{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/634 <br>KARAR NO: 2025/1219<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/03/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2025/222 Esas<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>DAVA TARİHİ: 11/03/2025<br>İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 26/03/2025 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilinin halka açık davalı şirketin %0,64'ünü oluşturan A grubu imtiyazlı pay sahibi olduğunu, İstanbul Anadolu 8. ATM'nin kararıyla 12/12/2024 tarihli şirket olağanüstü genel kurul toplantısının kayyım aracılığıyla yapıldığını; 3 nolu gündem maddesinde özel denetçi atanmasına karar verildiğini, TTK 438/1'e göre ortağın özel denetim talebi için bir gerekliliğin bulunmasının ve daha önce bilgi alma veya inceleme haklarının kullanılması gerektiğini, 437/5'e göre bilgi alma ve inceleme istemi kabul edilmeyen ortağın özel denetime son çare olarak başvurulabileceğini, 439/2'de ortağın veya şirketin zarara uğraması şartının arandığını; özel denetçi talep eden ortağın 2022 ve 2023 yılı toplantılarında bu hususta sorusunun, bilgi alma ve inceleme talebinin bulunmadığını, 25/01/2024 tarihli 2022 yılı toplantı tutanağında anılan ortağın bilgi alma talebinin Ocak ve Şubat 2024'teki bir takım varlık alım satımlarına ilişkin olduğunu, bu nedenlerle kararın geçersiz olduğunu; 4 nolu gündem maddesinde de, imtiyazlı payların kaldırılması yönünde esas sözleşme değişikliğine karar verildiğini, müvekkiline tanınan ve yönetim kurulunu belirleme imkanı veren imtiyazın sözleşmenin 7. maddesinde düzenlendiğini, bu maddenin 6, 9, 13 ve 17. maddelerle bağlantılı olduğunu, yatırımcıların hisseleri alırken KAP'taki esas sözleşme ve imtiyazlı pay bilgisini gördüklerini, TTK 454/1'e göre genel kurulun esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin karar imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal ederse kararın bu pay sahiplerinin yapacakları özel toplantıda alacakları bir kararla onanmadıkça uygulanamayacağını, müvekkilinin karara muvafakatı olmadığından butlanla malul olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 12/12/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3 ve 4 nolu gündem maddelerindeki kararların batıl olduğunun tespitine, aksi halde kararların iptaline ve kararların TTK 449 uyarınca yürütmesinin geriye bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece 26/03/2025 tarihli ara kararla, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı, tedbir kararı verilmemesi ve alınan kararların icra edilmesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkansız hale geleceğinden bu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı  ve bir zararın doğacağına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebenin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek, genel kurul toplantısının 3 nolu gündem maddesindeki özel denetçi kararının müvekkili A grubu imtiyazlı pay sahibinin haklarını zarara uğratacağını, özel denetim talebi şartlarının bulunmadığını; 4 nolu gündem maddesindeki kararın, A grubu imtiyazlı pay sahibi müvekkili ile diğer ortaklar bakımından geri dönülmesi imkansız ve telafisi güç zararların doğmasına sebep olacağını ve yaklaşık ispatın sağlandığını belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve genel kurul kararlarının yürütmesinin geriye bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>GEREKÇE: Talep,  TTK'nın 449. maddesine dayalı genel kurul kararının iptali istemli davada, genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri  uyarınca mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da denetim sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Mahkemece davacının talebine ilişkin olarak, davalı şirkete ve davacıya ilişkin yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmadan, tartışılmadan hatta talebe konu genel kurul kararlarının içeriği dahi irdelenmeden salt HMK'ya özgü ihtiyati tedbire ilişkin soyut gerekçelerle, davacının talebinin reddine karar verilmiştir. Bu haliyle ara kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı hususunda istinaf denetimine elverişli değildir. Zira kararda varılmış talebin reddi sonucuna hangi gerekçeyle ulaşıldığı anlaşılamamaktadır. Buna göre, mahkemece davacının iddiaları somut olarak irdelenmek ve gerekçelendirmek suretiyle talebinin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ara kararın HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, ihtiyati tedbir talebi yeniden değerlendirilmek üzere dosyanın ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2025/222 Esas sayılı 26/03/2025 tarihli ara kararın HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;  \"İhtiyati tedbir talebi değerlendirilmek üzere dosyanın ara kararı veren Mahkemeye gönderilmesine\" Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce8d22f351549ded","SID":"fbb54c0a540f0564"}}