{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2025/189 Esas 2025/795  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/189 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/795<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/1007 Esas 2024/1191 Karar<br><br>DAVA\t: İhya Edilen Şirkete Tasfiye Memuru Atanması<br>DAVA TARİHİ\t: 09/09/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 11/07/2025 <br><br>\tTaraflar arasındaki ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanması istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile ... Yatırım Holding A.Ş. arasında düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat ve gayri menkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine şirket aleyhine alacak davası açıldığını, yargılama sırasında şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin öğrenildiğini, açılan ihya davası sonunda şirketin ihyasına karar verildiğini, alacak davasında verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince ihya edilen şirketi temsile yetkili bir temsilcinin bulunmadığı, şirkete yetkili tasfiye memuru atanmadığı, davalı şirketin sicil adresine çıkarılan tebligatın TK'nun 35. maddesi uyarınca usulüne uygun tebliğ edilmediği, şirketi temsil edecek tasfiye memuru atanması sağlanarak gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin tasfiye memuruna tebliğ edilip, temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmek üzere mahkemeye geri çevrilmesine karar verildiğini belirterek ihyasına karar verilen ... Yatırım Holding A.Ş.'ye tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı cevap dilekçesinde özetle; ... Yatırım Holding A.Ş. hakkındaki ihya kararının kesinleştiğini, şirketin ihyasının sicile tescil ve ilan edildiğini, şirketin sicil kayıtlarında aktif durumda olmasından dolayı hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, kurumun yasal hasım olduğundan aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, ... Yatırım Holding A.Ş.'nin ihyasına karar verildiğini, ancak şirkete tasfiye memuru atanmadığı, TTK'nun 547. maddesi uyarınca ihyasına karar verilmiş olan şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ihya edilen ... Yatırım Holding A.Ş.'ne Dilaver Yaşar Tiryaki'nin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aktif bir şirkete tasfiye memuru atanmasında hukuki yarar bulunmadığını, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2020 tarihli 2020/41 Esas 2020/232 Karar sayılı kararında müdürlükçe gerçekleştirilen terkin işlemi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, dava konusu şirketin ihyasına karar verildiğini, kararın kesinleşmesi ile birlikte şirket bütünüyle aktif hale getirilip 25/09/2020 tarihinde yeniden ticaret sicil kaydına tescil edildiğini, şirketin halihazırda sicil müdürlüğünde aktif durumda olduğunu, dava/takip ehliyetine sahip  bulunduğunu, aynı dava, daha önceden kesin hükme bağlanmış, davacıların talebi, zaten ihya davası yargılamasında değerlendirildiğini,  ihya ve ek tasfiye işlemleri, farklı hukuki sonuç doğuran iki ayrı işlem olduğunu, ihya işleminde ise şirket bütünüyle aktif hale getirilmekte ve tüm faaliyetlerine devam etme ehliyetine sahip kılındığını, şirketin herhangi bir tasfiye süreci bulunmadığından da şirkete tasfiye memuru da atanmadığını, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu, zorunlu hasım olduklarını, davanın açılmasında kusurlarının bulunmadığını, tarafları aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/41 Esas 2020/232 Karar sayılı dosyası, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1355 Esas 2024/2289 Karar sayılı ilamı, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/301 Esas 2022/426 Karar sayılı kararı, ... Müdürlüğü müzekkere cevabı dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tAnkara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/301 Esas 2022/426 Karar sayılı dosyası incelendiğinde, davacılar tarafından ... Yatırım Holding A.Ş.'nin de arasında bulunduğu davalılar aleyhine alacak talebiyle dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen karara karşı davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1355 Esas 2024/2289 Karar sayılı kararıyla ... Yatırım Holding A.Ş.'nin ticaret sicilinden re'sen silindiği, davacılar tarafından açılan dava sonucunda şirketin ihya ettirilerek sicile yeniden tescilinin sağlandığı, ancak ihya kararında, ihyası istenen şirkete tasfiye memuru atanmadan şirketin ihyasına karar verildiği, bu durumda şirketin ihyasına karar verilse de şirketi temsile yetkili bir temsilcisinin bulunmadığı, ihya edilen şirketi temsile yetkili tasfiye memuru atanmaması nedeniyle davalı şirketin sicil adresine TK'nun 35. maddesi uyarınca çıkarılan tebligatların usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle mahkemece davacılara süre ve yetki verilerek ... Yatırım Holding A.Ş.'yi temsil edecek tasfiye memuru atanmasının sağlanması, tasfiye memuru atandıktan sonra gerekçeli kararın ve davacıların temyiz dilekçesinin tasfiye memuruna tebliğ edilip, temyiz süresi beklenerek ve karar temyiz edilir ise gerekli usuli işlemler de tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, anılan geri çevirme kararı doğrultusunda davalı ... Yatırım Holding A.Ş'ye tasfiye memuru atanmasının sağlanması için davacılar vekiline yetki verildiği görülmüştür.<br>\tAnılan yetki üzerine davacılar tarafından ihya kararı kesinleşerek ticaret siciline tescil ve ilan olunan ... Yatırım Holding A.Ş.'ne tasfiye memuru atanması talebiyle işbu dava açılmıştır.<br>\tAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/41 Esas 2020/232 Karar sayılı kararıyla, davacılar ... tarafından ... Müdürlüğü aleyhine açılan ihya davasında yapılan yargılama sonunda 24/06/2020 tarihinde davanın kabulüne, ... Yatırım Holding A.Ş.'nin ihyasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği, şirketin ticaret siciline 09/09/2020 tarihinde tescil edildiği dosya içeriğiyle sabittir.<br>\tHMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yararın bulunması dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca hukuki yararın bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır. <br>\tHukuki yarar; davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvuru esnasında hukuken korunacak bir yararın bulunmasıdır.<br>\tDavacıların mahkemeden tasfiye memuru atanması istemi ile bir dava açılabilmesi için, bu davayı açmakta veya hukuki korunma istemekte \"hukuki ve meşru\", \"doğrudan ve kişisel\", \"doğmuş ve güncel\" haklı bir yararının bulunması gerekir. Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olması, bu yararın dava açan hak sahibi ile ilgili olması ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmasıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın varlığından sözedilebilir (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/12/2013 tarih 2013/10-436 Esas 2013/1748 Karar sayılı ilamı). Bu durumda dava tarihinde var olan hukuki yararın kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. <br>\tBuna göre hakim dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını tespit ettiğinde davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmekle yükümlüdür. \t<br>\tYukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, işbu davada tasfiye memuru atanması talep edilen ... Yatırım Holding A.Ş. açılan ihya davası sonucunda verilen ihya kararının kesinleşmesi ile yeniden ticaret siciline tescil edilerek bu durum ilan edilmiş, yapılan tescil ile şirket herhangi bir kısıtlama içermeden canlandırılarak ticaret hayatına döndürülmüştür.<br>\tBir başka anlatımla, şirket verilen ihya kararı ile hiçbir sınırlama içermeden sicile tescil edildiğinden yeniden tüzel kişilik kazanmış olup, tasfiye memuru ile temsilini gerektirir bir durum bulunmamaktadır. <br>\t<br>\tBu durumda, mahkemece ihyasına karar verilerek ticaret siciline yeniden tescil edilip, tescili ilan edilen şirketin ticaret hayatına hiçbir sınırlamaya tabi olmadan döndüğü, tasfiye memuru ile temsilini gerektirir bir kısıtlamasının bulunmadığı, yeniden tescil ile şirketin tüzel kişilik kazandığı, şirketin davada taraf olma ehliyeti bulunduğu, şirkete yapılacak tebligatla taraf teşkilinin sağlanacağı, davacıların işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/301 Esas sayılı dosyasında davacılara ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanması için yetki verilmesinin, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru tayin edilerek gerekçeli kararın ve davacıların temyiz dilekçesinin tasfiye memuruna tebliğ edilmesi için dosyanın geri çevrilmiş olması, davacıların işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunması sonucunu doğurmayacağı gözetilerek davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE, <br>\t2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2024 tarih 2024/1007 Esas 2024/1191 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-4, 355. maddeleri uyarınca kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA, <br>\tB)1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1.h, 115. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, <br>\t2-Alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>\tC)1-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcı ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, <br>\t2-Davalı tarafından istinaf aşamasında posta gideri olarak yapılan 400,00 TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/07/2025 <br><br>Başkan -         Üye               Üye -                 Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c0b8afd37a69556","SID":"b69cc14a9361697c"}}