{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/923 Esas  - 2025/712 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/923 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/712<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/247 Esas  2021/764 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/05/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 19/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 19/06/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı ... Petrol Ürünleri İnşaat Nakliye Madencilik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile davacı bankanın ... Şubesi arasında imzalanan 17/04/2017 tarihli, 2.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, borçlulardan ... şirketinin ortağı ...' ın sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi hesabı borcunun ödenmemesi üzerine 22/02/2019 tarihinde kredi ilişkisinin kat edildiğini, davalılara Üsküdar 16. Noterliğinin 22/02/2019 tarih ve 05629 yevmiye nolu ihtarnamesini göndererek kredilerden doğan 620.351,28 TL' lik alacağın tahsilini talep edildiğini, davalıların kat ihtarından sonra bir miktar ödeme yaptığını, borçluların bakiye kısmı ödememesi üzerine Ankara 17. İcra Dairesi 2018/3810 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, takip başlatıldıktan sonra borçlular tarafından irca dosyası haricinde davacı bankaya yine bir miktar ödeme yapıldığını, davalı borçlular tarafından 27/03/2019 tarihinde borca, faize ve takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp Ankara 17. İcra DAiresinin 2019/3810 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile 219.920,40 TL nakdi alacak yönünden takibin devamına, davalı borçluların %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça tek taraflı belirlenmiş ve denetlenebilirliği bulunmayan meblağın ödenmesinin davalılardan beklenemeyeceğini, ...'ın şirketin borcunun tamamından sorumlu olmadığını, akdedilen tüm sözleşmelerde kefil sıfatı bulunmadığını, imzaladığı kefalet sözleşmesinden çok fazla bir borç için icra takibine geçildiğini, davacı tarafından fahiş miktarda faiz istendiğini, kaldı ki faizin sorumlusunun kefil olmadığını, vadesi gelmemiş alacakların icra takibine konu edildiğini, icra takibinin haksız olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı tarafından yukarıda detayları belirtilen genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı asıl borçlu şirkete 07/05/2013 ve 17/04/2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri  uyarınca davalı şirkete kredi kullandırıldığı, davalı asıl borçlu şirkete kullandırılan krediden kaynaklı bir kısım taksit ve borçların ödenmemesi üzerine davacının kredi hesaplarını kat ederek davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefile ihtarname keşide ettiği, ihtara rağmen davacıya ödeme yapılmaması üzerine takibe girişildiği, somut hadisede davalı kefilin kat tarihindeki borç miktarından ve kendi kefaletinden kaynaklı faiz borcundan sorumlu olduğu, davalı şirket ile davalı kefilin yukarıda belirtilen temerrüt tarihlerine göre borcun ayrı ayrı hesabının gerektiği,  temerrüt  faizi oranının yüzde 58,50 olduğu, davacının temerrüt faizi olarak %90.00 üzerinden icra takibini başlattığı,  yukarıda belirtilen hesap kat tarihi, temerrüt tarihi, akdi faiz oranı, takipte belirtilen temerrüt faiz oranı ve ödenmeyen taksit tutarları ile taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak dikkate alınarak hazırlanan, yargısal denetime elverişli, hükme esas alınan ve taraflarca itiraz görmeyen bilirkişi raporuna göre davacının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan  147.329,58 TL asıl alacak, 6.703,50 TL işlemiş faiz  ve 335,17 TL BSMV olmak üzere toplam 154.368,25 TL talep edebileceği,  icra takibinde takip tarihinden itibaren  yüzde 58,50 oranında temerrüt faiz oranının uygulanacağı, davalıların bu miktarlar kadar icra takibine yapmış oldukları itirazlarının iptalinin gerektiği, davalılar takibe haksız olarak itiraz ettiklerinden ve asıl alacak tutarı likit olarak değerlendirildiğinden kabul edilen miktar dikkate alınarak asıl alacağın takdiren yüzde 20'si üzerinden icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edileceği, fazlaya ilişkin kısım yönünden ise davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazların yerinde olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, temerrüt faizinin  hukuka aykırı bir şekilde düşük belirlendiğini,  taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 2.7.1 maddesinde bankanın, TC merkez bankasına bildirdiğini, kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının %50 fazlasıyla temerrüt faizi belirleyebileceği kabul edildiğini, müvekkili tarafından merkez bankasına bildirilen  genelge  uyarınca bildirilen faiz oranının %60 olduğunu, bu doğrultuda müvekkilinin %90 oranı üzerinden temerrüt faizi talep etmesinin hukuka uygun olduğunu, yerel mahkeme kararında işlemiş faiz alacağının %58,50 temerrüt faizi oranından hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmediğinin bildirildiğini ancak ek rapora itiraz ettiklerini,<br>\tAyrıca yapılan ödemelerin hatalı hesaplandığını, davalıların icra takibine itirazları üzerine ilgili banka şubesinden tüm ödemeleri getirtilerek ve dava dilekçesinde  icra takibinden önce yapılan ödemelerin  tek tek yazıldığını,  bunun yanısıra  12/03/2019 tarihinde 72.947,50 TL ödeme yapıldığı ayrıca takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 97.947,50 TL ve 82.973,75 TL ödemeler yapıldığı bildirilerek itirazın iptaline konu alacak tutarının bu kapsamda belirlendiğini, oysa ki bilirkişi tarafından ek bilirkişi raporunda 12/03/2019 tarihli 72.947,50 TL'lık ödemenin hesaplamada dikkate alınmadığı bildirildiğini, ancak bu tutarın  itirazın iptali davası aşamasında icra takip öncesi ve sonrasında yapılan tüm ödemeler  kapsamında borçtan düşülerek iptali talep edilen alacak tutarı belirlendiğini, yerel Mahkemenin bu ödemelere ilişkin yeniden hesaplama yaptırması gerekirken hatalı incelemeye dayalı bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik olarak 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesine göre açılmış itirazın iptali istemlidir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; <br>\tDavacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında, 07/05/2013 tarih,1.000.000,00 TL  ve  17/04/2017 tarih, 2.000.000,00 TL limit tahsis edilerek genel kredi sözleşmelerinin tanzim edildiği, söz konusu sözleşmelerin davalı ... tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalandığı, davalı ...'ın  sözleşmenin tanzim edildiği tarihte şirket ortağı olduğu da dikkate alındığında, kefaletin TBK'nun 583 maddesi uyarınca şekil şartların uygun olup, TBK'nun 584/(3) maddesi uyarınca eş rızası aranmayacağı, müteselsil kefaletin Borçlar Kanunu'nun amir hükümlerine uygun olduğu  anlaşılmıştır. <br>\tDosya kapsamında yer alan Üsküdar 16. Noterliği'nin 22/02/2019 tarih 5629 yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; davacı banka tarafından davalı şirket ile  davalı kefil ... aleyhine ihtarname keşide edilmek suretiyle ihtarnamenin tebliğinden itibaren (1) günü içerisinde 620.351,28 TL nakit alacağın tahsilinin talep edildiği, ihtarnamenin asıl borçlu şirkete 27/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ...'a çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği, bu bağlamda TBK'nun 586. maddesi uyarınca dosyamız davalısı kefile başvuru koşullarının oluştuğu görülmüştür.<br>\tAnkara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3810 E. sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı banka, borçlusunun dosyamız davalıları ... ve ... Petrol Ürünleri İnşaat Nakliye Madencilik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 398.154,49 TL alacağın tahsili  amacıyla başlatılan takibe konu  borca ve fer'ilerine,  davalıların 27/03/2019 tarihinde yasal süresi içerisinde itiraz etmesi üzerine takibin  durduğu, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 15/05/2019 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>  \tYargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi kök ve hükme esas alınan 21/03/2021 - 12/08/2021 tarihli  ek raporlarında, UYAP üzerinde entegrasyon sayfasında Merkez Bankasına Bildirilen davacının fiilen uyguladığı faiz oranının %39 olduğu, bu durumda %39 oranın  %50 fazlası olan %58,50 oranının temerrüt faiz oranı olarak baz alındığı, davacı Banka tarafından Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün  2019/3810 esas sayılı dosyası  üzerinden davalılar  ... Petrol Ürünleri İnş. Nak. Mad. San. ve Tic. Ltd.Şti. İle ...'dan 14/03/2019 tarihinde başlatılan icra takibi tarihi itibariyle;  307.959,91 TL asıl alacak, 5.231,80 TL işlemiş  faiz, 261,59 TL % BSMV toplamı 313.453,30 TL toplam alacak hesaplandığı, 14/03/2019 takip tarihinden sonra 27/03/2019 tarihli 97.947,50 TL ve 17/04/2019 tarihli 82.973,75 TL olmak üzere toplam 180.921,25 TL lik tahsilatların 14/03/2019 takip tarihi itibariyle tarafımca tespit edilen toplam alacaktan mahsup edilerek  15/05/2019 dava tarihi itibariyle( icra giderleri ve icra vekalet ücreti hariç olmak üzere) davacının davalıdan 147.329,58 TL asıl alacak, 6.703,50 TL işlemiş faiz,     335,17 TL %  BSMV toplamı 154.368,25 TL toplam alacağın kalacağı  tespit edilmiştir.<br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan ek rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde  davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında davacı ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, somut olayda uygulanacak temerrüt faiz oranın belirlenmesi ve davalı borçlularca 12/03/2019 tarihinde yapılan 72.947,50 TL ödemenin bilirkişi tarafından  takipte talep edilecek tutardan mahsup edilmesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür.<br>\tDava konusu icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren %90 oranında temerrüt faizi uygulanması talep edilmiştir. Mahkemece ise takip tarihinden itibaren hüküm altına alınan asıl alacağa  %58,50 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 2.7 maddesinde müşterinin temerrütün doğduğu tarihten itibaren aynı tür kredili hesaplar için banka tarafından TCMB'ye bildirilen kısa, orta veya uzun vadeli  cari kredi faizlerinden  en yüksek olanın %50 fazlası olarak belirlenen oranda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul ettiği hükme bağlanmıştır. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. <br>\tBilirkişi raporunda davalı firmaya tahsis edilen borçlu cari kredilerde en yüksek oranın %31 olduğu, UYAP üzerinde entegrasyon sayfasında Merkez Bankasına bildirilen davacının fiilen uyguladığı faiz oranın %39 olduğu tespit edilerek sözleşmede yer alan %50 oran ilave edilmek suretiyle %58,50 temerrüt faiz oranı olarak tespit edilmiştir.<br>\tİspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya başka herhangi bir bilgi ve belge de sunulmadığı gibi, bankanın TCMB'ye bildirdiği ancak fiilen uyguladığını belgeleyemediği faiz oranı üzerinden temerrüt faiz oranının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Davacının davalı yanın temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranına %50 ilavesiyle kredi alacağı yönünden %58,50 oranının uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olduğu anlaşılmış ve bilirkişi tarafından da bu oran yasaya uygun şekilde  %58,50 olarak tespit edilmiş olup, davacı bankanın temerrüt oranına yönelik istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tDavacı tarafça dava konusu borca istinaden kat ihtarından sonra yapılan ödmemelerin   28/02/2019 tarihli 62.996,49 TL, 05/03/2019 tarihli 7.315,55 TL, - 06/03/2019 tarihli 142.788,29 TL, 07/03/2019 tarihli 34.973,75 TL  olduğu, borçluların kat ihtarına karşın bu tarihten sonra herhangi bir ödeme yapmaması üzerine  davacı  bankanın alacağının tahsili amacıyla davalılar aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2018/3810 sayılı dosyası ile 14/03/2019 tarihinde icra takibine başlanıldığı, takip başlatıldıktan sonra borçlular tarafında icra dosyası haricinde davacı bankaya ödemeler yapıldığını, takip başlatıldıktan sonra yapılan ödemelerin 12/03/2019 tarihinde 72.947,50 TL, 27/03/2019 tarihinde 97.947,50 TL, 17/04/2019 tarihinde 82.973,75 TL şeklinde olduğunu bildirilmiş ise de, davaya konu takibin 14.03.2019 tarihinde başlatıldığı, hal böyle olunca 12/03/2019 tarihinde yapılan 72.947,50 TL ödemenin takipten önce yapılmış olup, bilirkişi tarafından takip tarihi itibariyle davacı bankanın alacağı belirlenirken  usul ve yasaya uygun olarak bu miktarın takipten önce yapılan ödeme olarak kabulü suretiyle hesaplama yapılması usul ve yasaya uygun bulunmuş olup, davacı banka vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının bankanın  istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025<br><br><br>Başkan-      Üye -                      Üye -                    Zabıt Katibi <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4e404e5b22e88f2","SID":"a72ee268ad3f6fb2"}}