{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1214 <br>KARAR NO: 2025/878<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/10/2019<br>NUMARASI: 2015/825 Esas 2019/903 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali <br>Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; temlik eden banka ile davalı arasında genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalının bankadan kredi kullandığını fakat kredi borçlarını ödemediğini, davalıya hesap kat ihtarı gönderilmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini, müvekkili tarafından kredi alacağının adı geçen bankadan temlik alındığını ve temlik sözleşmesine istinaden müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini,davalının kredi ile aldığı aracın çalındığı iddia edilmişse de, ... Sigorta tarafından aracın çalınma hasarı ile ilgili olarak 17/12/2008 tarihinde talepte bulunulduğunun, ancak dosya için herhangi bir bilgi ve belge gelmediğinden zaman aşımı süresi dolduğundan ödeme yapılmadan dosyanın kapandığının bildirildiğini, davalının aracın çalındığı iddiasının doğru olmadığını ve mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; temlik eden banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek, 18/07/2008 tarihli ihtarnamenin davalıya 22/07/2008 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saatlik süre sonunda davalının 24/07/2008 tarihinde temerrüde düştüğü, ihtara rağmen borç ödenmediğinden takip başlatıldığı, davalının takip tarihi itibariyle  91.997,43-TL asıl alacak, 244.989,69-TL işlemiş faizden borçlu olduğu, davacının talebinin ise yapılan açıklama dikkate alındığında 93.709,96-TL asıl alacak ve 40.920,45-TL işlemiş faiz olduğu anlaşılmakla, itirazın kısmen iptaline karar vermek gerektiği, ayrıca icra inkar tazminatı talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 91.997,43-TL asıl alacak, talep doğrultusunda 40.920,45-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 132.917,88-TL üzerinden devamına, asıl alacak 91.997,43-TL'ye takip tarihinden itibaren %126 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; müvekkilinin, temlik eden banka ile imzaladığı 26.03.2008 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi ile kredi kullanarak otobüs satın aldığını, satın alınan aracın trafik kaydına banka tarafından rehin şerhi işlendiğini, aracın ... Sigorta tarafından kasko sigortası poliçesi ile sigortalandığını, ancak aracın 14.11.2008 tarihinde çalındığını, müvekkilince emniyete başvuru yapılıp durum kredi veren bankaya bildirildikten sonra, sigorta şirketine de başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin 06.01.2009 tarihli yazı ile vergi dairesine yazı yazarak tazminatın ödenmesi için maliye kaydının silinmesini talep ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin 19.01.2009 tarihinde Mercan Vergi Dairesine başvuru yapıldığını, bankanın bilgisi dahilinde yapılan sigorta poliçesinde bulunan dain ve mürtehin şartı nedeniyle müvekkiline ödeme yapılmadığını, bankanın ihmali sonucunda sigorta bedelinin alınamadığını, sigorta şirketinin davaya dahil edilmesi istemlerinin mahkemece dikkate alınmadığını, ayrıca mahkemece faize itirazları dikkate alınmayarak fahiş oranda faize hükmedildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; dava dışı ...  Bankası ile davalı 26/03/2008 tarihli 88.000-TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında kredi borcunun teminatı olarak alacaklı banka lehine davalıya ait araç üzerine rehin tesis edilerek aracın trafik kayıtlarına işlendiği, ayrıca aracın dava dışı ... Sigorta tarafından 15/07/2008 tarihinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek, gönderilen 18/07/2008 tarihli kat ihtarnamesinin davalıya 22/07/2008 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saatlik süre sonunda davalının 24/07/2008 tarihinde temerrüde düştüğü, alacağın dava dışı bankaca davacıya temlik edildiği, ihtara rağmen borç ödenmediğinden temlik alan davacı tarafça 27/08/2010 tarihinde dayanak icra takibinin başlatıldığı, davalının süresinde borca itirazı üzerine işbu davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, %126 temerrüt faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamayı içerir bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Sunulan delillere göre; davalı tarafından rehinli aracın çalındığı iddiası ile 14/11/2008 tarihinde emniyete başvurulduğu, davalının 17/12/2008 tarihinde dava dışı sigorta şirketine yaptığı başvurusu üzerine de hasar dosyası açıldığı, sigorta şirketince yaptırılan ekspertiz raporunda, yakalama kararı bulunan söz konusu aracın çalınmadığı kanaatinin bildirildiği ve buna bağlı olarak sigorta şirketince sigorta tazminatı ödenmediği, sigorta şirketince düzenlenen 23/02/2015 tarihli yazı ile de hasar dosyası için herhangi bir bilgi veya belge gelmediğinden zaman aşımının dolması nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadan dosyanın kapatıldığının bildirildiği görülmektedir. Dolayısıyla sigorta tazminatının davalıya rehin kaydı nedeniyle ödenmemesi söz konusu olmadığı gibi, temlik eden bankanın kusuru nedeniyle ödenmediği iddiası da kanıtlanamamıştır. Davalı vekilince, hükmedilen faiz oranının fahiş olduğu ileri sürülmüştür. Ancak 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesine göre, ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir. Somut olayda taraflarca imzalanan genel kredi sözleşmesinin 45. maddesinde ise, müşterinin sözleşmeden doğan borçlarını gününde ödememesi halinde, belli vadeli borçlarda vade tarihinden, kat ile muaccel olan alacaklarda ise kat tarihinden itibaren, kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesiyle bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği belirtilmiştir. Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, bankaca TCMB'ye yapılan 06/11/2009 tarihli faiz bildiriminde, kredilere genel olarak %84 oranında faiz uygulanacağının bildirildiği tespit edilmiştir. Bu oranın %50'si olan 42'nin ilavesiyle elde edilen %126 oranı, somut olayda uygulanabilecek temerrüt faizi oranıdır. Dolayısıyla mahkemece hükmedilen temerrüt faizi oranı, taraflarca imzalanan sözleşme hükmüne uygun olup, davalı vekilinin faiz oranına yönelik istinaf nedeni de yerinde değildir.  Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 9.079,62-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.269,91‬-TL harcın mahsubu ile kalan 6.809,71‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac03881b58a95c7e","SID":"03de1a246b256c6d"}}