Tarih 2021/371 Esas  2022/452 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, 15.644,77-TL'nin ödeme tarihi olan 20.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; \"Alınması gereken 1.068,69-TL karar harcından  795,18-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 273,51‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,  Davacı tarafından yatırılan ‬854,48‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafça yapılan 3.000-TL bilirkişi ücreti ve 40,60-TL posta masrafı olmak üzere 3.040,60-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.021,64-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 6.853,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 6.853,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabulü oranında hesaplanan 444‬-TL'sinin davalıdan, 876-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye ödenmesine,\" Yatırılan 795,18-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 36-TL istinaf yargı giderinin 12-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 52-TL istinaf yargı giderinin 35-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac3b4c31e345b132","SID":"41cc472cfe94f2e2"}}