{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/64 Esas  - 2025/744 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/64   <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/744<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t    ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>ÜYE \t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...\t  ...<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/653 Esas  2022/550 Karar<br><br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 15/10/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 03/07/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/07/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak  istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı; davalı şirketin %30 oranında pay sahibi olduğunu, 13/03/2019 - 14/04/2020 tarihleri arasında da icracı yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, paylarını devir ettiğini, gerek pay sahibi olduğu dönemde gerekse payını devir ettikten sonra kendisine kar payı, huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kar payı ödenmediğini, esasen davalı ile arasındaki sözleşmeye göre yıllık cironun %0,05 oranında prim alması gerektiğini ileri sürerek şimdilik 5.000-TL'nin hisse devir tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı; açılan davayı kabul etmediğini, davacının kuruluşta pay sahibi olduğunu, paylarını sorunsuz şekilde devir ettiğini, ortaklık sıfatının 1 yıl 17 gün sürdüğünü, hiçbir alacağı olmadığını, talep ettiği alacaklara ilişkin doğrudan esas sözleşmede hüküm olmadığı gibi genel kurulda da bir karar alınmadığını, prim ödeneceğine ilişkin de sözleşme ve karar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacının hem pay sahipliği hem de yöneticilik sıfatına ilişkin talepleri bulunduğu, davacının, paylarını devir ederek pay sahipliğini sona erdirdiği, Pay bedeline ilişkin bir istemi olmadığı, esasen, davalıdan bu yönde kural olarak bir talep hakkı olmaması gerektiğini, davacının, pay sahipliği ve yönetici sıfatının olmadığı dönemlerde kar payı, huzur hakkı, ücret, ikramiye ve prim alacağının ödenmediğini ileri sürdüğü ancak, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, davalının esas sözleşme hükümleri, genel kurul kararı ve kısmen benimsenen bilirkişi raporundan, davacıya ödenmesi gereken kar payı, huzur hakkı, ücret, ikramiye ve prim alacağının esas sözleşmede belirlenmediği, bu yönde genel kurulca bir karar alınmadığı, tahakkuk eden bir alacağının bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle; \" davanın reddine\" dair karar verildiği, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiği, talebinin yanlış değerlendirildiğini, hissesini 30/03/2020 tarihinde devretmiş gibi gösterilip şirketin 31/03/2020 tarihli genel kurulunda kar payı dağıtımı kararı alınarak kar payı almasının engellendiğini, kar payı almadan şirketten cüzi bir bedelle ayrılmasının ticari teamül ile bağdaşmadığını, hisse devir sözleşmesinin geçerli olmadığını, taraf iradelerini yansıtmadığını, hükümlerinin yerine getirilmediğini ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, anonim şirket ortaklığı ve yönetim kurulu üyeliği sıfatına dayalı kar payı, huzur hakkı, ücret, ikramiye ve  prim alacağının tahsili istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Hemen belirtmek gerekirse; 6102 sayılı TTK'nun 394. maddesi gereğince tutarı esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı, ikramiye, prim, yıllık kârdan pay ve  ücret ödenebilir.  TTK'nun 370/2. maddesi uyarınca  yönetim kurulu tarafından yönetim yetkisinin müdür olarak üçüncü kişilere devri mümkün olup, şirket yönetimince şirkete genel müdür atanması durumunda da, sözleşmede açıkca öngörülmese de şirket genel müdürlerine de aynı şekilde anılan mali hakların ödenmesi mümkündür. T.C. Anayasası’nın 18. maddesine göre angarya yasaktır. Böylece,  yönetim ve temsile dair yetki ve görevlerini yerine getirirken şirket yöneticilerine emeklerine karşı ödeme ve kazandırmalarda bulunulmaktadır 12/06/2024 gün 2023/2290 Esas 2024/4943 (Yargıtay 11. HD. 04.03.1991 1991/9421 E.-1464 K., G. Eriş, Ticari İşletme ve Şirketler Hukuku, 3. Baskı, Cilt 2, s:1919 vd.) Bu nedenle genel kurul tarafından ücret kararlaştırılma bile yöneticiye emeği ile uygun bir ödeme yapılması gerekir. (Yargıtay 11.HD 12/06/2024 gün 2023/2290 Esas 2024/4948)<br>Davacının, dava dilekçesinde iddianın ileri sürülüş şekline göre, davalı şirkette kuruluşundan itibaren mevcut bulunan % 30 hissesini ve sermaye payını, şirketin diğer ortakları olan ... ile ..., eşit paylarla 30/03/2020 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldığı, böylelikle davalı şirketin iki ortağı olan dava dışı ... ile ...'ın, devir sonrası % 50'şer oranla şirkette hisse sahibi oldukları Ticaret Sicil kayıtları, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararları kapsamından anlaşılmaktadır.<br>Ticaret Sicil Gazeteleri kapsamından; Davalı ... İç ve Dış Ticaret Pazarlama A.Ş’ nin 11/03/2019 tarihinde “...” adresinde faaliyete başladığı, Ankara Ticaret <br>Sicil Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı olduğu,  Davacı ...’ın % 30 hissesinin bulunduğu, Şirketin kuruluşunda ilk 3 yıl için ..., ... ve ... Yönetim Kurulu üyesi olarak seçildiği, şirketin temsili <br>için 3 yıllığına Davacı ...’ın ... ile birlikte müştereken temsile yetkili <br>kılındığı, <br>Şirketin sermayesinin 50.000-TL olduğu, bunun ortaklarca nakdi olarak taahhüt edildiği ve 12.500-TL’sinin şirketin tescilinden önce ödenmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>Davalı ... İç Ve Dış Ticaret Pazarlama A.Ş.'nin Yönetim Kurulu karar defterlerinin incelemesinde; 13/03/2020 tarihli kararda; 2019 yılı Olağan Genel Kurulunun 31/03/2020 tarihinde toplanmasına karar verildiği, Olağan Genel Kurul gündeminde; 2019 yılına ait bilanço kar/ zarar hesaplarının okunup müzakere ve tasdiki ile Yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi, ve görev sürelerinin tespiti, geçmiş yıl karlarının dağıtılıp dağıtılmayacağının görüşüleceği, hisse devrinin görüşülüp onaylanacağına karar verildiği, şirket ortaklarından ... ve ...'ın ve Davacı ...'ın imzasının bulunduğu, 30/03/2020 tarihli kararda: Şirket ortaklarından Davacı ...'ın 30 hisseye karşılık 15.000-TL sermaye hissesinin 15 hisseye karşılık 7.500-TL'lik sermaye hissesinin ...'ya, 15 hisseye karşılık ...'a devir etmesine karar verildiği, ... ve ...'ın imzalarının bulunduğu, ...'ın imzasının bulunmadığı, 31/03/2020 tarihli kararda; TTK 366 Maddesi gereği 31/03/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 3 yıllığına Yönetim Kurul Başkanlığına ..., Yönetim Kurul Başkan Yardımcılığına ...'nın seçilmesine 3 yıllığına yönetim kurulu seçilenler kendi aralarında 1 yıllığına Yönetim Kurulu Başkanı olarak ..., Başkan yardımcısı olarak ...'nın görev yapmalarına, şirketi temsil ve ilzama münferit imzaları ile 3 yıllığına yetkili kılınmalarına, 29/11/2021 tarihli kararda; TTK 366 Maddesi gereği 31/03/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 3 yıllığına yönetim kurulu seçilenler kendi aralarında 1 yıllığına Yönetim Kurulu Başkanı olarak ... Başkan yardımcısı olarak ...'nın görev yapmalarına, karar verildiği, görülmüştür.<br>31/03/2020 tarihli 2019 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağında; <br>2019 yılı Bilanço ve kar zarar hesaplarının okunduğu, müzakere edildiği, 3 yıllığına Yönetim <br>Kurul Başkanlığına ...’ nın, Yönetim Kurul Başkan Yardımcılığına ...’nın seçildiği, Yönetim Kurulu üyelerine huzur hakkı verilmemesine, 2019 yılı karından <br>kanun ve anasözleşme uyarınca ayrılması gereken yedek akçelerin ayrılmasıyla kalan kısmın <br>hisseleri oranında ortaklara dağıtılmasına, yıllık faaliyet raporlarının okunarak onaylandığı, <br>gündem maddesinde yer alan 2019 yılına ait bilanço gelir tablosunun okunduğu,  ...’ın hisselerinin tamamının ..., ...’ya devir etmesine oy <br>birliği ile karar verildiği, tutanakta ... ve ... imzalarının bulunduğu, <br>2020 yılı ticari defter incelemesinde 2019 yılı karının şirket ortaklarına dağıtılmadığı <br>görülmüştür. <br>Dosyada mevcut 24/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\"  <br>Uyuşmazlık konusunun davacının davalı şirketten yıllık ciro üzerinden %0,05 oranında prim <br>ödenmesi hakkı bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu ancak davacının bu talebine ilişkin olarak davacı ile davalı şirket arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi, bu talebine ilişkin bir ortaklar <br>kurulu kararı ya da şirket ana sözleşmesinde bir hüküm bulunmadığı, bu suretle TTK'nın \"Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla <br>belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir” <br>şeklindeki 394 maddesi uyarınca davacının yıllık cirodan prim isteme hakkının oluşmadığı, <br>sayın Mahkemece davacının yıllık cirodan prim isteme hakkı bulunduğuna karar verilmesi halinde, <br>davacıya davalı şirketin yıllık cirosu üzerinden %0,05 oranında ödenmesi gereken prim tutarının <br>2019 yıl sonu itibariyle 1.331,80 TL ve 2020 yılı davacının ortaklıktan ayrıldığı 31.03.2020 tarihi <br>itibariyle ise 541,20 TL olmak üzere toplam 1.873,00 TL olarak hesaplandığı, \" hususları bildirilmiştir. <br>\tDavacının, davalı şirkette dava konusu olan 13/03/2019 ile 14/04/2020 tarihleri arasında % 30 pay sahibi olup icracı yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacıya,  gerek pay sahibi olduğu dönemde gerekse payını devir ettikten sonra huzur hakkı, kar payı, ücret, ikramiye, prim ödenip ödenmediği hususlarında toplanmakta olup davacı ile davalı şirket arasında yazılı bir sözleşme <br>bulunmadığı gibi taleplere ilişkin bir ortaklar kurulu kararı ya da şirket ana sözleşmesinde <br>bir hüküm bulunmadığı görülmüştür.<br> Hal böyle olunca, mahkemece, her ne kadar 6102 sayılı TTK'nun 394. maddesi hükümleri gereğince davacıya ödenmesi gereken kar payı, huzur hakkı, ücret, ikramiye ve prim alacağının esas sözleşmede belirlenmediği, bu yönde genel kurulca bir karar alınmadığı, tahakkuk eden bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal kararları uyarınca anılan 13/03/2019 ile 14/04/2020 tarihleri arasında ki dönemde Yönetim Kurulu üyesi olan davacının, ücrete (huzur hakkı) hak kazanıp kazanamadığı, diğer Yönetim Kurulu Üyelerine söz konusu bu dönemde huzur hakkı ödemesi yapılıp yapılmadığı hususları üzerinde yeterince durulmadığı anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilemez. O halde mahkemece, yapılması gereken iş; 13/03/2019 ile 14/04/2020 tarihleri arasında ki dönemde Yönetim Kurulu üyesi olan davalının, ücrete (huzur hakkı) hak kazanıp kazanamadığı, diğer Yönetim Kurulu Üyelerine söz konusu bu dönemde huzur hakkı ödemesi yapılıp yapılmadığı hususları üzerinde durularak ek rapor da alınmak suretiyle hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.<br>Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun, bu aşamada sair hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde  şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  <br>2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2022 tarih ve 2021/653 Esas  2022/550 Karar  sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>\t<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- <br>İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025<br><br><br>  Başkan- ...        Üye - ...                     Üye - ... \t   Zabıt Katibi-...<br>   ...   ...   ...        ...<br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91f1b0a1421d0d2a","SID":"13b26edb6dc4883f"}}