{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/1651 Esas  - 2025/810 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1651 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/810 <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t      ...<br>KATİP\t\t: ...\t    ...<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/07/2018<br>NUMARASI\t\t: 2017/609 Esas 2018/527 Karar<br><br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 25/08/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 11/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/07/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle  davanın kısmen kabulüne  yönelik olarak verilen hükme karşı davalı şirket vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 13/01/2021 tarih ve 2018/1914 Esas 2021/36 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 11/10/2021  tarih ve   2021/2560 Esas  2021/5914 Karar onama ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 2021/5443     başvuru numaralı dosyada 18/04/2024 tarihli karar ile Anayasanın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Dairemizce gönderilmesine karar verilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  \t<br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yatırılan paraların istenildiği her an geri ödeneceği garantisi ile davalı tarafa  17.215 DM (8.801 Euro karşılığı 31.829,00 TL) yatırdığını ancak, talep etmesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını ileri sürerek, haksız fiil hükümleri gereğince paranın yatırıldığı tarihden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.      <br>CEVAP\t\t      <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davanın  süresinde açılmadığını, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre,davacı tarafın alacak davasının kısmen kabulü ile; 27.076,60 tl nın temerrüt tarihi olan 11/07/2017 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalı ...Ş. 'den alınarak davacı tarafa verilmesine davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının davacının hile ve/veya kesin hükümsüzlük iddiasını ispat etmesine yönelik kabulünün dosya içeriğine ve yasaya aykırı olduğunu, davalının para toplanırken davacıya anonim şirkete ortak olacağı konusunda hiçbir bilgi vermediği, aynı şekilde davacının da yatırım yaparken anonim şirkete ortak olacağı iradesiyle hareket etmediği yönündeki iddia ve kabulün yerinde olmadığını, davacının milli ve / veya dini duyguları istismar ederek yüksek oranda kar verileceği, verilen paranın istenildiği an geri alınabileceği vaatleri ile davalı müvekkili şirketçe kandırıldığı yönündeki iddiaların da kendi içinde çelişkili hemde gerekçe ile bağdaşmayan iddialar olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı taraf ile davalı arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davanın temelinde zarara katlanmak arzu ve iradesinin yer aldığını, davacının her türlü hak ve talebinin hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tMahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı davalı şirket vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine;  Dairemizin 13/01/2021 tarih ve 2018/1914 Esas 2021/36 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 3332 Sayılı Yasanın geçici 4. maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına  yönelik olarak verilen kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemiz kararı ;<br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 11/10/2021  tarih ve   2021/2560 Esas  2021/5914 Karar ilamı ile  HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun'un 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine  karar verilmiştir.  <br>\tDairemizin 13/01/2021 tarih ve 2018/1914 Esas 2021/36 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 11/10/2021  tarih ve   2021/2560 Esas  2021/5914 Karar sayılı ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 2021/5443     başvuru numaralı dosyada 18/04/2024  tarihli karar ile Anayasanın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere  Dairemize  gönderilmesine karar verilmiş, Dairemizce Anayasa Mahkemesi kararı üzerine dosyanın yeniden esasa kaydedilerek yapılan yargılama sırasında; <br>\tDavacı asil ...'ın 18/03/2025 tarihli imzalı dilekçesi ile davadan  feragat ettiğini beyan etmiştir.  <br>\tHMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren ve davacının talep sonucundan vazgeçmesine ilişkin taraf işlemi olup karşı yanın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir. <br>\tHMK'nun 310.maddesi uyarınca; feragat kararı kesinleşinceye kadar yapılır.<br>\tSomut dosyada hak ihlali kararı ile yeniden yargılama yapılması için dosya Dairemize gönderildiğinden kesinleşmesinin hukuki sonuçları ortadan kalktığından feragat beyanı üzerine karar verilmiştir. <br>\tHal böyle olunca, HMK'nun 310/2. \"Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.<br>\" maddesi gereğince davadan feragatin mümkün olduğu gözetilerek davacı asil ...'ın feragat talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine dair  aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>\tA)1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden  410,27 TL harçtan davacı tarafından peşin  yatırılan 543,56 TL harcın ile mahsubu ile artan  133,29‬ TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t3-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-İstinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, <br>\t6-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansı varsa, hükmün tebliğinden sonra kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>\tB)1-Davalı tarafından yatırılan 476,40 TL istinaf karar harcı ile 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine, \t<br>2-Davalı tarafından yatırılan 15,00 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet  ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\t4-Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2018/11400 Esas sayılı takip dosyasına davalı şirket tarafından sunulan teminatın İİK'nın 36. maddesi uyarınca davalı şirkete iadesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/07/2025<br><br><br>Başkan- ...             Üye - ...                            Üye - ...                 Zabıt Katibi -...<br>...              ...            ...                 ...<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"358e636e3c444042","SID":"446e3006281418c4"}}