{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1068 - 2025/1307<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1068 <br>KARAR NO\t: 2025/1307<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t               : 15.11.2024<br>NUMARASI\t: 2024/956 Esas - 2024/844 Karar<br> <br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALILAR \t: 1- ... <br>\t  2- ANKA YAPI TURİZM ORGANİZASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Akse Mah. 526. Sk. No:40 A2 Blok Daire: Zemin 23 Çayırova/KOCAELİ<br><br>DAVA\t: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t  : 08/07/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ  : 08/07/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tüzel kişilik Anka Yapı tarafından, 26.04.2022 tarihinde T.C.İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk 2022/250 E. Sayılı dosya üzerinden ...,..., ..., ... ve ... davalı gösterilerek, şirketin inşaatını gerçekleştirmiş olduğu İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada,... parseldeki taşınmazlar adına taraflarla imzalanan  'Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi' ne istinaden fazladan aldıkları hisselerin iptali ve şirkete tescili adına tapu iptal ve tescil davası ile birlikte,tarafların arsa sahiplerini temsil eden temsilciler kurulunu oluşturan kişiler olmaları hasebiyle,  inşaat teminat ipoteklerinin fekkinin sağlanması ile dava açılma dönemine kadar fek sağlanmadığından işleyen cezai şartların ödenmesi adına bir dava yöneltildiğini, ilgili dava derdest olmakla birlikte; dava devam ederken davacı şirket Anka Yapı yetkililerinden ..., şirketi temsilen 13.05.2024 tarihinde davalılardan ... yönünden davadan feragat dilekçesi sunduğunu, feragat dilekçesi gereği de, davalılardan ... yönünden davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunduğunu, ancak şirket yetkililerinden işbu davada davacı olan ... bu durumdan haberdar değildir ve şirketin ilgili davadaki davalı ...'ı ibra etmediğini, ... ile ... arasında bir menfaat çatışması mevcuttur ve ..., T.C. Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/375 E. Sayılı dosya üzerinden  09.05.2023 tarihinde; şirket ortaklığından çıkarılma  ve hisse bedelinin ödenmesi,bu mümkün değilse şirketin tasfiyesi yönünde bir dava da yöneltildiğini, T.C. Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/375 E. Sayılı dosyasında 11.05.2023 tarihli tensip gereği  '' TTK'nun 638/2. bendi gereğince dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına, sermaye koyma borcunun dondurulmasına, davalı şirket yöneticilerinin davacının hak ve menfaatini etkileyecek şekilde borçlandırıcı işlem yapmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu hususta  davalı şirkete ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, '' şeklinde karar verildiğini, kararda; dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına, karar verildiğini, bu karara rağmen, ilgili dosyada davacı olan taraf ..., huzurdaki dosyaya feragat beyanı sunduğunu, T.C.İstanbul Anadolu 31.Asliye Hukuk 2022/250 E. Sayılı dosya üzerinden ... adına verdiği feragat bu karardan etkilenmesin diye ..., 20.05.2024 tarihinde de kendi açmış olduğu bu davadan feragat ettiğini, ..., Anka Yapı'nın temsil yetkisini şirket zararına yol açacak şekilde kötü niyetli olarak kullandığını, yetkililer arasında menfaat çatışması olduğundan şirketi münhasıran bu dava davada (T.C.İstanbul Anadolu 31.Asliye Hukuk 2022/250 E. Sayılı) temsil etmek üzere bir temsil kayyımı atanması ve kayyımın da icazetinin sağlanması için tarafımıza 1 Aylık kesin süre verildiğinden işbu huzurdaki davayı açma zarureti doğduğunu, sebeplerle, T.C.İstanbul Anadolu 31.Asliye Hukuk 2022/250 E. Sayılı dosyasında davalı ... yönünden yapılan feragat bakımından; davacı şirketi temsile yetkili kişiler arasında davanın sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda görüş ayrılığı olduğu ile şirketin temsili konusunda menfaat çatışması doğduğundan, şirketi münhasıran bu davada temsil etmek üzere bir temsil kayyımı atanması ve kayyımın da icazetinin sağlanması ile ilgili olarak, Anka Yapı Turizm Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne, T.C. İstanbul Anadolu 31.Asliye Hukuk 2022/250 E. Sayılı  dosyası ile sınırlı olmak  üzere Mahkemece resen temsil kayyımı belirlenerek atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın REDDİNE,  ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'in ortaklıktan doğan hak ve borçlarının kısıtlandığı, başka deyişle anılan kararla kendi açtığı davayla feragat yetkisinin elinden alındığı, dolayısıyla ortada geçerli bir feragatin varlığından söz edilemeyeceğini,  Mahkemenin kararına gerekçe yaptığı dosyayla temsil kayyımı atanması için dava açılması hususunda süre veren mahkemenin dosyasının farklı nitelikte dosyalar olması, temsil kayyımı atanmasının yalnızca ilgili dava dosyası için atanması istenmesine rağmen şirketin tamamına kayyım atanması istenmiş gibi hüküm kurulmasının eksik inceleme ve hatalı değerlendirme olduğunu şirket yetkililerinin arasında feragat beyanı verildiği sırada ve hâlen ihtilaf olması, bir şirket yetkilisinin yetkisi kısıtlı olduğu aşamada feragate yönelik beyanda bulunurken diğer şirket yetkilisinin bundan haberinin olmaması ve bunu onaylamaması, belirli mahkeme dosyalarına mahsus şirkete temsil kayyımı atanmasına yönelik taleplerde kanunda sınırlama olmamasına rağmen mevzuat hatalı yorumlanıp mahkeme kararları ve öğreti görüşleri hilafına şirkete yalnızca ilgili mahkeme dosyasına mahsusen temsil kayyımı atanması talebinin mahkemece reddine kararı verilmesinin hatalı değerlendirme olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalılar tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.11.2024 tarih, 2024/956 Esas - 2024/844 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava davalı şirkete temsil kayyımı atanması talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacının ve davalılardan ...’in diğer davalı şirketin ortak ve yetkilileri oldukları, davalı şirket tarafından bir kısım dava dışı kişiler hakkında İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/250 esas sayılı dosyasıyla görülmekte olan bir davada, davalı yetkilinin 13.05.2024 tarihinde ... yönünden feragat dilekçesi sunduğu, anılan feragatten davacı temsilcinin bilgisi ve icazetinin de olmadığı, İstanbul Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/250 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamanın 5. celsesinde davacı tarafa davalı şirketi anılan davada münhasıran temsil etmesi için kayyım atanması yönünde ara karar kurulduğu, davacı tarafından anılan davada münhasıran şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması talebiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davanın esastan reddine karar verildiği görülmüştür.<br>1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 127 nci maddesinde; \"Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.\" hükmü, aynı Kanun'un cevap dilekçesinin içeriğini düzenleyen 129 uncu maddesinin birinci bendinin \"e\" fıkrasında ise  \"Savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Yine 6100 sayılı Hukuki Dinlenilme Hakkı başlıklı HMK' nın 27. Maddesinde; \"Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. <br>(2) Bu hak;<br>a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,<br>b) Açıklama ve ispat hakkını,<br>        c)Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Somut olayda; davacı tarafından eldeki davanın 14.11.2024 tarihinde açıldığı, mahkemece davalılara herhangi bir tebligat yapılmadan dosya üzerinden inceleme yapılarak esastan karar verildiği, bu şekilde 6100 sayılı yasanın 127.maddesi, HMK’nın 27.maddesi ve HMK’nın 320.maddelerine aykırı işlem yapılarak karar verilmesi hatalıdır.<br>O halde mahkemece; davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanması, usulüne uygun bir şekilde ön inceleme ve tahkikat aşaması tamamlanarak, taraf delilleri de toplanmak suretiyle esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlara uyulmadan, dosya üzerinden davanın esası hakkında karar verilmesi hatalıdır.<br>2-Kabule göre de; 6102 sayılı TTK'da kayyıma ilişkin düzenlemeler 235, 412  ve 441. maddelerde yer almakta olup, TTK'da yapılan düzenlemelere göre asıl olan şirketin genel kurul veya yetkili olan organlar tarafından atanan temsilciler aracılığıyla yönetilmesi olup, zorunlu bazı hallerde mahkemece kayyım atanabilecek ve  bu tür durumlarda da pay sahipleri tarafından kayyım tayini talebinde bulunulabilecektir.<br>6102 sayılı TTK'nın 1.maddesinin atıfta bulunduğu 4721 sayılı  TMK'nın 426. maddesinde de ''Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı atar:<br>    1. Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse <br>2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa,<br>3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.'' hükmü yer almaktadır.<br>Eldeki olayda; davacının davalı şirkete temsil kayyımı atanması talebinin, talebin ileri sürülüşüne göre, anılan hükümler göz önüne alındığında 4721 sayılı yasanın 426 ve 427.maddeleri göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan 6102 sayılı yasanın 530 ve 630.maddelerine göre değerlendirme yapılması da yerinde olmamıştır.<br>Davalı gerçek kişi yönünden ise, eldeki davada sadece temsil kayyımı atanması istenen davalı şirkete husumet yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup şirket ortaklarına ve yetkililerine husumet yöneltilemez. Bu sebeple davanın davalı şirket ortağı ve yetkilisi olan davalı gerçek kişi yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de yerinde değildir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 16/05/2018 tarih 2016/11412 Esas 2018/3665 Karar sayılı ilamı )<br>Anılan nedenlerle, davacının istinaf talebinin HMK'nın 353-(1)-a)-4)-6) maddeleri gereğince yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının anılan sebeplerle kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-4)-6) maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.11.2024 tarih, 2024/956 Esas - 2024/844 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.08/07/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cbc72b9ef3a6e6de","SID":"6eaeda7c4f5df216"}}