{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/338 Esas 2025/728 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/338 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/728<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/488 Esas 2022/436 Karar<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının ve Yönetim Kurulu Kararının Geçersiz Olduğunun Tespiti, Ecrimisil, Tapu İptali ve Tescil<br>DAVA TARİHİ\t: 19/08/2021<br>KARAR TARİHİ\t : 02/07/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t : 04/07/2025 <br>\tTaraflar arasındaki genel kurul kararının ve yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespiti, ecrimisil, tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle tapu iptal ve tescil davasının açılmamış sayılmasına, genel kurul kararı hakkında açılan davanın reddine, ecrimisil davasının reddine, tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde sorumluluk davasının tapu iptal ve tescil davası kapsamında terditli dava olup, açılmamış sayılmaya karar verilmekle reddine, yönetim kurulu kararı hakkında açılan davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ...... AŞ. Vekili ile diğer davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... ... A.Ş.'nin ortağı olduğunu, ... Gayrimenkul A.Ş. ile ... Alışveriş İş ve Yaşam Merkezi A.Ş.'nin birleşme kararından önce mülkiyeti davacıya ait ... parselde toplamda 58.598 m2 yüzölçümlü arsa üzerinde ... .. A.Ş. hissedarları ile ... Enerji A.Ş. ve ... A.Ş. arasında 08/09/2011 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereğince davacı şirketin arsa sahibi sıfatıyla alışveriş merkezinde yapılacak her bir dükkan ve mağazanın %47'sine sahip olacağını, AVM ve otel inşaatının yapımının birleşmeden önce yüklenici olan ... A.Ş. hissedarları ve ortakları ... Enerji A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından üstlenildiğini, ... Gayrimenkul A.Ş.'nin taraflar arasında başlangıçta kararlaştırıldığı şekilde arsa sahibi sıfatıyla yapılacak olan inşaatın %47 hissesine sahip olacakken sözleşmeler ve birleşmeler ile inşaatı yapıp teslimle yükümlü şirketinde birleşmesi ile yüklenici şirketin yükümlülüğü altındaki kredi borçlarına ortak edildiğini, AVM ve otel inşaatı işletmeye açılmış olmasına ve birleşme sözleşmesinde 9 yıl boyunca tüm gelirin ortaklara dağıtılmaksızın gider ve borçlar için harcanmasına karar verilmiş olmasına rağmen şirketin borcunun azalmadığını, sürekli katlandığını, davalı ... A.Ş.'nin 2019 yılı olağan genel kurul toplantısının gündeminin 28/07/2020 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilerek 17/08/202 tarihinde şirket merkezinde yapıldığını, gündemin 6.maddesi finansal tedbirlerin müzakere edilmesi şeklinde olduğunu, tutanağın ... paragrafında genel kurul akabinde saat 16:00'da yönetim kurulu toplantısına geçileceğinin de tutanakta yer aldığını, davacı şirket temsilcilerinin yönetim kurulunun toplantı sebebinin ne olduğunu sorduklarında ... binasının satışı şeklinde cevap aldıklarını, genel kurulda, yönetimin sadece satışa ilişkin tespitlerin değerlendirilmesi görevi ile yetkilendirildiği, şirkete ait önemli miktarda mal varlığının satışının uygulama usul ve esaslarına aykırı olduğu belirtilerek toplantıyı terk ettiklerini, yönetim kurulunu oluşturan davalıların davacı şirket temsilcilerinin toplantıyı terki sonrasında ... parsel kayıtlı \"mağaza nitelikli\" A-1 nolu bağımsız bölümün ... Bankası tarafından yaptırılan 22/07/2020 tarihli kıymet takdiri ekspertiz raporundaki 83.175.000,00 TL değer tespiti esas alınarak en ciddi ve avantajlı teklif olduğu belirtilen 100.000.000,00 TL + KDV bedelle satışına ilişkin yönetim kurulunu düzenlediklerini, müvekkili şirket temsilcileri toplantıda bulunmamasına karşın tutanakta toplantıya katıldıkları halde oy kullanmaktan imtina ettikleri ibaresinin yazıldığını, satışa ilişkin yönetim kurulu kararının batıl, yoklukla malul ve geçersiz olduğunu, genel kurul kararının noter onayı ve ticaret sicil müdürlüğüne tescili işlemleri gerçekleşmeden alınan yönetim kurulu toplantı tutanağı ile bu genel kurulda alınan kararların geçersiz olduğunu, bir an için genel kurul kararının geçerli olduğu kabul edilmiş olsa bile yönetim kurulu kararının usul, yasa, yönetmelik, iyi niyet ilkelerine aykırı olmakla yok hükmünde olduğunu, TTK'nın 390.maddesindeki açık hüküm gereğince üyelerin kabul ya da ret şeklinde görüşlerini belirtmesi gerektiğini, çekimser ya da başka suretle oy kullanılamayacağı, toplantıya katılıp da imzadan imtina edilmesi şeklinde bir usul, yasa ve yönetmelik tarafından düzenlenmediğini, karara ret ya da muhalif olma hak ve yetkisi olan üyenin imzadan imtinasının düşünülemeyeceğini, müvekkillerinin yer aldığı bir toplantı ve müzakerenin gerçekleşmediğini, şirket yönetim kurulunun gayrimenkul satışına ilişkin yapmış olduğu işlemde hukuki ehliyetinin bulunmadığını, genel kurulun, yönetim kuruluna şirkete ait taşınmaz satışı konusunda yetki vermediğini, bu şekliyle satış işleminin yok hükmünde olup, herkese karşı ileri sürülebileceğini, genel kurul kararının taşınmaz satışına ilişkin olmadığını, önemli miktarda şirket mal varlığının satışının karar nisapları da göz önünde bulundurularak, şirketin yönetilmesine ilişkin önemli bir kararın pay sahiplerinin zararına bir durum oluşturmaması da amaçlanarak şirket güvenliği için getirilmiş bir düzenleme olduğunu, davalı ... ... A.Ş.'nin satışa konu taşınmaz hakkında hiç bir araştırma, değerlendirme yapmadığını, ... ... A.Ş.'nin yönetim kurulunun da alıcı şirketle ilgili bir işlem tesisine ilişkin kayıt ve belge söz konusu olmadığını, tarafların temsil yetkisini kötüye kullandığı, satış işleminin taraflar arasında önceden tasarlanan hileli işlemlere dayalı olduğu, yapılan işlemin muvazaalı bir işlemin gerçekleşmesine esas olarak şekli anlamdaki bir işlemin gerçekleşmesi amacına yönelik olduğunu, satışın ... ... A.Ş.'nin hissedarı olan davacı şirketin zararına yönelik bir işlem olup, taşınmaz satışının geçersizliği, davalının TMK'nın 1023 maddesi kapsamında tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağını, tapu kaydının mevcut haliyle yolsuz tescil olduğunu, satışa ilişkin olarak düzenlenen yönetim kurulu kararının noter onayı ile satış tarihinin aynı olmasının dahi bu kadar büyük çaplı bir işlemde taraflar arasındaki iş birliğinin belgeli göstergesi olduğunu, davalı yönetim kurulu üyelerinin davalı ... ... .. A.Ş. adına tapu kaydında tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali şeklinde bir karar tesis edilmemesi halinde, şirketin yargılama sürecinde yapılacak işlemler sonucunda en az 42.000.000,00 TL + KDV bedelinde ve 100.000.000,00 TL taşınmaz bedelinin kredi borcuna istinaden ödenmemesinden kaynaklı zararlara sebebiyet verdiğinin ortaya çıkacağını, TTK'nın 552.maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal etmeleri halinde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan TTK'nın 557.maddesi hükümlerinde, yönetim kurulu üyelerinin her birinin diğerleri ile birlikte müteselsilen sorumlu olacağının düzenlendiğini belirterek davalı ... A.Ş.'nin 17/08/2010 tarihinde (yargılama sırasında 2020 olduğu, 2010'un sehven yazıldığı belirtilmiş) yapılan 2019 yılı genel kurulunun hukuka aykırı olduğunun tespitine, ... .. .A.Ş. Yönetim kurulunun 17/08/2020 tarihli şirkete ait ... parselde 2.bodrum kat 1.bodrum zemin 1.kat 1 nolu A1 Blok mağaza nitelikli taşınmazın satışına ilişkin yönetim kurulu kararının hukuka aykırı ve geçersiz olduğunun tespitine, taşınmazın davalı ... ... ... A.Ş. adına olan tapu kaydının iptali ile ... .. A.Ş. adına tesciline, davalı ... ... A.Ş.'nin taşınmazı hukuka aykırı bir şekilde kullanması nedeniyle aylık kira bedelinin tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin 19/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... ... A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, taşınmaz satışının iptali ve tapu tescil talebinin kabulü yönünde kanaat oluşmaması halinde ise davalı şirket yöneticilerinin taşınmazı hukuka aykırı bir şekilde ve piyasa değerinin çok altında satmaları nedeniyle davacı şirkete verdikleri zararın tespitine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL'nin 19/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının dilekçesinde satış bedeli olarak kabul ettiği 100.000.000,00 TL + KDV'ye isabet eden tutarın peşin harcını ikmal etmesi için kesin süre verilmesi gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu, dava konusu olayda müvekkiline gösterilen yetki belgesinin satış işlemini yapmaya yeterli olduğunu, aynı belgenin tapu sicil müdürlüğü tarafından da yeterli görüldüğünü, toplantı ve kararlar sürecinin müvekkili dışında gerçekleşen, ne denli doğru olup olmadığını bilemedikleri hususlar olduğunu, müvekkilinin taşınmazı emlakçılar vasıtasıyla gördüğünü, birkaç ay süren inceleme ve pazarlık aşamasından sonra edindiğini, davacı yanın iddia ettiği gibi bir günde biten bir süreç olmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı edinen iyi niyetli kişi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tDiğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının taşınmazın değerinin 167.560.000,00 TL olduğu iddiası karşılığında dava değeri üzerinden eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, dava konusu edilen genel kurul tutanağının incelenmesinde kararların oy birliğiyle alındığını, şirketin içinde bulunduğu olumsuz mali tablonun davacı tarafça da bilindiğini, davacı temsilcilerinin ve davalı konumunda gösterilen yönetim kurulu üyelerinin oy birliği ile birbirlerini ibra ettiklerini, gerçekleşen ibraya karşılık davacının böyle bir haksız dava açmasının samimiyetsizliği ortaya koyduğunu, dava konusu genel kurul ve yönetim kurulu toplantısının 17/08/2020 tarihinde yapıldığını, yasal 3 aylık dava açma süresinin geçtiğini, davacının kendi iddiasına göre dahi en geç yönetim kurulu toplantısı yapılırken satışı öğrendiğini ve satışın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra işbu davanın açıldığını, davacının iddiasının inandırıcı olmaktan uzak olduğunu, taşınmaz satışına ilişkin tekliflerin değerlendirilmesi de dahil her türlü tedbirin alınması gerektiğinin toplantıya katılanların oy birliği ile kabul edildiğini, toplantıda davacının iki avukatının da bulunduğunu, bütün katılımcıların konu hakkında bilgi sahibi olduğunu, bütün yönetim kurulu üyelerinin hem genel kurul toplantısında hem de telefon aracılığı ile davet edilip toplantıda hazır bulunduklarını, toplantı usulüne ilişkin itirazlarda hukuki yarar bulunmadığını, davacı yönetim kurulunun toplantı amacını, satışa ilişkin detayları çok iyi bildiğini, dava konusu mağazanın ana taşınmazdaki hissesi incelendiğinde önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı olmadığının görüldüğünü, müvekkillerinin şirket menfaatine hareket ettiklerini, taşınmazın piyasa rayici üzerinde bir bedel ile satıldığını, satış bedelinin doğrudan kat edilme tehlikesi bulunan şirketin kredi borcuna aktarıldığını, müvekkillerinin kaynak yarattığını ve kredi borcunu ödediklerini, ödenmemiş kredi borcu varken başka bir öz kaynak yaratma vb bir alternatif, bir çıkış yolu bulunmazken taşınmaz satılması değil, satılmaması, çekimser kalınması, davacı taraf temsilcilerinin yaptığı gibi toplantıda hazır bulundukları halde imzadan imtina edilmesi gibi vakıaların sorumluluk doğurması gerektiğini, satış işleminde usulden ve esastan herhangi bir aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacının davalı ... ... A.Ş. ve ... ... ... A.Ş.'ye yönelik açılan tapu iptal ve tescil davasına konu, taşınmazın tapuda belirtilen satış değeri üzerinden tapu iptal ve tescil davası yönünden peşin harcı ikmal etmek üzere 14/10/2021 tarihli celsede davacı vekiline duruşma gününe kadar kesin süre verilerek duruşmanın 17/11/2021 tarihine bırakıldığı, davacı vekilinin celse arası sunduğu dilekçe ile adli yardım talebinde bulunduğu, 17/11/2021 tarihli celsede davacı şirketin vasfı ve dosya kapsamı da nazara alınarak adli yardım talebinin reddine karar verildiği, bu hususta gerekçeli karar yazıldığı, karara karşı davacı vekili tarafından itiraz yoluna başvurulduğu, Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nin 2022/22 D.iş sayılı, 31/01/2022 tarihli kararı ile adli yardım isteminin reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, 09/03/2022 tarihli oturumda 2 nolu ara kararı ile davacı vekiline tapu iptal ve tescil davası yönünden satış değeri üzerinden harcı ikmal etmek üzere 27/04/2022 duruşma gününe kadar kesin süre verildiği, 27/04/2022 tarihli celsede harç tamamlanmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yasal 3 aylık süre içerisinde harç tamamlanarak yenileme işlemi yapılmadığından tapu iptal tescil davasının açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği, davacının tapu iptal tescil taleplerinin mümkün olmaması halinde davalı şirket yöneticisi gerçek kişiler yönünden taşınmazı hukuka aykırı bir şekilde ve piyasa değerinin çok altında sattıkları iddiası ile bu davalılara karşı zarara yönelik tazminat isteğinde bulunduğu, bu haliyle bu zarar davasının terditli dava olduğu, HMK'nun 111/2. maddesi uyarınca, tapu iptal ve tescil davası usulden harç tamamlanmadığından dosyasının işlemden kaldırıldığı, esastan verilmiş bir karar olmadığından terditli talep olan şirket yöneticilerinin sorumluluğuna yönelik tazminat davasının bu sebeple (esası incelenemeyeceğinden) reddine karar vermek gerektiği, davacının, davalı ... ... A.Ş.'ye karşı açtığı, davalı ... ... A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli genel kurul kararının hukuka aykırı olduğunun tespiti davası yönünden genel kurul kararlarının iptal sebeplerinin TTK'nun 445. maddesinde, iptal davası açabilecek kişilerin 446. maddede düzenlendiği, iptal davasının karar tarihinden itibaren 3 ay içinde açılabileceği, bu sürenin hak düşürücü süre olduğu, davanın toplantı tarihi itibariyle 3 aylık süreden sonra açıldığı, işbu davada genel kurul kararının hukuka aykırı ve geçersiz olduğu iddiasına bulunularak bu hususun tespiti talebinde bulunulduğu, bu hali ile 3 aylık hak düşürücü süreye tabi olmadığı, iddianın dayanağı olarak da genel kurul kararının TTK'nun 422/2 ve Anonim Şirketler Genel Kurul Toplantılarına Dair Yönetmeliğin 29. maddesinde belirtilen usul ve esaslarda belirtilen hükümlerde düzenlenmediği sürece mutlak butlan ve malul ve yok hükmünde olduğu iddiasına dayandırıldığı, bu düzenlemenin genel kurul sonrası tescil ilan prosedürüne ilişkin olup, genel kurul toplantısının yapılmasını etkileyen bir düzenleme olmadığı, TTK'nun 447. maddesinde butlan hususunun düzenlendiği, a,b,c bentleri halinde batıl olan kararların belirtildiği, işbu davada bu bentlerde sayılan iddiaların ileri sürülmediği, geçersizlik hali olarak bir durumun oluşmadığı, muhalefet şerhi konulan madde ile ilgili olarak gerektiğinde 3 ay içerisinde iptal davası açılabileceği, böyle bir davanın da açılmadığı, diğer maddelerde muhalefet şerhinin de bulunmadığı gibi geçersizlik durumunun da olmadığı, toplantı nisabının da sağlandığı, davacının davalı ... ... A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli genel kurul kararının hukuka aykırı olduğunun tespiti davasının reddine karar vermek gerektiği, davacının, davalı ... ... A.Ş.'ye karşı açtığı, davalı ... ... A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli yönetim kurulu kararının hukuka aykırı olduğunun tespiti davası yönünden TTK'nun 391. maddesinde yönetim kurulunun batıl kararlarının sayıldığı, d bendinde diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin olarak belirtildiği, davacı tarafça yokluk sebebi olarak toplantının genel kurul toplantısından hemen sonra saat 16:00'da yapılıp toplantı gündeminin genel kurulda gündem maddesi belirtilmeden tebliğ edildiği, TTK'nun 390. maddesinde müzakerelerin başlayabilmesi için üye tam sayısının yarısından 1 fazlasının toplantıda hazır bulunması şartının bulunduğu, bu şartın gerçekleşmediği, ayrıca tutanağın yönetim kurulu toplantısında hazır bulunan üyeler tarafından imzalanmasının zorunluluk olduğu, imzadan imtina olarak yazıldığı, sebebinin belirtilmediği gibi, davacı şirket yetkililerinin müzakereye başlamadan önce toplantıyı terk ettiği bu nedenle geçersiz olduğu iddialarına dayandırıldığı, davalı ... ... A.Ş. yönetim kurulunun 7 kişiden oluştuğu, bunlardan 3'ü olan ..., ..., ...'ın davacı şirketin yetkilileri olduğu, TTK'nun 390. maddesi kapsamında yönetim kurulu kararının iptal davasının değerlendirilmesinde, davacı şirket yetkilileri olan yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ...'ın toplantıya katıldığı halde imzadan imtina ettiklerinin belirtilerek diğer 4 kişi tarafından karara ilişkin tutanağın imzalandığı, dinlenen tanık ... ... A.Ş.'nin muhasebecisi ...'nun tanıklık beyanı ve tüm dosya kapsamı itibariyle yönetim kurulu toplantı saatinde tüm yönetim kurulu üyelerinin olduğu, bir süre sonra davacı şirket yetkilileri olan yönetim kurulu üyelerinin toplantı salonundan ayrıldığı, diğer 4 yönetim kurulu üyesi tarafından toplantıya devam edildiği, yaklaşık 30 dakika sonra kendisinin çağrılıp kararların tutanağa geçirildiğinin belirtildiği, böylece davacı şirket yöneticilerinin katılımı ile alınan karar olmadığı, ayrıca toplantı salonunu terkleri sonrası toplantının devam ettiği, kararların alınıp bitmesi aşamasında bulunmadıkları halde toplantı tutanağının toplantıya katıldıkları halde oy kullanmaktan imtina olarak yazıldığı, bu durumun toplantının gerçekleşmiş şekline aykırı olduğu, bu haliyle toplantının ve alınan yönetim kurulu kararının geçersiz olduğu kanaatine varıldığı, bu durumda TTK'nun 391/4. maddesindeki hususla ilgili bir değerlendirme yapılmasına gerek olmaksızın (geçersizlik sebebi de nazara alınarak) davalı ... ... A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli yönetim kurulu kararının hukuka aykırı olduğu ve geçersiz olduğuna ilişkin davanın kabulüne karar vermek gerektiği, davacının davalı ... ... ... A.Ş.'nin dava konusu taşınmazı hukuka aykırı bir şekilde kullandığı iddiası ile bu davalının satıştan sonraki dava tarihine kadar kullanım dönemine yönelik ecrimisil davasına ilişkin olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın 19/08/2020 tarihli satış sonrası davalı ... ... ... A.Ş.'nin mülkiyetinde olduğu, tapu kaydının ... ... ... A.Ş. adına kayıtlı olduğu, iptal davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği, iptal edilmiş bir tapu kaydının bulunmadığı, bu haliyle kullanımın yasaya aykırılığının bulunmadığı ve buna dayalı ecrimisilin bu aşamada istenemeyeceği gibi bu davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulmadan açılacak davalardan olmadığı, dava şartı koşulunun yerine gelmediği, bu davanın terditli dava niteliğinde de olmadığı, yasal koşulları oluşmayan ecrimisil davasının reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının, davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merkezi A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli genel kurul kararının hukuka aykırı olduğunun tespiti davasının reddine, davacının, davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merkezi A.Ş. 17/08/2020 tarihli yönetim kurulu kararının hukuka aykırı ve geçersiz olduğunun tespiti davasının kabulü ile, davalı ... Alışveriş İş ve Yaşam Merkezi A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, davacının ecrimisil davasının reddine, davacının tapu iptal ve tescil davasının açılmamış sayılmasına, davacının tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde sorumluluk davasının tapu iptal ve tescil davası kapsamında terditli dava olup, açılmamış sayılmaya karar verilmekle reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, taşınmazın değerini vererek satın aldığını, satışa konu taşınmazın şirketin tek taşınmazı veya varlığını ortadan kaldıran niteliği bulunmadığını, şirket temsilcisinin satış işlemini gerçekleştirebileceğini, anonim şirketlerde şirket taşınmazının münferiden satımına karar verme yetkisinin temsilcide olduğunu, esas sözleşme yahut bir genel kurul kararı ile şirket, taşınmaz satımı işlemi ile ilgili olarak kanunen tescil ve ilanı caiz olmayan başka türden bir sınırlama yapmışsa, bu halde sınırlamanın üçüncü kişiye karşı ileri sürülebilmesi için, onun bu konudaki iyiniyetinin ortadan kaldırılması gerektiğini, üçüncü kişinin iyiniyetinin ortadan kaldırılmış olması kaydıyla şirketin yapılan taşınmaz satımı işlemi ile bağlı olmadığını iddia edebileceğini, taşınmaz satımı konusunda genel kurulun geçerli olarak alınmış bir sınırlandırıcı kararı olsaydı ve buna aykırı olarak yönetim kurulu tarafından taşınmaz satışı gerçekleştirilmiş olsaydı dahi işlemin yine şirketi bağlayacağından ve anonim şirket yönetim kurulunun şirkete ait bir gayrimenkulü satmak için genel kurul tarafından özel olarak yetkilendirilmesi de gerekmediğini, temsil yetkisinin, tescil ve ilanına izin verilmeyen haller dışında sınırlandırılmasının, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemese de sınırlamalara uymayan yöneticilerin diğer şartlar da yerine gelmişse, şirkete karşı sorumlu olduğunu, yönetim kurulunun karar alması gerekmeyen bir konuda karar almış olması karşısında bu kararın yok hükmünde sayılmasının da yasal düzenlemeler çerçevesinde usul ve yasaya uygun olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının hatalı yorumlandığını, gerçek duruma aykırı karar verildiğini, davacı şirket temsilcilerinin toplantıyı terk etmesinden sonra dahi kanunun yönetim kurulu toplantıları için aradığı çoğunluğun mevcut bulunduğunu, kararın kanuna aykırı olmadığını, davacı toplantıya katılıp aleyhe oy kullansaydı sonucu değiştirip değiştireceğinin tartışılması gerektiğini, davanın iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının hukuki yararının bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kurul ve yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespiti, ecrimisil, tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde tazminat istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tİlk derece mahkemesince tapu iptal ve tescil davasının açılmamış sayılmasına, genel kurul kararı hakkında açılan davanın reddine, ecrimisil davasının reddine, tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde sorumluluk davasının tapu iptal ve tescil davası kapsamında terditli dava olup, açılmamış sayılmaya karar verilmekle reddine, yönetim kurulu kararı hakkında açılan davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı ... ... A.Ş. vekili ile diğer davalılar vekilinin süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçeleri üzerine istinaf incelemesi için dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacı vekili Av. ... UYAP üzerinden sunduğu 13/05/2025 tarihli e-imzalı dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.   <br> Bilindiği üzere feragat, 6100 sayılı HMK'nun 307. maddesinde; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır. Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Aynı Kanun'un 311. maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açıklanmıştır. Davadan feragatin, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi olması sebebiyle dilekçede açıkça gösterilmesi, kayıtsız ve şartsız olması gerektiği kuşkusuzdur.<br>\tDavacı vekilinin dosya içerisinde yer alan Ankara 16. Noterliğinin 15/08/2024 tarihli 18524 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.   <br>\tHal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf aşamasında davadan feragat ettiği, davalı ... ... A.Ş. vekili ile diğer davalılar vekilinin istinaf itirazlarının sadece ilk derece mahkemesinin yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti kararına ilişkin bulunduğu, ilk derece mahkemesinin tapu iptal ve tescil davasının açılmamış sayılmasına, genel kurul kararı hakkında açılan davanın reddine, ecrimisil davasının reddine, tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde sorumluluk davasının tapu iptal ve tescil davası kapsamında terditli dava olup, açılmamış sayılmaya karar verilmekle reddine ilişkin karara karşı herhangi bir istinaf başvurusu bulunmadığı, anılan kısımlara ilişkin açılan davada verilen kararın kesinleştiği, davacı vekilinin istinaf aşamasındaki davadan feragatinin kararın kesinleşen kısımları yönünden sonuç doğurmayacağı, davacı vekilinin istinaf aşamasındaki davadan feragatinin sadece davalılar vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurduğu yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı üzerinde etkili bulunduğu gözetilerek davalı ... ... A.Ş. vekili ile diğer davalılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin kısım yönünden kaldırılmasına, ilk derece mahkemesinin tapu iptal ve tescil davasının açılmamış sayılmasına, genel kurul kararı hakkında açılan davanın reddine, ecrimisil davasının reddine, tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde sorumluluk davasının tapu iptal ve tescil davası kapsamında terditli dava olup, açılmamış sayılmaya karar verilmekle reddine ilişkin kararı kesinleştiğinden anılan talepler yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı ... ... A.Ş. vekili ile diğer davalılar vekilinin istinaf başvurularının davacı vekilinin istinaf aşamasında davadan feragat ettiği gözetilerek ayrı ayrı KABULÜNE,<br>2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2022 tarih 2021/488 Esas 2022/436 Karar sayılı kararının davalı ... ... A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin kısım yönünden KALDIRILMASINA,<br>3-İlk derece mahkemesinin tapu iptal ve tescil davasının açılmamış sayılmasına, genel kurul kararı hakkında açılan davanın reddine, ecrimisil davasının reddine, tapu iptal ve tescil, olmadığı taktirde sorumluluk davasının tapu iptal ve tescil davası kapsamında terditli dava olup, açılmamış sayılmaya karar verilmekle reddine ilişkin karar kesinleştiğinden anılan talepler yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>4-Davalı ... ... A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>5-Davalı ... ... A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin davanın feragat nedeniyle reddi kararı yönünden alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden 410,26 TL harçtan anılan talep yönünden dava dosyasında peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu bakiye 329,56 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,  <br>\t6-Davacı tarafından davalı ... ... A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin talep yönünden yapılan yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalı ... ... A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin dava yönünden davalı ... ... A.Ş. tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-Davalı ... ... A.Ş.'nin 17/08/2020 tarihli yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin dava yönünden davalı ... ... A.Ş. yargılama aşamasında vekille temsil edildiğinden davalı ... ... A.Ş. yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, <br>\t9-HMK'nun 333. maddesi gereğince bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>\tB)1-Davalı ... ... A.Ş. tarafından peşin yatırılan 179,90 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,<br>\t2-Davalı ... ... A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 91,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 583,00 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, <br>\t3-Diğer davalılar tarafından peşin yatırılan 179,90 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde diğer davalılara iadesine,<br>\t4-Diğer davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davadaki haklılık durumu gözetilerek davacıdan alınarak anılan davalılara verilmesine, <br>\t\t\t\t\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  \t\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/07/2025 <br><br>Başkan -             Üye -                   Üye -                 Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8df4dcd4e7b9ac28","SID":"5af511366ce9b32e"}}