{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/892 <br>KARAR NO: 2025/1264<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 24/02/2025<br>NUMARASI: 2024/725 Esas - 2025/154<br>DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz <br>Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı, dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret A.Ş.'de 2010 yılı Ağustos ayına kadar işçi statüsünde çalıştığını, silah ruhsatı almak için yönetim kurulu tarafından pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak yetkilendirildiğini ve silah ruhsatı aldığını, 2010 yılı Ağustos ayında işten ayrıldığını, 2013 yılında V.U.K. Muhakemet suçundan dava açıldığına dair tebliğ alınca genel müdür yetkilerinin düşürülmediğini ve şirket yetkilileri değiştiği için yeni sahiplerine ulaşamadığını, şirket merkezine, yeni yetkililere ve İstanbul Ticaret Odasına istifaname gönderdiğini ve şirketten düşümü yapılmadığını ileri sürerek, dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle İstanbul Ticaret Odası kayıtlarından bu şirketle olan ilgisinin kesilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Somut olayda, ... Sanayi Ticaret A.Ş.'e istifaname gönderilmiş ise de; istifanamenin bila tebliği iade edildiği, bu durumda istifa dilekçesi şirkete ulaşmadığından sonuç doğurmayacağı...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı , istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Söz konusu istifaname şirketin ticaret sicil adresine gönderildiğinden, TK 35. maddesi gereği yapılması gereken tebligatın müvekkilinin kusuru olmaksızın iade olduğunu, adreste faaliyet göstermeyen şirketin bildirimden haberdar olmama ihtimali üzerine ayrıca şirketin sorumlu müdürlerine de tebligat gönderildiğini, mahkeme kararında müdürlere gönderilen bu tebligatların incelenmediğini, istifanın tek yanlı bir irade bildirimi olması ve istifanın kabulü gibi bir kurumun olmaması yanında müvekkilinin noter kanalıyla açıkladığı iradesinin geçerli sayılması gerekeceğinden, ilk derece mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 34. maddesi uyarınca ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı asil tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 28/1. maddesine göre tescil istemi ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır. Görüldüğü üzere, talep edebilecek olanlar, maddede ilgililer olarak ifade edilmiştir. TTK'nın 31/2. maddesine göre tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa, sicildeki kayıt da kısmen yahut tamamen silinir. Bu durumda da kaydın kısmen veya tamamen silinmesini talep edebilecek olanlar yine ilgililerdir. Bu kuralın istisnası, resen yapılacak tesciller ile yetkili kurul veya kuruluşun bildirimi üzerine yapılacak tescillerdir. TTK'nın 34. maddesine göre ise ilgililer tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. İtiraz talebinde, ilgili ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım konumundadır. Görüldüğü üzere TTK'nın 34. maddesi ile Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22. maddesinde  bu davayı ilgililerin açabileceği öngörülmüştür. Ancak davacının  Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil işlemine karşı, öncelikle TTK'nın 34. maddesi uyarınca itiraz ve silme talebinde bulunmuş olmaları, sicil müdürlüğünün bu talebi reddetmiş olması ve bu ret kararının tebliği üzerine sekiz gün içinde TTK'nın 34. maddesi uyarınca itiraz davasını açmaları gerekirdi. Zira TTK'nın 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; ilgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. İtiraz davasında mahkemenin inceleme usulü de aynı fıkrada düzenlenmiştir. Davacının  tescil işleminin silinmesini öncelikle Sicil Müdürlüğünden talep etmelidir. Ancak Sicil Müdürlüğü tarafından bu silme talebinin reddi hâlinde itiraz davasını açabilirler. Bu husus, itiraz davasının açılabilmesinin koşuludur. Davacı, davaya konu tescil işleminin silinmesi konusunda Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurabileceklerinden, bu aşamada eldeki davayı açmakta hukuki yararları yoktur. Ancak ilk derece mahkemesince davalı ticaret sicil memurluğuna tebligat gönderilerek, dosya üzerinden karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının dava dilekçesi eklerinde davaya konu talebi bakımından sicil memurluğuna şirket müdürlüğünden istifa ettiğine dair bildirim gönderdiğine ilişkin 19.11.2013 tarihli dilekçe örneği ile tebliğine ilişkin iadeli taahhütlü tebligat fotokopileri sunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, davacının  ticaret sicil memurluğuna iş bu itiraz davasını açmadan başvurusunun olup olmadığı,  varsa başvurusunun ticaret sicil memurluğu tarafından reddedilip reddedilmediğine  dair karar ve böyle bir red kararı var ise  eldeki itiraz davasının TTK'nın 34/1 maddesi uyarınca sekiz günlük hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının da değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK7nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına,  2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,  3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.10.07.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f0916814af78ac97","SID":"7207e4ddeacc47f0"}}