{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/910 <br>KARAR NO: 2025/1020<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 23.05.2025<br>NUMARASI: 2025/62 Esas (Derdest)<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili 22.05.2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; davalı tarafın mal para kaçırmakta borcunu ödememek için muvazzalı işlemler yapmakta olup piyasada cek ödemelerini de aksattığını, alacağın dayanağı fatura olup, mal teslim edildiğini, hatta bu malı yaptığı okul işinde kullandığını kendi cevaplarını açık olarak belirtmiş olduğundan itirazının da kötü niyetli vakit kazanma amaçlı olduğunu, davalının  nakit banka hesaplarına ve alacaklarına borcun dava aşaması da dikkate alınacak şekilde faizi ile tutarı kadarına dava sonuna kadar tedbir konulmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 23.05.2025 tarihli ara karar ile \"...Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, talep konusu hakkında, yapılan inceleme sonunda(Ay. m.141); sunulan deliller, iddia ve beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; tedbir konulması istenilen taşınmazın uyuşmazlık konusu olmaması HMK 389/1 uyarınca tedbirin ancak uyuşmazlık konusu şey hakkında verilebilecek olması nedeniyle ihtiyati tedbir isteminin reddine, alacağın varlığı ve miktarı hususu yargılamayı gerektirdiği bu nedenle ihtiyati haczin verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği sonuç ve  vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak tedbir talebinin ve ihtiyati haciz talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyadaki alacakları hen ne kadar faturaya dayalı da olsa varlığının net olduğunu bu nedenle tedbir konulmazsa mağduriyet doğuracağını, davalının icra takibi başlatılana kadar ne faturaya itiraz etmiş nede malı iade ettiğini, işini yapmış aldığı malları kamu ihalesinde kullanmış ödemesini de almış olduğunu, ne zaman borcu sorduklarını süreci uzatıp para kaçırma amacı güttüğü çok açık şekilde itiraz ettiklerini, bu nedenle tedbir taleplerinin yerine getirilmesi alacaklının korunması adına önemli olduğunu, satılan tüm mallar talep ettiği şantiyelere bilgisi dahilinde teslim edildiğini, Whatsapp yazışmalarında yazdığı cevaplar, yolladığı resimlerden, imzalı irsaliyelerden, faturalardan alacağımızın varlığı ve miktarının ispatlandığını, kaldı ki zaten süresinde itiraz edilmeyen faturaların içeriğinin kesinleşmiş olduğunu, mahkemenin taleplerini malesef hiç incelemeden başka bir karardan kopyalamak sureti ile yazarak reddetmiş olduğunu,  süre kazanmak için itiraz etmiş olan davalının  nakit banka hesaplarına ve alacaklarına en azından takip çıkış miktarı kadarına dava sonuna kadar tedbir konulması gerektiğini beyanla istinaf kanun yolu başvurularının kabulüne, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, mahkeme aksi kanaatte ise mahkemenin 23.05.2025 tarihli ara kararının kaldırılarak bu hususta yeniden inceleme yapması ve karar vermesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep, derdest cari  hesap alacağının tahsili istemiyle balatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ara karar ile  ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.6100 Sayılı HMK 389. Maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \"Aynı yasanın 390/3 Maddesi \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenlenmiştir.Bir davada  ancak uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilecek olup, somut olayda dava, cari hesap alacağına dayalı itirazın iptali davası olup, temelde bir miktar para alacağının tahsili istemi söz konusudur. Buna göre istinaf incelemesinde konu eldeki davada  ihtiyati tedbir talep edilen davalının nakit banka hesaplarına ve alacaklarına ilişkin mal varlığı değerleri uyuşmazlık konusu olmadığından bu malvarlığı değerleri hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi de mümkün değildir. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği ara kararda davalının nakit banka hesapları ve alacakları yerine  taşınmazdan bahsedilmiş ise de davacının koşulları bulunmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olması sonucu itibariyle doğrudur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  10/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f35188da2974216d","SID":"2b2eba88dbbabbf6"}}