{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/919 Esas<br>KARAR NO: 2025/1015<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/11/2024<br>NUMARASI: 2024/176 Esas, 2024/813 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 16/07/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Holding A.Ş.'ye ait ... Tic. A.Ş.'in ... nolu 30/09/2014-2015 tarihli ... nolu 30/09/2014-2015 tarihli emniyeti suistimal sigorta poliçesi ve ... nolu 31/03/2015-2016 tarihli ... nolu 31/03/2015-2016 tarihli genişletilmiş emniyeti suistimal sigorta poliçesi ile müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalı şirket ile davalı ... Hiz. A.Ş. arasında sigortalı şirketin Türkiye genelindeki mağazalarında biriken günlük nakit paraları toplayan ve topladığı paraların sayımını yaparak ertesi iş günü sigortalı şirketin banka hesabına yatırmak üzere 23/12/2013 tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davalı ... şirket yetkilileri tarafından 01/09/2015 ve 02/09/2015 tarihlerinde sigortalı şirketin mağazalarından nakit teslimatları alındığını ancak sigortalı ... Ticaret A.Ş.'nin banka hesabına yatırılmadığını, bu sebeple müvekkili şirketin sigortalısına toplam 391.135,04-TL ödediğini, dava konusunu oluşturan hasardan dolayı davalı ... şirketinin ve bu şirketin sigortalandığı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğunu belirterek 16/12/2015 tarihinde 37.500,00-TL, 16/12/2015 tarihinde 37.500,00-TL, 17/12/2015 tarihinde 158.067,52-TL ve 17/12/2015 tarihinde 158.067,52-TL olarak ödenen toplam 391.135,04-TL tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP  Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... için düzenlediği ... paket sigorta poliçesine konu taşınan para sigortası güvencesinin ...'nin bordrosuna kayıtlı ve görevlendirdiği personeli tarafından nakit veya kıymetlerin taşınması sırasında meydana gelebilecek zararları hırsızlık sigortası genel şartları ve poliçede yazılı klozlar gereğince teminat altına aldığını, ...'in 04/09/2015 tarihinde şirketlerinin sigortalısı ...'nin hakim ortağı ... hakkında emniyeti suistimal nedeni ile suç duyurusunda bulunduğunu, kasıtla meydana gelen bu zararın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, şirketin hakim ortağının iradesi ile emniyeti suistimal gerçekleşmiş ise bu iradenin aynı zamanda sigorta ettirenin iradesini teşkil edeceği, bunun aksine yapılan sözleşmelerin geçersiz olacağı, ...'nin hakim ortak ve yönetim kurulu başkanı olması sebebi ile tüzel kişilik perdesinin ortadan kalkacağı ve ...'nin iradesinin ...'nin iradesi ile özdeş kabul edilmesi gerektiğini, kanunun sigortalının emredici hükümlere, ahlaka, kamu yararına, kişilik haklarına aykırı bir fiilden doğabilecek bir zararı teminat altına almak için sigorta yapılamayacağını düzenlendiğini, sigorta ettirenin kendi emniyeti suistimalinin sebep olacağı zararları sigorta ettirmesinin hukukun temel ilke ve emredici hükümlerine aykırı olduğunu, yapılması halinde sigortanın geçersiz olacağını, TTK'da sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacı ile bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde sigortalının tazminat borcundan kurtulacağı ve prime hak kazanacağının düzenlendiğini, sigortalının rizikoyu kasten veya hile ile gerçekleştirmesi hallerinin sigorta güvencesi dışında olduğunu, emniyeti suistimal suçunun kasten işlenebileceğini ve şirketlerinin sigortalı ...'nin kasten işleyeceği emniyeti suistimal suçu sigorta teminatı kapsamında bulunmadığını, sigortalının kasten sebebiyet verdiği zararların sigorta teminatı kapsamında bulunmayacağı, hırsızlık sigortası genel şartları kapsamında da zararın teminat kapsamı dışında kaldığını, sigorta ettirenin poliçe yapıldıktan sonra rizikoyu ağırlaştırmamak yükümlülüğü bulunduğu, ağırlaşması halinde 10 gün içerisinde sigortacıya bildirim yükümlülüğü bulunacağı, sigortalının kastı ile meydana gelen riziko değişikliğini hasardan sonra öğrenen sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, ihbarın geç yapılması nedeni ile artan zarardan şirketlerinin sorumlu olmayacağını, huzurdaki davanın 01/09/2015-02/09/2015 tarihleri arasında meydana gelen zararlara ilişkin olduğunu, ... sigorta tarafından dava konusu poliçe 29/08/2015 saat 00:01 tarihi itibari ile prim borçlarının ödenmemesi sebebi ile fesih ettiğini, ...'ye prim borçlarının ödenmesi için çekilen ihtarın 18/08/2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen prim borçlarının ödenmediğini, poliçenin ... Sigorta ve ... ile akdedildiği ve davacının sigortalısına ihtar yükümlülüğü bulunmadığı, davacının sigortalısı ...'e Üsküdar ... Noterliği'nin 31/08/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile poliçenin feshedildiğinin bildirildiğini, ihtarnamenin ...e 01/09/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, buna rağmen 02/09/2015 tarihinde ...'nin para toplamasına engel olmayarak basiretli tacir gibi davranmadığını ve zararın artmasına sebebiyet verdiğini, davacının senetle ispat zorunluluğunu yerine getirmediğini, zararın iddiasının ispatsız kaldığını, davacı tarafından sunulan belgelerde ... çalışanlarının imzasının olduğunu ancak ... adına bir imza bulunmadığını, ...'ye teslimat yapıldığı ve paranın sayıldığını ispat edecek bir delil bulunmadığını, sözleşmede nakit para sayımının kamera kaydına dayanacağı belirtilmiş olmasına rağmen kamera kayıtlarının bulunmadığı, ...'nin borcu kabulünün ... Sigorta şirketini bağlamayacağı, ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun doğacak olması halinde poliçede yer alan beher hasarda 75.000,00-USD muafiyet uygulanacağı, dava konusu olayda iki ayrı günde ayrı hasarların gerçekleşmesi sebebi ile 150.000,00-USD muafiyet tenzili uygulanması gerekeceği, faiz talebinin reddi gerektiği, hırsızlık sigortası genel şartları kapsamında sigortacının soruşturmanın tamamlanmasına kadar hasarı bekletebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Mahkemenin 2024/160 esas sayılı dosyasında görülmekte iken davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın tefrikine karar verilmesi neticesinde mahkemenin 2024/176 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda; davacı, dava dışı sigortalısına zararına karşılık toplam 391.135,04-TL ödeme yapmış olup TTK md. 1472 uyarınca halefiyete hak kazandığı, davalı ... Hizmetleri A.Ş., ... Tic. A.Ş.nin İstanbul'daki mağazalarından 01/09/2015 ve 02/09/2015 tarihinde teslim alınan paraları aralarındaki akdi ilişki gereği ... Tic. A.Ş.'nin hesabına yatırmaması sebebi ile sözleşmeye aykırı davrandığı ve TBK md. 113/2 uyarınca sorumlu olduğu, davalı ... Hizmetleri A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olan ...'nin işlediği haksız fiilden TMK 50/2 ve TTK 371/5 maddesi uyarınca sorumlu olduğu, dava konusu zararın yukarıda özetlenen ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporlarında yapılan teknik tespitler uyarınca davalı ... Hizmetleri A.Ş. ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında akdedilen poliçe teminatı kapsamında kalmadığı, diğer yandan davalı ... A.Ş.'nin prim borçlarını ödememesi sebebi ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sigorta sözleşmesini 29/08/2015 tarihinde feshettiği, bu nedenle de 1-2/09/2019 tarihinde gerçekleşen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Yerel Mahkeme kararında davalı ... Sigorta A.Ş'nin sigorta sözleşmesinin 29/08/2015 tarihinde feshettiği, bu nedenle de 1-2/09/2019 tarihinde gerçekleşen zarardan sorumlu tutulamayacağı denilmiş ise de dava konusu olayın 1-2/09/2015  tarihinde meydana geldiğini, Yerel Mahkemece davalı sigorta şirketi tarafından yapılan feshin geçerli olup olmadığının ve feshin 3. Kişiler bakımından geçerli olup olmadığının araştırılmaksızın karar verildiğini, bu sebeple yerel Mahkeme kararının incelemeye muhtaç olduğunu, davalı ... Sigorta şirketinin zararın meydana geldiği ana kadar aldığı primlerin gün esasına göre riskin gerçekleştiği tarihi teminat altına almaya yeterli olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından davalı şirkete gönderilen ihtarname ile poliçenin iptal edildiği iddia edilse de bilindiği üzere hırsızlık sigortası genel şartlarındaki iptal koşulları farklılık arz ettiğini, poliçenin genel şartlarında temerrüt sonuçlarının poliçede açık ve net şekilde açıklanması gerektiğinin hüküm altına alındığını ve burada TTK hükümlerine atıfta bulunulmadığını, toplam prim ile ödenen prim oranında bir değerlendirme yapıldığında hırsızlık fiilinin gerçekleştiği günde tahsil edilen prim miktarının fiil gününü hatta çok sonrasını dahi karşıladığı, dolayısıyla, mevcut teminatta ve o günkü poliçe teminatına karşılık gelen prim ile tahsil edilen primin fazlasıyla davalı ... Sigorta tarafından tahsil edilmiş olduğundan poliçenin iptal edildiği gerekçesi ile davalı sigorta şirketinin zarardan sorumluluğunun olmayacağına yönelik hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğundan karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru zarureti doğduğunu, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesini feshetmiş olması sebebi ile davanın reddine karar verilmişse de yapılan feshin geçerli olup olmadığı, 3. Kişiler bakımından geçerli olup olmadığı ve feshe kadar tahsil edilen primlerin davalının zarardan sorumlu tutulmasına yeteceği gözetilmediğinden yasaya ve hakkaniyete aykırı olarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde,  davacının istinaf talebinin reddine, İstanbul 3. ATM’nin usule ve yasaya uygun 2024/176 E. – 2024/813 K. sayılı kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davacının sigortalısına ait paranın sözleşmenin tarafı olan ... tarafından, sözleşme hükümlerine aykırı olarak sigortalının hesabına yatırılmaması sonucunda davacı tarafından sigortalıya ödenenen hasar bedelinin, hasara neden olduğu ileri sürülen sigortalı güvenlik firmasının sigortacısı konumunda bulunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosyanın İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/160 sayılı dava dosyasından tefrik edilerek Mahkemenin 2024/176 E. Sayısına kaydedildiği anlaşılmıştır. Somut olayda; dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin ... nolu 30/09/2014-2015 tarihli ... nolu 30/09/2014-2015 tarihli emniyeti suistimal sigorta poliçesi ve ... nolu 31/03/2015-2016 tarihli ... nolu 31/03/2015-2016 tarihli genişletilmiş emniyeti suistimal sigorta poliçesi ile  davacı sigorta nezdinde sigortalı olduğu, davacının sigortası ... ile davalının sigortalısı ... şirketi arasında, davacının sigortalısı ...in Türkiye genelindeki mağazalarında biriken günlük nakit paraları toplayan ve topladığı paraların sayımını yaparak ertesi iş günü ...in banka hesabına yatırmak üzere 23/12/2013 tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiği, dava dışı ... şirket yetkilileri tarafından 01/09/2015 ve 02/09/2015 tarihlerinde sigortalı ...in mağazalarından nakit teslimatları alındığını ancak sigortalı ...in banka hesabına yatırılmadığı, bu sebeple davacı şirketin sigortalısına toplam 391.135,04-TL ödediği, dava konusunu oluşturan olay dolayısıyla dava dışı şirketin sigortalısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu iddiasıyla  iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince tefrik kararından önce alınan ve 06/06/2018 tarihinde Uyap sistemi üzerinden sunulan bilirkişi heyet raporunda;  Dava konusu olayın hırsızlık sebebiyle meydana gelmediği, davalı ... Sigorta A.Ş. nin sigortalısı davalı şirketin (...) sözleşme kapsamında taşıdığı paraları alıcının banka hesabına teslim etmemesi sebebiyle meydana geldiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, iş bu poliçenin emniyeti suistimal hasarlarını teminat kapsamına almaması sebebiyle davacının zararının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen police teminatı kapsamında bulunmadığı, bu nedenle police iptal şartları kapsamında inceleme yapılmadığı belirtilmiştir.İlk derece Mahkemesince farklı bir bilirkişi heyetinden alınan 01/07/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı ... Hizmetleri A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi dava dışı ...'nin suç ve haksız fiil oluşturan davranışından davalı sigorta şirketinin sorumlu olması ve sigortalının sorumluluk teşkil eden olayı kasten gerçekleştirmesi sebebiyle de davalı sigortacı ...k Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun oluşmayacağı, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin diğer davalı sigortalısı ... A.Ş.'nin prim borçlarını ödememesi sebebiyle aralarındaki sigorta sözleşmesinin 29/08/2015 tarihi itibari ile feshetmesi sebebiyle de 01-02/09/2019 tarihinde gerçekleşen zarardan sorumlu olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporlarında yapılan teknik tespitler uyarınca davalı ... Hizmetleri A.Ş. ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında akdedilen poliçe teminatı kapsamında kalmadığı, diğer yandan davalı ... A.Ş.'nin prim borçlarını ödememesi sebebi ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sigorta sözleşmesini 29/08/2015 tarihinde feshettiği, bu nedenle de 1-2/09/2019 tarihinde gerçekleşen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde davalı sigorta şirketi tarafından yapılan feshin geçerli olup olmadığını ve feshin 3. Kişiler bakımından geçerli olup olmadığını araştırmaksızın karar verildiğini, feshe kadar tahsil edilen primlerin davalının zarardan sorumlu tutulmasına yeteceği gözetilmeden karar verildiğini ileri sürmüştür.Davalı ... Sigorta  şirketi ile dava dışı güvenlik şirketi arasında ... nolu ve 01.08.2013- 01.08.2016 tarihlerini kapsayan ... Paket Sigorta poliçesi düzenlendiği, poliçede sefer başı teminat tutarının 10.000.000,00 USD, yıllık azami tutarın 10.000.000,00 USD olarak belirlendiği, poliçenin, Hırsızlık  Sigortası Genel Şartları kapsamında teminata alındığı anlaşılmıştır. ... Paket Sigorta Poliçesinde teminat kapsamında “İşbu poliçe ile sigortalının bordrosuna kayıtlı ve görevlendirdiği personeli tarafından teminat alanı yukarıda belirtilen sınırlar içerisindeki nakit ve/veya kıymetlerin taşınması sırasında meydana gelebilecek zararlar Hırsızlık Sigortası Genel Şartları ve aşağıda yazılı klozlar gereğince teminat altına alınmıştır. Bu poliçe, taşınan para ve kıymetleri aşağıdaki hallere karşı teminat altına alır; A) Üçüncü kişiler tarafından silahla tehdit veya tecavüz veya zor kullanmak suretiyle vaki olacak gasp ve hırsızlık. B) Herhangi bir araç ile nakli esnasında aracın kazaya uğraması veya yanması neticesindeki ziya ve hırsızlık. C) Nakil esnasında mücbir sebepler neticesinde vaki olacak kayıplar.” olarak belirtilmiştir. Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.4. Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Haller” başlıklı m.4.5.'te “Sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce yapılan hırsızlık ve tahribatın”, poliçe ile teminat altına alınmadıkça kapsam dahilinde olmadığı düzenlenmiştir. Yine A.5. Teminat Dışında Kalan Haller m. 5.4. “Sigortalıyla birlikte yaşayan veya birlikte oturan kimseler tarafından yapılan hırsızlık ve tahribatı” teminat kapsamı dışında tutulmuştur. Ayrıca ... Paket Sigorta Poliçesinin “taşınan para özel şartları” kısmında \"2.Sigortalının ve/veya kıymetleri taşıyan personelinin ağır ihmalinden kaynaklanan zararlar teminattan hariçtir.” denilerek, davalı sigortalı ... Hizmetleri AŞ.nin personelinin ağır kusurundan kaynaklanan zararlar teminat dışında bırakılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 1434 maddesinde; sigorta priminin zamanında ödenmemesi halinde sigortacının sigorta ettirene on günlük süre vererek borcunu yerine getirmesini, aksi halde süre sonunda sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını ihtar edeceği, süre bitiminde borç ödenmemiş ise sigorta sözleşmesinin feshedilmiş olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda sigorta ettiren ... firmasının prim borçlarını vadesinde ödememesi nedeniyle davalı ... Sigorta tarafından keşide edilen Üsküdar ... Noterliği'nin 12.08.2015 tarihli ihtarname ile 189.811,46-USD ve 3.230,34 TL prim borcunun en geç 10 gün içinde ödenmesi, aksi halde poliçelerin feshedilmiş sayılacağı ihtar edilmesine rağmen, prim borçları ödenmemiştir. İhtarname muhataba 18.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yine davalı tarafından  sigortalısı ... Hizmetleri A.Ş'ne gönderdiği Üsküdar ...Noterliği'nin 31.08.2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, ihtara konu poliçelerin prim borçlarının, Üsküdar ...Noterliği'nin 12 Ağustos gün ve ... sayılı ihtarı ile verilen on günlük süre içinde ödenmediği, bu nedenle ihtarnamede bahsi geçen poliçelerin ihtarnamenin tebliğ tarihini takip eden on günlük sürenin sonunda 29.08.2015 saat 00:01 itibari ile feshedilmiş sayıldığı bildirmiştir. Bu durumda davalının TTK'nın 1434 maddesi uyarınca sözleşmeyi 29.08.2015 tarihi itibariyle  feshettiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamından, dava dışı ... Şirketi'nin 23.12.2013 tarihli sözleşme uyarınca dava dışı ...in Türkiye çapındaki mağazalarında biriken günlük nakit parayı teslim alarak ertesi günü davacının sigortalısı dava dışı ...in ait banka hesaplarına yatırması gerekirken, 01.09.2015 ve 02.09.2015 tarihlerinde davacının sigortalısı ...in İstanbul'da faaliyet gösteren mağazalarından toplanan paraların, takip eden günler olan 02.09.2015 ve 03.09.2015 tarihlerinde  davacının sigortalısı ...in hesabına yatırılmadığı, dava dışı ... Şirketinin hakim ortağı ve tek yönetim kurulu üyesi olan ... ile şirket çalışanı ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmaları istemiyle İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/27 Esas sayılı dosyası ile açılan kamu davası neticesinde, Mahkemenin 2018/27 Esas, 2018/348 Karar sayılı kararı ile ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyete ve hükmün CMK 231/5 maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş,  karar 26.06.2018 tarihinde kesinleşmiştir.TMK'nın 50. maddesinde; tüzel kişinin iradesinin organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, yine organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir.TTK'nın 1404.maddesinde, sigorta ettirenin veya sigortalının kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı bir fiilinde doğabilecek bir zararın teminat altına almak amacıyla sigorta yapılamayacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 1429/1. maddesinde \"Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez\" şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nın 1477 maddesinde de, sigortacının sigortalının sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir.Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler ile İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2018 tarihli kararı içeriğine göre, sigorta zararının,  davalının sigortalısı ... Hizmetleri A.Ş. 'nin temsile yetkili yönetim kurulu üyesi ve hakim pay sahibi  dava dışı ...'nin  hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçu teşkil eden davranışları nedeniyle oluştuğu anlaşılmıştır. Dava dışı ... ile davalı ... Sigorta arasında düzenlenen ... Paket Sigorta Poliçesinde ise, sigortalının ve/veya kıymetleri taşıyan personelinin ağır ihmalinden kaynaklanan zararların sigorta teminatı kapsamı dışında olduğu, dava dışı sigortalı şirketin yönetim kurulunu oluşturan dava dışı ...'nin suç teşkil eden haksız fiilinden dava dışı sigortalı şirketin sorumlu olması (TMK 50/2)  rizikonun, bizzat sigortalı tüzel kişinin organının suç ve haksız fiil teşkil eden kasdi davranışı ile gerçekleştirilmesi nedeniyle,  davalının TTK'nın 1404, 1429 ve 1477. maddeleri gereği tazminat ödeme sorumluluğu bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Diğer taraftan, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1327 Esas, 2020/675 Karar sayılı dosyasında, davacının dava dışı sigortalısı ... AŞ Şirketi tarafından aynı sözleşme ve poliçe kapsamında davalı sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası neticesinde;  sigorta zararının, davalının  sigortalısı ... Hizmetleri A.Ş.'nin organı / temsile yetkili yönetim kurulu üyesi dava dışı ...’nin emniyeti suiistimal suçu teşkil eden davranışları (mağazalardan toplanan paraların bankaya yatırılmayıp şirket işlerinde kullanılması vs.) sebebiyle oluştuğu; zararın sigorta teminatı dışında kaldığı ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı sigorta şirketinin davaya dayanak sigorta poliçesi uyarınca ödenmeyen prim borçlarının ödenmesi, ödenmediği takdirde sözleşmenin feshedildiğinin bildirimine ilişkin ihtarnamenin dava dışı sigortalıya 18.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda davalının sigorta sözleşmesini 29.08.2015 tarihinde feshettiği ve 01-02.09.2016 tarihinde gerçekleşen zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13 HD 2021/698 Esas, 2023/1046 Karar sayılı 22.06.2023 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiş ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/4738 E-  2024/8032 K sayılı 19.11.2024 tarihli kararı ile onanmıştır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/176 Esas, 2024/813 Karar sayılı ve 07/11/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a2ebe92ca7b203a5","SID":"54d3979234691d24"}}