{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1135 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1096<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14.12.2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/269 Esas 2023/1037 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 11.07.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11.07.2025<br><br>\tİzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.12.2023 tarih 2020/269 Esas 2023/1037 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ...0 tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA \t: Davacı vekili, 01.01.2016 tarihinde, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu elektrikli bisiklete çarpması nedeniyle müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, maddi tazminat için davalıya yaptığı başvurudan sonuç alamadığını ileri sürerek, belirsiz alacak davasına esas olmak üzere 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik süresince bakıcı gideri ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.03.2018 tarihli talep artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 100.482,13 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı istemini 11.708,91 TL'ye, bakıcı gideri talebini 6.089,36 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tDavacı vekili, Dairemizin 28.05.2020 tarihli  2019/2096 E. 2020/563 K. sayılı kaldırma kararından sonraki yargılama sırasında mahkemeye sunduğu 24.10.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 20.03.2018 tarihli değer artırım dilekçesine ek olarak sadece sürekli iş göremezlik tazminatı talebini sigorta poliçesi limiti uyarınca 310.000,00 TL'ye yükseltmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartlara göre maluliyet oranının belirlenmesi ve bu yeni genel şartlara göre tazminat hesabı yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, meydana gelen kazada yolcu olan davacının %19 oranında maluliyete uğradığı, kaza nedeniyle 270 günde iyileşebileceği, davacının iyileşme süresince bakım masrafı olacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 11.708,91 TL geçici iş göremezlik, 100.482,13 TL sürekli iş göremezlik, 6.089,36 TL bakım gideri olmak üzere toplam 118.280,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ\t: Dairemizin 28.05.2020 tarihli  2019/2096 E. 2020/563 K. sayılı ilamı ile, somut olayda davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı araca ait poliçenin tanzim tarihi  28.08.2015 olmakla, poliçe tarihi itibariyle 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının  uygulanması gerektiği, anılan genel şartların poliçe tarihi itibariyle yürürlükte olan \"Kapsama Giren Teminat Türleri\" başlıklı A.5. maddesinin c bendinin 2. Paragrafı gereğince sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına ilişkin mevzuatın uygulanması ve yeni genel şartlarda belirtilen hükümlere göre aktüerya hesabı yaptırılması gerektiği sonucuna varılarak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen 22.07.2022 tarihli raporda, davacının 30.03.2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” kapsamında %8 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, geçici iş göremezlik süresinin 270 gün olduğu, 25 gün süreyle bakıcı yardımına muhtaç olduğu yönünde tespit yapıldığı; 07.11.2022 tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara tebliğ edildiği; yargılama devam ederken 2023 yılı asgari ücret katsayısında değişiklik olması nedeniyle davacı vekilinin istemi yerinde görülmekle güncel katsayıya göre hesaplama yapılan 27.03.2023 tarihli aktüerya raporu alındığı, bu raporda 11.708,91 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 267.927,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.372,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 281.009,10 TL maddi tazminat hesaplandığı; 21.09.2023 tarihli aktüerya raporunda ilk kararın icra takibine konu edilmesi üzerine icra dosyasında davalı sigorta şirketi tarafından 190.011,16 TL bedelin dosyada beklemekte olduğu, icra müdürlüğü tarafından davacıya henüz bir ödeme yapılmamış olduğu, bu nedenle güncelleme yapılmadığı, 01.07.2023 tarihi itibariyle tespit edilen asgari ücret tutarı dikkate alınarak yeni tazminat hesabı yapıldığı, bu hesaba göre geçici iş göremezlik zararının 11.708,91 TL, sürekli iş göremezlik zararının 354.928,43 TL, bakıcı giderinin ise 1.372,25 TL olduğu, toplam 368.009,59 TL maddi tazminatın hesaplandığı, hesaplanan geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatının sigorta poliçesi sağlık gideri teminat limiti içinde kaldığı, hesaplanan sürekli iş göremezlik tazminatından ise 310.000,00 TL'lik kısmın sigorta poliçesi sakatlanma ve ölüm teminat limiti içinde kaldığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 11.708,91 TL geçici iş göremezlik, 1.372,72 TL bakıcı zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, 2 yıllık hak düşürücü sürenin sona ermiş olması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı vekilinin 29.03.2017 havale tarihli beyan dilekçesi ile davacının iş göremezlik tazminatının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davacının karşılanmayan maddi zararının kalmadığını beyan ettiğini; dava değerinin 2.000,00 TL, ödenen tazminatın ise 41.000,00 TL olduğu dikkate alınarak konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bu ödeme nedeniyle KTK 111/2 gereği 2 yıllık hak düşürücü süre sona erdiğinden davanın reddi gerektiğini, davacı ilk olarak Bozöyük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/474 E. sayılı dosyasında aynı talep ile ikinci kez dava açtığını, oysa  ilk dava istinaf mahkemesi tarafından kesin olarak karara bağlandığını, ancak davacı tarafından aynı talep ile işbu ikinci başvurunun yapıldığını, kazanın davacının görevini ifa ederken meydana geldiğinden bir iş kazası niteliğinde olduğunu, öncelikle SGK’ya müzekkere yazılarak başvuranın başvuru konusu kaza sebebiyle herhangi bir ödeme alıp almadığının henüz ödeme almadı ise SGK incelemesinin bekletici mesele yapılması ve kendisine her halükarda maluliyet ödeneği bağlanacağından işbu bedelin peşin sermaye değerinin tespiti ile aleyhe hesaplanma ihtimali olan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davacının gerçek ve net maluliyet oranının belirlenebilmesi için  Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınması gerektiğini, müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında teminat limiti ile sınırlı olduğunu, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerin kusur oranının tespiti için elverişsiz nitelikte olduğunu, dosyadaki kusur raporuna göre tespit edilen kusur oranının %25 olduğunu, ancak tazminatın %100 kusur üzerinden hesaplandığını, davacının yolcu olarak seyahat etmekte olduğu araca %75 kusur verilmişken sigorta şirketi yönünden tam kusur üzerinden hesaplanan tazminat hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 22.03.2023 tarihli Trafik İhtisas Dairesi tarafından belirlenen oranı kabul etmediklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemnin aksi kanaatinde tazminat hesaplaması yapılması dahilinde yaşam süresinde TRH Yaşam Tablosu ile birlikte prograsif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, 1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğundan tazminat tutarlarından indirim yapılması gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre davacının yolcu olduğu araçta istiap haddini aşarak seyahat etmesinden kaynaklı müterafik kusurlu olduğunu, davacının sigortalı araçta yolcu olarak bulunması hasebiyle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihi hatalı olup faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanan yolcunun karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakım gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı vekili, istinaf nedeni olarak zamanaaşımını bildirmiş ise de, esasa cevap süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunulmadığı için bu yöndeki istinaf itirazı incelenmemiştir.<br>\tDavalı vekili, davadan önce yapılan ödeme nedeniyle KTK'nın 111/2 md gereği 2 yıllık hak düşürücü sürenin sona erdiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, dosya kapsamında davacıya ödeme yapıldığına dair bir iddia ve kanıt bulunmadığından bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. <br>\tDokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca hazırlanan 22.07.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre davacının sürekli iş göremezlik oranının %8, geçici iş göremezlik süresinin 270 gün olduğu, 25 gün süreyle bir bakıcı yardımına muhtaç olduğu tespit edilmiş olmakla, davalı vekilinin maluliyet oranına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>\tDavalı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün %75 kusurlu olduğu tespit edilmiş iken müvekkili sigorta şirketi yönünden tam kusur üzerinden tazminat hesabı yapılmasının hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Bu kapsamda, her ne kadar ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur raporunda davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %75, davalının ZMMS sigortacısı olduğu araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, bu kabulün sonuca etkisi bulunmamaktadır. Zira, olay sırasında araçta yolcu olarak bulunan davacının kazanın meydana gelmesinde etken kusuru söz konusu değildir. Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, TBK’nun 61 ve 62. maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK’nun 162. maddesine göre borcun tamamından sorumludurlar. Nitekim, 2918 sayılı KTK'nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zararın tamamını isterse sorumluların tamamından, isterse bir kısmından isteyebilir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türü olup kazaya neden olan her iki araç sürücü/işleten/trafik sigortacıları meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davacı açıkça davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemediğine göre, davalının müteselsil sorumluluğu bulunduğundan davalının zararın tamamından sorumlu tutulması yerindedir. (Yargıtay HGK 28.12.1983 tarih ve 9-721/1421 E/K; Yargıtay 17. HD'nin 2015/15236 E. - 2018/11491 K.; 2016/10126 E. 2019/4053 K.; 2018/3768 E. 2020/1237 K.) Davalı vekilinin bu istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir.<br>\tDavalı vekilinin tazminat hesabında 1,8 teknik faizle hesaplama yapılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089 E., 2021/3441 K). Bu nedenle ilk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metoduna göre hesaplama yapılması yerindedir. Davalı vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Davalı vekili, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğundan tazminat tutarlarından indirim yapılması gerektiğini, ayrıca kazanın istiab haddinin aşılması nedeniyle gerçekleştiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davacının kaza sırasında elektrikli bisiklette yolcu olarak bulunması nedeniyle emniyet kemeri takmasının söz konusu olamayacağı, öte yandan kask takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunması ihtimali yönünden ise davacının kaza nedeniyle bacağından yaralandığı, kask takmaması ile illiyet bağının bulunmadığı, öte yandan kazanın iki aracın çarpışmasından kaynaklandığı, istiab haddinin aşılması nedeniyle kazanın meydana geldiğine dair bir iddia ve kanıtın bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir. <br>\t Davalı vekilinin, davacının sigortalı araçta yolcu olarak bulunması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği yönündeki istinaf sebepleri yönünden ise, karşı aracın ZMMS sigortacısı olan davalı sigorta şirketi yönünden hatır taşımasının uygulanmasının ileri sürülmesinin mümkün olmamasına, ilk derece mahkemesince zaten dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi nedeniyle bu istinaf sebebinde de hukuki yarar bulunmamasına göre, davalı vekilinin ub hususlardaki istinaf sebeplerinin de reddine karar verilmiştir. <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 22.069,70-TL'den peşin alınan 5.517,43‬-TL'nin mahsubu ile bakiye 16.552,27-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.    \t<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97bd82533346785e","SID":"9585d9967f3bf5cd"}}