{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/486 Esas  - 2025/699 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t \t: 2025/486 <br>KARAR NO\t\t: 2025/699<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/682 Esas  2024/754 Karar<br><br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 15/10/2024<br>KARAR TARİHİ                : 19/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH          : 19/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle dava konusu şirketin ihyasına yönelik verilen hükme karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı;  dava dışı ... Sandalye Orman Ürünleri İnşaat Ticaret Ltd. Şti'de çalışmış olmasına rağmen başka şirketlerde çalışılmış gibi gösterilerek ... İnş. İlan Otomotiv Orman Ürünleri ve Ahşap San ve Tic. Ltd.Şti ve ... İnş. Mermer Orman Ürünleri Metal Nakliye San ve Tic. Ltd. Şti'de çalışmış gibi bu şirketlerde bir kısım dönemlerde sigortalı olarak gösterildiğini, SGK tarafından, bu şirketlerin işçilere ait primleri yatırmaması üzerine SGK primlerinin iptal edildiğini, hizmet tespiti talepleriyle dava dışı ... Sandalye Orman Ürünler ... Ltd. Şti'de çalıştığına dair Ankara 50. İş Mahkemesi'nin 2022/164 Esas sayılı dosyası ile \"hizmet tespiti\" davası açtığını, hizmet tespitine konu dönemde sigortalı olarak gözükülen tüm şirketlerin davaya dahil edilmesi gerekliliği doğduğundan mahkemece, 03/10/2024 tarihli 1 nolu ara kararı ile ... İnş. İlan Otomotiv Orman Ürünleri ve Ahşap San ve Tic. Ltd. Şti ve ... İnş. Mermer Orman Ürünleri Metal Nakliye San ve Tic. Ltd. Şti yönünden ihya davası açılması için taraflarına süre ve yetki verildiğini, iş bu davada ihyasını istedikleri ... İnş. Mermer Orman Ürünleri Metal Nakliye San ve Tic. Ltd. şirketinin, ticaret sicilinden 23/01/2014 tarihinde usule aykırı olarak tasfiye edilmeden sermaye artırımı yapılmadığı gerekçesi ile resen kaydının terkin edildiğini beyan ederek; söz konusu şirketin tasfiye/ek tasfiyesiyle şirketle ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir tasfiye memuru atanarak tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı; açılan davayı kabul etmediklerini, ... sicil numarası ile kaydı bulunan ... İnşaat Mermer Orman Ürünleri Metal Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 23/01/2014  tarihinde resen silindiğini, 6102 sayılı TTK'nun Geçici 7. maddenin b bendinde “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde münfesih olan anonim ve limited şirketler\"in de tasfiye usulüne uyulmaksızın ticaret sicilden kayıtlarının silineceğinin düzenlendiğini, şirket adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK'nin Geçici 7. maddesinin 4-fıkrasının a bendi uyarınca 03/10/2013 tarihinde çıkarılan tebligatın müdürlüklerine \"taşınmış\" notu ile iade olduğunu, ihtarın ayrıca, 07/10/2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için 28/01/2014  tarih ve 8495 sayılı TTSG'de yapılan ilan ile sicilden re'sen terkin edildiğini, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, terkin işleminin hukuka uygun gerçekleştirilmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, aksi halde şirketin ihyasına karar verilerek aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  terkin işlemlerinin usulsüz olduğu, davalının yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle; \" ... Müdürlüğü'nün ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... İnşaat Mermer Orman Ürünleri Metal Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin Ankara 50. İş Mahkemesi'nin 2022/164 Esas sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere, ticaret siciline yeniden tescili suretiyle ihyasına, TTK. 547/2. maddesi gereğince ihya edilen şirkete şirket ortağı olan ...’in tasfiye memuru olarak atanmasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilan için karardan bir örneğinin ... Müdürlüğüne gönderilmesine, İhya kararının ticaret siciline tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilanına\" dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı istinaf dilekçesinde özetle; hukuki yararın bulunmadığını, ihtarın usulüne uygun yapıldığını, tebliğ hükümlerinin uygulandığını, müdürlüğün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, TTK'nın geçici 7. maddesi gereği ticaret sicilinden re'sen terkin olunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Ankara 50. İş Mahkemesi'nin 2022/164 Esas sayılı dosyasında; davacı  tarafından, dava dışı işveren şirket aleyhine hizmet tespiti istemli dava açıldığı, davanın 03/10/2024 tarihli 1 nolu ara kararı ile davacının çalışmaları bulunduğu tespit edilen \" ... İnşaat Mermer Orman Ürünleri Metal Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi \" adlı şirketin davada yer alarak taraf teşkilinin sağlanması açısından davacıya, ihya davası açmak üzere yetki ve süre verildiği, incelenen ticaret sicil kayıtlarına göre, ihyası istenen şirketin, sermaye arttırımına gitmemesi gerekçesiyle 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silinerek 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde bu durumun tescil ve ilan edildiği, ne var ki ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise şirketin adresten taşınması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Hemen belirtmek gerekirse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesinde; limited şirketin tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olup, aynı kanunun 536 - 548. maddeleri arasında anonim şirketlerin tasfiye usulü düzenlenmiştir. <br>Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde \"(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\" hükmü düzenlenmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). \t\t<br>Somut davada, dava dışı ihyası talep edilen şirketin sermaye arttırımına gitmemesi gerekçesiyle, 23/01/2014 tarihinde re'sen davalı müdürlük tarafından sicil kaydının silinerek bu hususun, 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, dava dışı şirket hakkında hizmet tespiti istemiyle Ankara 50. İş Mahkemesi'nin 2022/164 Esas sayılı dosyasında yargılama bulunup söz konusu davanın derdest olduğu, ilgili mahkemece davacı yana, şirketin ihyasına yönelik dava açma hususunda yetki ve süre verildiği, davacının, derdest davasından ötürü iş bu şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunarak şirketin ihyasının gerekmesi ve husumetin ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinde de bir yanlışlık bulunmamasına göre; mahkemece, ihya kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yine davalı ticaret sicil müdürlüğünün, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği anlaşılmakla mahkemece, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet vermesi gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya uygun olup (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar ) Dairemizce, davalının istinaf istemleri yerinde bulunmamıştır.<br>\tHal böyle olunca mahkemenin davanın kabulü ile davalının, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... Müdürlüğünün istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/06/2025 <br><br> Başkan-           Üye -                 Üye -\t   Zabıt Katibi-<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ae90e1836d14d90","SID":"82d9d1747eb313e2"}}