{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/494 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1001<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/02/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/210 D.İş - 2025/210 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ \t: 26/06/2025 <br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 26/06/2025 <br>                     <br>İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/02/2025 tarih 2025/210 D.İş - 2025/210 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, borçlu .... Tic. Ltd. Şti  arasında Kredi Genel Sözleşmeleri imzalandığını, firmaya ticari nitelikte krediler kullandırıldığını, firmanın aynı zamanda borcun teminatı olarak kendi gayrimenkullerini banka lehine ipotek verdiğini, borçluların ödeme taahhüdünü yerine getirmemesi  borcun ödenmesi için .. ihtarnamesi keşide edilerek 28/03/2016 tarihli takip ile 828.850,21 TL  takip miktarı üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını,  taşınmazın 19/11/2024 tarihinde yapılan açık artırmada 7.250.000,00 TL bedelle  ihale edildiğini, yapılan ihalenin kesinleştiğini, icra dosyası satış bedelinin paylaştırılması aşamasında olduğunu, ipotekle teminat altına alınan alacağın faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşmasının mümkün olmadığını, bu sebeple yatan paradan ipotekli icra dosyasında 1.400.000,00-TL olan toplam ipotek limitinden fazla bir tutar tahsil edilemeyeceğini, İcra Dairesi tarafından hazırlanan  dosyaya yatan ihale bedelinden bankalarına toplam ipotek limiti 1.400.000,00-TL ödeme yapılmasına, taşınmaz kaydında bulunan haciz alacaklılarına toplam 870.243,01-TL ödenmesine ve geri kalan ihale bedelinin borçluya ödenmesine karar verildiğini, mevcut dosya borcunun bugün itibari ile 4.142.501,99-TL olduğunu, bu sebeple ipotek limitini aşan tutar için genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatılacağını, borçlu firmanın resen Ticaret Sicilden terkin edilen aktif olarak faaliyet göstermeyen bir firma olduğunu, kesinleşen İzmir 6.asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/638 E- 2022/233 K sayılı dosyasında da şirketin ipotekli takip dosyasından dava ve bu uyusmazlıkla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiğini, satış bedelinden kalan tutarın firmaya ödenmesi ile bu tutarın kaçırılacağını, aleyhine icra takibi yapılmakta olduğu bilindiğinden borcun tahsil kabiliyetinin yitirileceği sebebiyle müvekkili banka alacağının imkansız kılınmasını önlemek amacıyla iş bu ihtiyati haciz talebinde bulunmak zorunda kalındığını, belirterek; ipotek limitini aşan kısım olarak alacaklı oldukları (4.142.501,99 - 1.400.000,00TL) 2.742.501,99-TL muaccel müvekkili banka alacağının bu tarihten sonra işleyecek ihtarnamede belirtilen asıl alacağa işelecek oranda temerrüt faizi, faizin %5’i B.s.m.v, yargılama gideri ile tahsilini borçluların imkansız kılmamasını teminen  borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati haciz talebinin borçludan 07.02.2025 tarihi itibari ile ipotek limitini aşan kısım olarak alacaklı oldukları (4.142.501,99 - 1.400.000,00 TL) 2.742.501,99-TL muaccel  banka alacağının bu tarihten sonra işleyecek ihtarnamede belirtilen asıl alacağa işleyecek oranda temerrüt faizi ile faizin %5'i BSMV, yargılama gideri ile tahsilini  teminen borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi talebinde bulunulduğu, terkin olan karşı taraf şirketin  İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/638 Esas 2022/233 Karar sayılı kararı ile adı geçen şirketin ihyasına İzmir 2. İcra Dairesinin 2016/4733 Sayılı dosyası ile  sınırlı olmak üzere ek tasfiye için ticaret sici kaydına tesciline ek tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru ...'nın atanmasına karar verildiği, talep dayanağı alacak yönünden karşı taraf şirket yönünden ihya kararı olmadığından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, karşı taraf tasfiye memurunun talep edilen alacaktan sorumlu olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği,belirtilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı  İhtiyati haciz isteyen  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz isteyen vekili, borçlunun kredilerinin teminatını teşkil eden taşınmazların satışının bankanın alacaklısı olduğu İzmir 2.İcra Dairesi 2016/4733 Esas sayılı dosyasında yapıldığını, yapılan ihalenin kesinleştiğini, iki taşınmaz üzerinde toplam ipotek limitinin 1.400.000,00-TL, dosyanın 07.02.2025 tarihli güncel bakiyesi 4.142.501,99-TL ve dosyaya satış bedeli olarak yatan paranın ise 13.477.500,00-TL olduğunu, icra dairesi tarafından hazırlanan 31.01.2025 tarihli tensip zaptı ile dosyaya yatan ihale bedelinden bankaya toplam ipotek limiti 1.400.000,00-TL ödeme yapılmasına, taşınmaz kaydında bulunan haciz alacaklılarına toplam 870.243,01-TL ödenmesine ve geri kalan ihale bedelinin borçluya ödenmesine karar verildiğini, ihale bedelinden borçluya 11.000.000,00-TL üzerinden para kalacağını, bankamızın ipotek limiti olan 1.400.000,00-TL'nin ödenmesi ile borcun kapanmayacağını, mevcut dosya borcunun 4.142.501,99-TL olduğunu, borçluya ödenecek tutara ihtiyadi haciz konulması gerektiğini, borçlu firma resen ticaret sicilden terkin edilen aktif olarak faaliyet göstermeyen bir firma olduğunu, İzmir 6.asliye Ticaretmahkemesi’nin 2021/638 E- 2022/233 K sayılı dosyasında  şirketin ipotekli takip dosyasından dava ve bu uyusmazlıkla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiğini, İhya kararına konu olan İzmir 2.İcra Dairesi 2016/4733 Esas sayılı ipotekli takip dosyasında \"uyuşmazlık konusu\" Beşiktaş 26.Noterliği 11.03.2016 tarihli, 07374 yevmiye nolu ihtarnamesinde belirtilen bankanın alacaklı olduğu kredi olduğunu, ihya kararından açıkça \"bu uyusmazlıkla sınırlı olmak üzere\" ifadesi yer aldığını, bankamız ile borçlu firma arasında belirtilen ihtarnamede yer alan kredilerden kaynaklı olan alacağın uyuşmazlık konusu olduğunu, uyuşmazlık konusu alacak tutarı 2016 yılında takip başlatılırken 828.850,21-TL tutarında idi ancak dosya tutarı 07.02.2025 tarihi itibari ile işleyen faiz ve masraflar neticesinde dosyadaki kapak hesabına göre 4.142.501,99-TL olduğunu, alacağımızın tamamının tahsilinin sağlanması için ortada kesinleşmiş bir ihya kararı bulunduğunu, ihya kararı bulunmasa bile söz konusu başvuru ihtiyadi haciz kararı verilebileceiğini,  belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde davacının istinaf başvurusunun reddini talep emiştir.<br>GEREKÇE : Talep, genel kredi sözlemesi kapsamında verilen ipotek belini aşan alacağa yönelik ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.<br>1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>2.İhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir.  İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 tarih ve 2019/2300 E. - 2019/5531 K).<br>3.Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır.<br>4.İİK'nun 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplere, Mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuruyla yapılan hacizlerde, haczin tatbiki aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Mahkemesine müracaat ile itiraz edebilir.<br>5.İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. <br>6.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder. Ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer.(Yargıtay HGK'nun 06.06.2007 tarih ve 2007/10-358 E. - 2007/337 K. sayılı ilamı )<br>7.İhtiyati haciz talep eden banka tarafından borçlu şirket hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile  İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/4733 E. Sayılı takip doyası kapsamında başlatılan takip sırasında Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından yapılan sorgulamaya göre borçlu şirketin sicil kaydının terkin  edildiğinin anlaşılması üzerine açılan dava neticesinde İzmir 5. ATM'nin 02.03.2025 tarih ve 2021/638 E. 2022/233 K. Sayılı ilamı ile anılan takip dosyasına konu uyuşmazlıkla sınırlı olarak borçlunun ihyasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>8.Ticaret şirketlerinin tasfiye edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde, bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyası talep edilebilir. Bu nedenle gerek TTK'nın 547. maddesi ve gerekse geçici 7. maddesi uyarınca yapılacak ihya işleminin, ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerektiği uygulamada kabul edilmiştir. Bu kapsamda, belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirketin, sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı işlemler yapabileceği, bunu dışında iş ve işlemler yapamayacağı kabul edilmelidir. Her ne kadar, davacının başka bir alacak dosyası nedeniyle şirketin o dosya ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmiş ise de bu işlemin gelecekteki tüm davalar dava ve işlemler yönünden şirketin ihya edildiği anlamına gelmemelidir.<br>9.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklı ile borçlu arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesine konu borcun ödenememesi üzerine  ihtarnamesi keşide edilerek borçlu hakkında İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/4733 E.sayı takip doyası kapsamında 828.850,21-TL takip miktarı üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibin ve yapılan ihalenin kesinleştiği, icra dairesi tarafından  dosyaya yatan ihale bedelinden bankaya toplam ipotek limiti 1.400.000,00-TL ödeme yapılmasına karar verildiği, ihtiyati haciz talep eden tarafından ipotekle teminat altına alınan alacağın faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşmasının mümkün olmadığını, bu sebeple yatan paradan ipotekli icra dosyasında toplam ipotek limitinden fazla bir tutar tahsil edilemeyeceğini, taşınmaz kaydında bulunan haciz alacaklılarına ödendikten sonra geri kalan ihale bedelinin borçluya ödenmesine karar verildiğini, mevcut dosya borcunun bugün itibari ile 4.142.501,99-TL olduğunu, bu sebeple ipotek limitini aşan tutar için genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatılacağını, belirtilerek ihtiyati haciz talep edilmiş olması karşısında eldeki talebe konu borcun ipotek kapsamı dışında kalan alacak olup bu yukarıda belirtilen ihya kararının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibe ilişkin olması nedeniyle ipotekle karşılanmayan miktar yönünden verilmiş bir ihya kararı bulunmadığı, bu nedenle ipotek limitini aşan nakti alacak yönünden ihtiyati haciz talebininde bulunması ve takip yapılması için ihya kararı alınması gerektiği, borçlunun taraf ehliyeteine haiz oluşmadığının anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve İİK'nın 257. maddesindeki şartların somut olayda bulunmamasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati haciz isteyenin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İhtiyati haciz isteyen harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, yatırdığı istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz isteyenin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 26/06/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br>\t\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c5741c23b01490d1","SID":"9879e90c134153d0"}}