{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS     NO\t: 2025/935 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1283<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/312 Esas  <br>İDAVA\t\t: MENFİ TESPİT - İHTİYATİ TEDBİR <br>KARAR TARİHİ            : 03/07/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2025<br><br>Taraflar arasında görülen menfi tespit davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sırasında verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>\t\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 09.05.2025 tarihli ara kararda \"...TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili  dilekçesinde özetle ; Davalı tarafça müvekkili hakkında İzmir 11. İcra Dairesinin 2024/8565 Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, ödeme emrinin gönderildiğini, söz konusu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibe dayanak olarak gösterilen senette kanununun aramış olduğu şekle aykırı olarak tahrifat yapıldığını, ödeme miktarının 82.000,00-TL olması gerekirken ödeme miktarının 282.000,00-TL olarak değiştirildiğini, söz konusu takibe dayanak olan belge tahrifat hesabıyla kambiyo senedi vasfının yitirdiğini, kambiyo takibine konu edilemeyeceğini, Yargıtay kararları somut olaylarına emsal olabilecek nitelikte olduğunu iddia ederek haklı davanın kabulüne, İzmir 11. İcra Dairesinin 2024/8565 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinin takibe konu senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmaması nedeniyle takibin iptalini, icra takibi açıkça usul ve yasaya aykırı olduğundan icra takibinin durdurulması yönünden tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde; \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği\", 391. maddesinde; \"mahkemenin tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin  yapılması veya yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak ve zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verilebileceği\", 390/3. maddesinde de; \"tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" düzenlemelerine yer verilmiştir.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunun \"Menfi tespit ve istirdat davaları\" başlıklı  72. Maddesinde \"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir\" maddesi ile açıkça belirtilmiştir.<br>Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.<br>Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br>Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özelde ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.<br>Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'nunda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir.<br>  İcra İflas Kanunun 72/2 maddesi uyarınca yapılan incelemede; Dosyaya konu İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2024/8565 Esas sayılı takibinin 24/09/2024   tarihinde başlatıldığı, iş bu davanın 4/03/2025 tarihinde açıldığı ve İcra İflas Kanunu hükümlerine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibin durdurulması talep edilemeyeceğinden takibin durdurulmasına ilişkin  talebin reddine karar  vermek gerekmiştir.<br> İcra İflas Kanunun 72/3 maddesi uyarınca yapılan incelemede; Yukarıda yazılı düzenlemelerde de belirtildiği şekilde davacı vekilinin ileri sürdüğü isteği yönünden haklılığını yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde kanıtlaması gerekir. Soyut iddiadan daha çok, tam ispattan daha az bir durumun varlığı halinde yaklaşık ispat halinden söz edilebilecektir. Dolayısıyla; davacı tarafın davaya konu hakkının varlığı ve bu hakkın tehlikede olduğu konusunda mahkemede güçlü bir kanaat oluşması gerekir. Olaya bu açıdan bakıldığında; davacı vekilinin tahrifat yapıldığına ilişkin İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/592 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunu sunduğu, raporda senetteki imzanın davacının elinden çıktığı,  senetin ön yüzünde yer alan 82.000 TL'lik miktarın aynı kalemle 2 rakamı eklenerek 282.000,00 TL'ye ve iki yüz  senet değerinin eklenerek  ikiyüzsekseniki bin TL'ye yükseltildiğinin tespit edildiği,  Mahkememizce  İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2024/592 Esas 2025/51 Karar sayılı ilamının dosya arasına getirtildiği, davacının imzaya itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmakla  davacının  dava konusu senette tahrifat yapıldığına ilişkin iddianın tedbir kararı verilmesine yeterli olmayacağı,  davacının yaklaşık ispat kuralı gereği davanın esası hakkındaki haklılığını ispatlayamadığı...\" gerekçesi ile; Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br><br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibe dayanak senette 82.000.00.TL bedelin rakam ve yazıda tahrifat yapılarak 282.000.00.TL'ye dönüştürüldüğünü, tahrifat yapılan senet ile kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağını, senette yapılan tahrifatın ispatlandığını, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için aranılan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br><br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Talep, menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.<br>Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle uyuşmazlığın yargılama gerektirmesine, ihtiyati tedbir koşullarının oluşmamasına, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/312 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin olarak verilen 09/05/2025 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40.TL maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  \t<br>5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 03/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t<br>\t<br>\t\t<br>Filiz YILDIZ<br>Başkan V. 35886<br> <br>Ömer Adil KÜÇÜK<br>Üye 39809<br> <br>Menderes METİN<br>Üye 40160<br> <br>Didem DEMİR<br>Katip 126101 <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d08b3e92a71529e","SID":"da7f6653b888a4b0"}}