{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/581 <br>KARAR NO\t: 2025/1016<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03.03.2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/117 E.<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Haciz/Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 27.06.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27.06.2025<br><br>\tManisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.03.2025 tarih 2025/117 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tTALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkili firmanın Türkiye'de 30/09/2022 tarihinde dava dışı ... Limited Şirketi'ni kurduğunu, müvekkili ... ünvanlı firmanın, şirketin %85 hissesine sahip iken, davalı ...'in %15 hisse ile şirketin ortağı olduğunu, ...'in Müdürler Kurulu Başkanı olarak münferiden şirketi temsile yetkili olduğunu, bu süreçte ...'in şirketi hileli işlemlerle kasten zarara uğrattığını, belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğini, hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini, kendi mal varlığını arttırma amacıyla türlü işlemler içerisine girdiğinin tespit edildiğini belirterek dava değeri ile sınırlı olmaksızın davalının tüm malvarlığı, banka hesapları, taşınır ve taşınmazları ile tüm hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir ve İİK'nun 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati naciz  konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak; davacı vekili tarafından İİK'nun 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı, miktarı ve vadesinin geldiğinin yaklaşık olarak ispatlanması gerektiği, mevcut dosya ve delil durumu itibariyle yaklaşık ispatın belirlenemediği, alacağın varlığının yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine, davacı  vekilinin  ihtiyati  tedbir talebi ile  ilgili olarak; davacı vekili tarafından mahkeme aksi kanaatte ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından HMK'nın 389 vd. maddeleri gereğince davalının tüm malvarlığı, banka hesapları, taşınır ve taşınmazları ile tüm hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; bu iddianın doğruluğunun yapılacak yargılama neticesinde belirlenebileceği, para alacağına ilişkin bir davada mal varlığına tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı, tedbirin dava konusu hak ve alacaklar üzerine konabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati  tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, yerel mahkemece alacağın varlığı, miktarı ve vadesinin geldiğinin yaklaşık olarak ispat edilemediği belirtilerek ihtiyati haciz talebimiz reddedilmiş ise de, sadece davalının kendi banka hesabına yaptığı ödemeler dikkate alındığında dahi davalının dava dışı şirketi kasten zarara uğrattığını, ...'in suç teşkil eden eylemleri ile şirketi kasten zarara uğrattığını, açılan davada tazminatın doğrudan dava dışı .... şirketine ödenmesinin talep edildiğini, davalı ...’in,.... şirketine ait banka hesabından kendi şahsi hesabına doğrudan para aktardığının tespit edildiğini, toplamda 2.810.000 TL değerinde doğrudan şahsi hesaba transfer yapıldığını, davalıya ait ...şirketinin, .... ile neredeyse aynı dönemde kurulduğunu,  davalı ...'in dava dışı .... şirketi hesabından doğrudan kendi hesabına yaptığı ödemelerin davaya konu olup, bu aşamada en azından, davaya sunulu banka dekontları kapsamında davalının mal varlığına 2.810.000 TL üzerinden ihtiyati tedbir konulması gerekirken, yerel mahkemece ihtiyati tedbir kararının da reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkemenin ihtiyati haciz ve tedbir talebimizin reddine ilişkin 03.03.2025 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE:Talep, şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin davada ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddinin istinafı istemine  ilişkindir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili,  aleyhine ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep edilen davalının şirket hesabından kendi banka hesabına yaptığı ödemeler ve kurduğu şirket  nedeniyle davalının dava dışı şirketi kasten zarara uğrattığını belirterek,  davalının tüm malvarlığı, banka hesapları, taşınır ve taşınmazları ile tüm hak ve alacakları üzerine HMK'nun 389. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve İİK'nun 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz  konulmasına karar verilmesini talep etmiş, yerel mahkemenin 03.03.2025 tarihli kararıyla davacı vekilinin talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafça söz konusu kararın istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılmasının talep edildiği anlaşılmıştır.  <br>\tİhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. <br>\tİhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin  uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir.  Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.<br>\tİhtiyati haczin şartları İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” <br>\tTalebin  şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin davada ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin olup, talebin para alacağına ilişkin olmasına, HMK'nun 389. Maddesindeki şartların somut olayda gerçekleştiğinin kanıtlanamamasına, diğer taraftan İİK'nun 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı, miktarı ve vadesinin geldiğinin yaklaşık olarak ispatlanması gerektiği, mevcut delil durumu itibariyle yaklaşık ispatın gerçekleşmediğinin kanıtlanamamış olmasına, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.   <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 398,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 27.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"faf08be8cd1158a9","SID":"2863a21880a92142"}}