{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/624 Esas<br>KARAR NO: 2025/1096 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2024/817 Esas- 2024/1059 Karar<br>TARİH: 30/12/2024<br>DAVA: Tespit<br>KARAR TARİHİ: 26/06/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sayısında kayıtlı bulunan davalı ... Yatırımları A.Ş.'nin imzaya yetkili yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinden 14.08.2024 tarihinde istifa ettiğini, bu hususun tescil ve ilanı gerektiğinden şirkete ve şirket ortağı diğer yönetim kurulu üyelerine noter marifetiyle ihtarname keşide edildiğini, anonim şirketlerde tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir hak olan istifanın yönetim kurulu üyeliğini sona erdiren sebep olduğunu, davalı şirket tarafından istifasının sicile tescil edilmediğini beyanla müvekkilinin ... Yatırımları A.Ş.’deki yönetim kurulu üyeliğinin ve buna bağlı olarak şirketi temsil, ilzam ve imza yetkilerinin 14.08.2024 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitiyle bu hususun tescil ve ilanına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 30/12/2024 tarih 2024/817 Esas- 2024/1059 Karar sayılı kararında; \"Dava, davacının davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin tescil ve ilanı talebine ilişkindir. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün 31.05.2018 tarihli, ... sayılı ve \"Sermaye şirketlerinde istifa bildirimi\" konulu genelgesinde yer verildiği üzere, ortak sayısı birden fazla olan anonim ve limited şirketlerde, yönetim kurulu üyesinin istifasının şirketi organsız bırakmaması kaydıyla, istifa eden üyenin istifa beyanını şirkete bildirmesi ve bu bildirimle birlikte Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurması halinde istifa tescil ve ilan edilebilmektedir. O halde, somut olayda davacının doğrudan istifa beyanını tescil ettirme imkanı olduğu halde dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, ''Davanın usulden reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiğini, işbu kararın, hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle usule, Türk Ticaret Kanunu ve Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümlerine ve dahi genelgenin bizatihi kendisine aykırı olduğunu, davalı şirkette üç imza ile birlikte temsil yetkisinin kabul edildiğini, davalı şirketi temsili, temsile yetkili üyeleri ve değişiklikleri tescil ve ilan ettirmenin istifa eden yönetim kurulu üyesinin değil yönetim kurulunun işi ve devredilemez yetkileri içinde olduğunu, mahkemenin Ticaret Siciline müracaat önerisinin, kabili tatbik olmadığını, yasaya aykırı olduğunu, davanın haklı ve yerinde olduğunu; Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 22. maddesinde 2019 yılında yapılan değişiklik uyarınca tescil işleminin şirket kuruluşunda şirket sözleşmesi ile belirlenen yönetim kurulu veya temsile yetkilendirilen üye ya da üyelerince yapılması gerktiğini, bu durumda 2018 yılı genelgesine göre işlem yapılmasını öneren mahkemenin, 2019 yılında yönetmelikte yapılan değişikliği göz ardı ettiğini, zira istifa eden ve temsil yetkisi sona eren yönetim kurulu üyesinin tescil başvurusu için yetkili olmadığını, dava açmakta hukuki yarar bulunduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E.2019/4503 K.2020/2760, 10.06.2020 kararının iddialarını doğruladığını beyanla, istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/817 Esas ve  2024/1059 Karar sayılı kararının bozularak kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, anonim şirket yönetim kurulu üyeliğinin istifa nedeniyle sona erdiğinin hükmen tescili talebine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ile temsilcilerinin ve temsil şeklinin sicile tescil edilmesi zorunludur. ( TTK madde 359 ve 373) Tescil edilmiş hususlarda gerçekleşen her türlü değişiklikler de TTK'nın 33. maddesi uyarınca tescil olunur. Yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği tüm hallerde durumun ticaret siciline tescil edilmesi gerekir. Yönetim kurulu üyeliğinden istifa, bozucu yenilik doğuran bir hak olması itibariyle iç ilişkide bu beyanın şirkete ulaşması ile hüküm ve sonuçlarını doğurur. Dış ilişkide ise, üçüncü kişilere karşı ancak sicile tescil ile hüküm ifade eder. TTK'nın 28. maddesinde sicile tescil isteminin ilgiler tarafından yapılabileceği kabul edilmiştir. Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin sicile tescil talebinde bulunabilecek ilgilileri düzenleyen 22. maddesinin anonim şirketlere ilişkin genel düzenlemesi olan 2/d-1. fıkrası uyarınca, sicile tescil talebinde bulunmak üzere şirket kuruluşunda şirket sözleşmesi ile belirlenen yönetim kurulu veya temsile yetkilendirilen üye ya da üyeleri yetkili kabul edilmiştir. Davacı, davalı şirkete ve dava dışı diğer yönetim kurulu üyelerine gönderdiği 04/08/2014 tarihli Noter ihtarnamesi ile yönetim kurulu üyeliği görevinden istifa ettiğini beyan ederek bu hususun ticaret siciline tescilini talep etmiş, istifa beyanı davalı şirkete (14/08/2024) ve dava dışı diğer yönetim kurulu üyelerine tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı şirket tarafından sicile tescil edilmemiştir. İstifa eden ve yönetim kurulu üyeliği sona eren davacının doğrudan Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurarak talepte bulunması mümkün olmadığı ve davalı şirket tarafından da tescil işlemleri gerçekleştirilmediğinden, davacının bu davayı açmasında elbette hukuki yararı mevcuttur. Bu itibarla Mahkemece işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından  HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2024 tarih ve 2024/817 Esas, 2024/1059 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-DAVANIN KABULÜ ile davacının, davalı ... Yatırımları A.Ş.'deki yönetim kurulu üyeliği görevinin 14/08/2024 tarihinde istifa suretiyle sona erdiğinin davalı şirket tarafından sicile tescil edilmesine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden davalıdan alınması gereken 615,40 TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 855,2‬0 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 13,00 TL yargılama giderinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 9-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac68158423f20440","SID":"f530b1cabd9f14dd"}}