{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1014 <br>KARAR NO: 2025/1227<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/04/2025<br>NUMARASI: 2024/258 Esas  2025/385 Karar <br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ: 13.03.2024<br>Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin 27.000-TL sermayesinin 9.000-TL sinin ...'ya, kalan 9.000-TLsinin ...'a ait olduğunu, davalı şirketin müdürler kurulunun şirket ortağı ... ile diğer ortak ...’nın oğlu ... olduğunu, davacı dışındaki diğer ortakların şirketin yönetiminde olduğunu,06.02.2024 tarihli genel kurulun talebi üzerine ertelenerek toplantının 08.03.2024 tarihine bırakıldığını, 08.03.2024 tarihli genel kurulda alınan  3 numaralı karar ile: 2023 hesap dönemi ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun, davacının aleyhe oyuna rağmen oy çokluğu ile onaylanmasına, 4 numaralı ara kararı ile: Şirket Müdürlerinin her birine ayrı ayrı 400.000-TL huzur hakkı verilmesine karar verildiğini, alınan kararların tümüyle kanuna aykırı olduğunu, TTK’nın ilgili hükümleri uyarınca iptali gerektiğini, davalı şirket müdürlerine ayrı ayrı 400.000-TL ödenmesine karar verilmesinin örtülü kar payı dağıtımı kararı niteliğinde olduğunu, davacının kar payı alma hakkının önüne geçen ve kanun hükümlerini dolanan işbu kararın iptali gerektiğini,alınan karar neticesinde davacıya hiçbir kar payı dağıtılmayacak iken, diğer ortaklara  huzur hakkı adı altında aslen kar payı olarak ödeneceğini brüt olarak şirkete maliyetinin her bir müdür için aylık 651.451,73-TL olacağını, TTKnın 420/2 maddeye  dayalı erteleme taleplerinin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirket tarafından hazırlanan  “Ayrıntılı Gelir Tablosu” başlıklı bir sayfadan oluşan bir tablo ve yine bir sayfadan oluşan “31.12.2023 tarihli Ayrıntılı Bilançosu”olmak üzere toplam 2 sayfalık “finansal tablo” teslim edildiğini, davalı şirketin 08.03.2024 tarihli genel kurulda alınan 3 ve 4 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili;davalı şirketin ... İş Merkezi’ni yönettiğini ve iş merkezinde bulunan ofisler ve ticari dükkanlar üzerinde kiralama işleri yaptığını, davacının oğlu ...’in müdürlük görevi sona ermesiyle yönetimin değiştiğini, davacının bu değişimden sonra şirket aleyhine belirli aralıklar ile dava açtığını,  alınan kararlar şekil ve usul bakımından geçerli olduğunu, huzur hakkı ödemelerinin şirketin mali yapısına ve hakkaniyete uygun belirlendiğini, iki müdürün de ayrı ayrı maaş almalarının da hukuka uygun olduğunu,  davalı şirketin, ofis ve ticari dükkan kiralamaları yaptığını, şirket gelirini sağlayan ... İş Merkezi'nin Güngören-Merter'de bulunduğunu, genel kurul toplantısında belirlenen huzur hakkı bedelinin şirketin mali yapısıyla iyi niyet çerçevesinde eş oranlı olduğunu,davacının erteleme talebinin 06/02/2024 tarihli toplantıda kabul edildiğini,yeniden erteleme talebinin kötüniyet olduğunu ileri sürerek davanın reddire  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece ;Davalı şirketin  06/02/2024 tarihli genel kurulunun davacının talebiyle ertelendiği,mali tablo ve raporların gerçeği yansıtmadığına ilişkin tesbit yapılmadığı davacının iddiasını somutlaştırmadığından 3 nolu kararın iptali talebinin reddine,şirketin faaliyetinden %11 oranda kar elde ettiği,4 nolu  karar ile şirket müdürlerine  yıllık 9.600.000.-TL ödenmiş olacağı, şirketin 31.12.2023 tarihinde her ne kadar mali durumu uygun görülmekte ise de; özkaynakları içinde yer alan en yüksek kalemin 2023 yılı karı olduğu dikkate alındığında 2023 yılı karının tamamen eriyeceği ve hatta borçlarını da aşacağı, kararlaştırılan huzur hakkının emsalleri  ile paralellik gösterdiğine ilişkin somut bir delil de sunulmadığından 4 nolu kararın iptaline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ: 1-Davalı vekili ; bilirkişi raporunda 4 nolu karar bakımından şirketin mali durumunun,huzur hakkını karşılayacağının tesbit edildiğini ,şirketin gelirinin sürekli arttığını,önce ki yıl kar ettiğini, bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, davacının kötüniyetinin dikkate alınmadığını, 4 nolu kararın iptaline ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Katılma yoluyla davacı vekili; 08.02.2024 tarihli toplantının ertelendiğini, 08.03.2024 tarihli toplantıda ise, tarafına teslim edilen tabloların TTKnın 515’e uygun olmadığı belirtilerek TTK 420/2’ye göre bir kez daha erteleme talep edilmiş ise de ,müvekkilin red oyuna rağmen oy çokluğu ile finansal tabloların onanmasına karar verildiğini ileri sürerek  kararın kaldırılarak 3 nolu kararın da iptaline  karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava;davalı şirketin 08.03.2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurulunda alınan 3 ve 4 numaralı genel kurul kararlarının iptali istemine  ilişkindir. 06/02/2024 tarihinde yapılacak toplantı davacının talebi üzerine 08/03/2024 tarihine ertelenmiş,davacının ikinci kez erteleme talebi red edilerek 3 numaralı karar ile finansal tabloların onanmasına ,4 nolu karar ile de ; her bir müdür için ayrı ayrı 400.000-TL huzur hakkı verilmesinin davacının red oyuna karşılık diğer ortakların olumlu oyu ile karar alınmış ,davacı vekili alınan her iki karara karşı  muhalefet şerhi tutanağa yazılmıştır. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda; şirketin 10.922.473-TL değerinde dönen ve 688.689,87-TL değerinde duran varlığı mevcut olduğu, işletmede stok bulunmadığı, borçlarının 7.601.201,57-TL olduğu ve borcun tamamının 1 yıldan kısa vadeli olduğu, uzun vadeli borcu bulunmadığı, özkaynak kalemi içinde 3.305.577,98.-TL ilgili dönem karı olduğu, özkaynakları toplamının 4.009.962,29-TL olduğu tespit edilmiştir. Şirkete emek ve mesaisini harcayan yöneticilerin ücretsiz çalışması sözkonusu olamaz.Şirket yöneticilerin tanınan mali haklar esasen şirketin karlılık durumu  ile bağlantılı değildir. Şirket kar etmese hatta zarar ederek kapatsa bile huzur hakkı ödenebilir. Ne var ki, şirketin karlılık durumu, yöneticilere sağlanacak bu mali hakların miktarını ve bu miktarın fahiş olup olmadığının tespitinde önemli bir kriterdir.Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı,yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretlerin pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Somut olayda ; üç eşit paylı limited şirkette ,iki ortağın ve birinci derecede yakınının şirket müdürü olduğu ;belirlenen huzur hakkının şirketin faaliyet alanına göre gayrımenkul kiralarından oluştuğu ve yıllık net karının iki katı civarında bulunduğu ,davacı ortağın kar payı alma hakkını engelleyecek ölçüde fahiş olduğu belirlenmekle iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Dava konusu genel kurul bir kez ertelenerek yapıldığı anlaşılmakla bilançolarda gerçeğe aykırı ,aydınlanamayan hususların ne olduğunun davacı tarafça açıklanıp somutlaştırılmadığı belirlenmekle genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptali talebinin reddine ,4 nolu kararın iptaline ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin huzur hakkının uygun belirlendiği ,davacı vekilinin ikinci kez erteleme talebinin kabulü gerektiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş her iki yan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Her iki tarafça yatırılan peşin harçların karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/07/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9b9c4ea24a7bb28","SID":"bae4ec6b03e444af"}}