{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br>ESAS NO\t: 2023/577 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2025/864<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/12/2019 (Esas Karar)-13/03/2020 (Ek Karar)<br>ESAS-KARAR NO\t: 2018/697 E 2019/1268 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 07/07/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 18/07/2025<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin davalı kurumdan Nevşehir'de bulunan işletmesine 117 baş Macaristan-Slovakya ithali besili dana aldığını,  06/12/2016 tarihli fatura karşılığında 52.018,04 Euro (574.080,93 TL) bedeli davalıya ödediğini, aynı tarihli sevk irsaliyesinin düzenlendiğini, davaya konu hayvanlarla ilgili düzenlenen  05/12/2016 tarihli veteriner giriş belgelerinde fiziksel ve hayvan refahının yeterli olduğu ve durumu iyi olmayan hayvan bulunmadığı belirtilmiş ise de, işletmeye gelen hayvanlardan alınan sonuçlara göre hayvanların bir kısmının hastalıklı halde teslim edildiklerini, gerekli sağlık kontrolleri yapılmadan ithal edip satılan hayvanlar nedeniyle meydana gelen zarardan davalı kurumun sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ölen 22 baş hayvandan doğan zarar için 100,00 Euro, ödenen vergiler için 100,00 TL, ödenen laboratuvar tahlil masrafları için 100,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme gereği 117 adet hayvanın davacıya 06/12/2016 tarihinde tam ve sağlıklı olarak  teslim edildiğini, gümrük kapısında veteriner hekimce gerekli kontrollerin yapıldığını, davacının da herhangi bir ihtirazi kayıt sunmadığını ve hayvanları görerek ve bilerek teslim aldığını, canlı hayvan tesliminin bakanlık aracılığıyla yapıldığını ve sorumluluğun bu nedenle bakanlığın seçim heyetinde olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.5 maddesi uyarınca zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, hayvan satışına ilişkin BK 220 ve 224.maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 06/12/2016 tarihinde hayvanları teslim aldığını ve mülkiyetin davacıya geçtiği, 05/12/2016 tarihli muayene ve kabul komisyonu raporuna göre hayvanlarda bir hastalık bulunmadığı, davacının ölümün BVD hastalığından olduğunu ileri sürdüğü ancak bu konuda bir delil sunmadığı, bilirkişi raporuna göre davacıya ait hayvanların hangi sebepten öldüğünün belirlenemediği, hayvanların ayıplı olup olmadığı tespit edilemediği gibi TBK 224.maddesi uyarınca ölen 3 hayvan yönünden muayene için yetkili merciye başvuru yapılmadığı, ölen diğer hayvanlar için davacının yasal sürede ihbarda bulunmadığı gerekçesiyle  davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.<br>Davacının sunduğu istinaf dilekçesi üzerine mahkemece 17/03/2019 tarihli ek karar ile kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava açıldığını, bu nedenle kararın kesin olmadığını belirterek ek kararın kaldırılmasını talep  etmiş ve esas karara yönelik istinaf itirazlarında; tahkikat tamamlanmadan karar verildiğini, davalının hayvanları satın aldığı firmalara davanın ihbarına yönelik çıkartılan tebligatların tebliğ edilip edilemediğine dair belgeler dosyaya gelmeden karar verilmesinin eksiklik olduğunu, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, belgeye dayanmayan ve tahlil sonuçlarının ekli olmadığı 05/12/2016 tarihli muayene ve kabul komisyonu raporunun doğru kabul edildiğini, davalı tarafından sunulamayan belgelere ilişkin değerlendirme yapılmadığını, bu rapordan 2 gün sonra 3 hayvanın ölmesinin normal olmadığını, hastalığa neden olan virüslerin laboratuvar tetkikleri ile bilinebileceğini, müvekkilinin teslim sırasında bu hastalıkları bilmesinin mümkün olmadığını, aynı şekilde davalı kurumun muayene ve kabul komisyonu tarafından da klinik muayene ile BVD teşhisinin yapılmasının mümkün olmadığını, ölen hayvanların başka viral ve bakteriyel hastalıklar yönünden araştırılmadığını, teslimden önce varolan hastalıklar nedeniyle hayvanların öldüğünü, bilirkişi raporunda tüm değerlendirmelerin BVD hastalığı üzerinden yapıldığını, davalı kurumun gerekli sağlık kontrollerini yapmadan ithal ettiği hayvanları satmakla meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, mevzuata uygun ithalat işi yapmadığını, davalı kurumun ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.  <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin reddine dair ek kararın yerinde olup olmadığı, ek kararın yerinde olmaması halinde davalı tarafından ithal edilerek davacıya satılan hayvanların bir kısmının ölmesi nedeniyle meydana gelen zarardan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, ayıp iddiasına dayalı tazminat  istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Davacının  dava dilekçesinde fazlaya dair haklar saklı tutulmak kaydıyla kısmi talepte bulunması nedeniyle kararın kesin olmadığı, bu kapsamda mahkemenin kararın kesin olduğuna ilişkin ek kararının usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından ek kararın kaldırılarak davacının istinaf itirazlarının incelenmesine geçilmiştir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesinin (c) bendi; \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\"<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesi; \"Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.<br>Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.\"<br>6098 sayılı Kanunu'nun 219 uncu maddesi; \"Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.\"<br>Aynı kanun'un 227 nci maddesi; \"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. \"<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 221 inci maddesi \"Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. \"<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 224 inci maddesi \"Hayvan satışında satıcının sorumlu olacağı süre yazılı olarak belirlenmemiş ve ayıp da hayvanın gebeliğine ilişkin değilse satıcı, ancak ayıbın devrin yapıldığı veya alıcının devralmada temerrüdünün gerçekleştiği günden başlayarak dokuz gün  içinde kendisine bildirilmesi ve ayrıca, hayvanın bilirkişilerce gözden geçirilmesinin aynı süre içinde yetkili makamdan istenmesi hâlinde sorumlu olur.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225 inci maddesi \"Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.\" hükmü bulunmaktadır. <br>Somut olayda, davacı, davalıdan satın aldığı 117 adet ithal besicilik hayvanın  06/12/2016 teslim tarihinden hemen sonra (07/12/2016-08/02/2017 tarihleri arasında) belirli aralıkla toplam 22 tanesinin öldüğünden bahisle hayvanların hastalıklı yani ayıplı olması nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur. <br>Dosyanın yapılan incelemesine göre taraflar arasında 03/11/2016 tarihinde Avrupa Birliği Ülkeleri Menşeli İthal Besicilik Sığır Satış Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre 120 adet  ithal besicilik sığırın davacıya satıldığı, sözleşmenin 8.5.maddesinde, \"Hayvanların besiciye teslimine kadarki sorumluluk ESK'ya ait olup teslimattan sonraki tüm aşamalarda ve karantina işletmesindeki sorumluluk besiciye aittir. Karantina işletmesinde, hayvanların hastalanması ve ölmesinden, zayi olmasından,  üçüncü şahıslara zarar vermesinden, kaybolmasından ve karantina işletmesinde kesilecek para cezalarında besici sorumlu olacaktır.\" hükmünün bulunduğu, 05/12/2016 tarihli veteriner giriş belgelerinde fiziksel ve hayvan refahının yeterli olduğu, ölü veya durumu iyi olmayan hayvan bulunmadığının belirtildiği, davalı kurum tarafından düzenlenen 04/12/2016-06/12/2016 tarihli muayene ve kabul komisyon raporlarının bulunduğu, bu raporda hayvanlarda herhangi bir hastalık belirtisinin bulunmadığı, sözleşme ve şartnameye  uygun olduğunun belirtildiği, 06/12/2016 tarihinde davalı kurum tarafından davacı adına 117 baş hayvan için 152.018,04 Euro (574.080,93 TL) bedelli faturanın  düzenlendiği,  06/12/2016 tarihli ithal besicilik sığır teslim ve tesellüm tutanağı ile yediemin belgesi başlıklı belgede 117 baş hayvanın sözleşme hükümlerine uygun, tam ve sağlıklı olarak teslim edildiğinin belirtildiği, belgenin davacı tarafından ihtirazi kayıt olmaksızın imzalandığı, İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından hayvan ölümlerine ilişkin 07/12/2016- 13/12/2016- 21/12/2016- 28/12/2016- 03/01/2016- 17/01/2016- 23/01/2017- 25/01/2017- 08/02/2017 tarihli tutanakların tutulduğu, bu tutanaklarda BSE yönünden inceleme yapılmak üzere hayvanların beyinlerinden numune alındığının belirtildiği, numune sonuçlarına ilişkin laboratuvar sonuçlarında BSE hastalığının tespit edilemediğinin belirtildiği, davacının davalı kurumuma hayvan ölümleri ile ilgili olarak 08/12/2016- 11/01/2016- 26/01/2017- 20/02/2017 tarihlerinde başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Mahkemece iki veteriner, bir hesap bilirkişiden alınan heyet raporunda özetle; ölen hayvanlarnı 3 tanesinin Kapıkule Gümrük Kapısından ... ilçesindeki karantina işletmesine nakil esnasında öldüğü, tutulan tutanaklardan ölen hayvanlardan BSE yönünden numune alınarak kadavranın gömüldüğünün anlaşılmakta olduğunu, nakil sırasında oluşan ölümler dışında ilk ölümlerin 13/12/2016 tarihinde yani nakilin tamamlanmasından 6 gün sonra olduğu, son ölümün ise 08/02/2017 tarihinde yani nakilin tamamlanmasından 2 ay sonra olduğu, yeterli beslenmeme stres faktörleri barınak koşullarının uygun olmaması, iklim ve coğrafi değişikliklere hayvanların adaptasyonunun sağlanamaması sonucu hayvanların enfeksiyonlara daha duyarlı olabilmekte olduğunu, dosyada ölen hayvanlara ait hastalık süresini gösterir Veteriner Hekimce düzenlenmiş hastalık belirtilerini gösteren klinik veya laboratuvar teşhis raporu bulunmadığı, herhangi tedavi uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmış ise tedavi protokolü ile kullanılan ilaçlara dair bilgi bulunmadığı, ölen hayvanlara ait ölüm tutanaklarında sadece BSE analizi için numune alındığı, detaylı otopsi raporu düzenlenmediği, ölen hayvanlarda sadece BSE yönünden laboratuvar teşhisinin yapılması BVD ve diğer hastalıklar yönünden araştırma yapılmamasının hayvanların somut ölüm nedenleri hakkında kanaat oluşturmaya engel olduğu,  05/12/2016 tarihli muayene ve kabul komisyonu raporuna göre hayvanlarda hastalık belirtisinin bulunmadığı, ancak hayvan ölümlerinin BVD hastalığına bağlı gelişip gelişmediğini anlamaya yeter veri bulunmadığı, zira hayvanların BVD hastalığı yönünden ithalattan 21 gün içinde yapılmış test sonuçları yer almadığından bu hastalığın olup olmadığının değerlendirilemeyeceği, bu hususların açıklığa kavuşturulması için davalı kuruma yazı yazılarak yurda getirilen 40.000 besilik hayvanın dağıtım listesinin tamamı, yurt içinde karantina süresinde ölen hayvanların sayısı, ölüm sebepleri ve analiz raporları istenmiş ise de bu hususların Edirne Kapıkule Veteriner Sınır Kontrol Noktası Müdürlüğünden istenmesi yönünde bilgi verildiği, talep edilen bu belgelerin dosya kapsamında yer almış olsaydı ithal edilen kaç hayvanda BVD hastalığı olduğu ya da olmadığı, olması halinde bu hayvanların hangi kafileyle transferlerinin gerçekleştiği, aynı kafilede olan diğer canlı hayvanlara bulaşıp buluşmadığı gibi hususlar incelenerek davalı kurumun ağır kusurlu olup olmadığının değerlendirilebilecekken dosya kapsamı itibariyle değerlendirme yapıldığı belirtilmek suretiyle ölen hayvanların BSE yönünden laboratuvar teşhisinin yapıldığı, BVD ve diğer hastalıklar yönünden otopsi veya laboratuvar analiz raporları olmadığından hayvanların ölüm nedeni hakkında kanaate varılamadığı, bu nedenle alacak talebine konu hesaplamanın yapılamayacağı, dosya kapsamı itibariyle davalı kurumun ağır kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilemeyeceği, 07/12/2016 tarihinde ölen 3 hayvan yönünden davalı kuruma 9 günlük sürede bildirim yapıldığı ancak muayene için yetkili merciiye başvuru yapılmadığı, şekil şartlarının tamamlanmadığı, diğer ölen 18 hayvan yönünden ise 9 günlük sürede bildirimde bulunulmadığı ve  muayene için yetkili merciiye başvuru yapılmadığı, şekil şartlarının tamamlanmadığı yönünde görüş belirtildiği görülmüştür. \t<br>Davacı vekili bilirkişi raporuna gerekçelerini belirterek itiraz etmiş, dilekçe ekine aynı tarihlerde davalıdan aynı şekilde canlı hayvan satın alan ... tarafından  Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/588 Esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasında alınan bilirkişi raporunu sunarak yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiş, mahkemece talep red edilerek davanın reddine karar verilmiştir. <br>Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/588 Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından 06/12/2016 tarihli fatura ile davalıdan 122 baş Macaristan'dan ithal edilen besili dana alındığı, teslimden sonra 53 hayvanın hastalanarak öldüğü iddiası ile açılan tazminat davasında davanın kabulüne karar verildiği, kararın Dairemiz istinaf incelemesinden ve Yargıtay temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği görülmüştür. <br>Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava konusu hayvanların ölüm sebeplerinin tespit edilememiş olmaması, ayıplı hayvan satışı olup olmadığı, davalı kurumun bu satış nedeniyle ağır kusurunun bulunup bulunmadığı, sonucuna göre sorumlu olup olmadığı ile talebe konu zararların varlığı ve miktarı yönünden açık belirleme ve tespit yapılmadığı, bu haliyle raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. <br>Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacının bilirkişi raporuna yönelik itirazları, benzer olayda verilen kesinleşmiş mahkeme kararı ve bilirkişi raporu dikkate alınarak yeni bilirkişi heyetinden  davaya konu tüm talepler yönünden ayrıntılı ve denetime elverişli yeni rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>a) Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/03/2020 tarih ve 2019/1268 istinaf numaralı davacı vekilinin istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararının KALDIRILMASINA, <br>b) Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/12/2019 tarih ve 2018/697 Esas, 2019/1268 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde dava... İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 07/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> ¸e-imza<br>Üye ...<br> ¸e-imza<br>Üye ...<br> ¸e-imza<br>Katip ...<br> ¸e-imza<br><br><br><br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5707368ef85c82ee","SID":"ef4e75f185f636dd"}}