{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/774 <br>KARAR NO: 2025/841<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2025/210<br>KARAR NO: 2025/248<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br>DAVA TARİHİ: 21/03/2025<br>DAVA: İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 174))<br>KARAR TARİHİ: 09/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının,  davalı/borçludan alacaklı olduğunu, 28.11.2019 düzenleme tarihli, 30.12.2019 vade tarihli 465.000,00 TL tutarlı, 28.11.2019 düzenleme tarihli, 14.02.2020 vade tarihli 465.000,00 TL tutarlı, 28.11.2019 düzenleme tarihli, 03.04.2020 vade tarihli 465.000,00 TL tutarlı borçluları ... ve ... olan bonoların alındığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile 03.03.2022 tarihinde başlatmış oldukları icra takibinde, takip yolunun önce kambiyo senetlerine özgü haciz olarak seçildiğini, ancak daha sonra 07.07.2023 tarihinde davalı borçlu bakımından takip yolunun İİK.43.maddesi gereğince iflas yolu olarak değiştirildiğini, icra müdürlüğü tarafından taleplerinin kabul edildiğini,  20.02.2025 tarihli 12 örnek iflas ödeme emri düzenlenerek davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalı borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğu belirtilerek davalının İstanbul ... İcra Dairesi ... E.sayılı dosyaya yaptığı itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve davalının iflasına, davalı borçlu aleyhinde takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere irca inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece '....Yapılan açıklamalar karşısında Mahkememizin, HMK m.114/f.1-bent (ç) ve HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca kesin yetkili olmaması karşısında, davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, talep halinde, dava dosyanın kesin yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştirilmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesine, başka mahkemede davaya devam edilmesi söz konusu olmadığında  dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin taraf vekillerine ihtarına, HMK 331/2 maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine'' dair  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemesi olduğu, dava dilekçesi tebliğ edilmeden yetkisizlik kararı verilmesi ile hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği, iflasın koşullarının oluşmadığı, davalının borcunun bulunmadığı  belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davalı aleyhine başlatılan  kambiyo senetlerine mahsus takibe yapılan itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. Davacının  davalı şirket hakkında İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı takip dosyası ile 28.11.2019 düzenleme tarihli, 30.12.2019 vade tarihli 001 numarali 465.000,00 TL tutarli,28.11.2019 düzenleme tarihli, 14.02.2020 vade tarihli ... numarali 465.000,00 TL tutarli,28.11.2019 düzenleme tarihli 03.04.2020 vade tarihli ... numarali 465.000,00 TL tutarli senetlere istinaden kambiyo senetlerine özgü  iflas yoluyla takip başlatmıştır.İİK 174. Maddesi \" Alacaklı, borçlunun itiraz ve şikayetinin kaldırılmasını ve iflasına karar verilmesini ticaret mahkemesinden isteyebilir. Mahkeme, 158. Madde uyarınca iflas davasını karara bağlar \" hükmünü yer verilmiştir.2004 sayılı İİK 154.maddenin üst başlığı ise, “ İflas Yolu İle Takip “ olup ilk maddede yetki düzenlenmiştir. Maddede, İflas yolu ile takipte yetkili merciinin, borçlunun muamele merkezinde bulunan icra dairesi olduğu, 154/3.fıkrada ise, borçlu ile alacaklının yetkili icra dairesini yazılı anlaşma ile tayin etmişlerse, o yerin icra dairesinin  dahi İflas takibi için yetkili sayılacağı, İflas davaları için yetki sözleşmesinin yapılamayacağı, İflas davasının mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılacağına yer verilmiştir. Maddedeki İflas davasının açılacağı yetkili yer mahkemesinin yetkisi, mutlak yetki olup, kamu düzenine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1- ç bendinde, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. Yani aynı yasanın 115.maddesinde belirtildiği gibi, mahkemece, davanın her aşamasında ve kendiliğinden araştırılması gerekir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabi incelendiğinde,   davalı şirketin sicil adresinin \"... Mah. ... Cad. ... İş Merkezi, No:... Ataşehir/İSTANBUL\" olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar sonrasında somut olay değerlendirildiğinde, dava, davalı borçlunun sicil  adresinin   yetki çevresinde bulunan İstanbul Anadolu  Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden mahkeme tarafından verilen yetkisizlik kararı yerinde olup, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. -Dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesinin savunma hakkı /hukuki dinlenilme hakkının ihlali  niteliğinde olduğu yönündeki istinaf sebebinin incelenmesi: 6100 sayılı HMK'nın  \"Dava şartları\" başlıklı 114. Maddesi uyarınca Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. \"Dava şartlarının incelenmesi\" başlıklı 115. Maddesinde; \"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.\" hükmü yer almaktadır. \"Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar\" başlıklı 138. maddesinde;  Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir. \" belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK nun  \"Usul ekonomisi ilkesi başlıklı\" 30. maddesinde ise ;'' Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.\" yer almaktadır. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi    Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 30.12.2020 tarihli 2020/7 Karar sayılı talebi ile, \"dava dilekçesi    tebliğ edilmeden dosya üzerinden dava şartları hakkında karar verilip verilemeyeceği\" hususunda   bir çok Bölge Adliye Mahkemesi  Hukuk Dairesi kararları arasında çelişki bulunduğu belirtilerek 5235 sayılı yasanın 35/3-4. maddeleri uyarınca bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiyle talep Yargıtay 1.Hukuk Dairesi'ne  gönderilmiştir. Talep yazısı ve Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu Kararı ile Yargıtay Daire kararları ve Hukuk Genel Kurulu kararları incelenerek ( 2021/378 E. 2021/1418 K. Sayılı ilam) ''...1- Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracaktır. Bilindiği üzere dava aşamaları, dava dilekçesinin esasa kaydı ile başlamaktadır.2- Mahkeme öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vermelidir. Bu kanunun emredici düzenlemesidir. Mahkeme gerek görürse bu hususta tarafları dinleyecektir. Bu konuda   hakime takdir hakkı verilmemiştir.3- Söz konusu dava şartı noksanlığının sonradan tamamlanması mümkün olmamalıdır. Eğer bir dava şartı noksanlığı taraflarca sonradan giderilebilecek ise, bu durumda hakim acele etmemeli, bu hususta gerekirse duruşma açarak tarafları dinlemeli, sonucuna göre karar vermelidir.4- Dava şartı noksanlığı açık olmalı ve tebligatlar yapılmış, dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanmış, hatta ön inceleme duruşması yapılmış olsa bile sonuç değişmemelidir.Bu şartların mevcut olması halinde mahkeme usul ekenomisi ilkesini de esas almak suretiyle, dilekçeleri tebliğ etmeden dahi dava şartı noksanlığı nedeniyle, davanın usulden reddine karar verebilecektir.Dilekçe tebliğ edilmeden, davanın usulden reddi kararı verilmesi halinde, tarafların hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilip edilmeyeceği hususuna gelince; davanın usulden reddi kararında davalı aleyhine bir hüküm kurulmamaktadır. Ayrıca görevsizlik veya yetkisizlik kararında, davaya görevli veya yetkili mahkemede devam edilmesi halinde yine dilekçeler usulünce tebliğ edilecek, davalı hukuki dinlenilme hakkına uluşacaktır.'' belirtilmektedir.Somut davada, 21.03.2025 tarihli dava dilekçesi mahkemeye sunulduktan sonra , dava dilekçesi davalı tarafa tebliğe çıkarılmadan kesin yetki kuralı uyarınca yetkisizlik kararı verilmiştir. Sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde hukuki dinlenilme hakkı ihlal edildiği iddiasında bulunulmuş ise de;yukarıda yer alan bilgilerden de anlaşılacağı üzere  dava dilekçesi tebliğ edilmeden usulden red kararı verilmesi usul ekonomisi nazara alındığında yerinde bir karar olup, hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde değildir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davalı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b.1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 164 maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9197798adc9157b5","SID":"748bfcd5f91449ff"}}