{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/648 <br>KARAR NO: 2025/822<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2024/1022 <br>KARAR NO: 2024/1270<br>KARAR TARİHİ: 11/12/2024<br>DAVA: İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline İtiraz<br>KARAR TARİHİ: 09/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/193 Esas sayılı dosyasından 19/06/2022 tarihinde iflasına karar verildiğini, Müflis ... Sanayi Ve Ticaret A.ş. 'nin iflası Bakırköy ...İcra Dairesinin ... iflas sayılı dosyasından devam ettiğini, kurum alacağının Niğde İş Mahkemesinin 2020/215 Esas, 2022/337 Karar sayılı 08/06/2022 tarihli ilamına dayandığını, söz konusu ilamda kayıt kabul kararı verildiğini, karara istinaden iflas masasına başvuru yapıldığını, Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında 18/11/2024 tarihli 1. Ek sıra cetveli düzenlendiğini ancak sıra cetvelinde 111.328,36-TL alacaklarının müflis şirket yetkilisi ...'in beyanı esas alınarak iflas idaresince hukuka aykırı olarak reddedildiğini beyan ederek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 111.328,36 TL alacaklarının imtiyazlı kamu alacağı olarak 3. Sıradan iflas masasına kaydına, Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Sayılı İflas dosyasından düzenlenen 1.Ek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''-Davacı tarafın iflas masasına alacak kaydı isteminde bulunduğu alacağın Niğde İş Mahkemesinin 2020/215 Esas, 2022/337 Karar sayılı ilamına dayandığı, ilgili kararın para alacağı istemine ilişkin olduğu ve bu haliyle ilamın kesinleşmesinin alacağın tahsili yönünden zorunlu bir unsur olmadığı görülmektedir. İcra ve İflas Kanunu'nun 230'uncu maddesine göre iflas idaresi müflisten alacaklı olduğunu iddia edenlerin bu iddialarını, müflisin de beyanını almak suretiyle inceleyerek kabul veya reddedebilir. Bu bağlamda iflas idaresinin çok geniş bir tahkik ve tetkik yetkisinin bulunduğu kabul edilmektedir. Ne var ki, ilama bağlanmış bir alacağın keyfi bir tutumla reddedilmesi hukuken savunulamaz. Somut olayda iflas idaresi kararında red gerekçesi olarak \"alacağın yargılamayı gerektirmesi\"nden söz edilmiştir. Oysa alacak bir yargılama üzerine saptanmış ve tahsiline karar verilmiştir. -İlama bağlanmış alacağın iflas idaresince değerlendirilmesi ancak İcra ve İflas Kanunu'nun 33'üncü maddesi ile sınırlı olarak yapılabilir. Her ne kadar bu madde icra takipleri için öngörülmüş ise de ilamın gücü dikkate alındığında iflas tasfiyesinde de yol gösterici niteliktedir. Düzenlemeye göre ilama bağlı bir alacak ancak itfa (sona erme), imhal (süre verme) ve ilamın zamanaşımına uğramış olduğu gerekçeleri ile masaya yazılmayabilir. -Özellikle iflas halinde alacaklının borçluya (iflas idaresine) borcu ödemesi için bir süre verdiğinden (imhalden) söz edilemez. Bu durumda geriye sadece borcun sona ermesi ya da ilamın zamanaşımına uğraması halleri kalmaktadır. Daha açık ifade etmek gerekirse iflas idaresi ilama bağlı bir alacağı ancak borcun sona erdiği ya da ilamın zamanaşımına uğradığı gerekçeleri ile reddedebilir. Somut olayda böyle bir gerekçe ileri sürülmüş değildir. -İcra ve İflas Kanunu'nun 33'üncü maddesindeki denetimi yapacak merci de icra mahkemesidir. -Öte yandan ilama bağlanmış bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yarar yoktur. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nin 2024/954 esas 2024/918 karar sayılı ilamı ) -Eldeki istemin ilama bağlı bir alacak için yeniden ilam elde etmek maksadını güden bir dava olmadığı ilgili işlemin hukuki olup olmadığının denetlenmesinin icra mahkemesine ait olmadığı görülmektedir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. -Bu kapsamda davacı tarafın talebinin alacağın varlığına yönelik bir sıra cetveline itiraz istemi içermediği, talep edilen hususların değerlendirilmesinin İcra Mahkemeleri'nin görev alanına girdiği...\" gerekçesiyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek mahkeme kararında her ne kadar dava konusunun icra mahkemesi şikayet konusuna girdiğini belirtmişse de iflas idaresi tarafından reddedilen bir alacağın sıra cetveline kaydı için kayıt kabul davası açılmasının mecburi olduğunu, iflas idaresi tarafından alacak tetkik edilip müflisin de beyanını alınarak reddedildiğinden şikayet davası açılmasıyla sıra cetveline kayıt ve kabul sağlanamayacağını ayrıca mahkemece deliller toplanmadan araştırma yapılmadan karar verilmesinin, görevsizlik kararı yerine davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava; iflas sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir. Niğde İş Mahkemesi'nin 2020/215 E. sayılı dosyasında; davacının SGK, davalının ... San. Tic. A.Ş. Bakırköy ... İcra Dairesi ... İflas Dosyası olduğu, davacı tarafından 29/05/2019 tarihi dava dilekçesinde Kurum sigortalısı ...'nın 24/11/2015 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda %49 oranında malul kaldığı, SGK müfettişi tarafından düzenlenen 30/11/2016 tarihli rapor uyarınca olayın iş kazası olduğu, söz konusu iş kazası nedeniyle sigortalıya 133.916,49 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığı belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak bağlanan İPD gelirin yarısının davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, yargılama aşamasında davalı şirketin iflas etmesi sebebiyle iflas idare memurlarına tebligat yapıldığı, Mahkemenin 2022/337 K sayılı 08/06/2022 tarihli kararı ile; \"Davalı işveren yönünden dava tarihinden sonra iflas kararının verildiği, eldeki dava amme alacağı davası olduğundan İİK 194 gereğince acele haller kapsamında değerlendirildiği, dava tarihinden sonra iflasın açıldığı ve kesinleştiği, iş bu oluşlar göz önüne alındığında davanın alacak değil kayıt kabul davası olmasına karar verildiği...\" gerekçesiyle; \"Davanın KABULÜ ile, 1-) Bilirkişi raporuna göre hesaplanan ve davacı kurumca ödendiği tespit edilen miktar yönünden davalının kusur oranına karşılık gelen 80.349,89-TL peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 25/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Bakırköy İcra Dairesinin ... İflas sayılı dosyasında iflas masasında davacının kamu alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE\" karar verilmiştir. UYAP sisteminde yapılan incelemede karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2025 tarihli 2022/4397 E. 2025/396 K sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine kesin olarak karar verildiği tepsit edilmiştir. İİK'nın 235.maddesinde; \"...İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur.\" İİK'nın 227.maddesinde; \"8 inci maddenin bir ve ikinci fıkraları ve 9, 11, 16 ve 359 uncu maddelerin icra dairelerine ait hükümleri iflas idaresi hakkında da uygulanır...\" İİK 16/1.maddesinde \"Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.\" düzenlemeleri yer almaktadır. İflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bu halde sıra cetveline karşı şikayet yoluna başvurulur (İİK'nın m.227; m.16). Şikayet sebeplerinden en önemlisi, bir alacaklının kendisine verilen sıraya itiraz etmesidir (m. 235, IV). Buna göre, alacağı sıra cetveline kabul edilen bir alacaklı, alacağının esas ve miktarına değil de, yalnız alacağına verilen sıraya itiraz ediyorsa, bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine bildirir. Diğer şikayet sebeplerine örnek olarak; sıra cetvelinin açık olmaması, bu husustaki kanun hükümlerine (İİK'nın m.233-234) uyulmamış olması, sıra cetvelinin ilan edilmemiş olması, masaya yazdırılmış olan bir alacağın unutulmuş olması, masa alacaklarının da sıra cetvelinde gösterilmiş olması, reddedilen bir alacağın neden dolayı reddedildiğinin, yani red sebeplerinin gösterilmemiş olması gösterilebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, Ankara, sh 1329) Bir alacaklı, kendi sırasına veya iflas hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen kabul kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına  (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa ticaret  mahkemesine dava açmalıdır. İİK'nın 233. maddesine göre sıra cetvelinde, kabul edilmeyen alacaklar red sebepleri ile birlikte gösterilir. İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca iflas sıra cetveline yönelik itirazlar (kayıt kabul ve kayıt terkin davaları) kural olarak genel mahkemelerde (Asliye Ticaret Mahkemesinde) görülür. Şikayetçi sadece kendi sırasına yönelik itirazlarını, husumet iflas idaresine yöneltilerek İİK'nın 235/son maddeleri uyarınca icra mahkemesinde ileri sürmelidir. İflas sıra cetvelinde başka bir alacaklının kabul edilen miktar kadar alacağı bulunmadığına ya da sırasına yönelik itiraz, o alacağın sıradan terkin edilmesi talebini içerdiğinden, şikayet olarak icra mahkemesinde değil, İİK'nın 235/2. maddesi uyarınca sırasına itiraz edilen alacaklıya husumet yöneltilerek dava yolu ile genel mahkemede  (Asliye Ticaret Mahkemesinde) ileri sürülmelidir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 27/01/2016 tarih 2015/4147 E. 2016/408 K, 14/04/2015 tarih 2015/49 E. 2015/2562 K., 30/06/2020 tarih 2017/286 E. 2020/2356 K.) Somut olayda; Niğde İş Mahkemesinde açılan alacak davasının yargılaması sırasında davalı şirketin iflas etmesi sebebiyle davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde kayıt kabul yönünde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Ancak iflas idaresi kayıt kabul kararına rağmen söz konusu alacağın sıra cetveline kaydı istemini reddettiğinden eldeki dava açılmıştır. Alacağın esasının Niğde İş Mahkemesi tarafından karara bağlandığı ve nihayetinde kayıt kabul kararı verildiği için artık iflas idaresinin istemi reddetmesi nedeniyle yeni bir kayıt kabul davası açılamaz. Zira kesinleşen bir mahkeme kararı mevcuttur. Ancak somut olayda iflas idaresinin işlemine karşı şikayet söz konusudur. Yukarıda yer verildiği üzere iflas idaresinin, sıra cetvelini düzenlerken uyması gereken iflas hukuku kurallarına aykırı hareket ettiği veya yaptığı bir işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilirse, bunun icra hukuk mahkemesinde ileri sürülmesi mümkündür. Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gibi istinaf dilekçesinde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken usulden ret kararının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de HMK'nın 114.maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, şayet mahkeme görevli değil ise verilecek karar görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi kararıdır. Mahkemece anılan yönde karar verilmiş, ayrıca kararda görevli mahkeme ve başvuru yolları gösterilmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.c maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55a0746264336f33","SID":"9a24ef71bd8866e1"}}