{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/370 Esas  - 2025/695 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/370 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/695<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t    ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>ÜYE \t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...\t  ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/01/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/674 Esas  2025/31 Karar<br><br>TALEP\t: Öz Sermaye Tespiti (Hasımsız)<br>TALEP TARİHİ\t: 21/08/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki öz sermaye tespiti istemli çekişmesiz yargı işinin yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tDavacı; dava dışı ...'nun limited şirket kurmaya karar verdiğini,  ... adresinde ... Turizm Limited Şirketi ünvanlı yeni bir şirket kurulacağını, bu şirketin Otel Turizmi ve Restorasyon  faaliyetleri yürütecek olup bu sektörde hizmet verip yeni yatırımlar yapılacağını, şirketin  toplam 100.000-TL sermaye ile kurulacağını, şirket ortaklarından dava dışı ... 50.000-TL nakit sermaye vereceğini, kalan sermaye bedelini ise kendisinin, TTK m.128 uyarınca malik gibi tasarrufta bulunduğu ... üzerinde 400 m2 alanlı taşınmaz ve üzerinde bulunan G9UABNA8 Yapı Kayıt Belge Numaralı taşınmaz ile projelendirilmiş konut ve ticari kullanıma uygun prefabrik yapının ve taşınmaz kullanım haklarının tamamının, tüm muhtesat haklarıyla birlikte kurulmakta olan ... Turizm Ltd.Şti  lehine TTK 127, 128, 342 ve 343. maddeler uyarınca ayni sermaye olarak koyacağını ileri sürerek taşınmazın kullanım haklarının tamamının sermaye hisse değerlerinin tespiti ile kurulmakta olan şirket adına öz sermaye olarak tespitine ve kuruluş sözleşmesinin kararın eki sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; taşınmaz mahallinde talimat yoluyla keşfen yapılan inceleme ve tetkikler neticesinde, taşınmazın, ilçe merkezine ve ana ulaşım yoluna yakın bir bölgede olduğu, ancak tapu kütüğünde tescilli olmadığı, alım satımının, devredilmesi ve kiralanması gibi tasarruflarının bulunmadığı, yapılaşma müsaadesi olmayan, kıyı kenar çizgisi içerisinde olduğu hususunun tespit edildiği, mali müşavir bilirkişi tarafından taşınmaz üzerine yapılacak Mimar ... tarafından projelendirilen yapının ve taşınmaz kullanım hakkının ayni sermaye olarak konulmasının mümkün olduğu belirtilmiş ise de taşınmazın tapuya kayıtlı olmadığı, kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı, devri mümkün olmadığı gibi yapı yapılmasının da mümkün olmadığı, yapı kayıt belgesine konu yapının yıkılmış olduğu da anlaşıldığından yapı kayıt belgesinin de bir hükmünün kalmadığı, bu itibarla talep konusunun TTK'nın 128, 342 ve 343. maddelere uygun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle;\" davanın reddine\" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; ayni bir hakkın şirkete sermaye olarak konulmasının mümkün olup resmi şekil şartı bulunmadığını, TTK hükümleri uyarınca ayni sermaye hakkı koyma hakkının bulunduğu, yer üzerinde yapı bulunmasa bile yapı kayıt belgesi varlığının yeterli olduğunu, davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 343. maddesi uyarınca şirkete ayni sermaye olarak konulmak üzere taşınmaz değerinin tespiti istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Hemen belirtmek gerekirse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 128. Maddesinde; \"(1) Her ortak, usulüne göre düzenlenmiş ve imza edilmiş şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı şirkete karşı borçludur. (2) Şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmede bilirkişi tarafından belirlenen değerleriyle yer alan taşınmazlar tapuya şerh verildiği, fikrî mülkiyet hakları ile diğer değerler, varsa özel sicillerine, bu hüküm uyarınca kaydedildikleri ve taşınırlar güvenilir bir kişiye tevdi edildikleri takdirde ayni sermaye kabul olunur... (3) Sermaye olarak taşınmaz mülkiyeti veya taşınmaz üzerinde var olan veya kurulacak olan ayni bir hakkın konulması borcunu içeren şirket sözleşmesi hükümleri, resmî şekil aranmaksızın geçerlidir. (5) Taşınmaz mülkiyetinin veya diğer ayni bir hakkın sermaye olarak konulması hâlinde, şirketin bunlar üzerinde tasarruf edebilmesi için tapu siciline tescil gereklidir. (6) Mülkiyet ve diğer ayni hakların tapu siciline tescili istemi ile diğer sicillere yapılacak tescillerle ilgili bildirimler, ticaret sicili müdürü tarafından, ilgili sicile resen ve hemen yapılır. Şirketin tek taraflı istemde bulunabilme hakkı saklıdır. ...\" düzenlemesine, yine \"Ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurları\" başlıklı 342. maddesinde;\" (1) Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir...(2) 128 inci madde hükmü saklıdır.\" hükmüne, \"Değer biçme\" başlıklı 343. Maddesinde; \"(1) Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular (…) ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.\" düzenlemesine yer verildiği anlaşılmaktadır.<br>Mahkemece talimat yoluyla şirkete ayni sermaye olarak konulmak istenilen taşınmazın nitelikleri ile değerinin tespiti yönünden keşif yapılarak aldırılan uzman bilirkişi raporu kapsamından;  \"... Dava Konusu taşınmazın, ... adresinde bulunup 400 m2 alanlı olduğu, taşınmazın tapuda tescilli bulunmadığı, taşınmazın, tapu kütüğünde sicili bulunmayıp adres bilgisi olan fakat ada, parsel, cilt, sayfa bilgileri bulunmadığı, mahallindeki tespitte ağaçlık ve arsa olarak kullanıldığı, Ünye Belediyesi sınırları dahilinde ve imar planı dışında kaldığı,  konumu itibariyle kıyı kenar çizgisinin içerisinde, kamu kullanımına ait olan, kumsal (plaj) olarak kullanılan bir bölgede, kıyı kenar kanununa göre de yapılaşma müsaadesi verilmeyen alan içerisinde bulunduğu, bölgede kıyı kenar çizgisi dışında, imar planı içerisinde, belirli şartlar doğrultusunda yapılaşma müsaadesi olan ve tapu kütüğüne tescili yapılmış parseller bulunduğu, ancak dava konusu taşınmaz üzerine yapılaşma müsaadesi bulunmadığı, dosya içerisinde bahse konu alanda daha önceden bulunan tek katlı basit yapı için düzenlenmiş, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. Maddesi (İmar Barışı) doğrultusunda alınmış 31/05/2019 tarihli G9UABNA8 numaralı, 400 m2 arsa ve 40 m2 yapıya ait Yapı Kayıt Belgesi bulunmakla birlikte keşif sırasında binanın yıkılmış olduğunun görüldüğü ve dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı yer almadığı, bu sebeple Yapı Kayıt Belgesinin de geçerliliğini yitirdiği, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında tescilli olmaması sebebiyle, alım satımı, devir edilmesi, kiralanması gibi tasarruf haklarından yararlanılması mümkün olmayıp üzerine herhangi bir yapı inşa edilemediği, bu gibi olumsuzluklar sebebiyle belediyenin altyapı hizmetlerinden yararlanılamadığı, yol, su, elektrik, doğal gaz gibi abonelikleri bulunmadığı \" hususlarının tespit edildiği görülmüştür.<br>Hal böyle olunca tüm dosya kapsamı, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları kapsamı, az yukarıda işaret edilen ilke ve kurallar hep birlikte gözetildiğinde; dava dışı ... Turizm Limited Şirketine ayni sermaye olarak konulmak istenilen ve sınırları keşif sırasında bilirkişilere gösterilen dava konusu 400 m2 alanlı taşınmazın, tapuda kayıtlı bulunmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunarak özel mülkiyete konu olamayacak kıyı kenar çizgisi içinde kalan, denizin hemen bitişinde kumsal nitelikli bir alanda bulunduğunun 16/10/2024 tarihli fen bilirkişi raporu kapsamından ve rapor ekinde bulunan uydudan alınma Ortofoto harita üzerine kadastro paftası ile kesinleşmiş kıyı kenar çizgisinin çakıştırmalı olarak gösterilen haritası kapsamından yine çakıştırmalı pafta örneğinden açıkça anlaşılmış olması, davacının dayanak olarak gösterdiği ve imar barışından yararlanarak edindiğini bildirdiği 40 m2 'lik prefabrik yapının (dosyada mevcut fotoğraflara göre) keşif sırasında zeminden kaldırılmış olduğunun hali hazırda mevcut bulunmadığının görülmesi, az yukarıda belirtilen TTK'nın 128/5 maddesi şartlarının somut olayda gerçekleşmemiş olduğunun, taşınmazın tapu sicilinde tescilli olmayıp özel mülkiyete konu olmadığının, yasal koşulların bulunmadığının açıkça anlaşılması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.   <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda çekişmesiz yargı işi olması nedeniyle HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 19/06/2025<br><br>  Başkan- ...        Üye - ...                     Üye - ... \t   Zabıt Katibi-...<br>   ...   ...   ...        ...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c75933cd6bc6a644","SID":"a5be107120e89ec7"}}