{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/746 - 2025/841<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2024/746 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/841<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/12/2023<br>ESAS-KARAR NO\t: 2023/497 E -  2023/978 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU        : İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ                 : 04/07/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 18/07/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili; Müvekkili ile davalılar arasında imzalanan 06.06.2016 tarihli “Hizmet Sözleşmesi” uyarınca, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan ücret karşılığında, davalılardan ... Ltd. Şti.’nin Köyceğiz’de yapacağı yatırım için ihtiyaç duyduğu 10.000.000.-Euro tutarındaki krediyi, çeşitli finans kurumlarından temin edilmesini sağlamayı taahhüt ettiği, diğer davalının da sözleşmeyi imzalayarak garanti verdiğini,  dava dışı ... A.Ş. ... Şubesi’nin kredi talebine sıcak bakması neticesinde gerekli evrakları tedarik etmek üzere banka ve davalılar arasında pek çok elektronik yazışma yapıldığı; davalı şirketlerin aynı aileye mensup kişilerce kurulmuş olması nedeniyle banka tarafından her iki şirketin mali yapıları, taşınır ve taşınmaz malları ile kredibiliteleri hakkında bilgi talebinde bulunulduğunu, müvekkili tarafından tüm bu belgelerin tedarik edilerek bankaya gönderildiğini, ekspertiz ücretlerinin davalılar tarafından banka hesabına yatırıldığını, eksper tarafından gayrimenkuller değerlenerek, tüm raporların şubeye iletildiğini, belirtilen çalışmaların ardından, banka tarafından 18.06.2017 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.’ne 15.000.000,00 TL. tutarında kredi için onay verildiğini, ve davalı ... Ltd. Şti. tarafından da Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığını, davalı şirketlerce, müvekkilinin sözleşme gereği hak etmiş olduğu ücretin ödenmemesi üzerine Ankara 53. Noterliği’nin 16.11.2017 tarih 32801 yevmiyeli ihtarnamesi ile sözleşmeyle kararlaştırılan bakiye ücret ile masraf ve giderler karşılığı olarak 50.000,00 TL’nin 7 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, buna rağmen ödeme yapmayan davalılara karşı alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, ancak davalıların itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davalılar tarafından yapılan itirazda, kredinin süresi içinde çıkartılmadığı iddia edilmiş ise de; Sözleşmenin 9. maddesinde, sözleşmenin süresinin 31.07.2016 tarihine kadar olduğu, ancak kredi sonuçlanmaz ise tarafların istedikleri takdirde bu süreyi uzatabilecekleri hükmüne yer verildiğini, dosyaya sunmuş oldukları yazışmalardan sözleşmenin süresinin uzatılması konusunda tarafların mutabık kaldıklarının görüleceğini,  örneğin; 22.03.2017 tarihinde gönderilen e-mail ile şirket ortaklarının kredi kartındaki gecikmelerin çözülmesi gerektiğinin bildirildiğini, sözleşmenin 4.maddesinde; 10.000.000,00 Euro kredinin sağlanması karşılığında alınacak ücretin 500.000-Euro+KDV olacağı, onaylanan ve işverenin tasarrufuna geçen kredi tutarının belirtilen tutardan aşağı veya yukarı bir rakam olması halinde ücretin, çıkan krediye oranlanarak hesaplanacağı; Sözleşmenin 7. maddesinde, gidiş - geliş ve konaklama masraflarının davalı tarafından karşılanacağı hususlarının kararlaştırıldığı belirtilerek, davalıların Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2017/22761 Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>Asıl davada davalılar birleşen davada davacılar vekili; Müvekkili şirketler ile davalı arasında 06/06/2016 tarihli Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, ifa olunamayan ve ortadan kalkan sözleşme nedeniyle davacıların davalıya ödediği 30.000 Euro'nun tahsili amacıyla icra takibine girişildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhinde alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Asıl davada davalılar vekili- birleşen davada davacılar vekili ; Müvekkili ... Gıda Paz. San. ve Tic. İth. İhr. A.Ş. (Eski ünvanı ... Tic. Tur. Ltd. Şti) ve müvekkil ... Gıda Tarım Paz. Tic. Tur. Emlak İnş. San. İth. ve İhr. Ltd. Şti.’nin; Köyceğiz’de yapacakları yatırım için ihtiyaç duyulan 10.000.000 Euro tutarındaki kredinin (sözleşmede belirtilen süre ve şartlarda) çeşitli fınans kuruluşlarından temin edilmesi için aracılık etmesi ve bunun karşılığında bir ücret alınması konulu hizmet sözleşmesini 06.06.2016 tarihinde davacı ile akdettiklerini, sözleşmeye göre; müvekkiline sağlanacak olan kredinin “10.000.000 Euro tutarında, asgari 1 yılı geri ödemesiz toplam 7 yıl vadeli” olması gerekirken, sözleşme sona erdikten yaklaşık 1 yıl sonra 15.000.000 TL tutarında ve 60 ay(5 yıl) vadeli ve derhal ödemeli bir kredi sağlanmaya çalışıldığını, ifa olduğu iddia olunan söz konusu durumun sözleşmenin hiçbir hükmüne uygun olmadığını ve hatta sözleşmenin sona ermiş olduğunu, düşünüldüğünde herhangi bir dayanağının dahi olmadığını, ayrıca sözleşmenin uzatıldığına dair herhangi bir yazılı veya şifahi anlaşmada yapılmadığını, sözleşmeye göre davacıya ödenecek olan 500.000 Euro tutarındaki miktarın, 30.000 Euro’luk kısmının sözleşmenin yapıldığı tarihte ödendiğini, kalan kısmın ise kredinin kullanımını (müvekkilin hesabına geçtiği tarihten itibaren) takip eden 10 gün içerisinde muaccel olacağının kararlaştırıldığını, buna karşın müvekkillerin hiçbir hesabına böyle bir ücret geçmediğini, TBK’nın 125. maddesine göre; sözleşmeden dönme hâlinde tarafların, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacağı ve daha önce ifa ettikleri edimlerini geri isteyebilecekleri, buradaki sözleşmeden dönme ibaresinin yerleşik Yargıtay kararlarına göre sözleşmenin bitim tarihi vs olarak belirtildiği, yapılan eksik sözleşme bitim tarihinin belirtildiği ve gereği gibi ifanın söz konusu olmadığı, kaldı ki; davacı ile davalının yaptığı sözleşme hukuka aykırı olduğundan, geçersiz olduğu,  esasen sözde alacağın reddi gerektiği gibi söz konusu alacak likit olamadığı için icra inkar tazminatının da reddi gerektiği, ayrıca ödenen 30.000,00 Euro’nun iadesi için yasal yollara başvurulacağı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili; müvekkilinin akdedilen sözleşme uyarınca kararlaştırılan ücrete hak kazandığını, ücretin tahsili amacıyla davalılar aleyhine icra takibine girişildiğini, haksız açılan davanın reddine, davacıların %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ<br>Mahkemece; Dairemizin 2022/1776 Esas, 2023/826 Karar ve 05/06 /2023 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda; taraflar arasındaki sözleşme süresinin sona erdiği ve aslı davada davacının simsarlık sözleşmesi kapsamında edimini yerine getirmediği gerekçesiyle  davanın reddine,  birleşen davada ise davacı ... ... Ltd. Şti.’nin avans olarak verdiği ücretin iadesini talep edebileceği, davacı ... ... A.Ş’nin ise takip alacaklısı sıfatı bulunmadığı itirazın iptali davasında taraf ehliyetinin bulunmadığı  asıl davanın reddine; 2-Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/544 Esas sayılı dosyasında; a-Davacı ... ... A.Ş yönünden; HMK' nun 114/1-d ve 115/1-2. maddeleri gereğince aktif husumete yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine; b-Davacı ... ... Ltd. Şti. yönünden; Davanın kabulü ile; Davalının Ankara 9.İcra Müdürlüğü'nün 2018/3520 Esas sayılı dosyasında  136.338,00 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına; Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ <br>I-)Davacı vekili; müvekkilinin ilk derece mahkemesinin kararını sadece icra inkar tazminatına yönelik olarak istinaf ettiğini buna rağmen müvekkilinin istinaf isteminin kabulüne rağmen davalı gerekçeleri esas alınarak kaldırıldığını gerekçe ile hüküm çelişkisi bulunduğunu, müvekkilinin simsarlık ücretine hak kazandığını, sözleşme gereği edimini yerine getirdiğini ve ücrete hak kazandığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini birleşen davanın ise reddine karar verilmesini istemiştir.<br>II-)Katılma yoluyla istinaf yasa yoluna başvuran  davalı birleşen davacı  ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Eski Unvanı: ... Gıda Pazarlama San. ve Tic. İth. İhr. A.Ş.) vekili ;  birleşen davalıya yapılan ödemenin ... Gıda hesabından yapılmış olması nedeniyle icra takibi başlatılırken sadece ... Gıda taraf olarak gösterilmiş olup o dönemde ... Gıda ile müvekkil şirket arasında organik bağ olması ve ikisinin de aile şirketi olması nedeniyle müvekkilinin aktif husumet ehliyetine sahip olduğu kabulüyle birleşen dava yönünden davanın, her iki davacı bakımından kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirerek  birleşen dava yönünden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak  birleşen davanın her iki davacı yönünden de kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye konu  bedeli hak edip etmediği sözleşme kapsamında ödenen avans ödemesinin iadesine karar verilip verilemeyeceği hususuna  ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Asıl dava; simsarlık sözleşmesi gereği komisyon alacağının tahsili için girişilen icra takibine davalının itirazının iptali istemine, birleşen davada ise simsarlık sözleşmesi kapsamında yapılan avans ödemesinin iadesi için girişilen takibe yönelik itirazın iptali istemine  ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Davaya konu; Ankara 24. İcra Müdürlüğü’nün 2017/22761 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... tarafından, ... Ticaret ve ... Gıda aleyhinde 07.12.2017 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde, 650.000,00 TL ücret, 3.828,77 TL işlemiş faiz, 50.000,00 TL masraf, 246,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 704.075,35 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, takip talebinde asıl alacağın 650.000,00 TL’lik kısmına % 10,75 ticari temerrüt faizi, 50.000,00 TL’lik kısmına ise % 9 yasal faiz uygulanmasının talep edildiği, takibin dayanağı olarak ücret sözleşmesinin gösterildiği, davalılar vekili tarafından İcra Müdürlüğüne verilen dilekçede sözleşmede belirtilen hizmet verilmediğinden borca itiraz edildiğinin alacaklıya herhangi bir borçlarının bulunmadığının belirtildiği, bunun üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Birleşen davaya konu Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2018/3520 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... Gıda tarafından, ... aleyhinde 29.12.2017 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde, 136.338,00 TL asıl alacağın tahsilinin talep edildiği, takip talebinde asıl alacağa % 9 yasal faiz uygulanmasının talep edildiği, takibin dayanağı olarak verilen 30.000 Euro avansın gösterildiği, borçluı ... tarafından İcra Müdürlüğüne verilen dilekçede alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığının belirtildiği, bunun üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Asıl ve birleşen dosya kapsamında; taraflar arasında kredi temini işi için sözleşme bağıtlandığı ve avans olarak 30.000 Euro ödendiği konusunda anlaşmazlık bulunmamaktadır. <br>Taraflar arasındaki anlaşmazlık; davacı ...’in sözleşmeye dayalı ücrete hak kazanıp kazanmadığı ve peşin ödenen avansın iadesinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.<br>Asıl ve birleşen dava; taraflar arasında imzalanan simsarlık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. <br>Mahkemece, kaldırma kararımız doğrultusunda ; taraflar arasında bağıtlanan simsarlık sözleşmesinin süresinin sona erdiği belirlenen süre içinde davacının edimini yerine getirmediği,  gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın davacı ...…. Ltd.Şti. tarafından sözleşme kapsamında yapılan avans ödemesinin iadesine diğer davacı ... .A.Ş. ‘nin ise takipte alacaklı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle  reddine karar verilmiştir.<br>Taraflar arasında 06/06/216 tarihli ''Danışmanlık Sözleşmesi'' başlıklı sözleşme imzalandığı, sözleşme altının taraflarca imzalandığı, sözleşmenin iki tarafında kabulünde olduğu anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlık; asıl davada davacının sözleşmede kararlaştırılan bedele hak kazanıp kazanmadığı, buna göre davalıdan alacak talep edip edemeyeceği noktasındadır.<br>Somut olayda, taraflar arasında imzalanan  sözleşme hukuki niteliği itibariyle, danışmanlık (hizmet) ve TBK. 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen simsarlık sözleşmesidir.<br> Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konusu :2.Maddesinde;'' …10.000,000 Euro tutarında kredinin çeşitli finans kurumlarından temini bunun karşılığında ücret alınması …’’ <br>4. Maddesinde; hizmetin ücreti \"  10.000.000. Euro kredinin sağlanması karşılığında 500.000 Euro olacağı, onaylanan işverenin tasarrufuna geçen kredi tutarının belirtilen tutardan aşağı veya yukarı çıkarılması halinde ücretin çıkan krediye oranlanacağı…. \"<br>6. Madde ‘’… kredinin çıkmaması halinde ödenen peşinatın iade edileceği  masraflar ibraz edilip düşüldükten sonra …’’<br>9.Madde ‘’sözleşmenin süresinin 31/07/2016 tarihin ekadar olduğu, kredi sonuçlanmaz ise sürenin uzatılabileceği ….’’  hükümleri düzenlenmiştir.<br>Davacı tarafından  davalı muhataba Ankara 1. Noterliğinden çekilen 16/11/2017 tarih ve 32801 yevmiye nolu ihtarname ile;'' ... ... Şubesi 15.000.000 TL kredi 18/06/2017 tarih itibariyle kredi tahsis kararı ile onay sağlandığı, genel kredi sözleşmesinin imzalandığı 4. madde gereğince 1.057.250 TL ‘nin yedi gün içinde ödenmesi ''ihtaren bildirilmiştir.<br> TBK. 19 maddesi hükmü uyarınca, taraflar arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesinin bütününe göre tarafların sözleşmedeki gerçek ve ortak iradelerinin esas alınarak, tarafların sözleşmedeki hak ve ödevlerinin tespiti gerekir. Sözleşme bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının ödevi asıl ticari faaliyetine uygun olarak danışmanlık hizmeti vererek sözleşmede kararlaştırılan sürede ve şekilde kredi temin edilmesi çeşitli finans kuruluşları ile kredi temini ile taraflar arasında anlaşmanın kurulması sağlanmak suretiyle kredi limit tahsis işleminin başlatılması halinde değil, kredinin sağlanması halinde ücrete hak kazanacağı  anlaşılmaktadır. <br>Davacı tarafından sözleşme süresinden sonra  ...  A.Ş. 'den bulunan kredi teklifi, kredi tahsis işlemi mahiyetinde değildir. Bankanın teklifi, TBK.nın 3 ve devamı maddelerinde düzenlenen ve davalı tarafından kabul edilmesi gerekir. Teklifin yani önerinin, tahsis işlemi sayılabilmesi için TBK.nın 2. maddesi uyarınca tarafların en azından kredinin esaslı koşullarında mutabık kalmaları gerekir. Somut olayda, davalı tarafından kabul edilerek bağıtlanmayan sözleşme koşullarına göre, gerekse TBK.nın 520-521. Maddeleri uyarınca davalının sözleşmeyle kararlaştırılan ücreti hakkettiğinden bahsedilemez.<br> Diğer taraftan davacının, sözleşme koşullarına göre hizmet bedeli talep edebilmesi için öncelikle kendisinin sözleşmeye uygun aracılık hizmeti verdiğini kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda, sözleşmede belirlenen süre, miktar ve mahiyette kredi bulduğunu ve tahsise hazır hale getirdiğini ispat edememiştir. Bu nedenle de sözleşme uyarınca ücrete hak kazandığından bahsedilemeyecektir. <br>Bu tespitler ışığında mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın davalılardan takip alacaklısı yönünden kabulüne  karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre asıl  davada davacı birleşen davalı  asıl davada davalı birleşen davada davacı ... Gıda San. ve Tic A.Ş. (Eski Unvan ...… A.Ş.) vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İstinafa başvuran taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-a)Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b)Birleşen dava yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.313,25TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.329,00TL harcın mahsubu ile bakiye 6.984,25‬TL harcın istinaf eden  davalı ...'den alınarak Hazineye irat kaydına,<br>c)Birleşen dava yönünden alınması gerekli 615,40TL harçtan peşin alınan 427,60TL  harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 04/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t\t<br>      <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> e-imzalıdır<br>Üye<br> e-imzalıdır<br>Üye<br> e-imzalıdır<br>Katip e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d27f480168e7b7f","SID":"9ed60cf178daec5e"}}