{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2045 <br>KARAR NO: 2025/1159<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 19/04/2022<br>NUMARASI: 2019/307 Esas - 2022/295 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ: 09/07/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/07/2014 tarihinde Aydın ili Nazilli ilçesinde polis okulu kavşağı istikametinden Dereli istikametine seyreden ... plakalı ticari oto sürücüsü ...'nın önüne çıkan müvekkili ...'a çarptığını ve meydana gelen trafik kazası sonucunda yaya konumunda bulunan müvekkilinin ağır yaralandığını, kaza sonrasında ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağında iki tarafa da kusur izafe edildiğini, ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMMS poliçesi olduğunu, süresi içerisinde ... Sigorta A.Ş'ye yazılı başvuruda bulunulduğu, ... Sigorta tarafından 15 günlük yasal süre içerisinde verilen cevabın taleplerini karşılamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili için 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere şimdilik toplam 200,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hukuka aykırı olduğunu, dava dosyasının içerisinde bulunan trafik kazası tespit tutanağının 28/07/2014 tarihinde düzenlendiğini, davacı tarafından ... plaka sayılı araç nedeni ile yapılan başvurunun müvekkili şirket tarafından reddedildiğini, müvekkil sigorta şirketine sigortalı olan aracın ... plaka sayılı araç olduğunu, müvekkiline yapılan ikinci başvuruda kazaya karışan ... plakalı aracın poliçesinin müvekkil sigorta şirketinde olmadığını, plaka değişikliği olması halinde de buna dair bir zeyilnamenin de olmadığını bildirdiğini, ... plaka sayılı aracın poliçesinin 19/06/2014-/2015 başlangıç bitiş tarihli olduğunu, müvekkil şirketin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, temerrüde düşmediğini belirterek haksız  davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulüne, 174.828,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 23/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka ve usule aykırı olduğunu,  dava konusu edilen araç 19.06.2014 tarihinde satıldığını, kaza tarihi ise 28.07.2014 olup Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları C.4 maddesi gereğince 15 günlük süre geçtiğini, sigorta sözleşmesinin sözleşmeye taraf olan sigortalıyı takip ettiğini, sigortalının değiştiği her durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibarıyla kendiliğinden sona ereceğini ve ilgiliye gün esasına göre prim iadesi yapılacağını mevcut sözleşme sigortalının değiştiği tarihten itibaren on beş gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için sözleşme yapılana kadar geçerli olduğunu, aracın yeni sahibinin 15 gün içerisinde almış olduğu araç için trafik sigortası yaptırması gerektiğini, olayda aracın satış tarihi ile kaza tarihi arasında 15 günden fazla zaman geçtiğini dava dosyasına sunulan  cevap ve beyanlarını tekrar ettiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinde, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihi itibariyle 15 gün içinde feshedebileceği, sigortanın fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerli olacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 95. maddesinde ise sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir. Bu bakımdan olay tarihini kapsayan ZMSS poliçesinin varlığı halinde KTK'nun 95/2. maddesi gereğince sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin poliçenin iptal edildiği, geçersiz olduğu bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığı gibi haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, sigortacı zarar görene ödeme yapmak zorunda olacaktır. Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları C.4 maddesinde ise; \"sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan araç işletenini takip eder. İşleten, sahip olduğu yeni araca ilişkin bilgileri sigortacıya bildirir. Araç grubunda herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde, C.3 maddesi hükümleri kıyasen uygulanır. Ancak, sözleşme süresi içinde işletenin değişmesi halinde sigorta sözleşmesi, işletenin değiştiği tarihten itibaren 10 gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten içinde geçerli olur. Araç değişikliği nedeniyle yeni bir sigorta yaptırılması durumunda, sigortacının işletenin değiştiği tarihe kadar hak kazandığı prim gün esasına göre tespit edilir ve fazlası sigorta ettirene geri verilir\" hükmü düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 3. fıkrasındaki \"Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir” düzenlemesi ile 4. fıkrasındaki “Sigorta, fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir” düzenlemesi, Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarih, 2023/130 Esas ve 2024/17 Karar sayılı kararıyla Anayasaya aykırı olduğundan iptallerine ve iptal hükümlerinin kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından (05.03.2024) başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine (05.12.2024) karar verilmiştir.  Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve  uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerektiği anlaşıldığından Anayasa Mahkemesinin  23.01.2024 tarih, 2023/130 Esas ve 2024/17 Karar sayılı iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih, 2017/20-1121 E. ve 2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay  9. Hukuk Dairesinin  24.06.2020 tarih,  2020/1029 E. ve 2020/6255 K. sayılı kararı).  Anayasa Mahkemesinin 23.01.2024 tarih, 2023/130 Esas ve 2024/17 Karar  sayılı iptal kararı gerekçesinde \"iptal edilen fıkraların, sigortalının, aracı devrettiğini sigorta şirketine bildirmesi durumunda sigortacıya takdir yetkisi tanınmasının belirsizlik oluşturması ve belirli bir süre aralarındaki sözleşmenin hüküm ve sonuç doğuracağının kabul edilmesinin Anayasa’nın 48. maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırlandırdığı\" belirtilmiştir.  Öte yandan  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin  2. fıkrasında yer alan \"Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır\" hükmü iptal kararı dışında tutulduğundan halen yürürlükte olup taraflar için bağlayıcıdır.Bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94/2. maddesi gereğince aracını devreden sigortalının, aracı devrettiğini sigortacıya bildirme yükümlülüğü devam etmektedir. TTK'nın 1484/2.maddesinde sigortacının zarar görenle ilişkide ifa yükümlülüğünün belirlenmesi bakımından \"Sigorta ilişkisinin sona ermesi, zarar görene karşı ancak, sigortacının sözleşmenin sona erdiğini veya ereceğini yetkili mercilere bildirmesinden bir ay sonra hüküm doğurur.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi  kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinin 3. ve 4. fıkraları iptal edilmiş ise de sigorta şirketinin TTK'nın 1484/2.maddesinden doğan ifa sorumluluğu devam etmektedir. Somut olayda,... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 19/06/2014 başlangıç, 19/06/2015 bitiş tarihli ZMMS poliçesinin bulunduğu, ... plakalı aracın 19/06/2014 tarihinde ...'a devredildiği ve ... plakasını aldığı, kazaya neden olan aracın aynı araç olduğu( şasi no aynı) ancak işleten değişikliği nedeniyle plakanın değiştiği, davalı olarak gösterilen sigorta şirketine  ... plaka ile 19/06/2014/2015 tarihlerini kapsar ZMMS poliçesinin düzenlendiği, poliçenin düzenlenme tarihinin 19/06/2014 olduğu, sigortalı işletenin ... olduğu, söz konusu poliçenin işleten değişikliği nedeni ile feshedilmediği  anlaşılmıştır. KTK'nun 94. maddesinde öngörülen ve zorunlu olan işleten değişikliği bildirimini anılan Kanun maddesinde belirtilen 15 gün içinde davalıya bildirmediği ve sigortanın dava konusu poliçeye ilişkin sigorta sözleşmesini fesh ettiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığı, bu nedenle davalının ZMMS poliçesi kapsamındaki sorumluluğunun devam ettiği, davaya konu kazanın ise  söz konusu poliçenin geçerli olduğu süre içerisinde meydana geldiği, sonuç olarak kaza tarihinde ve saatinde davaya konu aracın sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının sorumluluğuna karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 11.942,52 TL harçtan peşin alınan 2.985,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.956,89 TL harcın davalı ...Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"71f712ceea979d91","SID":"7f503c84ffe403ca"}}