{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/551 Esas  - 2025/690 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/551 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/690<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/02/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/704 Esas  2025/69 Karar<br><br>DAVA\t  : Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t  : 21/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t  : 19/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t  : 19/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyası istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı, davalı ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı; dava dışı ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizm. Ltd.Şti'ni hasım göstererek Ankara 9. İş Mahkemesi'nde 2022/477 Esas sırasında işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan alacaklarının tahsili istemiyle dava açtığını, yargılama sürecinde ... şirketinin tasfiye olarak Ticaret Sicil Müdürlüğünden kaydının silindiğini, bunun üzerine mahkemesince, davada  taraf teşkilinin sağlanması için kendilerine mehil verildiğini, ihyasını istedikleri ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizm. Ltd.Şti'nin ticaret sicilinden 12/12/2023 tarihinde tescil edilen 30/11/2023 tarihli, 2023-002 sayılı Genel Kurul kararı ile terkin edildiğini, tasfiyeye ilişkin alınan genel kurul kararında şirketin tek ortağı olan ...'un tasfiye memuru olarak atandığını, terkine ilişkin genel kurul kararı her ne kadar  Ticaret Siciline tescil edilmiş ise de Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmadığını, tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini belirterek ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizm. Ltd. Şti.’nin ihyasına, Ticaret Siciline yeniden tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ...; davaya konu ... Özel Güvenlik ve Koruma Hizm. Ltd. Şti'nin tek ortağı olduğunu, yapılan genel kurul sonucu tasfiye kararı alınarak şirketin tasfiye halindeyken tasfiye memurluğu görevinin kendisine verildiğini, şirketin tasfiyesinin hukuki prosedür ve kanunlara uygun şekilde yürütüldüğünü, bu süreçte yapılan işlemlere dahil olduğunu, tasfiye edilen şirketin ihyasının ancak şirketin terkin işleminin yasal prosedüre uygun olmaması halinde mümkün olduğunu, tüm yasal koşullar yerine getirilerek şirketi tasfiye etmiş olması nedeniyle açılan tasfiye davasının reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ...; ihyaya konu şirketin 15/05/2023 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı alınarak şirketin tasfiye memurluğuna ...'un seçildiğini, bu kararın, 05/06/2023 tarih ve 10845 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde  tescil ve ilan edildiğini, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan üç ilan gazeteleri yayınlandığını ve son ilan 21/06/2023 tarihinden itibaren beş ay süre geçtikten sonra  30/11/2023 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair alınan genel kurul kararının tescilinin, 12/12/2023 tarihinde yapıldığını, söz konusu şirketin terkininin 12/12/2023 tarih 10977 sayılı Türk Ticaret Sicili gazetesinde ilan edildiğini, şirketin hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, şirketin terkin  tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından 6102 sayılı  TTK'nin 547.maddesi uyarınca  ek tasfiyeye ilişkin  hükümlerin esas alınması gerektiğini, şirketi aktifleştirme  kararının ek tasfiye  işlemleriyle sınırlı  olarak verilmesi ve resen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı TTK'nın 547.maddesinin 2.fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini, açılan davada  yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğundan yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; terkin işlemleri sırasında derdest dava bulunması nedeniyle şirketin ihyasının ve tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğu, davalı müdürlüğün yasal hasım olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle; \"Davanın kabulü ile ...'nün \"403270\" Sicil numarasında kayıtlı \"... Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Limited Şirketi\"nin, Ankara 9. İş Mahkemesi'nin 2022/477 esas sayılı dava dosyası ile karar sonrası yapılacak işlemler ve tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere TTK'nın 547/2maddesi uyarınca, ...'un (TCKN: ...) tasfiye memuru olarak atanmasına ve ek tasfiye işlemlerinin anılan tasfiye memuru tarafından yerine getirilmesine, ihya kararının kesinleşmesi sonrası ticaret sicilde tescil ve ticaret sicil gazetesinde ilanına\" dair karar verilmiş, karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... istinaf dilekçesinde özetle; ihyasına karar verilen şirketin yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, yapılan tasfiye işlemlerinin yasal düzenlemelere uygun olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, TTK'nın 547 maddesi uyarınca şirketin ihyası istemine ilişkindir.<br><br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Ankara 9.İş Mahkemesi'nin 2022/477 Esas sayılı derdest dosyası kapsamına göre, davacı tarafından, dava dışı ihyası talep edilen şirket aleyhine işçilik alacaklarının tahsili istemiyle alacak davası açıldığı, yargılamanın devamı sırasında davalı şirketin tasfiye işlemleri sonucunda sicil kaydının silinmesi üzerine mahkemesince, yeniden taraf teşkili sağlanmak üzere davacı yana, dava dışı şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki ve süre verildiği anlaşılmakta olup bu hususta taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.<br>\tTicaret sicil kaydının incelenmesinde; ihyası istenen şirketin 15/05/2023 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığı, 30/11/2023 tarihli kararla tasfiye kapanışı yapıldığı, 12/12/2023 tarihinde ise tasfiye kapanışı ile sicil kaydının silindiği anlaşılmıştır.\t<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesinde; limited şirketin tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olup, aynı kanunun 536 - 548. maddeleri arasında anonim şirketlerin tasfiye usulü düzenlenmiştir. <br>Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde \"(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\" hükmü düzenlenmiştir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). \t\t<br>Somut davada, davalı şirketin, 15/05/2023 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı alınarak şirket tasfiye memurluğuna ...'un seçildiği, 30/11/2023 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair genel kurul kararının tescilinin ise 12/12/2023 tarihinde yapılması suretiyle söz konusu şirketin terkin edildiği, ancak bu işlemler sırasında davacı tarafından, dava dışı şirket hakkında işçilik alacağının tahsili istemiyle Ankara 9.İş Mahkemesi'nin 2022/477 Esas sırasında açılarak derdest olan bir alacak davası bulunduğu, bu durumda, davacı tarafın, derdest olan davası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu ve şirketin ihyasının gerektiği, husumetin tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihyaya ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. <br>Yine mahkemece, ihyası istenen şirketin derdest dava dosyası yönünden sınırlı olarak ihyasına karar verildiği, ek tasfiye memuru olarak ...'un atandığı, şirketin 15/05/2023 tarihinde tasfiyeye girerek terkinin 12/12/2023 tarihinde yapılması, davacı tarafından ise, işçilik alacakları istemli davanın, daha öncesinde (2022 yılında) açılması dikkate alındığında; tasfiye işlemleri sürdürülürken dava konusu Ankara 9.İş  Mahkemesi'nin 2022/477 Esas sayılı dosyasının derdest olduğu açıkça anlaşılmakta olup bu yönüyle tasfiyenin usulüne uygun yapıldığından söz edilmeyeceği, elde ki davada davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup yargılama giderlerinden tasfiyeyi usulüne uygun yapmayan davalı tasfiye memurunun sorumlu olması gerektiği,2022 yılında şirket aleyhine açılmış bir dava varken tasfiye kapsamında yapıldığı gözetildiğinde mahkemece, davacı lehine takdiri gereken vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden davalı tasfiye memuru ...'un sorumlu tutulmasına yönelik karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmayıp kararın usul ve yasaya uygun olduğu Dairemizce değerlendirilmiştir.<br>Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden Davalı ...'un istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/06/2025<br><br>  Başkan-        Üye -                    Üye - \t   Zabıt Katibi-<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eaafe1bab9df3979","SID":"f744d9ab4699851e"}}