{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/893 <br>KARAR NO: 2025/1013<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>NUMARASI: 2025/199 Esas (Derdest)<br>DAVA: Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Taraflar arasında görülen dava sırasında ilk derece mahkemesince verilen ara kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP\t: İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacı hem dava dışı ... Enerji A.Ş' nin hem de ...'ın kendisine ait ... İnş.Ltd.Şti'nin işleyişini durdurmak faaliyetlerini sekteye uğratmak için türlü yollar aradığını, Müvekkil ...'ın ... Enerji A.Ş'nin %57 hissesine sahip yönetim kurulu başkanı olduğunu, ... inş .Ltd.Şti  de ise %100 hisseye sahip şirketin sahibi olduğunu, hali ile  Her iki şirkette de söz hakkı olduğunu, tedbiri talep edilen araçlar davalı ...'nın da taşınır malları olduğunu, müvekkili davalı ...'ın kendine ait taşınmazları kendine ait  başka bir işte kullanamacağı yönündeki kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kaldı ki davacı ile davalı müvekkili ... Enerji A.Ş'nin ortakları olarak bu yönde aksi bir karar almadıklarını, davalı müvekkilinin %57 ortak olduğu şirketteki araçlarının kullanılması ne gerekçe ile engellendiğinin anlaşılamadığını, davacı tarafından davalıya ait şirket 2015 yılından beri bilindiği sabit hale gelmiş olup davacının derdest davalar yaratarak dava hakkını kötüye kullandığını, hukuki dayanağı bulunmayan ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini, derdestlik itirazlırının dikkate alınmasını, mahkemece verilen  haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kaanatte ise; teminat miktarının attırılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 30.04.2025 tarihli ara karar ile \"...Mahkememizce verilen ihtiyati tedbirin sadece davacının ortağı olduğu ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim şirketi adına kayıtlı olan araçlara, SGK'lı çalışanlarına ve deposuna ilişkin olduğu, Söz konusu olan araçların ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim şirketine ait olduğu, diğer ortağa ait olsa da bir başka tüzel kişiliğe sahip şirket için çalıştırılamayacağı, itiraz edenin ileriye sürdüğü SGK'lı işçilerin ''işverenin talimatıyla bir başka iş yerinde çalıştırılabileceği'' savunmasının yerinde olmadığı, zira iş verenin davalı ortak olmadığı, ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim şirketi olduğu; bu nedenle ancak ... Sanayi ve Ticaret Anonim şirketinin başka iş yerlerinde çalıştırılmalarının mümkün olabileceği, ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinde çalıştırılamayacağını, yine deponunda ... Sanayi ve Ticaret Anonim şirketine ait olması halinde ... İnşaat Demir Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin kullanamayacağı hususunda tedbir konulmuş olup elbette tedbir uygulanırken uygulayan görevli tarafından deponun aidiyetine bakılacak, şayet ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından kullanılıyorsa bu şirketin malik yada kiracı gibi haklı bir kira gibi haklı bir nedene dayalı olarak kullanıp kullanmadığı incelenecek, deponun tedbir isteyene ait olduğu açıkça tespit edilip aleyhine tedbir verilen şirketinde haklı bir kullanım sebebi görülmezse karar uygulanacaktır. Ancak tedbirin kaldırılmasına ilişkin sebepler bunlara yönelik olduğundan ve kararın infazına yönelik doğrudan bir itiraz bulunmadığından; mahkememizce verilen tedbir kararının da mevcut duruma uygun olup yerinde görüldüğünden ihtiyati tedbire itirazın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden  davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun olup kaldırılması gerektiğini, ihtiyati tedbir kararına konu taşınmaz davalıların mülkü ve kira sözleşmesine dayanarak meşru kullanımına tabi olduğunu, karar konusu taşınmazın, tapu kayıtları ile sabit olduğu üzere müvekkili ...’ın mülkiyetinde olduğunu, müvekkili ... maliki bulunduğu taşınmazı diğer davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne kira sözleşmesi ile kiralandığını, müvekkili ...’ın hukuken ve fiilen mülkiyetinde bulunan bir taşınmazı, diğer müvekkili ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne kiralaması ve kullandırmasında hukuka aykırı bir yan veya yön bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket olan ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin birbirine komşu olduğunu, bu şirketler aynı yerde birbirine yakın parsellerde faal olduğunu, tüm bu parsellerin tapusu, mülkiyetinin ayrı olduğunu, bu parsellerin birbirlerinden fiziken de ayrılmış durumda olduğunu, mahkemece ... ve ... plakalı araçlardaki ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkili ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve dava dışı şirket arasında hem komşu olmaları hem de benzer ortaklık yapılarının bulunmasından ötürü devam ede gelen bir işbirliği anlaşması olduğunu, bu kapsamda tarafların birbirlerine, gerek ve talep olursa, ticari faaliyetlerinde ücreti mukabili işbirliği ve destek sunabildiğini, mahkemece ... ve ... plakalı araçlardaki ihtiyati tedbir kararının  taraflar arasındaki işbirliği anlaşması sebebi ile kaldırılması gerektiğini, istinaf başvurularının kabulüyle, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30.04.2025 tarihli ara kararıyla verilen'' dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin adına kayıtlı ... ve ... plakalı araçları, dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim şirketinin SGK'lı çalışanlarını ve ... Sanayi ve Ticaret Anonim şirketine ait olan depoyu kullanmasının ihtiyati tedbir yolu ile engellenmesine'' ilişkin  ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Talep, davalı yönetici ortağın şirketle işlem yapma yasağına aykırı eylemleriyle, davalı şirketin haksız rekabet kapsamında uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin  derdest davada verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 24.03.2025 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığında kısmen kabulü ile ... Sanayi ve Ticaret Anonim şirketinin adına kayıtlı ... ve ... plakalı araçların,  ... Sanayi ve Ticaret Anonim şirketinin SGK'lı çalışanlarının ve ... Sanayi ve Ticaret Anonim şirketine ait olan deposunun davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından kullanılmasının ihtiyati tedbir yolu ile engellenmesine, müşteri portföyüne ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, ara karara itiraz üzerine duruşma açılarak 30.04.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire itirazın reddine, ihtiyati tedbir kararı çerçevesinde depo kullanımı ile ilgili tedbir kararından deponun ... San. Ve Tic.A.Ş'ye ait olması halinde kararın uygulanmasına, bu yönden yapılan şikayetinde bu şekilde çözümlenmesine karar verilmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilince 30.04.2025 tarihli ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talebe konu ihtiyati tedbirin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 06.09.2013 tarihinde kurulduğu, davacının bu şirketin %43 hissesine, davalı ...'ın ise %57 hissesine sahip olduğu , 26.04.2019 tarihli genel kurul kararı ile 26.04.2022 tarihine kadar davacı ve davalı ...'ın şirketi temsile ayrı ayrı münferiden yetkili kılındığı, davalı ...'ın şirketin yönetim kurulu başkanlığı görevini de icra ettiği, davalı ...'ın 11.06.2015  tarihinde ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ni kurduğu anlaşılmaktadır.Davacı tarafça, dava dilekçesinde davalı ...'ın şirketle işlem yapma yasağı, özen yükümlülüğe aykırı basiretsiz yönetimi ortak olunan şirket aleyhine tam hissedarı olduğu şirket lehine yönetim kurulu başkanlığı ve müdürün sorumluluğu kapsamında suistimali ile sebebiyet verdiği, davalı şirketin ise haksız rekabet kapsamında doğan zararlardan sorumlu olmaları nedeni ile HMK 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak zımmında 1.000 TL'nin  ve 2.300.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ödenmesine karar verilmesi talep edilmiş; cevaba cevap dilekçesinde davalı ortağın  Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 553, 555 vd maddelerince sorumluluğuna neden olan hususun TTK'nın 395 ve 396.maddelerine aykırılığa dayalı olduğu, davalı ...'ın kendi kurduğu davalı şirket ile dava dışı şirketin faaliyet konusuna giren işlemler yaparak demir alım satımı yaptığı ve dava dışı şirkette  ciro kaybına neden olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/1. Maddesine göre, ihtiyati tedbir, dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, TTK'nın 553/1 ve 555/1. Maddeleri uyarınca yöneticinin sorumluluğu kapsamında davalı yönetici ortaktan ve davalı yönetici ortakla birlikte hareket etmek sureti ile uğranılan zarardan sorumlu olduğu iddiasıyla davalı şirketten tazminat talep edilmiştir. Davacı tarafça uğranıldığı iddia olunan zararın durdurulması ve önlenmesi amacıyla mahkemece dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı ... ve ... plakalı araçların, şirketin SGK'lı çalışanlarının ve şirkete ait deponun  davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından kullanılmasının ihtiyati tedbir yolu ile engellenmesine karar verilmiş ise de  HMK'nın 389. maddesine aykırı olarak davanın konusu olmayan hususta tedbir kararı verilemeyeceği hususu dikkate alınmadan, konusu para alacağı olan bir davada, davanın konusunu oluşturmayan hususta verilen ihtiyati tedbir kararına karşı davalıların itirazlarının kabulüne karar verilerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece itirazın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece yaklaşık ispatın sağlandığından bahisle eldeki dosyada ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/199 Esas sayılı dosyasında 30.04.2025 tarihinde verilen ihtiyati tedbire vaki itirazın reddine ilişkin ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-İhtiyati tedbir kararına vaki itirazın KABULÜ İLE; Mahkemece 24.03.2025 tarihinde 2025/199 Esas sayılı dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,3-İstinaf yargılama giderlerinin verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75776ddef2e29cd2","SID":"51a1b91d306ff791"}}