{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1543 <br>KARAR NO: 2025/1204<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/07/2024<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 22/06/2023<br>Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA:Davacı vekili; davalı borçlu aleyhinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında faturalardan kaynaklanan bakiye 882.840,37-TL cari hesap alacağına istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından icra takibine  itiraz edildiğini, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup, işbu ticari ilişkiye istinaden davalı adına düzenlenen faturalara dayalı cari hesap alacağı bulunduğunu, borca itiraz eden davalı tarafından borcun ödendiğine ilişkin ödeme belgesi ibraz edilmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığından icra takibine süresinde itiraz edildiğini, davalının uluslararası eşya taşımacılığı alanında faaliyet göstermekte olup, taraflar arasındaki ticari ilişkinin taşıma işi üzerine kurulu olduğunu, takip dayanağının muhtelif taşıma işlerinden doğan navlun bedeli  alacaklarına ilişkin olduğunu düşündüklerini, takip tarihinin 04.04.2023 olduğu dikkate alındığında TTK 855/1 ve CMR Konvansiyonu 32/1 maddelerinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu,  takip dayanağı yapılan cari hesaba göre ilgili alacak kayıtlarının 01.01.2018 ve 11.07.2018 tarihlerine ait olduğunu, geçmiş yıllarda davacı tarafça verilen hizmetlere ilişkin bedellerin ödendiğini, davacının sunduğu cari hesap ekstresinin tek başına delil vasfı taşımadığını,  faturaların sunulmadığını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını,alacağın kanıtlanamadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davalının zamanaşımı def'inin ilgili taşıma mevzuatı hükümleri nazara alınarak değerlendirilmesi gerektiği, 6102 sayılı TTK'nın 855. maddesi uyarınca taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacakların bir yılda zaman aşımına uğrayacağı, davacı tarafça düzenlenen faturaların en son 2018 tarihli olduğu gözetildiğinde, icra takibinin başlatıldığı 04/04/2023 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; alacağın zamanaşımına uğramadığını, zamanaşımına ilişkin TTK 855 maddesi hükmünün geniş yorumlanarak taraflar arasındaki faturalardan kaynaklanan ticari ilişkiye uygulanmasının hatalı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık zarardan değil, fatura alacağından kaynaklandığı için 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini,davalı tarafın icra takibine itirazında zamanaşımı defi ileri sürülmediği, itiraz sebepleriyle bağlı olduğundan davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, taşıma hizmet bedeli faturalarından kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptal istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafça davalıya uluslararası kara taşıma hizmeti verildiği, düzenlenen faturalardan doğan açık hesap alacağının tahsili için 04.04.2023 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.  Davalı tarafça yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Davacı vekilince, icra takibinde zamanaşımı itirazında bulunmayan davalı borçlunun, davada zamanaşımı defiinde bulunamayacağı ileri ileri sürülmüş ise de, itirazın iptali davasında borçlu, icra takibinde bildirdiği itiraz ve savunma sebepleriyle bağlı değildir. Borçlu, tüm savunma sebeplerini cevap süresi içinde ileri sürebilecektir. Taraflarca dosyaya ibraz edilen fatura örneklerinden, taraflar arasındaki ilişkinin uluslararası kara taşımasına dayalı ve faturaların da taşıma hizmet bedeline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının zamanaşımı definin CMR hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Gerek CMR gerekse 6102 TTK hükümlerine tabi taşımalarda, navlun bedeline ilişkin alacak talepleri 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.CMR 32/1-c bendine göre mukavelenin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda başlayacağı kabul edilmiştir. Taraflar arasında akdedilmiş bir taşıma sözleşmesi bulunmamakta olup, sunulan taşıt sözleşmesi başlıklı belgeler de 2012 yılına ilişkindir. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde ise, davacının düzenlediği son navlun faturasının 11.07.2018 tarihli olduğu anlaşılmakla, en geç bu tarihten itibaren 3 aylık süre sonu olan 11.10.2018 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresi, 11.10.2019 tarihinde dolmuştur. Açıklanan nedenlerle, Davacı tarafça icra takibi 04.04.2023 tarihinde başlatılmış olmakla, icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle alacak zamanaşımına uğramış olup,  davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 187,8‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/07/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"28817ac173ac03c1","SID":"bef079609b90354e"}}