{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/794 <br>KARAR NO: 2025/1153<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 20.02.2025<br>NUMARASI: 2024/679 Esas - 2025/118 Karar <br>DAVA: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usuldan reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; kurumlarının ... sicil sayılı işlem gören ... A.Ş isimli işyerinde meydana gelen iş kazası nedeniyle ... isimli sigortalının yaralanması nedeni ile peşin değerli sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, GİG ödemesi ve hastane masrafı ödemelerinin yapıldığını ve kurumun bu sebeplerle zarara uğradığını, olay nedeniyle Kayseri 1. İş Mahkemesine dava açıldığını halen 2024/129 E sayılı dosyası ile açılan davanın derdest olduğunu, dava konusu şirketin ihyasının Mahkeme kararına göre sınırlı alacaklara yönelik olması nedeni ile Kayseri 1. İş Mahkemesinin 2024/129 E sayılı dosyasının 19/09/2024 tarihli celsesinde ihya davası açılması için taraflarına süre verildiğini, bildirerek ... A.Ş nin ihyasına anılan şirkete Kayseri 1. İş Mahkemesinde ikame edilen 2024/129 E sayılı dosyadaki alacakları kapsar şekilde tasfiye memuru atanmasına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle;, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı vekili tarafından ibraz edilen 14/11/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketinin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili müdürlüğe yönelttiğini, Yargıtay İçtihatlarına göre husumetin aynı zamanda tasfiye memuru ...'e de yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; İhyası istenen Tasfiye Halinde ... Anonim Şirketin 23/09/2020 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/160 Esas, 2021/501 Karar sayılı 02/07/2021 tarihli ilamı ile 30/11/2021 tarihinde sınırlı olmaksızın yeniden ihyasına karar verildiği, 07/12/2021 tarihinde resen tescil edildiği, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde şirketin kaydının yeniden açıldığını,  İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/160 Esas, 2021/501 Karar sayılı 02/07/2021 tarihli ilamı ile ek tasfiye için ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, bu kararın da ticaret sicil müdürlüğünde tescil edildiği anlaşıldığından; davacının dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığı anlaşıldığından; hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\" gerekçesiyle, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava dilekçesini aynen tekrar etmiş ve İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.02.2025 tarih, 2024/679 E. sayılı kararının kaldırılarak  Kayseri 1.İş Mahkemesinin 2024/129E. sayısına kayden ... Enerji A.Ş aleyhine açılan rücuan tazminat davasındaki alacaklarını kapsar şekilde davalı ... Enerji A.Ş'nin ihyasına, müvekkili Kurum lehine vekalet ücreti ile yargı giderine hükmolunmasın karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili  tarafından, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür. İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı  taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye  kurulu ile  yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüş, ancak tasfiye memuru davalı gösterilmemiştir. İhyası talep olunan şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken  tasfiyesinin sona erip 23.09.2020 tarihinde   tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği,  ancak daha sonra İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/160 E  sayılı dosyasında davacısı ... AŞ tarafından açılan davada yapılan yargılma sonucu aynı mahkemenin 2021/501 K 02.07.2021 tarihli kararı ile ihyası talep edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca tüzel kişiliğinin herhangi bir sınırlandırma olmaksızın ihyasına karar  verildiği, kararın ise dosyaya celp olunan kesinleşme şerhi ile 27.10.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen karar uyarınca ihyası talep edilen şirketin ticaret sicile tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili, ihyası istenen şirket aleyhine  Kayseri 1.   İş Mahkemesinin 2024/129 E  sayılı dosyasında rucuen alacak davası açıldığını, ancak davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini ve mahkemece ihya davası açılması için kendilerine süre verildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının iş bu davayı açmasında, terkin olan şirketle ilgili açılmış olup, devam eden  Kayseri 1.   İş Mahkemesinin 2024/129 E  sayılı dosyasında şirketin temsili için yeniden tescilini talep ettiği de gözetildiğinde, ilk derce mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere, dosya kapsamındaki delillerle ihyası talep edilen şirketin iş bu davanın açılmasından önce  davacısı ... AŞ tarafından açılan ve   İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/160 E  sayılı dosyasında yürütülen yargılama sonucu  aynı mahkemenin 2021/501 K 02.07.2021 tarihli kararı ile ihyası talep edilen şirketin TTK 547 maddesi uyarınca tüzel kişiliğinin herhangi bir sınırlandırma olmaksızın ihyasına karar  verildiği, kararın ise dosyaya celp olunan kesinleşme şerhi ile 27.10.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen karar uyarınca ihyası talep edilen şirketin ticaret sicile tescil edildiği anlaşılmakla, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı  vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi soncunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;  1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,  2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.06.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"622087b8051e3498","SID":"deccd1bb72101983"}}