{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/112 Esas  - 2025/676 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/112   <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/676<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/249 Esas  2022/847 Karar<br><br>DAVA\t: Alacak( İİK 308/b)<br>DAVA TARİHİ\t: 29/03/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı, taraflarca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı; davalı şirketin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/58 E. sayılı dosyasında konkordato başvurusunda bulunduğunu, konkordato komiserliğine 19/06/2019 tarihinde tarafından yapılan başvuruda, kesin mühlet tarihi(15.05.2019)itibariyle, 2.290.528,38-TL nakdi ve 21.040-TL gayrinakdi olmak üzere toplam 2.311.298,38-TL alacak bildirildiğini, bildirilen alacağın 1.639.214,17- TL'lik kısmının kabul edildiğini, kabul edilmeyen (nakdi 580.663,34-TL, gayrinakdi 19.010,00-TL) 599.673,34-TL banka alacağının çekişmeli hale geldiğini, İİK. 294/2. maddesindeki, rehinle temin edilmemiş alacaklara kesin mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesinin duracağına dair kural çerçevesinde alacak talebine kesin mühlet tarihine kadar faiz işletildiğini, kesin mühlete kadar alacağa temerrüt faizi işletilmesine engel hukuki durum bulunmadığını beyanla, kesin mühlet tarihi itibariyle nizalı hale gelen 599.673,34 TL alacağın konkordato projesine dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı; açılan davayı kabul etmediklerini,  davacı alacaklı bankanın, alacağa haksız şekilde faiz işleterek çeşitli kalemler altında düzenlenen belgelenemeyen alacakların varlığı iddia edilerek fazla talepte bulunduğunu, konkordato talebinden sonraki tarihlerde yapılan çek tahsilatları nedeniyle banka alacağında düşüşler olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; dava konusu alacağın nakdi kredi alacağına dayandırıldığı, İİK'nın 294/3 maddesi uyarınca tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin duracağı, bu hükmün geçici mühlet süresi için uygulanmasının mümkün olmadığı, geçici mühlet süresi içinde faiz işleyeceği kabulüyle hesaplanan raporun hükme esas alınması gerektiği gerekçesiyle;\"Davanın kısmen kabulü ile 507.035,61-TL alacağın mahkememizin 2019/58 Esas, 2021/72 Karar sayılı dosyasında verilen konkordato projesine eklenmesine, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2021 tarih ve 2019/58 Esas 2021/72 Karar sayılı dosyasında tasdik edilen proje kapsamında 507.035,61-TL alacağın konkordatonun tasdikinden itibaren 12 ay ödemesiz, 10.02.2022 tarihinde başlamak üzere 3'er aylık dönemlerde eşit taksitlerle 12 taksit halinde 36 ayda davalı ... Makina İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı bankaya ödenmesine, davacı yanın fazlaya ilişkin talebinin reddine\" dair karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusu dikkate alındığında proje kapsamında yapılmaya başlanılan ödemelerin bu davada hesaplanan alacaktan düşülmesinin hatalı olduğunu, kesin mühlet tarihinden sonra yapılan ödemelerin bu alacaktan düşülmesi hatalı olduğu gibi TBK 100 hükmüne aykırı mahsup yapıldığını, gayri nakdi alacakların hesaplama dışında tutulmasının hatalı olduğunu, davanın tam kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tDavalı istinaf dilekçesinde özetle; yapılan konkordato proje ödemeleri nedeniyle yapılan mahsup sonrası borç kalmadığı tespit edilmiş olup davanın reddi gerektiğini, kaldı ki geçici mühlet tarihinden sonra alacağa faiz işletilmesi mümkün olmadığı halde bilirkişi raporunda terditli hesaplamalar gözetilerek geçici mühletten sonra da faiz işletileceğinin kabulü ile fazla alacak tayininin hatalı olduğunu, davacının talebi olan alacağın dayanağı bulunmayarak komiserler kurulunca reddedilmiş olduğunu, emsal kararlar ve uygulamalar gereği davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.\t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, konkordato nedeniyle çekişmeli hale gelen alacağın, İİK 308/b maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; <br>Taraflar arasındaki 18/05/2018 ve 08/06/2015 tarihli “Kredi Çerçeve Sözleşmesi” ile, 18/05/2018 tarihli, 2.500.000-TL ve 08/06/2015 tarihli, 2.500.000-TL bedelli olmak üzere toplam 5.000.000-TL limitle borçlu şirkete kredi tahsis edildiği, bu kredi sözleşmelerinde dava dışı ... ... ve ... ...'in müteselsil kefalete ilişkin imzalarının bulunduğu, davalı şirket ile dava dışı sözü edilen kefillerin, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/58 esas sayılı dosyasında konkordato talepli dava açması üzerine, 18/02/2019 tarihinde \"Geçici Mühlet\", 15/05/2019 tarihinde \"Kesin Mühlet\" kararı verilerek konkordato talebinin 10/02/2021 tarihli, 2019/58 E., 2021/72 K. sayılı karar ile mahkemece tasdik edildiği, davalı alacaklılar tarafından, bu kararın( elde ki davanın davacısı ... da dahil olmak üzere) istinaf edilmesi üzerine, Ankara BAM 23. Hukuk Dairesi'nin, 24/11/2021 tarihli 2021/758-1770 E., K. sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine yönelik karar verildiği, verilen bu karara karşı, bu kez davalı alacaklı bankalar tarafından, Yargıtay'da temyiz kanun yoluna başvurulması ile verilen kararın onanarak kesinleştiği somut dosya kapsamında toplanan delillerden anlaşılmaktadır. <br>Davacı tarafından, kredi borcunun ödenmediği gerekçesiyle, Konkordato davasının 15/02/2019 tarihinde açılmasını takiben kredi hesabı 19/02/2019 tarihi itibariyle kat edilerek davalı ve dava dışı borçlulara 20/02/2019 tarihli, 2326 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi gönderilerek 2.182.799,63-TL nakit alacağın ödenmesi, kesin mühlet itibariyle ise  21.040-TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiştir.<br> Taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nde, kredi borcuna uygulanacak faiz oranının belirlenmesine yönelik \" TCMB'ye bildirilen faiz oranlarını geçmemek kaydıyla aynı tür krediler için hesaplanan cari oran üzerinden belirleneceği\", temerrüt faizinin ise \"aynı tür kredilere uygulanan faizin %100 fazlası olarak belirlenen faizin uygulanması\" hükümler mevcut olduğu, alacaklı bankanın, 15/08/2018 tarihli yazısı ile TCMB'ye bildirilen cari faiz oranları'na ilişkin cetvelde güncellenen kredi faiz oranının % 38 olarak bildirildiği görülmüştür.<br> 29/09/2020 tarihli Komiserler Kurulu raporunda; alacaklı banka talebinin 2.311.298,38-TL olduğu, borçlu şirket kayıtlarındaki alacak miktarının ise 1.639.214,17-TL olarak yer aldığının belirtildiği, buna göre davalı borçlu tarafından kabul edilmeyen çekişmeli hale gelen alacak tutarının; 580.663,34-TL nakdi, 19.010-TL gayri nakdi alacak olmak üzere toplam 599.673,34-TL olduğunun tespit edildiği görülmüş, bu hususta taraflar arasında bir çekişme bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\tDavacı; taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan nakit ve gayri nakit  alacağı bulunduğunu, davalıdan olan nakit alacağın eksik olarak konkordato komiserler kurulunca kabul edildiğini, gayri nakit alacağın ise kabul edilmediğini iddia etmiş, davalı yan ise; tasdik edilen proje kapsamında borçların ödendiğini, başkaca borç bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; yapılan yargılama sonunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında ki uyuşmazlığın; davacının, genel kredi sözleşmeleri kapsamında, davalı borçludan, komiserler kurulunca kabul edilmeyen tutarla nakit ve gayri nakit bir alacağı bulunup bulunmadığı, varsa alacağın miktarı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.<br>Hemen belirtilmelidir ki tartışılması öncelikli husus, hakkında konkordato tasdik kararı verilen davalı şirketten alacaklı olan davacı bankanın asıl alacağına hangi tarihe kadar faiz işletilebileceğine ilişkindir. <br>\t15/03/2018 tarih ve 30361 sayılı Resmi Gazetede, 28/02/2018 kabul tarihli 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile birlikte İİK'nun 287. maddesinde yapılan değişiklik ile geçici mühlet imkanı getirilmiştir. Nitekim davalı şirket hakkında da Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/58 Esas sayılı dosyasında 18/02/2019 tarihinde geçici mühlet kararı verilmiştir.<br>\tİİK'nun 288. maddesinde belirtildiği üzere, geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Bu durumda kesin mühletin sonuçlarının düzenlendiği İİK'nun 294 vd. maddelerinin geçici mühlet için de uygulanması gerekir. Buna göre, İİK'nun 294/3. maddesi uyarınca konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühletten itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi duracağından geçici mühletten itibaren de rehinle temin edilmemiş her türlü alacak için faiz işlemesi duracaktır. <br>\tSomut olayda geçici mühlet tarihi 18/02/2019, hesap kat tarihi ise anılan tarihten daha sonra olup 19/02/2019 tarihidir. Mahkemece, dosya kapsamında tüm delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek sırasıyla 21/09/2021- 08/12/2021- 07/02/2022- 19/04/2022- 16/08/2022 tarihli raporların alındığı, düzenlenen raporlarda sırasıyla tarafların itiraz ve taleplerinin karşılanması ile terditli hesaplamalara yer verilerek mahkemenin takdirine bırakıldığı, mahkemenin hükme esas aldığı 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda geçici mühlet tarihi itibarıyla alacağa faiz işlemeyeceği kuralı doğrultusunda terditli bir hesaplama yapılmış ise de mahkemece bu olasılık benimsenmeyerek, geçici mühlet tarihinden sonra kesin mühlet tarihine kadar faiz işleyeceği, geçici mühlet döneminin bir tedbir niteliğinde olduğu, geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağına yönelik düzenlemenin, amacı, niteliği ve kapsamı itibariyle örtüştüğü ölçüde uygulanabileceğinin kabulüne dayalı olarak 07/02/2022 tarihli raporda, (a) olasılığında yer alan hesaplamalar uyarınca, davacının, akdi faiz esas alınarak kesin mühlet ( 15/05/2019 ) tarihi itibariyle toplam 2.146.249,78-TL alacağı ( 1.943.560,72-TL asıl alacak, 202.689,06-TL işlemiş faizi) bulunduğu, bu tutardan borçlu tarafından kabul edilen 1.639.214,17-TL'nin mahsubu sonrası davacının, bakiye 507.035,61-TL nakdi alacağı bulunduğu, fazlaya ilişkin istemin reddi gerektiği, gerekçesiyle yazılı olduğu üzere karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Az yukarıda açıklanan ilke ve kurallar ile Yargıtay ve Dairemiz uygulamalarına göre İİK'nun 294/3. maddesi uyarınca konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühletten itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi duracağından geçici mühletten itibaren de rehinle temin edilmemiş her türlü alacak için faiz işlemesi duracaktır.<br>Hal böyle olunca, mahkemece, İİK'nun 288. maddesi uyarınca geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, davacı alacağına geçici mühlet tarihine kadar faiz işletilebileceği göz ardı edilerek mahkemece, yazılı olduğu üzere yanılgılı ve yanlış  gerekçeye dayalı açıklanan bu ilke ve kuralların aksine karar verilmiş olması isabetsiz olup yasa ve usule aykırı olmuştur. Yine mahkemece, davacı bankanın gayri nakdi alacağı bulunmadığına yönelik \"fazlaya ilişkin talebinin reddine\" denilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmakta ise de; hükmün gerekçe bölümünde bu talebe ilişkin bir değerlendirme bulunmadığı, bu hususun, açıkça HMK'nın 27/2. maddesinde düzenlenen  mahkeme kararlarının gerekçeli olmasına yönelik \"Hukuki Dinlenilme Hakkına\" açıkça aykırılık teşkil ettiği, davalı asıl borçlu şirketin, anılan sözleşmelerde yer alan hükümler ile takastan döndüğü tespit edilen çekler uyarınca gayri nakdi alacaklar yönünden de sorumluluğuna gidilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davalı asıl borçlu şirketin, gayri nakdi alacaklardan sorumlu bulunmadığına yönelik kamu düzenine aykırılık teşkil edecek şekilde karar verilmesi dahi isabetsiz ve yanlış olmuştur. Bu hususlara yönelik ayrı ayrı tarafların istinaf istemleri yerinde görülmekle istinaf istemlerinin kabulü gerekmiştir. <br>\tNe var ki bu yanlışlıklar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İİK'nun 288. maddesi uyarınca geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağı, davacı alacağına geçici mühlet tarihine kadar faiz işletilebileceğine yönelik hükme elverişli  07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunun (b) olasılığında yer alan hesaplamalar uyarınca;  davacı banka nakdi alacağının 1.964.110,23-TL olduğunun tespit edildiği, bu tutardan davalı borçlu şirketin kabulünde olan 1.639.214,17-TL'nin mahsubu sonrası, davacının, talep edebileceği bakiye 324.896,06-TL nakdi alacağı bulunduğu, konkordato projesinde kabul edilen alacaklar yönünden proje kapsamında yapılan borçlu ödemelerinin, çekişmeli olan işbu dava konusu alacaklardan mahsup edilmeyeceği, söz konusu çeklerin takastan dönerek zamanaşımı süresinin 10 yıl olması gözetildiğinde, söz konusu çekler yönünden de depo hükmü kurulması gerektiği anlaşılmıştır. Yapılan konkordato projesi ödemelerinin, hesaplanan alacak tutarlarından düşülmesi gerektiğine yönelik davalının istinaf istemi yerinde bulunmamış reddi gerekmiştir.<br>\tÖte yandan, davacının,  dava dilekçesi kapsamında (15/05/2019 kesin mühlet tarihi itibariyle toplam 21.040-TL olmakla) davalıdan toplam 19.010-TL tutarlı çek yaprağı banka sorumluluk bedeli gayri nakdi alacak yönünden depo talebinde bulunduğu anlaşılmış olup dosyada mevcut müşteri temerrüt bilgileri dökümünden davacının, takastan dönen çeklerden kaynaklanan 19.010-TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Depo talebine konu edilen çeklerin, takastan dönmüş olmaları göz önüne alındığında, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu anlaşılmakla Dairemiz inceleme tarihi itibariyle henüz davacı bankanın çek yapraklarından kaynaklanan yasal sorumluluğu sona ermemiş olduğundan depo hükmü kurulması gerektiği anlaşılmış olup bu hususa ilişkin davacı istinaf istemi yerinde bulunmuştur. <br>\tTüm bu açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddi ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, 324.896,06-TL alacağın davalı ... Makina İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacı bankaya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 19.010-TL gayri nakdi alacağın, açılacak vadesiz mevduat hesabına depo edilmesine yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih ve 2021/249 Esas  2022/847 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, <br>\t324.896,06 TL alacağın davalı ... Makina İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacı bankaya ÖDENMESİNE, <br>\t2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>                        3-19.010-TL banka çek sorumluluk bedeline ilişkin gayri nakdi alacağın, bankada açılacak vadesiz mevduat hesabına davalı tarafından depo edilmesine,\t<br>\t4-Alınması gereken 22.193,65 TL nispi karar ve ilam harcı ile gayrinakit alacak yönünden alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.749,75‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 59,30-TL nispi harç, ile 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 118,60-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 82,70 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.582,70-TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 857,49-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği belirlenen 1.320-TL'den, davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 715-TL'nin davalıdan, 604,84-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t8-Davalı tarafından yapılan bilirkişi gideri olmak üzere toplam 500-TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre  229,11-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, <br>\t9-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin olunan 51.983,37-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t9-Davanın reddedilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan  43.964,36- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>10-Kabul edilen gayrinakdi alacak için takdir edilen ve daha fazla olamayacağından 19.010-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>  11-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde yatıran taraflara  iadesine,<br>\tC)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan  80,70-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 8.658,9‬0-TL harcın talep halinde davalıya iadesine, <br>\t3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan  220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin kabul ve ret oranına göre hesap edilen 57,16-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 277,86-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,   <br><br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/06/2025<br><br>  Başkan-        Üye -                   Üye - \t   Zabıt Katibi-<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d24ebb694fab7087","SID":"cf100adc3da8b10b"}}