{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas - Karar No: 2022/555 Esas - 2024/729<br>T.C.<br>...<br>12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t:\t2022/555 Esas<br>KARAR NO\t:\t2024/729<br>T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A<br>K A R A R<br><br>DAVA\t:\tTazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t:\t11/08/2022<br>KARAR TARİHİ\t:\t04/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:\t09/12/2024  <br>Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;<br>DAVA\t:\tDavacı vekili dava dilekçesinde, davacıların desteği ...' ın 27/03/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verildiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın  davalı tarafından ZMMS ile sigortalandığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek davacı eş ve çocukları için 500,00' er TL maddi tazminat ile 100,00 TL cenaze ve defin giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>CEVAP\t:\tDavalı vekili cevap dilekçesinde, taksirle yaralama değil kasten adam öldürme suçu olduğunu, TTK' nın 1477. Maddesi gereğince kasten ölümlerde sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, sorumluluğun bulunması halinde de sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, müteveffanın babası tarafından açılan davada sulh ile 31.870,57 TL tazminat ve ferileri ile birlikte toplam 41.168,02 TL ödeme yapıldığını, ibraname alındığını, poliçe limitinin 410.000,00 TL olduğunu, hesaplama yapılırken müteveffanın anne ve babasının payının ayrılmasının gerektiğini, SGK ödemesi olup olmadığının araştırılmasını, davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER\t: Arabuluculuk son tutanağı, ... 35. Ağır Ceza Mahkemesi 2020/191 esas sayılı dosyası, poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve cenaze defin masrafı giderinin istemine ilişkindir.<br>Davacı vekilinin 12/02/2024 tarihli sulh dilekçesi ile  ile davadan feragat ettiğini bildirdiği görülmüştür.<br>HMK nun 313. Maddesinde;\" (1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.\"<br> 314. Maddesinde; \" (1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir.(3) (Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.\", <br>315. maddesinde;\" (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.\" düzenlemesi yere almıştır.<br>Bu kapsamda, davamız konusu tarafların serbestçe tasarruf edebilecekleri hususlarda olduğu, taraf vekilleri mahkeme dışı sulh olduklarını ve sulhe göre karar verilmesini istemedikleri ve HMK nun 315.maddesu hükümü  nazara alınarak, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, esası hakkında karar vermesine yer olmadığına, yine tarafların birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığı nazara alınarak, bu hususta hüküm kurulmasına gerek olmadığı ancak davacının arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ettiği, davalıya tebliğ edilen bu beyan üzerine sulh sözleşmesini kabul dilekçesi sunulduğu anlaşılmakla, talep gibi aşağıdaki şekilde  karar verilmiştir.<br>HÜKÜM\t:\tGerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın tarafların sulh olması nedeni ile konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığının bu hususta hüküm kurmaya yer olmadığına,<br>3-Sulh ilk celseden sonra meydana geldiğinden, 427,60 maktu harcın (2/3'ü) oranında hesaplanan 287,05 TL harcın, 427,60 TL peşin harçtan düşümü ile artan 140.55 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı 1.600,00-TL ticari arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar miktar itibari ile kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2024    <br><br>\t¸ e-imzalıdır\t¸ e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e4cc76583358a4f","SID":"bfc2c432b0b6f8fc"}}