{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/166 - 2025/733<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2023/166 \t\t          (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS<br>KARAR NO\t: 2025/733                                                 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/09/2022<br>ESAS NO\t\t: 2020/416 E 2022/718 K<br><br><br>DAVA\t: Alacak / Tazminat  (Ticari Satımdan Kaynaklı )<br>KARAR TARİHİ\t: 16/06/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/07/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; taraflar arasında  25.05.2019 tarihinde imzalanan satış sözleşmesi gereğince, davalıdan satın alınan malların bir kısmının  ayıplı olduğunu belirterek 20.250 m2 ayıplı ürün bedelinin  69.261,84 USD  ve  cezai şart bedeli 5.882,40 USD ‘nin, fiili ödeme tarihindeki kur dikkate alınarak, 08/07/2020 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, laboratuvar test bedeli 18.056,52 TL’ nin ve  ayıplı satım nedeniyle uğramış olduğu doğrudan ve dolaylı maddi zarar için fazlaya ilişkin haklar  saklı kalmak üzere şimdilik 20.000 TL ‘nin 08/07/2020 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranında işleyecek  faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine dava ve talep etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili;  müvekkil şirket ile davacı arasında 28.05. 2019 tarihinde imza edilen sözleşme kapsamında müvekkil şirketin, 86.000 m2 geomembranı sözleşme bedeli karşılığında sevk ettiğini, davacının, malzemeyi DSİ şartnamesine uygun olup olmadığının tespitinden önce kullanmaya başladığını, ve 38.125 m2 ürün henüz kullanılmamışken DSİ raporunun gelmesi üzerine kullanımının durdurulduğunu, davacının sözleşme gereği test sonuçları gelmeden malı kullanmaması gerektiğini, davacının kusuru neticesinde ayıplı olduğu iddia edilen ürünleri, kendi ekiplerince şantiye sahasında sökülmüş  ve davacının şantiyede yeri olmaması nedeniyle 25.125 m2 ürünü tutanakla teslim alarak fabrika sahalarında depo edilmek üzere teslim edildiğini sökümü gerçekleştirilen 20.252 m2 lik  malın  ayıplı olduğu iddiasında bulunmadığını, davacının DSİ raporlarını beklemeksizin ürünü kullanması nedeniyle hatasını kabul ederek  sözleşme gereğince  teminat olarak aldığı  çekleri iade ettiğini, davacının birden fazla talepte bulunulmasının usule aykırı  olup 20.252 m2 malın halihazırda fabrika sahalarında olup, davacının talebiyle, davacı adına muhafaza edildiğini , davacı tarafın uğradığı zararın kendi kusuru ve ihmalinden kaynaklanmış olması nedeniyle talebinin reddine  karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ<br>Mahkemece: Taraflar arasındaki satım sözleşmesi, DSİ laboratuvar test sonuçları,  bilirkişi heyet rapor ve ek raporu bilirlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ki satım sözleşmesi gereğince 86.000 m2 HDPE membranı, davalı tarafından davacıya satıldığı, sözleşme gereğince mal  teslimi sonrasında, DSİ laboratuvarında  yapılan  test sonuçlarına göre  69.125 m2 sinin istenen özellikte olmadığının anlaşıldığı ve  38.125 m2 sinin kullanılmaması sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmenin hükmü gereğince davalıca iade alındığı, bu iade işlemine ilişkin davacı tarafından 15.08.2019 tarih ve 9 numaralı 931.897,98 TL tutarlı iade faturası düzenlendiği, 38.125 m2 ürünün davalı şirket tarafından iade alındığı ve yerine yeni ürün verildiği, ancak 31.000 m2 ürünün test sonuçları beklenmeden davacı tarafından serilerek kullanılması ve bilahare sökülmesi  sırasında zarar görmesi  nedeniyle, davalı şirket tarafından iade alınarak yerine yeri ürünün verilmediği, davacı tarafından düzenlenen 20.12.2019 tarihli sevk irsaliyeleri ile kullanılarak sökülen 20.252 m2 malın depolanmak amacıyla davalı şirkete teslim edildiği ve bu teslim evrakında davacı yetkilisinin imzasının bulunduğu, iade faturasının ise düzenlenmediği, alıcı davacı, malı teslim aldıktan sonra  DSİ laboratuvarından  yaptırılan test neticesini beklenmeden mal kullanmış ise de satıma konu malın ayıbın olağan bir gözden  geçirmeyle ortaya çıkmayacak  nitelikte olması  nedeniyle, satıcı davalı tarafından ayıplı teslim edilen bu malın, alıcı davacı kusuru nedeniyle zarar görmesi nedeniyle, alıcı davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği ancak satıcıdan yalnızca değerindeki eksiklik karşılığının, satış bedelinden indirilmesini isteyebileceği, davacı alıcının, davalı satıcıya teslim edilen ve davalı deposunda bulunan, davalı tarafından satılarak paraya çevrilebilecek nitelikteki malı davalıya iadesi şartı ile hurda değerinin ödenmesini isteyebileceği, davacının cezai şart bedeli ile ayıplı mal nedeniyle doğrudan ve dolaylı uğranılan zarar istemleri yönünde; sözleşmenin  8. maddesinde, teslim edilen malzemenin test sonuçlarının aranan teknik özellikleri karşılamaması, eksik veya kusurlu olması halinde, alıcının uğrayacağı zaman kaybının telafisi için  sözleşme bedelinin % 2'i kadar ceza-i şartın alıcıya ödeneceği kararlaştırılmış ise de tüm malzemenin süresi içerisinde alıcıya teslim edildiği ve süre kaybı olmadığı, yine analiz sonuçlarına göre uygun olmadığı tespit edilen 69.125 m2 malın 38.125 m2 sinin kullanılmaması nedeniyle iade alınarak yenisi ile değiştirildiği, analiz sonuçları beklenilmeden kullanılan ve deforme olarak depolanmak amacıyla davalıya teslim edilen 20.252 m2 malın değişiminin yapılamamasının ise davacının kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla, doğrudan ve dolaylı zarar alacak taleplerinin  yerinde olmadığı, yine davalı satıcının talebi üzerine, satıcı teknik elemanlarının nezaretinde tekrarlanan testler karşılığı 18.056,52TL'nin davalı satıcı tarafından karşılanacağı  bu kalem alacak yönündeki talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davacının ödenen ayıplı mal bedeli iadesi talebinin; Ayıplı 20.252 metre kare ... marka ... hasarlı malın davalıya bırakılarak, 309.450,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 13.07.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bu kalemden fazla talebin reddine, Laboratuvar testleri bedeline ilişkin olarak talebinin kabulü ile; 18.056,52-TL'nin temerrüt tarihi olan 13.07.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, cezai şart bedeli alacağı isteminin reddine, ayıplı mal nedeniyle doğrudan ve dolaylı uğranılan zararlara yönelik talebin reddine, karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>I-)Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ve ek raporu hükme esas alınamayacak düzeyde hatalar, yanlışlıklar, hukuka ve usule aykırılıklar içerdiğini, uyuşmazlıkta müvekkilinin kusuru bulunmadığını, ayıplı malların davalı tarafından satıldığını, ayıba dair test sonuçları ile de sabit olduğu üzere en başından beri kullanılamaz nitelikte olduğunu, bu kapsamda söz konusu mal bedeli davalı tarafından  tahsil edildiği iadesi gerektiğini, cezai şart alacağının reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>II-)Davalı vekili; metrajının ne kadar olduğunu bilmediği davacı tarafından usulsüz kullanılan malın yırtık deforme şekilde metrajı belli olmadan stoklanmak üzere teslim alındığı  20/12/2019 tarihli sevk irsaliyesi ile taraflarca bu şerh imzalanarak  davacı istediğinde telim edilmek üzere teslim alındığını, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmadığını, malın iade edildiği gibi hurda bedelinden sorumlu tutulamayacağını, kabul şekliyle de vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını test bedelinden de sorumlu tutulamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının davalıdan satın aldığı malzemeyi test sonuçları beklenmeden kullanıp kullanmadığı,  ayıp nedeniyle davalının sorumluluğunun kapsamı noktasında toplanmaktadır.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava,  satış sözleşmesine konu malın ayıplı olduğu iddiasıyla ödenen ayıplı mal bedelinin iadesi,  sözleşme şartlarına uygun mal teslim edilmemesi nedeniyle cezai şart, satın alınan mala ilişkin olarak yapılan laboratuvar test bedeli ile doğrudan ve dolaylı zararın tahsili istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dava, davacı alıcı ile davalı satıcı arasında akdedilen sözleşme kapsamında satılan malın ayıplı olduğundan bahisle ayıplı mal bedeli karşılığı 69.261.84 USD, sözleşme şartlarına uygun mal teslim edilmediğinden cezai şart satın alınan mala ilişkin olarak yapılan laboratuvar test bedeli,  doğrudan ve dolaylı zararın  tahsili istemine ilişkindir.<br>Davalı ise malın ayıplı olmadığını, DSİ tarafından laboratuvarda yanlış teknik uygulanması ile sonuçların hatalı çıktığını, davacının DSİ raporlarını beklemeksizin malı kullandığını, sözleşmede DSİ raporlarının teknik şartnameye uygun olması durumunda yapılacağı belirtilen ödemelerin DSİ raporları sonrasında yapıldığını, davacının birden fazla talepte bulunulmasının usule aykırı olduğunu, 20.252 m² ürünün halihazırda fabrika sahalarında davacının talebiyle davacı adına muhafaza edildiği için istemin reddi gerektiğini, cezai şart koşullarının oluşmadığını, laboratuvar testlerinin davacının DSİ ile arasındaki sözleşmenin bir gereği olduğu 18.056,52TL tutarındaki laboratuvar test bedelinin istenemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Uyuşmazlık; taraflar arasında satım akdi kapsamında teslim edilen malın ayıplı olup olmadığı, usulüne uygun süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, laboratuvar deney bedellerine ilişkin talebin yerinde olup olmadığı, cezai şart talebinin ve ayıplı mal dolayısıyla davacının uğradığı iddia edilen zararın bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.<br>Taraflar arasında “DSİ “Mersin Erdemli Üçtepe Göleti ve Sulaması İnşaatı” İşinde kullanılacak Geomembran malzemelerin teslimine” ilişkin 28.05.2019 tarihli “Satış Sözleşme” uyarınca davalı tarafından davacı alıcıya malın teslim edildiği taraflar arasında ihtilafsızdır. <br>Mahkemece tüm bu tespitler ve bilirkişi raporu doğrultusunda; ihtilafa konu  malın  test sonuçları beklenmeden davacı tarafından serilerek kullanıldığı ve bilahare sökülmesi  sırasında zarar görmesi  nedeniyle, davalı şirket tarafından iade alınarak yerine yeni mal verilmediği, davacı tarafından düzenlenen 20.12.2019 tarihli sevk irsaliyesi ile kullanılarak sökülen malın  depolanmak amacıyla davalı şirkete teslim edildiği ve bu teslim evrakında davacı yetkilisinin imzasının bulunduğu, davacı yanca iade faturasının ise düzenlenmediği, davacının yaptığı iş nedeniyle malzeme temininde davalının yol açtığı bir gecikmenin bulunmadığı, analiz sonuçları beklenilmeden kullanılan ve deformeli olarak depolanmak amacıyla davalı şirkete teslim edilen malın değişiminin yapılamamasının ise davacının kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla, doğrudan ve dolaylı zarar alacak taleplerinin  yerinde olmadığı, yine davalı satıcının talebi üzerine, satıcı teknik elemanlarının nezaretinde tekrarlanan testler karşılığı 18.056,52 TL'nin davalı satıcı tarafından karşılanması gerektiği, davalı  satıcının sözleşme gereği test bedelinden sorumlu olduğu  gözetilerek, bu kalem alacak yönündeki talebin kabulüne karar  verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>I-Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermesine, cezai şart bedeli alacağı isteminin reddine, ayıplı ürünler nedeniyle doğrudan ve dolaylı uğranılan zararlara yönelik talebin reddine, karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre taraf vekillerinin diğer  istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II-) Davacı yanın ödenen ayıplı mal bedeli iadesi talebine yönelik; mahkemece ayıplı 20.252 metre kare ... marka ... hasarlı malın davalıya bırakılarak, 309.450,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 13.07.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bu kalemde fazla talebin reddine, karar verilmiş ise de davacı tarafından sözleşme gereği test sonuçları beklenilmeden kullanılan bir kısım malın, stoklanmak üzere teslim alındığı, davacının ayıp iddiasıyla mal bedeli talebinin ve dolaylı zarar kalemlerinin reddine rağmen davacı adına muhafaza edilmek için teslim alınan malın hurda bedelinden davalının sorumlu tutulamayacağının gözetilmemesi doğru olmamış, davalının hurda bedelinden sorumlu tutulamayacağına yönelik istinaf istemi yerinde olup davacının talebi üzerine stokta bekletilen malın her zaman iade edilebileceği anlaşılmakla; mahkemece, davacının hurda bedeline yönelik bir talebinin bulunmadığı gözetilmeden hurda bedeline  karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan gerekçelerle ilk derece mahkemesinin kararının HMK’nin 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Yukarıda (I) nolu bentten gösterilen nedenlerle davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine,<br>2-Yukarıda (II) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>3-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/416 Esas 2022/718 Karar sayılı 21/09/2022 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a)Davanın KISMEN KABULÜNE;<br>\tDavacının; Laboratuvar testleri bedeline ilişkin olarak talebinin kabulü ile; 18.056,52-TL'nin temerrüt tarihi olan 13.07.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>Fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\tb)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.233,44TL harcın peşin alınan 10.248,74TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.015,30TL harcın davacıya iadesine,<br>\tc)Davacı tarafından yatırılan 54,40TL başvuru harcı, 1.233,44TL mahsup edilen harç, 7,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.295,64TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\td)Davacı tarafından yapılan  posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan  toplam 6.166,10TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranında hesap edilen 79,68TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>e)Davacı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 18.056,52TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>f)Davalı taraf yargılama kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 91.311,17TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>g)Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansından HMK'nın 333.maddesi uyarınca  davacıya iadesine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40TL harcın peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,          <br>9-Karar tebliğinin Dairemizce yapılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 16/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.     <br>\t<br><br>Başkan<br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br>e-imzalıdır <br><br>Katip<br>e-imzalıdır <br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03b35a6cc35fbb56","SID":"5ffc5ef8a79044a4"}}